Mesajı Okuyun
Old 04-03-2026, 13:15   #2
Av. Engin EKİCİ

 
Varsayılan

Alıntı:
merhaba meslektaşlarım bir sorum olacaktı. müvekkil alt kiracı asıl kiracı ile bir öğrenci evinde birlikte kalıyorlar. müvekkil asıl kiracının yanına taşınıyor. müvekkilin 10 ay sonra da evden çıkmasını istiyor haksız bir şekilde. müvekkilde yeni eve çıkıyor. depozito, emlakçı parası, nakliye ve kira farkını asıl kiracıdan almak istiyor. kira sözleşmesi asıl kiracı adına. müvekkilden gönderilen ödeme var ev sahibine. ama alt kira sözleşmesine yazılı rıza var mı bilinmiyor. ev sahibi müvekkilin evde kaldığını biliyor. şimdi bu durumda yazılı rıza olmaması sorun yaratır mı ve davayı neye dayandırmak gerekiyor. cevaplarsanız sevinirim
Sayın ceko;

Türk Borçlar Kanunu 322/II uyarınca, konut kiralarında asıl kiracının evi alt kiraya vermesi için ev sahibinden yazılı rıza alması gerekirse de rızanın alınmamış olması, asıl kiracı ile müvekkiliniz arasındaki alt kira sözleşmesinin geçerliliğini etkilemez.

Yazılı rıza olmaması kiralayana "sözleşmeye aykırılık" nedeniyle tahliye davası açma hakkı verir. Asıl kiracı, "ev sahibinden izin almadım, o yüzden aramızdaki ilişki geçersizdir" diyerek müvekkilinizi sokağa atamaz. Kendi kusuruna (izinsiz alt kiraya verme) dayanarak hak iddia edemez.

Somut durumda asıl kiracıya, sözleşmeye aykırılıktan doğan tazminat davası açılmalıdır. Sözleşmenin varlığı da ödeme dekontları, Whatsapp/sms vb. yazışmalar, görseller, tanık beyanlarıyla ortaya konabilir.

Haksız tahliye edilmeseydi müvekkiliniz kira bedeli farkı, nakliye, emlakçı ödemesi vb. masrafları yapmayacağı ve bu masraflar arasında nedensellik bağı olduğu için talep edilebilir.

Saygılarımla