Mesajı Okuyun
Old Bugün, 00:09   #3
AV.MERT ERYILMAZ

 
Varsayılan

Cevabınız için teşekkür ederim. İş mahkemesine evvel sunulan belge örneklerinin sahte olduğu daha sonra belge asıllarının sunulduğu Ticaret mahkemesinde bilirkişi raporuyla tespit edilmiş olması ve Ticaret mahkemesine sunulan sahte belge asılları nedeniyle özel belgede sahtecilik suçundan kovuşturma başlatılmış olması nedeniyle daha evvel iş mahkemesine sunulan belge örnekleri eylemi nedeniyle de ayrı bir özel belgede sahtecilik suçunun unsurlarının gerçekleştiği kanaatindeyim.Zira soruşturma açıldığında şahıs belki de ifadesinde iş mahkemesine sunduğu belge örneklerinin ticaret mahkemesinde sahteliği tespit edilen sahte belge asıllarının sureti olduğunu ikrar edecek, iş mahkemesine sunulan belge örneğinin ticaret mahkemesine sunduğu aslına uygun olmadığına yönelik bir itirazı olmayacak. Emsal karar aşağıda.Yanılıyor olabilirim.

Y A R G I T A Y
6. Ceza Dairesi
Y A R G I T A Y İ L A M I
Esas No :2002/19822
Karar No :2003/8668
Tebliğname :6/2002005578

Sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından sanık Cemal hakkında yapılan duruşma sonunda: sanığın kısmen beraatine kısmen mahkumiyetine ilişkin ANKARA 7.Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18.10.2001 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili ile sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından bozma isteyen 16.10.2002 tarihli tebliğname ile 4.11.2002 tarihinde daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın sahte olarak düzenlediği noter vekaletnamesinin aslı ile bankaya başvurması, banka tarafından vekaletnamenin fotokopisi alınıp aslının sanığa iade edilmesi, dosyada bulunan sahte vekaletname fotokopisinin aslına uygun olmadığına dair bir itirazın bulunmaması ve tüm şekil şartlarını taşıması karşısında sanığın TCK.nun 342/2.maddesi ile cezalandırılması yerine beraatine karar verilmesi,
2-Sanık sahte vekaletnameyi kullanmak suretiyle bankayı dolandırdığından eylemine uyan TCK.nun 503/1.maddesi yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
3-Kabule göre ise;
TCK.nun 504/3.maddesinin uygulanması sırasında hüküm tarihinden sonra sonra yürürlüğe giren 4806 Sayılı Yasa ile TCK.nun 30.maddesinde yapılan değişiklik uyarınca para cezalarında bin liranın artıklarının hesaba katılamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, katılan Türkiye İş Bankası vekili ile sanık Cemal'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 13.11.2003 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.