|
|
Meslektaşım benzer şekilde açtığımız davamız kabul edildi, karar da kesinleşti. Şu anda o karara erişememekle birlikte dilekçemde sunduğum emsal kararları paylaşıyorum.
Ankara 10. İdari Dava Dairesi Esas:2017-871 Karar:2017-1085 : ''5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 10. maddesinde, aranan şartları taşımanın vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak bir hak sağlamayacağı kurala bağlanmış olup, Devletin hükümranlık hakkının doğal bir sonucu olarak yabancıları Türk Vatandaşlığına kabul edip etmeme konusunda idarenin takdir yetkisi bulunduğunda kuşku bulunmamaktadır. Bu yetkinin ancak kanunun temel ilkeleri, kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, dava konusu edilen idari işlemin sebep ve maksat yönlerinden hukuka aykırılığı sebebiyle iptalini gerektireceği açıktır. Bütün idari işlemler, nihai olarak kamu yararını gerçekleştirme hedefine yönelmek durumunda olduğundan idari işlemin amaç unsuru bakımından hukuka aykırı sayılabilmesi için idari işlemin tesis edilmesinde kamu yararı dışında bir amacın gözetilmiş olması gerekir. Anayasa Mahkemesi kararlarında kamu yararı kavramından ne anlaşılması gerektiği ortaya konulmuştur. Buna göre, kamu yararı, genel bir ifadeyle, bireysel, özel çıkarlardan ayrı ve bunlara üstün olan toplumsal yararı ifade etmektedir. Bu durumda, davacı hakkında yapılan tahkikatların ve komisyon raporunun olumlu olması, davacının ve eşinin suç ve sakınca kaydının bulunmaması, MİT Müsteşarlığının anılan yazısında işlem hususunun icracı makamların takdirine bırakılması hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının evlilik birliği içerisinde kamu düzenine ve milli güvenliğe zarar verecek davranışta bulunduğu, suç işlediği veya yasa dışı faaliyetler içinde yer aldığı yönünde somut tespitler bulunmadığı anlaşıldığından, davacının 5901 sayılı sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunun 16.maddesi uyarınca ve takdir hakkına dayanılarak Türk vatandaşlığına geçme istemiyle davalı idareye yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık ve davayı reddeden İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.''
Ankara Bölge İdare Mahkemesi Ankara.10. İdari Dava Dairesi Esas:2019-1476 Karar:2019-1591: ''Devletin hükümranlık hakkının doğal bir sonucu olarak yabancıları Türk Vatandaşlığına kabul edip etmeme konusunda idarenin takdir yetkisi bulunduğu açık ise de; Özbekistan uyruklu olan ve 08/03/2013 tarihinde Türk vatandaşıyla evlenen davacının, 5901 sayılı Kanun'un 16. maddesinde öngörülen aile birliği içinde yaşadığı, evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunmadığı, milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından başkaca engel teşkil edecek bir hali olmadığı, soruşturma ve mülakat formlarında evlilikleri ile ilgili değerlendirmelerin olumlu, aile birliği kurmaya yönelik ve ciddi olduğu, davacının eşinden 2 çocuğunun bulunduğu ve üçüncü çocuklarına hamile olduğu, ayrıca kayınvalidesinin bakıma muhtaç olması sebebiyle bakımının üstlenildiği hususları da dikkate alındığında Anayasanın yukarıda metni verilen 41. maddesi ile güvence altına alınan aile birliğinin zarar görebileceği sonucuna varıldığından davacının vatandaşlık başvurusunun reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu, çocukların korunması bağlamında hakkaniyetle bağdaştırılamayacağı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak Ankara 10. İdare Mahkemesi'nce verilen 10/04/2019 gün ve E:2019/112, K:2019/721 sayılı kararın, davalı idare vekili tarafından; davacının resmi belgede sahtecilik suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası aldığı, mevzuat kuralları uygulanarak işlem tesis edildiği, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir..Ankara 10. İdare Mahkemesi'nce verilen 10/04/2019 gün ve E: 2019/112, K: 2019/721 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, davalı tarafın istinaf isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA''
Danıştay 10.daire Esas:2015-1171 Karar:2020-3024 Karar Tarihi:16.09.2020: ''İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının 1998 yılına ait adli işlem tesis edilmesini gerektirecek olaya karıştığı, anılan tarihlerden sonra uzun yıllardır Türkiye'de bulunmasına rağmen, bu süre içerisinde kamu düzenine ve güvenliğine zarar verecek davranışlarda bulunduğu, suç işlediği, kanun dışı faaliyetlerde bulunduğu yönünde bir tespitte bulunulmaması, 2005 yılında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ... ile evlenmesi ve evliliğinin 3 yıldan fazla süredir devam etmesi, idarece düzenlenen ön inceleme-araştırma formunda; davacının evliliğinin ciddi olduğu, evlilik birlikteliği içerisinde eşiyle aynı çatı altında oturduğu, Türkçe konuşup anlaştıkları tespitlerine yer verilmesi ve davacının kendi adına Türkiye'de ev alması hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının evliliğinin ciddi olduğu ve Türk vatandaşlığına alınmak için gerekli şartları taşımadığının davalı idarece ortaya konulamadığı anlaşıldığından, davacının Türk vatandaşı ile evlenmesi nedeniyle, Türk vatandaşlığı hakkının verilmesine yönelik talebinin reddine ilişkin davalı idare işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir..Dava konusu işlemin iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,''
|