13-02-2026, 18:40
|
#1
|
|
|
Çenç Araç Dosyasında "Piyon" Sanık İçin Kastın Yokluğu ve Beraat İçtihatları
Olay Özeti ve Hukuki Değerlendirme Talebi
Müvekkil: 22 yaşında, sabıkasız ve olayların iç yüzünden habersiz bir genç.
Olayın Gelişimi:
Satın Alım: Deprem bölgesindeki ağır hasarlı X aracı, 175.000 TL bedelle satın alınıyor.
Çenç (Change) İşlemi: X aracının şasi bilgileri, İzmir’den çalınan (hasarsız/sıfır ayarında) Y aracına aktarılıyor. (Müvekkilin bu işleme dahil olduğuna dair delil bulunmadığı gibi teknik kapasitesi ve fiziki imkanı da yoktur).
Vekalet ve Tescil: Sanık A (Öğretmen), müvekkile güven aşılayarak aracı onun üzerine tescil ettirmek istiyor. Sanık C’nin yönlendirmesiyle müvekkil, Maraş’taki tescil işlemleri için hiç tanımadığı bir şahsa vekalet çıkarıyor. Araç bedeli olan 175.000 TL banka üzerinden gönderiliyor, bu para bankadan gönderişmiş fakat müvekkil göndermemiş (Satıcı beyanıyla sabit).
Plaka Değişimi: Sanık D, müvekkili arayarak İstanbul’da "plaka kayıp" beyanıyla yeni plaka çıkarmasını istiyor. Müvekkil, hocasına (Sanık A) olan güveniyle bu işlemi yapıyor; tüm masraflar diğer sanıklarca karşılanıyor.
Satış: Sanık B, müşteki ile 1.2 Milyon TL üzerinden (200 bin peşin, kalan senetle) sözlü anlaşma sağlıyor. Satış noterden gerçekleşiyor.
Para Trafiği: Müştekinin müvekkile gönderdiği tüm paralar, bekletilmeksizin diğer sanıklara ve Sanık A’nın borçlu olduğu bir prodüktöre (tanık beyanıyla sabit) transfer ediliyor. Müvekkilin hiçbir ekonomik menfaati bulunmuyor.
Hukuki Tartışma:
Resmi Belgede Sahtecilik (RBS): Müvekkilin çenç işlemini yaptığına dair delil yoktur. Ayrıca işlemin yapıldığı tarihte müvekkilin başka bir şehirde olması sebebiyle "mekansal imkansızlık" mevcuttur. Maddi unsurun oluşmadığı kanaatindeyim.
Nitelikli Dolandırıcılık: Zarar unsuru her halükarda yerine gelmiş zarar giderilmemiştir, etkin pişmanlık uygulanması söz konusu değildir zarar karşılanmamıştır. Hile ve aldatma fiillerinin tamamı Sanık B tarafından gerçekleştirilmiştir. Müvekkilin suç işleme kastı yoktur; organizasyonda "piyon" olarak kullanılmıştır. Menfaat bakımından kendine menfaat sağlaması söz konusu değildir, fakat diğer sanıklara menfaat sağlamış olmaktadır. Bu durumda mahkemece zarar hile ve aldatma yönünden müvekkil sorumlu tutulursa, bu durumda beraatini sağlamak için kastın yokluğuna yüklenmek gerekecek.
Soru ve Taleplerim:
Müvekkilin suç işleme kastının bulunmadığı ve manevi unsurun oluşmadığı gerekçesiyle beraatine dair Yargıtay ilamı veya doktrin görüşü paylaşabilir misiniz?
Olayda TCK m. 30 (Hata) hükümlerinin uygulanabilirliği hakkında ne düşünüyorsunuz?
Savunmayı güçlendirecek başkaca bir strateji öneriniz var mıdır?
Şimdiden teşekkür ederim.
|