Mesajı Okuyun
Old Bugün, 16:25   #8
Yücel Kocabaş

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av. Ahmet F. Ergin
Bu durumda mirasçıların kadastro tespitine itiraz sürecinde (28.12.2007-28.01.2008 arası) terekeye malik olmaları sebebiyle 10 yıllık zamanaşımına tabi olduklarını, tapu iptal ve tescil davası açamayacaklarını düşünüyorum. Sizce doğru bir düşünce midir?

Yargıtay kararlarına bakıldığında "murisin tespitten önce ölmesi " hali " kadastro tespit tutanağının düzenlenmesi tarihinden önce ölmesi" şeklinde kabul ediliyor.Somut olayda mirasbırakan kadastro tespit tutanağının düzenlendiği tarih 04.06.2007 olup ,mirasbırakan bu tarihten önce değil sonra 22.10.2007 tarihinde öldüğüne göre , mirasçılarının açtığı muris muvazaası davasında Kad.K.12/3'deki 10 yıllık hak düşürücü süre uygulanmayacaktır.

Bununla beraber ,sizin ifade ettiğiniz görüş mantıki değerlendirme açısından doğru olarak gözüküyor. Genel kurallar aksine de olsa her olayın kendine özgü özelliğinin de değerlendirlmesi gerekir.Somut olayda mirasçılar kadastro tespitine itiraz sürecinin tamamında (28.12.2007-28.01.2008 arası) terekeye malik olmaları sebebiyle itiraz hakları mevcutken bu haklarını kullanmamıştır.İddia kadastrodan önce oluşan hukuki haklar ile ilgilidir.Mirasçıların İtiraz ve dava süresi yönünden herhangi bir kaybı söz konusu değildir. Bu durumda ayrıca 10 yıllık hak düşürücü süreden bağışık tutulmaları için ortada haklı ve adaletli bir sebebin mevcut olmadığını düşünüyorum.