 |
Alıntı: |
 |
|
|
 |
Yazan Yücel Kocabaş |
 |
|
|
|
|
|
|
|
|
Öncelikle kadastro tespit tutanağının incelenmesi ile ,taşınmazın kadastrodan öncesinde tapulu olup olmadığının ve parselin davalı adına tespit ve tescil nedeninin bilinmesi gerekir.
Konu açılabilecek muris muvazaası ve tenkis davaları ile hak düşürücü süreler yönünden ele alındığında:
1.Kadastrodan önceki nedenlere dayalı olarak açılan muris muvazaası davaları Kadastro K. m.12/3 ‘deki 10 yılık hak düşürücü süreye bağlı olmakla beraber Yargıtay 1.HD.sinin oluşturduğu içtihata göre miras bırakanın kadastro tespitinden sonra ölmesi halinde,10 yıllık hak düşürücü süre muris muvazaası davalarında uygulanmamaktadır.(1)
2. Ancak , Yargıtay 1 HD sinin yerleşik diğer içtihatına göre de ; miras bırakanın kadastro tespit tutanağındaki Kadastro K. 13/B m.sine göre beyanına dayalı olarak tespit ve tescil yapılması halinde muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davası açılması imkanı bulunmamaktadır. Miras bırakanın beyanı bağış sayılarak tenkis davası açılabilirse de olayda tenkis hak düşürücü süresinin geçtiği görülmektedir.(2)
3. Parselin kadastrodan önceki evveliyatı tapusuz olup zilyetliğe dayalı kadastro tepiti yapılmış ise zaten muris muvazaası hükümleri uygulanmayacaktır.
Sonuç olarak ; Hernekadar miras bırakanın kadastrodan sonra ölmesi halinde,muris muvazaasına dayalı davalarda Kadastro K.m. 12/3’deki hak düşürücü süre uygulanmaz ise de, miras bırakanın kadastro tespit tutanağındaki beyanına göre tespit ve tescilin yapılması halinde muris muvazaasına dayalı davanın açılamayacağ,ı tenkis davası açma hak düşürücü süresinin de geçmesi nedeniyle sorunun cevabı olumsuz olarak gözükmektedir.
---------------------
(1)“(...)Muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı davalarda dava açma hakkının murisin ölümüyle ortaya çıktığı Kadastro Yasasında öngörülen hak düşürücü sürenin uygulanmasında murisin ölüm tarihinin büyük önem taşıdığı kaşkusuzdur.
Davacının hakkı mirasbırakanın ölümü ile doğmaktadır. Muris hayatta iken böyle bir iptal davası açmaya hakkı yoktur. 3402 sayılı Yasanın 12/3 maddesinin uygulanabilmesi için de iki koşulun bir arada bulunması zorunludur. Öncelikle davacıların tapulama öncesi dayanacakları bir haklarının doğmuş olması ve murisin tespit tarihinden önce ölmüş olmasıdır.
On yıllık hak düşürücü sürenin tesbitin kesinleşme tarihinden itibaren hesaplanacağı da tartışmasızdır.
Somut olayda, mirasbırakan taşınmazların geometrik ve hukuksal durumunu belirleyen tesbitten sonra öldüğüne göre 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürenin uygulanması olanağı yoktur."
(Yargıtay 1.HD: 27.05.2015 T. 2015/7552 E.2015/7772 K.)
Ayrıca BKN https://www.turkhukuksitesi.com/showthread.php?t=114809 deki Büşra Özcan'ın sorusu ile ilgili yazılarımız ve Yargıtay kararları
(2)"(...)Dava konusu taşınmazın davacıların kardeşi olan davalı adına tapu kayıtlarının oluşmasının dayanağının kök mirasbırakanın tapulama sırasında tapulamateknisyeni huzurunda verdiği ve imzası tahtında bu yerin davalı adına tespitine muvafakatini içeren tek taraflı beyanı olup taşınmazın davalıya devrini sağlayan bir sözleşme ilişkisi bulunmadığından muris muvazaasına ilişkin 01.04.1974 tarihli, 1/2 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının eldeki davada uygulanamayacağı kuşkusuzdur."
(Yargıtay 1.HD.22.01.2024 T.2023/5376 E. 2024/535 K.)
|
|
 |
|
 |
|
Üstadım öncelikle detaylı cevabınız için kendi adıma da teşekkür ederim. Konuyu açan meslektaşımın olayına benzer bir konuda fikrinizi duymaktan memnun olurum.
Elimizdeki bir uyuşmazlıkta bahsettiğiniz Yargıtay 1. Hukuk Dairesi içtihadında önem arz eden "kadastro tespiti" tarihiyle ilgili bir ihtilaf var. Taşınmaza ait kadastro tutanaklarını incelediğimde tarihler şu şekilde:
1-İlk Tespit Tarihi (Edinme Sebebi başlıklı kısımda yazan tarih):
04.06.2007 (Edinme sebebi olarak davalı müvekkilin 20 yıldır davasız aralıksız zilyet olduğu belirtilmiş.)
2-Muris vefat tarihi: 22.10.2007
3-Kadastro tutanağındaki kontrol memuru ve bilirkişiler tarafından tutanak imza tarihi:
30.10.2007
4-Kadastro Müdürü ve üyesi tutanak imza tarihi:
20.11.2007
5-30 günlük ilan askı süresi:
28.12.2007 - 28.01.2008
6-Kadastro tutanağı kesinleşme tarihi:
29.01.2008
Bu durumda mirasçıların kadastro tespitine itiraz sürecinde (28.12.2007-28.01.2008 arası) terekeye malik olmaları sebebiyle 10 yıllık zamanaşımına tabi olduklarını, tapu iptal ve tescil davası açamayacaklarını düşünüyorum. Sizce doğru bir düşünce midir?