|
|
|
|
|
|
Değerli meslektaşlarım,
Bir boşanma dosyasına davacı vekili olarak yeni dahil oldum. Bir önceki celsede:
-Tarafların adlarına kayıtlı olan banka hesaplarının sorgulanarak evlilik tarihleri olan 13/02/2023 tarihinden dava tarihi olan 10/07/2024 tarihine kadarki banka hesap hareket dökümlerinin istenilmesine
-Taraflara tahkikatın tümüne, davanın esasına ve dinlenen tanık beyanlarına ilişkin yazılı beyanda bulunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine
-Yasal şartların oluşması halinde bir sonraki celse HMK'nun 184. ve 186. maddeleri uyarınca sözlü yargılamaya geçilerek hüküm verileceği hususunun ihtarına,(davacı tarafa ihtarat yapıldı,
duruşma zaptının tebliği ile davalı tarafa ihtaratın yapılmasına)
karar verilmiş. Bu ara kararların verildiği duruşmada bizim tanıklarımız dinlenmiş. Ancak belirtilen bu iki haftalık kesin sürede taraflar hiçbir beyanda bulunmamış.
Sizlere sorum, kesin süreden sonra tanık anlatımları, davanın esası, tahkikatın tümüne dair şimdi yazılı beyanda bulunabilir miyiz? Mahkeme kesin süreden sonra verilecek bu yazılı beyanı (Özellikle tanık anlatımlarına karşı) hükme esas alır mı? Daha önce bu konuda bir içtihata da rastladıysanız paylaşabilirseniz çok sevinirim.
|
|
 |
|
 |
|
Meslektaşım
HMK 186/2 yere göre tanık anlatımlarını tek tek çözümleyen çelişkileri gösteren, tarafsızlık / yakınlık ilişkisini vurgulayın değerlendirmenizi içeren
son sözlerinizi yazılı olarak duruşmadan önce dosya sunun, duruşmada da
“Sayın yargıç yazılı son beyanlarımızda ayrıntılı izah ettiğimiz üzere, davalı tanıkları X ve Y beyanları kendi içlerinde ve dosya kapsamıyla çelişmektedir…” diye başlayın sazı çalmaya
Saz artık sizin elinizde
Hakimi yormadan saza ayak uydurmasını sağlayın
Kolay gelsin…