|
|
incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine adi kiraya ve hasılat kiralarına ilişkin olarak icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçlu vekiline 09/12/2024 tarihinde tebliğ edildiği, temerrüt nedeniyle tahliye talepli işbu davanın 14/01/2025 tarihindeaçılmış olduğuanlaşılmıştır.
Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 2015/29329 Esas, 2016/5671 Karar sayılı kararında;
"...Alacaklı tarafından başlatılan ilamsız icra takibinde borçlu, ödeme emrinin vekil yerine borçlu asile tebliğ edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek takibin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurmuş, mahkemece, tebligatın dayanak ilamdaki vekile yapılması gerektiğinden bahisle şikayetin kabulü ile borçlu asile çıkartılan ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Tebligat Kanunu'nun 11. ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 18. maddelerinde düzenlenen vekile tebligat zorunluluğu, ilamda gösterilen vekile ilişkindir. İlamsız takipte ise asile tebliğ asıldır.
Somut olayda, Gaziosmanpaşa 4. Aile Mahkemesi'nin 2013/1145 Esas sayılı dosyasında verilen 12/06/2014 tarihli ara kararına dayanılarak ilâmsız takip yapıldığı görülmektedir.
Bu durumda, genel haciz yolu ile yapılan ilamsız takipte asile tebligat yapılması yeterli olduğundan mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir...." şeklinde hüküm kurulmuştur.
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine 2023 Kasım ile 2024 Kasım ayları arasındaki kira alacaklarına ilişkin ilamsız takip başlatıldığı, takip talebinde ve ödeme emrinde davalı kiracı .....'in adının yazılı olduğu, takibin ilamsız takip olduğu, takibe dayanak ilam bulunmadığı, davalı asile tebligat çıkartılıp borçlunun temerrüde düşürülmediği, . 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı kira tespiti davasında davalı vekili olarak yer alan vekile tebligat çıkartıldığı, 09/04/2025 tarihinde alacaklı vekili tarafından haricen tahsil beyanı ile dosya borcunun ödendiğinin bildirildiği, İİK 269.maddesi kapsamında borçlu kiracıya gönderilen ödeme emri söz konusu olmadığı, borçlunun temerrüde düşürülmediği anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının kendisini vekil ile temsil etmesi nedeniyle AAÜT gereğince 12.000,00 TLvekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan gider avansının hüküm kesinleştikten sonra yatırana İADESİNE,
5-Alınması gerekli olan harç peşin olarak alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA,
|