 |
Alıntı: |
 |
|
|
 |
Yazan avukathanım0707 |
 |
|
|
|
|
|
|
|
|
Sayın Muhsin Bey, çok değerli bilgileriniz ve ayırdığınız vakit için çok teşekkür ederim. Fazlasıyla yardımcı oldu. Eğer ki ses kaydı ve tanık yeterli olacaksa ben inançlı temliğe yönelmek isterim. Arkadaşın o dönem alacak mali gücü yok. Müvekkilin elindeki tapu senedinde satış bedeli hanesi boş. Müvekkil tüm icra borçlarını kapatmış. Devirden sonra taşınmazın mirasçılar tarafından kullanılması inançlı temliği muvazaalı yapıp davanın reddine yol açar mı? Sorularım için kusura bakmayınız inanın 1.5 aydır araştırma yapıyorum ve konuya dair bilgi sahibi olan insan yok.En son davayı almaktan vazgeçeceğim.
|
|
 |
|
 |
|
Müvekkilinizin davasında elinizdeki deliller, özellikle tapu senedindeki satış bedeli hanesinin boş olması, arkadaşının o dönemdeki mali gücünün olmaması ve taşınmazın devirden sonra mirasçılar tarafından kullanılmaya devam etmesi, inançlı işlemin varlığını gösteren güçlü delil başlangıçları niteliğindedir. Bu delil başlangıçları sayesinde, tanık dinletme imkanınız doğacak ve davanızı her türlü delille ispat etme şansınız artacaktır.
Ses kaydının doğrudan delil olarak kabul edilmesi zor olsa da, içeriği delil başlangıcı olarak değerlendirilebilir veya diğer delilleri destekleyici nitelikte kullanılabilir. Müvekkilinizin tüm icra borçlarını kapatmış olması, alacaklılardan mal kaçırma amacının ortadan kalktığını gösterdiğinden, "kendi muvazaasına dayanma" veya "hakkın kötüye kullanılması" itirazlarının davanın reddine yol açma ihtimali düşüktür.
Bu durumda, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil davası açma yoluna gidilebilir. Delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesi ve özellikle delil başlangıçlarının mahkemece kabul edilmesi halinde davanın başarı şansı oldukça yüksektir.
Özetle:
Müvekkilinizin durumunda, tapu senedindeki satış bedeli hanesinin boş olması, arkadaşının mali gücünün yetersizliği ve taşınmazın devirden sonra mirasçılar tarafından kullanılmaya devam etmesi gibi olgular, inançlı işlemin varlığını gösteren güçlü delil başlangıçları olarak kabul edilebilir. Bu delil başlangıçları sayesinde tanık dinletme imkanı doğacak ve inançlı işlem iddiası her türlü delille ispatlanabilecektir. Rıza dışı elde edilen ses kaydı doğrudan delil olarak kabul edilmese de, delil başlangıcı niteliğinde değerlendirilerek diğer delilleri destekleyebilir. Müvekkilinizin tüm icra borçlarını kapatmış olması nedeniyle, taşınmazın alacaklılardan mal kaçırma amacıyla devredilmiş olması durumu, artık hakkın kötüye kullanılması olarak yorumlanmayacak ve davanın reddine yol açmayacaktır. Bu çerçevede, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil davası açılması ve mevcut delillerin titizlikle sunulması, davanın başarı şansını artıracaktır.