14-01-2026, 22:24
|
#6
|
|
|
GÜNCELLEME
Önceki cevaplarımda bu konuda verilmiş yargıtay kararına rastlamadığıma işaret ederek, B.KURU'nun görüşüne dayalı olarak elbirliği mülkiyetinde temyiz dilekçesinin tüm ortakların muvafakati ile verilmesi gerektiğini bildirmiş isem de , sonradan oluşan aşağıdaki yargıtay kararları ile, elbirliği mülkiyetinde ortaklardan biri tarafından yapılan temyiz başvurusundan ,hükmü temyiz etmeyen ortakların da yararlanağına karar verildiğinden önceki cavabımı bu yargıtay kararları doğrultusunda güncelliyorum.
----------------------------------
Yargıtay 7. HD 23.02.2022 T, 2021/2239 E., 2022/1334 K.
"(...) Aleyhine hüküm tesis edilen bir kısım mirasçı ise; istinaf kanun yoluna başvurmuş, Bölge Adliye Mahkemesi elbirliği ortağı olan davalıların zorunlu dava arkadaşı olduğunu, ortaklık adına hareket etme yetkisinin kime ait olacağının belirtilmediği durumlarda ortakların tüm işlemlerde oybirliği ile karar almaları ve birlikte hareket etmelerinin zorunlu olduğunu, ancak tüm mirasçıların istinaf kanun yoluna başvurmadığını belirterek; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352.maddesi uyarınca istinaf başvuru şartları sağlanmadığından bir kısım mirasçının istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermiştir...
Davalı mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmakta olup, her bir dava arkadaşının hükmü istinaf etmekte kişisel menfaati bulunmaktadır. Bu nedenle hükme karşı istinaf ya da temyiz kanun yoluna başvuran tüm mirasçıların birlikte hareket etme zorunluluğu yoktur. Tüm mirasçıların birlikte istinaf kanun yoluna başvurmasının zorunlu olduğunu kabul etmek, hükmü istinaf eden mirasçının aleyhine verilen kararın sonucuna katlanması sonucunu doğuracaktır. Hal böyle olunca istinaf kanun yoluna başvuran mirasçının adil yargılanma hakkı ve hak arama özgürlüğü ihlal edilmiş olacaktır.
Bu nedenle zorunlu dava arkadaşlarından birinin istinaf kanun yoluna başvurması yeterli olduğundan Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talepleri hakkında esasa ilişkin bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hem ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunun belirtilmesi hem de istinaf başvurularının usulden redddine karar verilmesi doğru görülmemiş, istinaf incelemesi yapılmak üzere hükmün bozulması gerekmiştir."
(Yargıtay 1. HD 21.10,2020 T. 2018/4186 E., 2020/5290 K.
("...) Elbirliği mülkiyetinde ortaklardan birinin temyiz talebinde bulunması, temyiz talebinde bulunmayan ortak açısından da hak doğuracağından dahili davalı ... açısından da davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir."
|