Mesajı Okuyun
Old Dün, 19:18   #2
Admin

 
Varsayılan

Takip talebinizde borcun sebebi olarak "yazılı kira sözleşmesi" gösterdiyseniz İcra Müdürünün her iki tarafın da imzasını içeren bu sözleşmeyi talep etmesi bence hatalı değil.

Öte yandan takip talebinizde borcun sebebini "sözlü kira akdi" olarak belirtirseniz, icra müdürü örnek 13 ödeme emrini çıkarmak zorundadır.

Örnek 13'ün hukuki dayanağı İİK 269'dur ve o maddede de sadece takibin kira akdine dayalı olma şartı vardır "yazılılık" şartı yoktur. O nedenle sözlü bir kira akdine dayalı olarak da örnek 13 gönderilebilir.

İcra Müdürü bu gerekçeyle talebinizi reddediyorsa, şikayet yoluna gidiniz.

Alıntı:
12. Hukuk Dairesi 2024/7958 E. , 2025/184 K. "İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 59. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklının haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile 2019 yılı Ekim ve Kasım ayları kira alacağı ve ferilerine yönelik toplam 100.774,11 TL’nin tahsilini talep ettiği, örnek (13) nolu ödeme emri tebliği üzerine borçlunun itirazı ile takibin durduğu, alacaklının icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince, sözlü kira sözleşmesinin varlığı ve aylık kira bedelinin ispatlanamadığı gerekçesi ile istemin reddine karar verildiği, alacaklının istinaf başvurusunun da Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İİK'nın 269/2 maddesinde, "ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde itiraz sebeplerini 62. madde hükümleri dâhilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur. Borçlu itirazında kira akdini ve varsa buna ait mukavelenamedeki imzasını açık ve kesin olarak red etmez ise akdi kabul etmiş sayılır" hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, borçlunun takibe itirazında açıkça ve ayrıca kira ilişkisine karşı çıkmadığı; borçla bir ilgisinin bulunmadığını bildirerek borca ve ferilerine itiraz ettiği anlaşılmıştır. Borçlunun kira ilişkisine ve kira miktarına açıkça karşı çıkmaması karşısında, İİK'nın 269/2. maddesi gereğince kira ilişkisinin ve kira miktarının kesinleştiğinin kabulü gerekir.
O halde, borçlu tarafından kiranın ödendiği veya sair bir sebeple istenemeyeceği İİK'nın 269/c maddesinde belirtilen belgelerle ispatlanamadığından, İlk Derece Mahkemesince, itirazın kaldırılması ve tahliye isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, bozulması gerekmiştir.
SONUÇ :
Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile, yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 59. Hukuk Dairesi'nin 15.10.2024 tarih ve 2024/187 Esas 2024/577 Karar sayılı istinaf talebinin reddine ilişkin kararının KALDIRILMASINA,

İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 31.03.2022 tarih ve 2021/246 Esas 2022/435 Karar sayılı kararının (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.01.2025 gününde oy birliğiyle karar verildi.