Mesajı Okuyun
Old 23-12-2025, 12:36   #9
Meşruiyet

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan avccyilmaz
Merhabalar, müvekkile 1980 yılında köyünde yapılan arazi kadastrosu sonucu uzun yıllardır kullandığı taşınmaz için tapu veriliyor. Müvekkil de tapuya dayanarak günümüze kadar tarım faaliyetini yürütüyor.
2010 yılında yapılan orman kadastrosu sonucu taşınmazın orman sınırları içerisinde kaldığı sebebiyle müvekkilin tapusu iptal ediliyor.
Orman kadastrosuna karşı itiraz süremiz geçmekle birlikte amacımız TMK 1007'ye göre tazminat davası açmak.
1- Satın alınan taşınmazlar için 1007'ye dayalı davaların kabul edildiğini biliyoruz. Yine en yakın tarihli bulabildiğim Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2016/1309 K. sayılı kararında da satın alma olmadan ilk kadastroya göre tescil edilen tapularda dahi TMK 1007'ye göre tazminat doğacağı belirtilmiş. Ancak daha yakın tarihli olumlu ya da olumsuz bir karar bulamadım. Yargıtay'ın bu konuda görüşü değişmiş midir?
2- Kamulaştırmasız el atmaya dayalı tazminat davalarında AYM tarafından verilen karar ile zamanaşımı ortadan kalktı. Kıyasen 1007'ye dayalı tazminat davasında da bu uygulanabilir mi?

1)Taşınmaz satın alınmasa dahi TMK 1007 uyarınca tazminat davası açılabileceğini düşünüyorum. Sorunuz ile bağlantılı olduğunu düşündüğüm Yargıtay ilamını alıntılıyorum.
"Yapılan incelemede; 2003 yılında yapılan genel arazi kadastro çalışmaları ile 120 ada 13 (eski 120 ada 3 parsel) parsel sayılı taşınmaz 5.285,31 m² yüzölçümü ile davacı adına tespit ve tescil edildiği, Orman Yönetimi tarafından açılan dava sonucu İkizce Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/152 - 2008/122 E/K sayılı kararıyla 120 ada 3 sayılı parselin tamamının orman olduğu gerekçesiyle tapu kaydının iptaline, orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verildiği, Yargıtay denetiminden geçerek 24.09.2009 tarihinde kesinleştiği, hükmün infaz edilerek taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tescil edildiği, eldeki davanın ise 12.05.2014 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Tapu kaydı mahkeme kararı ile iptal edilen arsa niteliğindeki Ordu ili, Ünye ilçesi İkizce ilçesi Devecik Mahallesi 120 ada 3 parsel sayılı taşınmaza emsal kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve TMK'nın 1007. maddesi gereğince açılan davada davacının zararının oluştuğunun kabulü ile bedelin davalı Hazine’den tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, 17/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi." [Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 17.11.2021 tarih, 2020/8214 Esas, 2021/13279 Karar]

2) Yargıtay 5. Hukuk Dairesine göre 10 yıllık zamanaşımı süresi tapu iptal ve tescile ilişkin ilamın kesinleştiği tarihten başlayacaktır.