Mesajı Okuyun
Old 18-12-2025, 12:34   #1
Av. Tevrat DURAN

 
Dikkat Munzam zarar davalarında AYM'nin son 2 kararı ışığında avukatlar olarak ne yapmalıyız?

Değerli avukat meslektaşlarım. Bildiğiniz gibi ülkemizde hukuk yargılamaları, ilk derece, istinaf ve temyiz incelemeleri aşamalarından geçerek 8 yıl + sürelerle sonuçlanmaktadır.
- 2018'de açılan bir dava düşünün. TC Merkez Bankası'nın verilerine göre, 1 Ocak 2018 tarihinde 3.78 seviyesinde bulunan dolar kuru, 18.12.2025'te 42,72 TL seviyesine yükselmiştir ki 11,30 kat.
- 100.000 TL'nin aynı dönemde yasal faizi 94.923 TL, eş deyişle 1 kat bile değeri artmadı.
- altın ons değeri ise 1.294 usd, bugünse 4.324 usd. 3,34 katlık bir artış.
-asgari ücret brüt 2.029,50 iken bugün muhtemel % 25 zamla brüt 32.506 olacak ki 16 kat artış demektir.
- devlet tahvili, hazine bonosu,mevduat faizi, kredi kartı faizi, ticari ve bireysel kredileri tek tek yazmıyorum. Özetle yasal faizin, TL'nin ürün ve hizmetlerdeki fiyat artışları karşısında değer kaybettiği aşikar.

Bu zarar, şu anda pozitif hukukumuzda TBK 122. Madde ile tazmin edilmeye çalışılıyor.
' Zararın temerrüt faizinden fazla olması halinde ise alacaklı, aşan kısmın tazmin edilmesini de isteme hakkına sahiptir (TBK m. 122)'
Gel gör ki, Yargıtay Hukuk Daireleri arasında munzam zararın ıspatında genelde davacı aleyhine yaklaşımlar var. Yani umudumuz Yargıtay'dan yana pek yok gibi. Umut ışığı yakan 2 karar da AYM'den geldi. Bunlar;

1-
ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:2024/24
Karar Sayısı:2025/164
Karar Tarihi:22/7/2025
R.G.Tarih-Sayı:1/12/2025-33094

ile 4/12/1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un 21/4/2005 tarihli ve 5335 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değiştirilen 1. maddesinin;
A. Esasına ilişkin incelemenin “Sözleşmeden kaynaklanmayan borç ilişkileri” yönünden yapılmasına OYBİRLİĞİYLE, B. “Sözleşmeden kaynaklanmayan borç ilişkileri” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Muhterem İNCE ile Ömer ÇINAR’ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,iptal etti ve yürürlük süresini 9 ay sonrasına erteledi.

2- AYM bireysel hak ihlali başvurusu kapsamında önüne gelen dosyada ise ' alacakların enflasyon karşısında reel değerini koruyamamasını mülkiyet hakkına yönelik bir müdahale olarak değerlendirmiştir. Ayrıca, mevcut yargı yollarının bu tür zararlara etkili bir çözüm sunmaması nedeniyle etkili başvuru hakkının da ihlal edildiğine hükmetmiştir. AYM, çok sayıda benzer başvuru bulunduğunu belirleyerek pilot karar usulünü uygulamış; sorunun bireysel başvurularla giderilemeyecek ölçüde sistematik ve yapısal nitelikte olduğunu belirtmiştir. Bu kapsamda, AYM, TBMM’ye bildirimde bulunulmasına ve alacakların enflasyon karşısında uğradığı reel değer kaybını giderecek etkili bir iç hukuk mekanizmasının oluşturulması yönünde yasal düzenleme yapılması gerektiğine dikkat çekmiştir. Ayrıca, benzer nitelikteki başvuruların altı ay süreyle ertelenmesine karar verilmiştir. Özetle, yapısal bu sorun için düzenleme yapılmasını bekliyor. İhlal edilen AY'nin 35 ve 40. maddeleri.

Pilot karar usulü, önceden de uzun süren yargılamalar nedeniyle manevi tazminat başvurularında uygulandı ve Adalet Bakanlığı Tazminat Komisyonu'nda bu sorun giderilmeye çalışılıyor, AYM'nin iş yükü bu konuda oldukça hafifledi. Benzer bir yaklaşımın munzam zararda pek olası görünmüyor. çünkü bu davaların muhatabı sadece devlet değil özel kişi ve tüzel kişilikler de.
Yasal düzenleme gerekiyor.
SİZCE YASAL DÜZENLEMEYİ BEKLEMEK Mİ YOKSA BUGÜNDEN MUNZAM ZARAR DAVALARINI AÇMAK MI TERCİH EDİLMELİ. Bu başlığı, beyin fırtınası oluşması, benim gibi pekçok avukatın istişare ortamı sağlaması için açtım, umarım yararlı olur, değerli yorumlarınız için şimdiden teşekkür ediyorum.