|
|
|
|
|
|
çok teşekkür ediyorum. peki mirasbırakanın herhangi bir beyanının olmaması ihtimaline binaen muvazaa iddiası söz konusu olabilir mi?
|
|
 |
|
 |
|
Konuyu biraz daha açacak olursak, tesis kadastrosu özü itibariyle, 20 yıllık olağanüstü kazandırıcı zaman aşımı süresinin tespit edilerek arazilerin ilgilileri adına tescil edilmesini sağlayan resmi bir uygulamadır.
Sizin durumunuzda da muris (müvekkilinizin babası) kadastro çalışmaları sırasında o taşınmazı örneğin 15 yıl kullanmış olsaydı, 20 yıllık süreyi tamamlamamış olacağından o taşınmazı kazanamayacaktı. Ancak senaryomuza göre 15 yıl kullandıktan sonra taşınmazı diğer oğluna (müvekkilin kardeşi) devretmiş olsun ve o da 5 yıl daha kullanarak 20 yıllık süreyi tamamlamış olsun. Bu şartlarda mirastan mal kaçırma amacından bahsetmek zor. Çünkü kardeş taşınmazın kazanılması için çaba sarf ederek bunu hak etmiştir. Böylece tenkis davası açma şartları da sağlanamamış olacak.
Ancak ikinci senaryoya göre muris 20 yıllık süreyi tamamlamış ve parselin adına tesciline hak kazanmış olsun, ancak kadastro tespiti sırasında bu parseli diğer oğluna bağışlamış olsun. Burada aslında bir bağış işlemi olduğu için tenkise konu olması beklenir. Duruma göre belki muvazaadan da bahsedilebilir.
Sizin sorunuza gelecek olursak, kadastro tutanağında herhangi bir beyanın olmaması imkanı yoktur. Çünkü "kadastro ekibi" her parsel için "kadastro tutanağı" hazırlamak suretiyle taşınmazı hak eden kişinin, bu taşınmazı nasıl ve hangi şartlarla hak ettiğini yazarak tutanağı imzalamak zorundadır.
Yani sizin durumunuzda tüm sorularınızın cevabının, davaya konu parselin kadastro tutanağında düğümlendiği görülüyor
