 |
Alıntı: |
 |
|
|
 |
Yazan Av. Musa TAÇYILDIZ |
 |
|
|
|
|
|
|
Meslektaşım merhabalar;
1- Kanaatimce sözleşmeniz geçerli, zira karar verilmeden kısıtlanmıyor. Keza; akıl sağlığı vb durum da yok, hükümlülük nedeniyle kısıtlama var.
Medenî Kanunumuzun 410. maddesinin birinci fıkrasına göre, kısıtlama kararı kesinleşince, kısıtlının hem nüfusa kayıtlı olduğu yerde, hem de yerleşim yerinde hemen ilân edilir. Kısıtlama, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı, ancak ilân edilmesinden sonra etkili olur (TMK. m.410/II)
2- 13 örnek tahliyede; itiraz edilmediğinde, açacağınız dava sadece tahliye davasıdır. İtiraz yapılsa idi; o zaman itirazın kaldırılması ve tahliye davası açacaktınız. Yani bedel hiçbir sorun teşkil etmez. Borçlu daha sonra fazla bedel için menfi tespit açabilir.
3- Ben tebliğden önce yapılan itirazı geçersiz sayan kararları anlamıyorum. İcrada öğrenme tarihi diye bir şey var. İtiraz etmiş borçluya sana tebliğ ettik, bir daha itiraz et demek doğru değil. Genel uygulamada benim görüşüm gibi ancak karar sizin.
|
|
 |
|
 |
|
Çok teşekkür ederim değerli meslektaşım. Ben de bugün yarın temerrütten kaynaklanan örnek 13 için tahliye davasını açacağım, örnek 14 e ilişkin tebliğden önce itiraz gçersizdir yönündeki talebimiz icra müdürlüğünce reddedildi zaten

) Bazen çok basit gelen hususları dahi sorma gereksinimi duymaya başladım lütfen kusura bakmayın, tekrar yanıtlarınız için teşekkür ederim
