|
Davacı vekilleri davalı Azmi Uçak’ın müvekkillerine olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek kadar haczi kabil malının bulunmadığını, ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazları amcasının oğlu olan diğer davalı Ömer Uçak’a düşük bedelle sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep ederek ayrı ayrı açtıkları dava dosyaları birleştirilmiştir.
Davalı Ömer Uçak taşınmazların gerçek bedelini ödeyerek satın aldığını, diğer davalının durumunu bilmediğini savunarak davanın reddini istemiş, diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece ivazlar arasında fahiş fark bulunması nedeniyle davanın kabulüne ve yapılan tasarrufların iptaline karar verilmiş, hüküm davalı Ömer Uçak vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalıların amca çocuğu olması ve taşınmazların tapudaki satış bedelleri ile bilirkişiler tarafından belirlenen gerçek değerleri arasında bir mislini aşan fahiş fark bulunmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı Ömer Uçak vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA...
17. HD. 08.07.2010 T. E:1975, K:6630
----------------------------------------------------------
Davacı vekili "davalı borçlu Hasan oğlu Mehmet Yücel aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını" ileri sürerek "borçlunun sahibi olduğu taşınmazları davalı amcasının oğlu Hüseyin oğlu Mehmet Yücel'e onun tarafından da taşınmazlardan üçünün davalı borçlunun kardeşi Selim'e satışına ilişkin tasarrufların iptalini" talep ve dava etmiştir.
Davalı borçlu Mehmet vekili ile davalı Selim "davanın reddini" savunmuşlardır.
Diğer davalı Hüseyin oğlu Mehmet Yücel, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş vedavaya cevap vermemiştir.
Mahkemece "tasarrufun yakın akrabalar arasında ve düşük bedellerle yapılmış olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne" karar verilmiş; hüküm, davalı borçlu Mehmet Yücel vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı borçlu vekili tarafından sunulan ibra belgesinde bu dosyanın konusu olan takibin yazılı olmamasına, 3. kişi Hüseyin oğlu Mehmet Uysal'ın borçlunun amcasının oğlu ve 4. kişi Selim'in de borçlunun kardeşi olmasına göre, borçlu olan Hasan oğlu Mehmet Yücel'in alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olması nedeniyle, tasarrufların iptali gerekeceğine (İİY. 280/II) ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre, davalı Hasan oğlu Mehmet Yücel vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA...
17.HD. 14.9.2009 T. E:3526, K:5318
----------------------------------------------------------
Davacı vekili "davalılardan Erdal Kabayuka'nın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını, ancak alacaklılardan mal kaçırma amacıyla ve muvazaalı olarak kendisine ait Denizli'de kain 1876 ada, 4 nolu parsel üzerindekidairesini davalı Mustafa Erden'e, Kuşadası ilçesinde kain 3071 nolu parsel üzerindeki daireyi ise, diğer davalı Rıfat Kabukçu'ya sattığını" öne sürerek, "yapılan tasarrufların iptalini" talep etmiştir.
Davalılar "satışlarda muvazaa bulunmadığını, gerçek bedelin haricen ödendiğini" savunarak "davanın reddini" istemişlerdir.
Mahkemece "davanın kabulü ile, dava konusu taşınmazların satışına ilişkin tasarrufların takip dosyasındaki borcu karşılayacak miktarda iptaline" karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiş, davalıların temyiz itirazları "süresinde yapılmadığı" gerekçesiyle reddedilmiş, davalıların karar düzeltme talepleri üzerine, "davalılardan Erdal Kabayuka'nın karar düzeltme isteminin kabulüne, diğer davalıların istemlerinin reddine" karar verilmiştir.
Yapılan temyiz incelemesi sonunda "Aydın ili, Kuşadası ilçesinde kain 3071 parsel üzerinde kain 11 nolu bağımsız bölümle ilgili tasarrufun İİK.nun 280/1 maddesine göre iptaline" karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemekle, davalı Erdal Kabayuka'nın bu taşınmaza yönelik temyiz itirazının reddine; Denizli ili merkez 1876 ada 4 nolu parseldeki 4 nolu meskene ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise satış tarihindeki gerçek değerle tapudaki satış bedeli arasında fahiş bir farkın bulunduğundan söz edilemeyeceği, dosya içeriğinden; 3. kişi Mustafa Erden'in davalı borçlu Erdal'ın mali durumunu ve alacaklılardan mal kaçırma kastını bildiği veya bilebilecek durumda olduğunun da kanıtlanamaması nedeniyle, bu parsel yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu gibi "davanın kabulüne" karar verilmesinin doğru görülmediği belirtilerek, bu açıdan hükmün bozulmasına karar verilmiş, davacı vekili bu defa karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Davacı vekili tarafından sunulan nüfus kayıtları ve bu nüfus kayıtlarını destekleyen tanık beyanları nazara alındığında Denizli ili, merkez, 1876 ada 4 numaralı parseldeki 4 nolu meskenin, davalı borçlu Erdal tarafından dayısının oğlu Mustafa'ya satıldığı anlaşılmaktadır. İİK'nın 280/I maddesine göre "malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edilebileceğine" göre, davalı Mustafa'nın borçlu Erdal'ın alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olması nedeniyle, tasarrufun iptali gerekeceğinden, kararın bozulması doğru görülmemiş, Dairemiz ilamının bozmaya ilişkin kısmının kaldırılarak yerel mahkeme hükmünün onanması gerekmiştir.
17. HD. 25.5.2009 T. E:1624, K:3567
----------------------------------------------------------
Davacı vekili "davalılardan borçlu Hüseyin aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını, bu nedenle borçlunun sahibi olduğu taşınmazların bir kısmını kayınbiraderi davalı Hilmi'ye, birkısmını da davalı Yaver'e satışına ilişkin tasarrufların iptâline karar verilmesini" talep etmiştir.
Davalılar vekili "davanın reddini" istemiştir.
Mahkemece "davaya konu taşınmazların satış bedeli ile gerçek bedelleri arasında fahiş fark olduğu ve davalılar arasında da akrabalık ilişkisi bulunduğu" gerekçesi ile "davanın kabulüne" karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, 3. kişi Hilmi'nin borçlu Hüseyin'in kayınbiraderi olmasına, İİY'nın 278/1 maddesinde bu derece akrabalar arasında yapılan tasarrufların bağışlama hükmünde sayıldığının ve iptâle tabi olduğunun öngörülmesine, diğer taraftan Hilmi'nin borçlu olan eniştesi Hüseyin'in alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olması nedeniyle de tasarrufun iptâli gerekeceğine (İİY. 280/II), ayrıca dosyadaki nüfus kayıtlarından davalı borçlunun gelini ile davalı Yaver'in hala-dayı çocukları olduğunun anlaşılmasına, bu durumda tüm tasarrufların alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik olduğunun belirlenmesine, davalı borçlunun taşınmazları kullanımının keşif tarihinde dahi devam etmesine ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalılar vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA...
17. HD. 12.6.2008 T. E:738, K:3226
|