Mesajı Okuyun
Old 13-12-2012, 10:39   #2
akyol

 
Varsayılan

İlgili karar sanıyorum aşağıda vereceğim olsa gerek.
T.C. YARGITAY

2.Hukuk Dairesi
Esas: 2010/19402
Karar: 2011/20209
Karar Tarihi: 29.11.2011


BOŞANMA DAVASI - DAVALININ EŞİNE FİZİKİ ŞİDDET UYGULADIĞI VE EVLİLİK BİRLİĞİNE İLİŞKİN GÖREVLERİNİ YERİNE GETİRMEDİĞİ - OLAYLARA ÇOK YAKIN TANIK SÖZLERİNE DEĞER VERİLEREK İSTEĞİN KABULÜ GEREĞİ

ÖZET: Aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça asıl olan tanıkların gerçeği söylemiş olmalarıdır. Akrabalık veya diğer bir yakınlık başlı başına tanık beyanını değerden düşürücü bir sebep sayılamaz. Dosyada tanıkların olmamışı olmuş gibi ifade ettiklerini kabule yeterli delil ve olgu da yoktur. Davalının eşine fiziki şiddet uyguladığına ve evlilik birliğine ilişkin görevlerini yerine getirmediğine ilişkin ve olaylara çok yakın tanık sözlerine değer verilerek isteğin kabulü gerekir.

(6100 S. K. m. 255) (4721 S. K. m. 169, 185, 186, 215, 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267)

Dava ve Karar: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

1-) Aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça asıl olan tanıkların gerçeği söylemiş olmalarıdır. (6100 s. HMK. m. 255) Akrabalık veya diğer bir yakınlık başlı başına tanık beyanını değerden düşürücü bir sebep sayılamaz. Dosyada tanıkların olmamışı olmuş gibi ifade ettiklerini kabule yeterli delil ve olgu da yoktur. O halde davalının eşine fiziki şiddet uyguladığına ve evlilik birliğine ilişkin görevlerini yerine getirmediğine ilişkin ve olaylara çok yakın tanık sözlerine değer verilerek isteğin kabulü gerekirken bu yön göz önünde tutulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.

2-) Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1) geçimine, (TMK md.185/3) malların yönetimine (TMK. md. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK. md.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır. (TMK. md. 169) O halde; Türk Medeni Kanunu’nun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere anne yanında bulunan müşterek çocuk B. yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. ve 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. (¤¤)