Mesajı Okuyun
Old 09-03-2011, 17:11   #7
H.safarini

 
Varsayılan

malesef tutarsız bir savunma, müvekkilimde müdafiiye güvenerek suçu inkar etmiş, tüm duruşma tutanaklarına baktığımda kesinlikle yaralamadan söz edilmemiş, sadece son iki duruşmaya katılan yeni bir Avukat, olayın TCK 87/4 olabileceğini savunmuş fakat heyet; "sanığın yaralama eylemi sonrası kendisinin öngörmediği ölüm neticesinin meydana gelmesinin gerekeceği, oysaki olayımızda sanığın kama diye tabir edilen bıçak ile maktülün öldürücü bölgelerinden olan karın kısmına vurduğu ve eylemi sonucu öldüğü" diye gerekçe sunmuştur, fakat bir önceki fıkrada "her ne kadar sanık ve müdafiileri sanığın maktüle kama ile vurmayıp, maktülün kendi kendisine kama ile vurduğunuve bu nedenle maktülün öldüğübeyan etmiş iselerde, otopsi tutanağına göre bıçağın mağdurun arka kısmına yakın yere saplanması ve olayın görgü tanıklarının beyanları dikkate alınarak müdafii savunmaları kabul edilmemiştir" heyet kararıda çelişki var, buarada darbe böbreğin alt kısmında geçerek (boşluk) atar damara keserek iç kanama oluşuyor.