Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

izalei şuyu

Yanıt
Old 15-12-2006, 10:41   #1
Heradres

 
Varsayılan izalei şuyu

MERHABALAR

İzalei şuyu davasında davacı taraf payını 3.şahsa devrederse, 3. şahıs bu izalei şuyu davasına katılabilirmi, katılabilirse hangi sıfatla katılabilir, bana bu konuda yardımcı olabilecek veya bu konu hakkında kaynak önerebilecek yahut bu konuyla ilgili elinde yargıtay kararı olan arkadaşlar bana gönderebilirse çok sevinirim. Şimdiden teşekkürler...
Old 15-12-2006, 11:04   #2
Av.Şehper Ferda DEMİREL

 
Varsayılan

İzale-i şuyu davalarında, karşı taraftakiler paylarını devredip de davayı uzatmasınlar, bir de önalım vs uğraştırmasınlar diye tedbir istediğim oluyordu ama davacı yan olarak böyle bir istekle hiç karşılaşmamıştım.

Şöyle düşünürsek; payınızı sattığınız anda davacı sıfatınız kalmayacak. Davaya devam etme veya başkaca talepte bulunma hakkınız da kalmayacak, zira sıfatınız olmayacak.

Bu talep, payı devralandan geldiği takdirde ne olur? Ortaklığın giderilmesi davaları davacı davasını takip etmekten vazgeçtiğinde, davalılardan herhangi biri dahi davaya devam etmek istediğinde devam eden bir dava türü.

Davalılardan biri payını sattığı durumda, yeni malike husumet yöneltip,davaya dahil edilmesini istemek gerekiyor. Bu durumda, yeni malikin davacı sıfatı da ancak davalılardan en az birisi davayı takip etmek istediği takdirde mümkün olabilir, yeni malikin davaya müdahalesi sözkonusu olabilir diye düşünüyorum. Davalılar davayı takip etmek istemediklerini bildirir veya takip etmezlerse, dava görüşülmeye devam edilemez, davalıların yeni malkin davayı sürdürmesi yönünde irade açıklaması gerekir gibime geliyor.

Yalnızca bir fikir.

Saygılarımla.
Old 15-12-2006, 11:55   #3
Heradres

 
Varsayılan teşekkürler

yinede yardımı oldu, teşekkür ederim
Old 15-12-2006, 13:14   #4
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Sayın Demirel'in görüşlerine katılıyorum.

Ancak, uzun süredir(En azından İstanbul'da) ortaklığın giderilmesi davası açıldığında, mahkeme re'sen tapuya şerh koydurmaktadır. Bu nedenle davadan sonra tapuda herhangi bir işlem yapılamamaktadırb ama somut olayda bu şerh yok sanırım.

Ortaklığın giderilmesi davasında davacı, davadan feragat ederse, davalıların feragati kabul etmeleri gerekmektedir.Davayı takip etmeseniz mahkeme davalılara davayı takip edip etmeyeceklerini soracaktır. Çünkü temel ilke, bu davada tüm paydaşların temsil edilmesidir. Muarazayı çıkaran sizin müvekkiliniz olduğu için, diğer davalılar davayı takip etmeyecek veya feragatı kabul edecektir.

Siz davalılara önemli bir koz vermiş olmaktasınız. muhtemelen bir şuf'a davası açacaklardır.

Saygılarımla
Old 15-12-2006, 13:31   #5
Heradres

 
Varsayılan

Çok ilginçtir ki aslında bizde müvekkilin dairede ki payını devrettiğini apartman kapıcısından öğrendik. Ancak öncesinde müştereken malik davalı vefat ettiğinden veraset ilamı vasıtasıyla davalının çocuklarını davaya taraf ettik. Sonradan davacı müvekkilin payını sattığını öğrendik ve yeni malikde davaya taraf olarak izalei şuyu davasının sonuçlanmasını talep ediyor. Benim bu konuyla tam olarak birebir olmasa da bulduğum benzer bir karar var. (yargıtay1.huk. 1995/7777e, 1995/8453k.) Yeniden dava açmadan bu davayı sonuçlandırmak istiyorum, yine de yardımınız olursa bekliyorum. Teşekkürler
Old 15-12-2006, 13:44   #6
ibreti

 
Varsayılan Biraz beyin jimnastiği yapalım:)

Sn.Demirel;
Alıntı:
Davalılardan biri payını sattığı durumda, yeni malike husumet yöneltip,davaya dahil edilmesini istemek gerekiyor. Bu durumda, yeni malikin davacı sıfatı da ancak davalılardan en az birisi davayı takip etmek istediği takdirde mümkün olabilir, yeni malikin davaya müdahalesi sözkonusu olabilir diye düşünüyorum. Davalılar davayı takip etmek istemediklerini bildirir veya takip etmezlerse, dava görüşülmeye devam edilemez, davalıların yeni malkin davayı sürdürmesi yönünde irade açıklaması gerekir gibime geliyor.
demiş.

Varsayalımki;
Taksim davası devam eder iken davacı kendi payını paydaşlardan birine sattı. Önalım davası da söz konusu olmayacak bu durumda. Davanın niteliği gereği davacının payını satın alan paydaş davalı durumunda. Diğer davalılar da davanın devam etmesini ve ortaklığın giderilmesini istiyor.

Bu halde ne olacak?
Old 15-12-2006, 14:21   #7
Yücel Kocabaş

 
Varsayılan

Yargılama sırasında davacının dava olunanı bir başkasına temlik etmesi halinde , devir alanın (olayda satın alanın ) davaya devam edip etmeyeceği Yargıtay kararlarında tartışma konusu olmuştur. Bazı daireler satın alanın davalının izni olmadan davaya devam edemeyeceğini savunurken baskın görüş olarak , devir alanın davalının iznine gerek olmadan , davacının yerine geçerek onun hak ve yetkilerini kullanabileceği kabul edilmektedir.

Bu yönden ortaklığın giderilmesi davasında, dava sırasında davacının payını bir başkasına tapuda satması halinde, satın alanın davalıların iznine gerek olmaksızın , davacının yerine geçerek davayı takip edebileceğini düşünüyorum.
Saygılarımla.

KAYNAK ;
  1. YARGITAY 6.HD. 10.09.1962 T. E. 4499 SAYILI KARARI
“
Evvelki malik tarafından açılan şuyuun giderilmesi davasını yeni malikin takip etmeye yetkisi vardır”
(Karar ;
C.Erdoğan, Ortaklığın Giderilmesi 1999 s. 204 de bu şekilde yazılıdır .)

2. YARGITAY 11.HD. 14.04.1995 T. 1995/2043 E. 1995/3373 K. SAYILI KARARI

“Buradaki uyuşmazlık, davacının davanın devamı sırasında alacağı başkasına temlik etmesi halinde, alacağı temellük eden üçüncü kişi davalının iznini almadan kendiliğinden davacının yerine geçip davayı takip edip edemiyeceği noktasında toplanmaktadır.
Uygulamada Yargıtay'ın bazı Daireleri, devreden davacı, bu sıfatını yitirmiş olup artık bu davayı izleyemez, davalı da deviralan üçüncü kişinin yeniden dava açması gerektiğini ileri sürüp davanın reddini istediği için müddeabihi devir alan üçüncü kişi davayı yürütemez. Bu durumda, davanın usul yönünden reddi gerek
tiğini kabul etmektedir ( Y. 13. H.D. 30.5.1978 E.2373 K.2559 aynı Dairenin 20.4.1981 gün gün 1981/1420-2974 ).
Çoğunlukta olan Hukuk Genel Kurulu ve Daire Kararlarında ise, müddeabihin dava sırasında davacı tarafından üçüncü şahsa temlik edilmesi halinde, üçüncü şahıs davalının rızasını almadan, kendiliğinden müddeabihi devretmiş olan eski davacının yerine geçer onun hak ve yetkilerini kullanır. ( Y.H.G. 1.6.1984 gün E.1982/1-189 K.645, H.G.K. 19.10.1983 gün 1980/1-2348 K.973, H.G.K. 25.4.1984 gün E.1/267
K.474, Y.14.H.D. 23.3.1983 gün 8068/2481, T.D. 15.12.1970 gün 645/5122 sayılı İçtihatlar Prof. Dr. Baki Kuru Hukuk Muhakemeleri Usulü Cilt: 3, Sh. 2734 ve 2736, Cilt: 5, Sh. 4585-4585, İ.K.İ.D Şubat 1985 Sh. 3162 )
Çoğunluk görüşünün Usul Ekonomisi ve cüz'i halefiyet ilkesine uygun düştüğü, müddeabihi devir alanın, davalının rızasını almadan davaya devam etmesi halinde davalının hukuki durumunda bir değişiklik olmayacak ve davaya kaldığı yerden davalıya karşı devam edilecek bu hal yargılama giderini asgar
iye indirecektir. Bu hal tarzının H.U.M.K. 185/II bent 2. fıkrasında da uygun bulunduğu kabul edilmelidir. “

3. YARGITAY HGK. 17.10.2001 T. 2001/1-943 E. 2001/724 K. SAYILI KARARI

“Mahkeme, "HUMK.nun 186. maddesine göre dava ikame edildikten sonra iki taraft
an biri müddeabihi başkasına temlik ederse diğer tarafın tercih hakkının bulunduğu, bu tercih hakkının temlik edene karşı olabileceği, maddenin davacı ve davalı ayırımı yapmadığı, her iki taraf için eşitlik içinde yasa maddesinin uygulanması gerektiği, olayda davalı, devralanla yargılamanın sürdürülmesine izin vermediğinden davacının aktif dava ehliyeti kalmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş, Özel Daire "Dava konusu taşınmazı dava açılmasından sonra devralan tarafından, açılan iş bu davayı takip etme isteğinin kabul edilip davanın esasına girilmesi gerektiği" gerekçesiyle kararı bozmuş, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
1- Yerel mahkeme ile Özel Daire arasındaki uyuşmazlık, dava konusu şeyin dava açıldıktan sonra davacı tarafından üçüncü kişiye temlik edilmesi halinde taşınmazı devralan üçüncü kişinin davalının iznini almadan kendiliğinden davacının yerine geçip davayı takip edip edemiyeceği noktasında toplanmaktadır.
Bir hakka veya bir şeye sahip olan kişinin tasarruflarında serbestliği ilkesi vardır. Ayrık durumlar hariç, tarafların, dava sırasında dava konusu hak veya şeyi başkalarına devir ve temlik etmelerine yasal engel bulunmamaktadır. Bu ilkeyi gözeten HUMK.nun 186. maddesi; bir davanın açılmasından sonra dava konusunun gerek dav
acı, gerekse davalı tarafından bir üçüncü kişiye devir ve temlik edilmesi halinde yapılacak usuli işlemleri düzenlemiştir. Buna göre, devralan kişi davalının rızasına lüzum olmadan devreden davacının yerine geçer ve onun hak ve yetkilerini kullanabilir. Kararlılık kazanmış yargısal uygulamalar da aynı doğrultudadır. Davalının oturum zaptına geçen beyanı bu ilkenin gözetilmesinde sonuca etkili olmaz ( Hukuk Genel Kurulunun 25.4.1984 gün, 82/267 E, 84/474 K, HGK. 1.6.1984 gün, 82/189 E, 84/645 K. sayılı kararları ).
Bu nedenle mahkemece, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen ve yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda işin esasına girilerek inceleme yapılması ve soncuna göre karar verilmesi gereğine değinen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.”




Old 15-12-2006, 16:10   #8
ibreti

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
11. HUKUK DAİRESİ
E. 2003/11696
K. 2004/5534
T. 17.5.2004
• AKTİF HUSUMET EHLİYETİ ( Davacının Müddeabihi Devretmesi Durumunda Husumetin de Devralana Geçeceği - Bunun İçin Davalının Rızasına Gerek Bulunmaması )
• MÜDDEABİHİN DEVRİ ( Devralanın Devreden Davacı Yerine Geçerek Davaya Devam Edebileceği - Bunun İçin Davalının Rızasına Gerek Bulunmaması )
• DAVALININ RIZASININ ARANMAMASI ( Müddeabihin Devralanın Devreden Davacının Yerine Geçerek Davaya Devam Etmesi İçin )
• HUSUMET ( Dava Devam Ederken Davacının Müddeabihi Devretmesi Durumunda Devralanın Davaya Devam Etmesi İçin Davalının Muvafakatinin Aranmayacağı )
1086/m.185/2-2,186
ÖZET : Dava, davacı şirkete ait olup davalılar elinde bulunduğu iddia edilen iki adet aracın davacıya teslimi istemine ilişkindir. Davayı M. Yatırım Proje Danışmanlık A.Ş. açmış olup dava konusu araçların ruhsat kayıtlarına göre araçlar anılan davacı şirkete aittir. Yargılama sırasında davacı şirket 21.08.2002 tarihli resmi satış sözleşmeleri ile araçları D Finansal Kiralama A.Ş.'ye satmıştır. Yargılama devam ederken dava konusu mal veya hakkın yani müddeabihin devri davayı etkiler. Müddeabihin dava sırasında davacı tarafından üçüncü kişiye devredilmesi halinde, üçüncü kişinin davalının rızasını almadan, kendiliğinden müddeabihi devretmiş olan eski davacının yerine geçeceği ve onun hak ve yetkilerini kullanacağı, Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamasıdır. Bu nedenlerle, devralan D Finansal Kiralama A.Ş.'nin asıl davacının yerine kendiliğinden geçip davalının rıza ve muvafakatine ihtiyaç olmaksızın davaya devam edebileceğinin kabulü ile mahkemece işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
DAVA : Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 4. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.12.2002 tarihli ve 2002/588-2002/803 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : Davacı vekili, müvekkili şirkete ait iki adet aracın davalıların elinde sebepsiz yere bulunduğunu ileri sürerek, araçların davalılardan alınarak müvekkiline teslimini talep ve dava etmiştir.
Davalı H.C. vekili, davacı şirketin araçların maliki olmadığını, araçların müvekkilinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı A.C. vekili, müvekkilinin davacı şirketin büyük hissedarı olduğunu, davacıdan olan alacağı nedeniyle hapis hakkını kullandıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davacı şirketin selefi olduğunu ileri süren D Finansal Kiralama A.Ş. vekili, araçları satın almış olduklarını, araçlardan birinin iade edilmesi nedeniyle konusunun kalmadığını, diğer araç yönünden davanın kabulünü istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davanın M. Yatırım A.Ş. tarafından açıldığı, akabinde araçların bu şirket tarafından satıldığı, araçları alan şirketin davacı sıfatı ile bu davaya devam etmesinin mümkün olmadığı, davalıların davacı şirket ortağı oldukları, araçların kendi kullanımlarında olduklarını belirttikleri, araçların D Finansal Kiralama A.Ş.'ye ait olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, davacı şirkete ait olup davalılar elinde bulunduğu iddia edilen iki adet aracın davacıya teslimi istemine ilişkindir.
Davayı M. Yatırım Proje Danışmanlık A.Ş. açmış olup dava konusu araçların ruhsat kayıtlarına göre araçlar anılan davacı şirkete aittir. Yargılama sırasında davacı şirket 21.08.2002 tarihli resmi satış sözleşmeleri ile araçları D Finansal Kiralama A.Ş.'ye satmıştır.
D Finansal Kiralama A.Ş. yargılamaya katılarak araçları satın aldıklarını, davacı konumunda olduklarını ileri sürmüş; mahkemece, araçları satın alan şirketin bu davaya davacı sıfatı ile devam etmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, dava konusu müddeabihin dava sırasında üçüncü kişiye devredilmesi halinde müddeabihi devralan üçüncü kişinin devreden davacının yerine geçip geçemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Uygulamada, Yargıtay'ın bazı Daireleri, devreden davacı, bu sıfatını yitirmiş olup artık bu davayı izleyemez, davalı da, devralan üçüncü kişinin yeniden dava açması gerektiğini ileri sürdüğü takdirde, müddeabihi devralan üçüncü kişi davayı yürütemez. Bu durumda, davanın usul yönünden reddi gerektiğini kabul etmektedir. ( 13. HD 30.05.1978 E. 2373 K. 2559, aynı Dairenin 20.04.1981 gün 1981/1420-2974 sayılı kararları )
Çoğunlukta olan Hukuk Genel Kurulu ve Daire kararlarında ise, müddeabihin dava sırasında davacı tarafından üçüncü şahsa temlik edilmesi halinde, üçüncü şahıs davalının rızasını almadan, kendiliğinden müddeabihi devretmiş olan eski davacının yerine geçer, onun hak ve yetkilerini kullanır. ( HGK 01.06.1984 gün E. 1982/1-189 K.645, HGK 19.10.1983 gün 1980/1-2346 K. 973, HGK 25.04.1984 gün E. 1-267 K. 474, 14. HD. 23.03.1983 gün 8068/2481, T.D 15.12.1970 gün 645/5122 sayılı kararları - Prof. Dr. Baki Kuru Hukuk Muhakemeleri Usulü 6. Bası Cilt: 4, Sh.3876 vd. 11. HD. 14.04.1995 gün 2043-3373 sayılı kararları )
Çoğunluk görüşü usul ekonomisi ve cüz'i halefiyet ilkesine uygun düştüğünden, müddeabihi devralanın, davalının rızasını almadan davaya devam etmesi halinde davalının hukuki durumunda bir değişiklik olmayacak ve davaya kaldığı yerden davalıya karşı devam edilecek olup bu hal, yargılama giderini asgariye indireceği gibi, HUMK'nın 185/2. fıkra, 2. bendine de uygun olacaktır.
Bu nedenlerle, devralan D Finansal Kiralama A.Ş.'nin asıl davacının yerine kendiliğinden geçip davalının rıza ve muvafakatine ihtiyaç olmaksızın davaya devam edebileceğinin kabulü ile mahkemece işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Yukarıda açıklanan bozma sebep ve şekline göre mümeyyiz davalıların temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı D Finansal Kiralama A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalıların temyiz itirazlarının şimdilik incelenmemesine, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz eden taraflara iadesine, 17.5.2004 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Izalei Şuyu nurben Hukuk Soruları Arşivi 3 27-10-2006 19:07
izale-i şuyu johnross Meslektaşların Soruları 3 24-07-2006 01:54
İzalei Şuyu Davası nejan Meslektaşların Soruları 0 16-05-2003 14:31
İzalei Şuyu Hasan BAKIRCI Hukuk Soruları Arşivi 1 04-03-2002 19:38
İzale-i Şuyu Satış Hasan BAKIRCI Hukuk Soruları Arşivi 2 18-02-2002 00:49


THS Sunucusu bu sayfayı 0,10871601 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.