Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Borçlunun borcunu ödemede taahhüt

Yanıt
Old 16-01-2013, 23:48   #1
law89

 
Varsayılan Borçlunun borcunu ödemede taahhüt

Merhaba.Sorumu aşağıda belirtiyorum.Olay biraz geniş değerlendirme gerekiyor.Sizce aşağıda belirteceğim olayda hukuki uyuşmazlıklarda çözüm ne yönde olmalıdır?

Davacı A(satıcı) ile B arasında atm satımı ile ilgili bir sözleşme(1.sözleşme) ile yine aynı taraflar arasında; fakat B'nin müşterileri C ve D'nin(C ve D davalı) tesislerinde kullanılmak üzere satım sözleşmesi(2.sözleşme) yapılıyor. Davacının iddiasına göre kendisine sonradan gönderilen bir yazı ile , B'nin her iki sözleşmeden doğan borçlarının zamanında ödeme yapacağını taahhüt ediyor.Davacı A, 1.sözleşme gereğince teslim yükümlülüğünü ifa ediyor ve semen karşılığında tanzim edilen faturaları teslim ediyor; ama semen ödenmiş değil. Davacı A, taahhüdü dolayısı ile C ve D'ye karşı 300 milyarlık alacak için dava açıyor ve B'ye karşı da 500 milyarlık mallarına haciz koyduruyor. Davalılardan C diyor ki taahhütte bulunanların yetkisiz temsilci olduğunu ve bunun karşı tarafça bilindiğini, bu taahhüdün şirket içi bürokrasiyi hızlandırmak için(kendisi milyonda bir oranında ortak olduğundan) yukarıda bahsedilen yazıyı gönderdiklerini belirtiyor. D ise taahhütlerinin imza tarihinden önceki mallara ilişkin olduğunu belirterek zaten davacının dayandığı sözleşme çerçevesindeki mallarda gizli ayıp olduğunu ve bunun da tesadüf sonucu öğrenildiği belirtiliyor ve de davacıya ihtar ediliyor. Davacı da hacizli mallar bakımından bunların satılacağının garantisinin olmadığını belirtir iken gizli ayıbın da mevcut olmadığını,satımdan itibaren 10 ay geçtikten sonra ihtarda bulunulduğunu belirtiyor.Ayrıca malların C-D tarafından da kullanıldığını belirtiyor, bu nedenle de geçersizlik iddiaları da reddediyor.

1.sözleşme tarihi: 19.06.2010
2.sözleşme tarihi: 19.12.2010
Taahhüt yazısının tarihi: 19.03.2011

Olay biraz uzun,vaktinizi ayırıp da okuduğunuz için teşekkür ederim.
Old 17-01-2013, 14:51   #2
ilhan13

 
Varsayılan

1- A ve B arasında karşılıklı borçları havi sözleşme imzalanıyor.

2- C ve D, B'nin sözleşmedeki borcunu üstleniyor. 6098 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 196. maddesindeki düzenlemeyi aynen aktarıyorum:

MADDE 196- Borçlunun yerine yenisinin geçmesi ve borcundan kurtarılması, borcu üstlenen ile alacaklı arasında yapılacak sözleşmeyle olur.
İç üstlenme sözleşmesinin, üstlenen veya onun izni ile borçlu tarafından alacaklıya bildirilmesi, dış üstlenme sözleşmesinin yapılmasına ilişkin öneri anlamına gelir.
Alacaklının kabulü açık veya örtülü olabilir. Alacaklı, çekince ileri sürmeksizin üstlenenin ifasını kabul eder veya onun borçlu sıfatı ile yaptığı diğer herhangi bir işleme rıza gösterirse, borcun üstlenilmesini kabul etmiş sayılır.

Müvekkiliniz borcun üstlenilmesine zımnen muvafakat etmiş gibi görünüyor. Dolayısıyla B'nin sorumluluğunun bulunmadığı kanaatindeyim.
Old 17-01-2013, 18:19   #3
law89

 
Varsayılan

C ve D'nin üstlendiği,borcu kendilerinin yerine getirmesinden ziyade B'nin ödemelerini zamanında yapacağını taahhüt etmesi karşısında üçüncü kişinin fiilini taahhüt olamaz mı?

Ayrıca zahmet edip cevap verdiğiniz için çok teşekkür ederim.
Old 18-01-2013, 08:37   #4
Av. Hulusi Metin

 
Varsayılan Anlamak için

Sayın law89,

1.Sözleşme 19.06.2010 tarihli:

Davacı A(satıcı) ile B arasında

1.Ürün teslim ediliyor.
2.Fatura düzenleniyor
3.Fatura kesinleşiyor
4.Fatura bedeli ödenmiyor

2.sözleşme 19.12.2010 tarihli:
(Yine) Davacı A(satıcı) ile B arasında, --B'nin müşterileri C ve D'nin tesislerinde kullanılmak üzere—

Soru:
1.C ve D sözleşmede imzalarıyla taraf mı?

2.Ürün teslim edilmiş mi?

3.Taahhüt yazısı 19.03.2011 tarihli:

Soru: (C) ve (D)'nin taahhüdünün kapsamı?

4.Dava / Takip:
Satıcı (A)'nın açmış olduğu davanın/Takibin, konusu, tarafları ?
Saygılarımla
Old 18-01-2013, 09:25   #5
ilhan13

 
Varsayılan

Üçüncü kişinin edimini taahhüt, bir garanti sözleşmesi çeşididir. Bu sözleşmenin tarafı taahhüt eden, alacaklıya üçüncü kişinin edimini yerine getirmemesi halinde uğrayacağı zararları tazmin etme sorumluluğu altına sokmaktadır. Sizin olayınızda da bu durum söz konusu olabilir.Ancak taahhüdün içeriği bilinmediği için buna cevap vermek zor. Bu sebeple Sayın Hulusi Metin Bey'in belirttiği konu başlıklarının açıklanması konuyu daha çok netleştirecektir.
Old 18-01-2013, 10:12   #6
law89

 
Varsayılan

C ve D sözleşmenin tarafı değildir.
Ürün teslimi yapılmıştır.
Taahhüdün kapsamı: "B'nin A ile yaptığı 1. ve 2. sözleşmede mutabık kaldıkları ödeme vaatlerine uygun şekilde yapılmasını sağlama"
Takip sadece B'ye karşı yöneltilmiştir.

Cevap verdiğiniz için teşekkür ederim.
Old 18-01-2013, 15:39   #7
ilhan13

 
Varsayılan

Bu şekilde bir taahhüdün hukuki geçerliliği nedir, doğrusu bilemiyorum? C ve D- B'nin ödeme yapmasını nasıl sağlayacak?? Cebren sağlayamaz, çünkü bu konuda icra müdürlükleri tek yetkili. Onun dışında şantaj da yapamaz.(Borcunu yerine getirmezsen şöyle olur gibi...) Geriye bir tek yol kalıyor o da borcun üstlenilmesi yada borca kefil olunması..Ayrıca diğer bir konu C ve D'nin B'nin borcunu yerine getirmesini sağlayamaması durumunda nasıl bir sonuç ortaya çıkacak? D ve C'ye uygulanacak yaptırım ne olacak?
Old 19-01-2013, 20:31   #8
law89

 
Varsayılan

Davacı A, C AŞ. ve D A.Ş.’ye yönelttiği dava dilekçesinde, müvekkilinin ATM makineleri ihracatı, satımı, pazarlaması onarımı, kurulumu ve bakımı işi ile iştigal ettiğini, müvekkili ile dava dışı B A.Ş. arasında tarihinde IFHC-07-001 numaralı “ATM donanım, yazılım ve elektronik ekipmanlar satın alma sözleşmesi” ve IFHC-07-003 no’lu “B ’nin Müşterilerinin Tesislerinde Kullanılacak Olan ATM Donanım, Yazılım ve Elektronik Ekipmanlar İçin Satın Alma Sözleşmesi” imzalandığını, davalıların müvekkiline yazı ile “B A.Ş.’nin IFHC-07-001 ve IFHC- 07-003 sayılı Master Sözleşme Kontratında mutabık kalınmış olan ödeme vaadlerine uygun şekilde yapılmasını sağlamayı” taahhüt ettiklerini, alıcı dava dışı B şirketinin göndermiş olduğu yazı ile taraflar arasında imzalanan IFHC-07-001 kodlu sözleşme ile “580 adet ATM” siparişi verildiğini, müvekkilinin bu siparişe uygun olarak ATM makinelerini ve semen karşılığı tanzim ettikleri faturaları T şirketine teslim ettiklerini, alıcı şirketinin semen bedelini ikazlara rağmen müvekkile ödemediğini, davalıların alıcı şirketinin ATM bedellerini taraflar arasında imzalanan IFHC-07-001 ve IFHC- 07-003 sayılı sözleşme koşulları içinde ödenmesini sağlamayı üstlendiklerini, B Şirketinin semen borcunu anılan sözleşmelere uygun olarak ödememesi nedeniyle davalıların taahhütlerini yerine getirmediklerini, bundan dolayı müvekkilinin uğradığı zararı tazminle yükümlü olduklarını, bu zararın B şirketinin almış olduğu ATM bedellerinden kalan tutar olan 2.842.189,00 $ olduğunu iddia ederek bu miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek avans faizi ile davalılardan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.

Davalı C A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı ile B arasında davacının belirttiği tarihlerde IFHC-07-001numaralı satın alma sözleşmesine istinaden Satın Alma Emrinin gönderilerek 580 adet ATM sipariş edildiğini, ancak satın alma emrinin yetkisiz temsil suretiyle imzalanmış olduğunu ve davacı A şirketinin bu durumu bilmesine rağmen satın alma emrini yürürlüğe koymuş olduğunu, müvekkilinin satın alma tarihinden önce tarihinde B şirketinin yönetim kuruluna kendisi tarafından atanmış üyelerin davacı davacıya yapılacak ödemelere ilişkin olarak şirket içi bürokrasiyi hızlandırabileceğini düşündüklerini ifade eden dava konusu yazıyı davacıya gönderdiklerini, B Şirketinin davacıya ödeme yapmaması üzerine davacının müvekkil şirkete ihtarname gönderdiğini, müvekkilinin göndermiş olduğu cevabı ihtarda bu yazının taahhüt içermediğini, ayrıca yazının kefalet sözleşmesi olarak da değerlendirilemeyeceğini, sadece B Şirketinde %0.001 oranında ortak olduğu için şirket içi bürokrasiyi hızlandırabileceğine ilişkin iyi niyetli bir yazı olduğunu, bu yazının herhangi bir teminat ilişkisi kurmayı amaçlamadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

Davalı D A.Ş. vekili cevap dilekçesinde dava konusu yazıda diğer davalı C ile birlikte müvekkilinin yatırımcı sıfatı ile dava dışı T ile olan bağları ve doğrudan satın alınmış olan ATM’lerin ödemelerinin IFCH-07-001 sayılı ve Master sözleşme kontratında mutabık kalınmış olan ödeme vaadlerine uygun şekilde yapılmasını sağlamayı taahhüt ettiklerini, bu taahhüdün belgenin imza tarihinden önce B ’den alınmış olan ATM cihazlarının bedellerine ilişkin olduğunu, davacının talebine konu olan bedelin 580 adet ATM siparişine ilişkin olduğunu, keşide tarihi itibariyle davacının talebine dayanak yaptığı belge kapsamında değerlendirilmesinin ve borç doğurucu nitelik taşımasının mümkün olmadığını,

Ayrıca siparişin şirketi temsil ve ilzama yetkili olmayan Hakan ve Cahit’ten gönderilen ATM cihazlarının önemli parçası olan printerlerının bulunmadığını, bu durumun gizli ayıp teşkil ettiğini, ihtiyaç fazlası cihazların kullanılmaması nedeniyle bu durumun tesadüfen öğrenildiğini ve Beyoğlu 24. Noterliği’nin 34641 yevmiye no’lu ihtarnamesi ile davacıya bildirildiğini, cihazların içinde printerlarının olmadığının B şirketi tarafından Büyükçekmece Sulh Hukuk Mahkemesi’nin kararı ile tespit ettirildiğini, yetkisiz imzalarla sipariş edilen malların ayrıca ayıplı çıkmış olmasının davacının haksız ve kötü niyetli olduğunu gösterdiğini iddia ederek davanın reddini talep etmiştir.

Davacı vekili, cevaba cevap dilekçesinde özetle, davalıların imzalamış olduğu taahhüt yazısında açıkça “doğrudan satın alınmış olan ATM’lerin ödemelerinin IFHC-07-001 ve IFHC- 07-003 sayılı Master Sözleşme Kontratında mutabık kalınmış olan ödeme vaadlerine uygun şekilde yapılmasını sağlamayı taahhüt ettikleri…” hususunun yer aldığı, bu nedenle B Şirketi tarafından ödenmeyen satış bedelinden davalıların sorumlu olduklarını, davalıların siparişin geçersiz olduğuna ilişkin iddialarına ise ATM makinelerinin tamamının sözleşmede belirtilen yerde teslim edildiğini, teslim sırasında ve sonrasında davalıların bu konuya ilişkin bir itirazlarının olmadığını, teslim alınan ATM makinelerinin çeşitli yerlerde bizzat ya da 3. Kişilere kiralanmak suretiyle kullanılmakta olduğunu, bu nedenlerle satım akdinin geçersizliğinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, ayıp iddiası bakımından ise satımın üzerinden 7 ay geçtikten sonra ihtarname gönderildiğini, ayrıca B Şirketi tarafından yaptırılan delil tespiti davasındaki bilirkişi incelemesinde makinelerin yanlarında kurulum sırasında takılmak üzere printerlarının bulunduğu hususunun tespit edildiğini ileri sürerek davanın kabulünü talep etmiştir.



Davalı D A.Ş. düplik dilekçesinde özetle, taraflar arasında yürütülen işlemlerin kronolojik sırasına bakıldığında C-D’nin taahhüdünü içeren belgenin sözleşmelerin imzalanmasından neredeyse 9 ay sonra verildiği için borç doğuran belge kapsamına girmediğini, davacının esas borçlu T’ne karşı alacağı için T’a ait makinelerin bulunduğu depoda makineler üzerine Üsküdar 2. İcra Müdürlüğü, Büyükçekmece İcra Müdürlüğü dosyası ile 4.826.755,68 TL’lik ve Üsküdar 3. İcra Müdürlüğü Büyükçekmece İcra Müdürlüğü dosyası ile 122.535,58 TL’lik haciz işlemi uygulandığını, bu haciz işleminin üzerine açmış olduğu davanın mesnetsiz iddialara dayandığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

Davacının verdiği beyan dilekçesinde özetle, ATM cihazlarını teslim alan dava dışı B Şirketinin sipariş formunun yetkisiz kişilerce imzalandığına ilişkin bir itirazının olmadığını, malları teslim aldığını müvekkiline göndermiş olduğu ihtarnamede kabul ettiğini, bu nedenle sipariş formunun geçersizliğinin ileri sürülemeyeceğini, B Şirketine karşı icra takibinin başlatıldığını fakat haczedilen malların satılıp satılmayacağının belli olmaması nedeniyle icra dosyalarının akıbetinin bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.

Davacının verdiği beyan dilekçesinde özetle, B şirketi aleyhine yapmış olduğu icra takibi neticesinde tahmini alacak miktarını belirtilmiştir.

Davalı C’nin beyan dilekçesinde özetle, daha önceki dilekçelerinde belirttiği hususları tekrar etmiş, davacının dilekçesinde belirttiği B şirketinin kendisine gönderdiğini iddia ettiği “malların teslim alındığının beyan ve ikrar edildiği ihtarname” ile neyin kastedildiğini anlamadığını, bu belgenin deliller arasında sunulmadığını, davacının zararlarının sınırını belirtmediğini ileri sürmüştür.
Old 20-01-2013, 13:41   #9
law89

 
Varsayılan

Olay, yukarıda özetlediğim gibi.Sizce mahkemenin kararı ne yönde olmalıdır?Acilen cevaplarınıza ihtiyaç duymaktayım.
Old 22-01-2013, 13:38   #10
law89

 
Varsayılan

Sorumla ilgili acilen cevaba ihtiyacım var.Lütfen yardımcı olabilir misiniz?
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
icra takibinde borçlunun borcunu taksitle ödemek istemesi AVUKAT_551 Meslektaşların Soruları 14 04-11-2011 12:14
Borcunu kısmen ödeyen borçlunun borçtan daha önceden haberdar olduğu iddiası kapbana Meslektaşların Soruları 1 12-07-2011 09:29
Haciz İhbarnamesinin Tebliğinden Sonra 3. Kişinin Borcunu Borçlunun Alacaklı Olduğu İcra Dosyasına Yatırması mehtaptt Meslektaşların Soruları 1 25-05-2011 19:58
SGDP(sosyal güvenlik destek primi) Sorunu ve Borçlunun borcunu ödemesinin sonuçları ? ibrahimgokalp Meslektaşların Soruları 0 16-06-2010 09:48
İcra Tebligatı yapılmadan borçlunun borcunu ödemek istemesi ESİN Meslektaşların Soruları 3 27-05-2010 11:25


THS Sunucusu bu sayfayı 0,11260891 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.