Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

kooperatiften istifa

Yanıt
Old 14-10-2006, 10:28   #1
Nuriye Değer

 
Varsayılan kooperatiften istifa

Kooperatifler kanununda 10.maddesinde her ortağın kooperatiften istifa hakkı olduğu belirtilmiştir.Ana sözleşmede istifayı kısıtlayan bir düzenleme yoktur. Ortak istifa dilekçesi vermiş,dilekçe kooperatif kayıtlarına işlenmiş ancak yönetim kurulunca istifanın kabul yada reddine dair karar alınmamış ,yerine yeni üyede alınmamış, istifadan sonraki genel kurul toplantılarına katılmamış ise ortak ne zaman istifa etmiş sayılır?
(anasözleşmede kooperatif ortağın istifasını kabulden kaçınırsa noterden ihtar çekilmesi gerekir.İhtar tarihi istifa tarihi sayılır şeklinde yazılmıştır.)
Ortak noterden ihtar çekmeden iki yıl bekleyip ödediği aidatların iadesi için ilamsız takip yapar ve itiraz edilirse itirazın iptali davası açmakta yarar varmıdır?.Ortak istifa etmiş sayılırmı ?Halen üye midir?
İtirazın iptali davasında üye istifa etmemiş diye karar verilebilirmi?
Yanıt verecek meslektaşlarıma teşekkür ederim.
Old 14-10-2006, 15:10   #2
medenikal

 
Varsayılan

kooperatif kayıtlarına geçmişse; yani sizin yapmış olduğunuz bildirim işlenmişse ve buna da kooperatif yönetim organınca istifanın kabulden kaçınması söz konusu olmadıysa istifa gercekleşmiştir

I – Ortaklıktan çıkma serbestisi - tazminat: Madde 10 – Her ortağın kooperatiften çıkma hakkı vardır. Çıkma keyfiyetinin kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürmesi halinde ayrılmak istiyen ortağın, muhik bir tazminat ödenmesine dahi hüküm anasözleşmeye konulabilir.
II – Ortaklıktan çıkmanın sınırlandırılması:
Madde 11 – Kooperatiften çıkma hakkının kullanılması, anasözleşme ile en çok 5 yıl için sınırlandırılabilir.
Haklı ve önemli sebeplerle bu süreden evvel çıkabileceği hususunda Anasözleşmeye hüküm konulabilir.
Bir ortağın hiçbir suretle kooperatiften çıkamıyacağına dair bağlamalar hükümsüzdür.
III – Bildirme süresi ve çıkma zamanı:
Madde 12 – Çıkış, ancak bir hesap senesi sonu için ve en az 6 ay önceden haber verilerek yapılır. Anasözleşmede daha kısa bir süre belirtilip hesap senesi içinde çıkışa müsaade edilebilir.
IV – Ortaklıktan çıkmayı kabulden kaçınma:
Madde 13 – Yönetim kurulu, anasözleşmeye uygun olarak yapılacak isteğe rağmen, bir ortağın kooperatiften istifasını kabulden kaçınacak olursa, ortak çıkma dileğini noter aracılığı ile kooperatife bildirir. Bildiri tarihinden itibaren çıkma gerçekleşir.
T.C.
Y A R G I T A Y
Onbirinci Hukuk Dairesi

E. 1990/1339
K. 1991/2689
T. 29.4.1991


ÖZET : Yönetim Kurulu ihraç kararının gerekçesinin ve davalıya tebliğ edildiği
hususunun, noter ihtarnamesi, ihbarnamesi veya taahhütlü mektupla da
yapılması mümkündür.
(1163 s. Koop K. m. 16)
Taraflar arasındaki davadan dolayı, (Çorum Asliye Birinci Hukuk Mahkemesi)nce
verilen 20.10.1989 tarih ve 25-683 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı
tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış
olmakla; dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili; davalı kooperatifin üyesi olan müvekkilinin akçalı
yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle yönetim kurulunun 1.10.1986
tarihli kararıyla ihraç edildiğini, oysa müvekkilinin ödemelerini yaptığını,
uyarı yazılarının müvekkiline tebliğ edilmediğini, ihracın yerinde ve yasal
olmadığını ileri sürerek ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacıya uyarı yazılarının tebliğ edilmesine rağmen gerekli
ödemenin yapılmadığını, ihracın yasal ve yerinde olduğunu savunarak davanın
reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, mübrez belgelere nazaran Kooperatifler Kanununun
10. maddesi uyarınca ihraç kararının (10) gün içinde davalı kooperatif
tarafından notere tevdi edilmeyip, davacıya noterden ihbarname gönderildiği,
bunun yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle ihraç kararının iptaline karar
verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
İhraç kararının, ihraç edilen üyeye ihbarname şeklinde tebliğ edilmesi başlı
başına yönetim kurulu kararının iptalini gerektiren bir husus değildir.
Yönetim kurulu ihraç kararının gerekçesinin ve davalıya tebliğ edildiği
hususunun noter ihtarnamesi, ihbarnamesi veya taahhütlü bir mektupla da
yapılması mümkündür. Bu nedenle gerekçeyi ihtiva eden noter ihbarnamesi
geçerlidir.
Mahkemece ihraç kararının tebliğinin geçerli olduğunun kabulüyle akçalı
yükümlülüklerin yerine getirilmesi isteğini içeren birinci ve ikinci
ihtarların usulüne uygun olup olmadığının araştırılarak hasıl olacak sonuca
göre hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar
verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
S o n u ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz
itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına (BOZULMASINA), ödediği temyiz
peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.4.1991 tarihinde
oybirliğiyle karar verildi.

T.C.
YARGITAY
ONBİRİNCİ HUKUK DAİRESİ
ESAS KARAR
2003/9043 2004/3501

YARGITAY KARARI

MAHKEMESİ : K. Asliye Ticaret Mahkemesi
GÜNÜ : 08.05.2003
SAYISI : 2002/169 - 2003/109
DAVACI : Fatma
DAVALI : S.S.S Konut Yapı Koop.
Taraflar arasında görülen davada K Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 08.05.2003 tarih ve 2002/169 - 2003/109 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif ortağı iken 20.03.2001 tarihinde istifaen ortaklıktan ayrıldığını, Kooperatif Anasözleşleşmesi'nde ortaklıktan ayrılanlara o yılın bilançosuna göre hesaplanacak alacaklarının bilanço tarihinden itibaren bir ay içinde geri verileceğinin kararlaştırıldığını, bu hükme istinaden kooperatifçe ödeme yapılmaması üzerine girişilen icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek, takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, % 40 icra-inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının üyelikten istifasının ve yatırdığı paranın ödenmesi isteminin genel kurulun kabulüne bağlı olduğu, davacının yatırmış olduğu aidatların tamamını geri alamayacağı, davacının deprem sırasında yakılan bölümdeki yapılara üye olduğu için Devlet tarafından hak sahibi yapılıp, daha az zarara uğradığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, kooperatif ana sözleşmesine göre davacı alacağının bilançonun düzenlenmesinden bir ay sonrası itibariyle muaccel hale geldiği, davacının talep edebileceği alacak miktarının (2.416.000.000.-) TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin (2.416.000.000.-) TL asıl alacak ve asıl alacağın 01.02.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline imkan taşıyacak şekilde devamına, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı temsilcilerince temyiz edilmiştir.
Dava, kooperatife yatırılan aidatların istirdatına yönelik takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacının davalı kooperatifteki ortaklığı 26.03.2001 tarihinde sona ermiştir. Kooperatif ana sözleşmesinin 15 nci maddesine göre devir dışında bir nedenle ortaklığı sona erenlerin sermaye ve diğer alacakları, o yılın bilançosuna göre hesaplanarak, bilanço tarihinden itibaren bir ay içinde geri verilir.
Davacı, 26.03.2001 tarihinde kooperatif ortaklığından çıktığına göre, kooperatif ana sözleşmesinin 15 ve 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17/1 nci maddeleri hükümleri gereğince, davacı, dava konusu kooperatife yatırdığı paralarının iadesinden ibaret hakkını, ancak ortaklıktan çıktığı 2001 yılı bilançosunun genel kurulca kabulünden bir ay sonra o da aynı kanunun 17/2 nci maddesi uyarınca iade ve ödemelerin geciktirilmesi hakkında kararı yoksa, isteme hakkına haiz olur. Dosyadan 2001 yılı bilançosunun 21.07.2002 tarihli genel kurulda kabul edildiği görülmektedir. Oysa takibe 03.06.2002 girişilmiş olmakla, davacının yatırmış olduğu paraların iadesini isteme hakkı henüz doğmamış, takip zamansız açılmıştır. Bu itibarla davanın reddine karar vermek gerekirken aksi düşüncelerle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.04.2004 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Başkan Üye Üye Üye Üye



T.C.
YARGITAY
ONBİRİNCİ HUKUK DAİRESİ
ESAS KARAR
2002/10050 2003/2578
YARGITAY KARARI
MAHKEMESİ :Antalya Asliye Ticaret Mahkemesi
GÜNÜ :10.05.2002
SAYISI :2001/1115-2002/383
Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10.05.2002 tarih ve 2001/1115-2002/383 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 16.03.1999 tarihinde, ortaklıktan çıkma halinde birikmiş paralarını en az bir yıl almayacağını taahhüdünü içeren üyeliğe giriş beyannamesini imzalayarak davalı kooperatif ortağı olan müvekkilinin 16.05.2000 tarihinde ortaklıktan çıktığını, toplam (3.220.000.000) TL. olan ödemelerinin müvekkiline iade edilmediğini, bu hususta girişilen icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının toplam (2.870.000.000) TL. alacağı bulunduğunu ancak alacağın muaccel olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacıya geri ödenecek miktarın (2.870.000.000) TL. olduğu, davalının 22.05.2001 tarihinden itibaren temerrüde düştüğü, geri ödeme güçlüğü içinde bulunmadığı gerekçesiyle, itirazın iptaline anılan meblağdaki alacak aslında takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, itirazın konusunun yargılamayı gerektirir nitelikte olması nedeniyle davalı aleyhine inkar tazminatı taktirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, davalı kooperatiften ayrılmış ve kooperatife yatırdığı paraların iade edilmesi gerektiğini ileri sürerek icra takibine girişmiş bulunmaktadır. Kooperatif ortaklarının ödeyecekleri meblağlar genel kurullarda belirlendiğine göre, davalı kooperatif, borcun miktarını bilmek durumunda olup alacak likittir. Kaldı ki, somut olayda davalı kooperatif dahi davacıya olan borç miktarını bildirmiş, sadece alacağın muaccel hale gelmediğini savunmuştur. Bu durum karşısında, takip konusu yapılan alacak hesap edilebilir nitelikte olmasına göre, likit sayılması gerekmekle, davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken mahkemece, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.03.2003 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Old 30-08-2010, 16:37   #3
hukuk1907

 
Varsayılan

İyi günler.Ben kooperatif üyeliğinden çıkmanın sonuçları hakkında birşeyler yazmak istiyorum. Karşılaştığımız birçok olayda kooperatif üyeleri, aidat borçlarını ödememek için kooperatif üyeliğinden çıkmakta fakat sonuçlarını bilmemektedir. 11. Hukuk Dairesinin E.2006/11210 K. 2008/3143 VE 13.03.2008 sayılı kararında da belirtildiği gibi ,henüz tasfiye halinde olan bir kooperatiften istifa halinde kooperatif, ortağın bağımsız bölüme ilişkin tapu kaydının iptalini ve kooperatif adına tescilini talep edebilir. Yani kooperatiften ya da kişiden almış olduğunuz evinizi ödediğiniz aidatlar karşılığında kooperatife geri vermek zorunda kalabilirsiniz. Tek çözüm yoluda çıkma talebinden vazgeçmektir.
Old 17-04-2012, 21:20   #4
ömergünay

 
Varsayılan

Taraflar arasında görülen davada (Karşıyaka Asliye Ticaret Mah-kemesi)'nce bozmaya uyularak verilen 21.06.2006 tarih ve 2006/157-2006/182 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmaiı olarak davalı vekili tarafından istenmiş, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildi ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra, işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatif ortağı olup, adına kat irtifak tapusu verilmiş bağımsız bölümün tasarrufunda bulunduğunu, davalının kooperatife gönderdiği istifaname İle üyelikten istifa ettiğini bildirdiğini, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 10. maddesi ve Yargıtay içtihatlarına göre, istifanın ortaklıktan çıkma anlamına geleceği, ortaklıktan çıkma iradesi İle birlikte ortaklık payı dahil ortaklıktan kaynaklanan tüm hakların kooperatife iadesinin gerekeceğini ileri sürerek, davalı adına kayıtlı bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile müvekkili kooperatif adına tesciline, dava konusu taşınmaza davalının vaki müdahalesinin önlenmesine ve taşınmazın boşaltılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davalının genel kurul kararları uyarınca yetkilendirilen kooperatif yönetiminin hesabı gibi peşin ödeme yapıp, ibranamesini ve ferdi tapusunu aldığını, davacının kendi yapbğı işlemi inkar ederek, ibra edilen davalıya tapusunu verdikten sonra tapu iptal ve tescil davası açmasının kötü niyetli bir davranış olduğunu, peşin ödeme yapan davalı ve diğer üyeler için her genel kurulda yeni Ödemeler öngörülüp, bunun üzerine istifa etmekten başka yol kalmadığını, davalının tüm ilişiğinin bittiği kooperatiften istifa ettiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince tem-yizi üzerine, karar Dairemizin 2004/15002 E., 2006/1790 K. sayılı ilamıyla, ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuş, mahkemece, bozmaya uyularak ya-pılan yargılama sonucunda, kooperatifçe öngörülen giderlerin talep edildiği dönemde dava konusu konuttan davalının yararlandığı, istifa beyanının akçalı yükümlülüklerinden kaçınma amacına yönelik olduğu, istifanın ortaklıktan çıkma anlamına geldiği, ortaklıktan çıkma iradesi ile birlikte ortaklık payı dahil ortaklıktan kaynaklanan tüm hakların kooperatife iadesinin gerekeceği sonu-cuna varılarak, davanın kabulü ile davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı kooperatif adına tapuya tesciline, davalının taşınmaza vaki müda-halesinin önlenmesine, taşınmazın boş olarak davacıya teslimine karar ve-rilmiştir.

Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Dava, ferdi tapu mülkiyeti kurulduktan sonra istifa yolu ile kooperatif ortaklığından ayrılan ortağa yöneltilen kooperatif ortaklığı yolu ile edinilen bağımsız bölüme ilişkin tapu kaydının iptali ile bağımsız bölümün kooperatif adına tapuya tescili istemine ilişkindir.

1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesi hükmü uyarınca, kooperatif ortaklan bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve yü-kümlülüklerde eşittirler. Bu nedenle ilke olarak, aynı Yasa'nın 10. maddesinde

düzenlenen istifa yolu ile ortaklıktan çıkan kişinin, 17. maddede öngörülen ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacak yedek akçeler ve genel giderlerden payına düşenin İndirilmesinden sonra yaptığı ödemelerinin istirdadı hakkı saklı kalmak kaydı İle kooperatif ortaklığı yolu ile edindiği haklarını kooperatife iade etmesi gerekir.

Davacı kooperatifin 23.06.2002 tarihinde toplanan genel kurulunda gündemin 6. maddesi görüşülerek hesaplanacak bakiye borcunu kapatan ortakların, kooperatif giderlerinden payına düşeni ödeme yükümlülüğü devam etmek kaydı ile ferdi tapularının çıkarılmasına ve tapuda gereken işlemleri yapmaya yönetim kurulunun yetkilendirilmesine karar verilmiştir.

Bu kararın alınmasından sonra kooperatifçe çıkarılan borcunu ödeyen davalı da dahil bir kısım ortaklara yönelik olarak kooperatifi temsil ve ilzama yetkili iki yönetim kurulu üyesi tarafından düzenlenerek imzalanan ibranameyle genel giderlere katılım payı dışında kalan borcun bulunmadığı belirtilmiş, akabinde Ekim 2002'de bu şekilde ödeme yapan ortaklara daha önce isabet edip de tahsis olunan konut niteliğindeki bağımsız bölümlerle ilgili ferdi tapular çıkartılarak verilmiştir. Bu durumdaki ortaklar, adlarına bireysel tapu kaydı oluşturulduktan sonra istifa yolu ile ortaklıktan ayrılmışlardır. Oysa, anılan genel kurul kararı ve davalı tarafa yönelik düzenlenen İbranamede dahi inşaat maliyetinden kaynaklanan bakiye borcunu hesaplanmış tutarı üzerinden ödeyerek adlarına ferdi tapular çıkarılacak ortakların, genel giderlerden pay-larına düşen katılım bedelini ödeme yükümlülüğünün süreceğinin açıkça be-lirtilmiş olması karşısında, varlığı ve faaliyetleri devam eden henüz tasfiye kararı alınmamış olan kooperatif ortaklığından istifa ile ayrılma halinde or-taklığın yüklediği mükellefiyetlerden tümüyle muaf kalınıp, ortak olmakla amaçlanan bütün yarar ve menfaatleri elde etmeye cevaz verilmesi açıklanan eşitlik ilkesini zedeleyici sonuçlar ortaya çıkaracaktır. Bu bakımdan, davalı durumundaki istifa yolu ile ortaklığı sona erenlerin, belirtilen genel kurul kararı doğrultusunda yaptıkları (ve gerçek bakiye borçlarını yansıbp yansıtmadığı da ayrıca inceleme ve tespite muhtaç) ödeme ve karşılığında ibraname verilerek tahsisli konutlarının ferdi tapulu mülkiyetine kavuşmalarının sonrasında koo-peratif ortaklığı sayesinde edinilen hakların ortaklık statüsüne bağlı doğmuş ve doğacak yükümlülüklerden ayrı ve bağımsız bir himaye görmesi gerektiğine dayalı davalı savunmasına itibar edilmemesi kural olarak isabetsiz değildir.

Ancak, yapılan inceleme ve araştırma, açıklanan çerçevede gelişen uyuşmazlığı doğru çözüme götürmeye yeterli değildir.

Davalı kooperatif vekilinin temyize cevap dilekçesinde sunduğu ve karardan önceye ait olmasına rağmen hüküm verilinceye kadar dosyaya yan-sımamış olan 14.05.2006 günlü genel kurul toplantısında (9) nolu gündem maddesi görüşülerek alınan kararla, eldeki dava da dahil derdest tapu iptali ve tescil davalarında hasım gösterilen ortakların kooperatife olan borçlarının kapatılması kaydı ile ortaklığa yeniden kabul edilmeleri konusunda yönetim kuruluna yetki verildiği görülmekle, öncelikle bu husus üzerinde durularak kararın kesinleşmiş olması halinde, yönetim kurulunca ne gibi işlem yapıldığı, hesaplanan borcun gerçek borcu yansıbp yansıtmadığı, genel kurul kararının özüne ve amacına uygun biçimde ilgili kişilere bildirim yapılarak genel kurulca tanınan olanağın kullandırılıp kullandınlmadığı, bu arada 28.06.2003 tarihli genel kurulun (5) nolu kararı ile davalı durumundaki eski ortaklar için ka-rarlaştırılan düzenlemenin iptali istemiyle açılan davanın akıbeti belirlenip, bunun kapatılacak borca etkisi de gözönünde bulundurularak yapılacak in-celeme, araştırma ve değerlendirmeyle oluşacak uygun sonuç dairesinde da-valı tarafın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, bu yönler üzerinde durulmadan eksik incelemeyle sonuca gidilmesi bozmayı gerektirmiştir.

Sonuç : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına (BOZULMASINA), ödediği temyiz peşin harcın İsteği halinde temyiz edene İadesine, 13.03.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
istifa eden vekile ilamlı icrada tebliğ Av.Ufuk Meslektaşların Soruları 4 09-07-2013 10:06
Kooperatiften olan alacağımı nasıl tahsil edebilirim? Av.A.Bilgili Meslektaşların Soruları 8 03-12-2007 18:38
isimden istifa ediyorum ama... umutlaw Meslektaşların Soruları 6 29-06-2007 15:52
kooperatiften istifa Nuriye Değer Meslektaşların Soruları 1 03-10-2006 10:18
istifa etmiş vekile kararda vekillik ücreti! nejan Meslektaşların Soruları 2 12-04-2006 13:17


THS Sunucusu bu sayfayı 0,10281396 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.