Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

velayet davalarında yetkili mahkeme nerededir

Yanıt
Old 21-03-2012, 19:40   #1
av.şat

 
Varsayılan velayet davalarında yetkili mahkeme nerededir

merhaba sayın meslek taşlarım yakın bir zaman önce müvekkile velayetin tevdii tavası açtım müvekkil istanbulda yaşıyor davalı taraf çocuğun velayetini bulunduran kişi ise yalovada yaşıyor davalı bizim açtıgımız velayet davasına yetkisizlik gerekçesi ile itaraz ettiğini davayı kabul etmediğini mahkemeye yazılı olarak bildirmiş şuan sorum şu velayet davası yalova damı yoksa istanbuldamı devam edilmesi gerek bu konu ile araştırma yaptım ama kanunda velayet davaları ile ilgili yetkili mahkeme hangi tarafın bulunduğu yere ait olduğunu belirtilmemiş burda kanunda boşluk var bu konu ile ilgili yargıtay kararlarıda bulamadım biz velayetin müvekkile verileceğinden şüphesiz eminiz davalı tarafın oldukça fazla kusurları var ve bu kusurların hepsi belgeli şimdi bizim ne yapmamız gerekiyor nasıl bir cevap vermem lazım itiraza karşı bu konu ile yargıtay kararıda varsa yayınlaya bilirseniz bu forumda çok minnetkar olacağım cevap verip yardımcı olan sayın meslek taşlarıma şimdiden çok teşekkür ederim
Old 21-03-2012, 19:54   #2
ahmetyılmaz

 
Varsayılan

Meslektaşım davanızda yetkili mahkeme davalı yanın ikametgahı mahkemesidir. Bu konuda içtihat metnide gönderebilirim.Zaman kaybı olmaması için yetkili mahkemeye gönderme talebinizde bulunmanızı öneririm,
Old 21-03-2012, 20:14   #3
av.şat

 
Varsayılan

çok teşekkür ederim sayın meslektaşım ama şöyle bir konu var HMK kanunun 371/1ve 2 maddelerince davalı tarafa 2 haftalık süre verilir bu zaman içinde cevap verilmez veya itiraz edilmezse dosyanın kabul edildiği sayılacagı ayrıca HUMK'23 MADDESİNE GÖRE İSE ZAMANINDA itiraz edilmeyen yerel hukuk davalarına sonradan yetki itirazında bolunamaz diye bir durum var davalı ise 2 haftalık yasal cevap ve itiraz hakkını doldurduktan sonra cevap yazıp itiraz etmesi HUMK kanunun 23 mad. aykırı degilmidir cevaplarsanız sevinirim
Old 22-03-2012, 10:49   #4
hatice_bck

 
Varsayılan

humk a değil hmk ya bakmanızı öneririm... hmk 6.m, 19.m durumu açıklar. yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde (cevap süresi- 2 hafta) ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir.
Old 22-03-2012, 12:17   #5
yılmazkan

 
Varsayılan

Velayet altındaki çocuğun yerleşim yeri TMK 21'e göre velayet hakkı kendisine bırakılan tarafın yerleşim yeridir. Velayet düzenlenmesi işleri kamu düzeninden olup burdaki yetkinin de kesin olduğunu düşünüyorum. Kesin yetki itirazı her zaman yapılabilir, hakim de res'en gözetir (HMK 19).
Old 22-03-2012, 18:43   #6
ahmetyılmaz

 
Varsayılan

Kesin yetki kuralı yoktur.Süresinde yetki itirazında bulunulmamış ise dava yetkisiz mahkeme de görülmeye devam edilecektir.
Old 22-03-2012, 18:43   #7
ahmetyılmaz

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
İkinci Hukuk Dairesi
Esas No
: 2000/05949
Karar No
: 2000/06046
Tarih
: 09.05.2000
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:


KARAR
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 9. maddesinde yer alan Genel Kural gereğince velayetin Medeni Kanunun 149. maddesi uyarınca değiştirilmesi yada aynı kanunun 274. maddesi uyarınca nezi davaları geçici tedbir niteliğinde olmadığından davalının ikametgahı mahkemesinde görülür.

İkametgah kişinin yerleşmek amacı ile oturduğu yerdir. (MK. m. 19) Öte yandan Nüfus Kanunun 4. maddesinde yer alan emredici kural sebebi ile nüfus kayıtları ikametgaha karine oluşturur. Ancak bu karinenin aksi her türlü delil ile ispat olunabilir.

Davalının ilk itiraz olarak ileri sürdüğü yetki itirazının kabul edilebilmesi için yetkili mahkemenin cevapta doğru olarak gösterilmesi gerekir. (HUMK. m. 23)

Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 190. maddesi gereğince ilk itirazlar hadiseler (HUMK. m. 222. vd.) gibi tetkik ve hal olunur.

Şu halde davalının nüfus kayıtları getirilmeden, taraflardan ilk itiraz (yetki itirazı) hakkındaki delilleri Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 222 ve müteakip maddeleri uyarınca sorulup toplanmadan, davalının adresinin Torbalıda olması sebebiyle yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.

Hükmün açıklanan sebeplerle (BOZULMASINA), temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, bozmada oybirliği sebebinde 09.05.2000 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.


KARŞI OY
Medeni Kanunun 148. maddesi velayet,kişisel ilişki ve iştirak nafakasının düzenlenmesini hakimin kendiliğinden alacağı önlem (tedbir) olarak düzenlemiş,aynı yasanın 149. maddesiyle de koşulların değişmesiyle önlemleri yeni durumlara göre düzenlemek üzere değiştirmiş ve kaldırma yetkisi tanımıştır.

Yasada aile birliğinin korunmasına yönelik bu önlemlerin hangi hakim tarafından alınacağına ilişkin açıklık yoktur. Ancak önlem alınmasını düzenleyen hüküme boşanma karşılığını taşıyan dördüncü bentte yer verilmiştir. O halde öncelikle yetkili mahkeme veya hakim boşanma davasında yetkili olan hakimdir. Ancak boşanma davası sonuçlandıktan sonra yetkinin nerede olacağı kuşku yaratmaktadır. Burada yasa bilerek boşluk bırakmıştır. Zira tedbir niteliğindeki önlemlerin ne şekilde ve hangi mahkemeden istenebileceği HUMK.nun 101-4, 104 ve sonraki maddeleri ve 500. madde yerine geçerli olan 07.06.1935 gün ve 92/16 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile düzenlenmiştir.

HUMK.nun 101/4. maddesi,ayrılık ve boşanma davası sonucu Medeni Kanunca gereken ve boşanmanın eki (fer'i) niteliğinde bulunan önlemleri ihtiyati tedbir olarak nitelendirmiştir. Aynı yasanın 104. maddesi ise bu gibi isteklerin en az giderle ve en çabuk yerine getirilmesini sağlayacak mahkemeden istenebileceğini ön görmektedir. Yukarıda sözü edilen 92/16 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da aile birliğinin korunması için gereken önlemlerin alınmasında yetkinin söz konusu olmayacağı kuralı benimsenmiş ve HUMK.nun 104. maddesini güçlendirecek şekilde ona paralel yorum getirmiştir. Evlilik birliğinin korunması ile ilgili HUMK.nun 500. maddesini yürürlükten kaldıran 15.05.1985 gün ve 3222 sayılı yasanın gerekçesinde ".. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 500. maddesi yürürlükten kaldırılmak suretiyle daha önce aynı yasa ile yapılan değişiklik ile İcra İflas Yasasındaki bu değişikliklere paralellik sağlanmış,çocuk teslimi de dahil olmak üzere konu ile ilgili tedbirlerin HUMK.nun 101. maddesi uyarınca herhangi bir hukuk mahkemesinden istenebilmesine imkan tanınmıştır" açıklamasına yer vererek yetkinin HUMK.nun 101 ve sonraki maddelerine göre düzenlenmesi gereğini vurgulamıştır.

Bu sayılanların dışında,yasa hakime doğrudan önlem alma görevi verdiğine göre (MK. m. 148 ve 149) boşanma ve ayrılıktan sonra da çocukların bakımı, yetiştirilmesi, ebevenleriyle olan kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde kamu yararı görmüştür. Kamu yararının bulunduğu yerde, olaya ve çocuğa en yakın olan hakimin müdahalesinin kabulünde zorunluluk vardır.

Bu konuda önlem alacak hakim olaya veya çocuğa en yakın olan hakim olmalıdır. Bu babanın-annenin veya çocuğun bulunduğu yer hakimi olabileceği gibi HUMK.nun 101/4 ve sonraki düzenlemelerinde belirtilen bir başka yer hakimi de olabilir. Mahkemenin iştirak nafakasının artırılmasına ilişkin isteği belirtilen hususları dikkate almadan,önceki uygulamaları örnek olarak yetki yönünden ret etmesi usul ve yasa hükümlerine aykırıdır. Hükmün belirtilen nedenlerle bozulması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun düşüncesine katılmıyorum.
Old 29-09-2012, 11:56   #8
mna6323

 
Varsayılan

merhabalar ;
konuyu şöyle devam ettirmek istiyorum. Baba ve anne çocuğa bakamıyorlar, ve bebekliğinden beri çocuğa babaannesi ve büyükbabası bakıyor. Çocuk şimdi okul çağına geldi ve dedesinin ikameti ankara. Çocuk okula gitmek istediğinde ikamete bağlı olarak okul kaydı sorunları yaşanıyor. Çocuğun anne babası İstanbulda ikamet ediyorlar. Anne babada çocuğun bakımı ve velati ile ilgili dedelerine herhangi bir sorun da çıkarmıyorlar aksine bu durumdan çok da memnunlar. Dede kayıt ve çıkabilecek diğer resmi sorunlarla tekrar tekrar uğraşmamak için velayeti almak istiyor. Anne ve babanında buna rızası var. Bu halde velayet davasını kim, kime karşı ve hangi ilde açması gerekir..
Old 29-09-2012, 15:27   #9
yılmazkan

 
Varsayılan

Sayın mna6323, velayet hakkı sadece ana babaya aittir. Velayet ana babadan kaldırılınca çocuğa vasi atanması gerekir. Dede, toruna veli olamaz. Sizin olayınızda velayetin ana babadan kaldırılabilmesi için TMK 348.maddesinde düzenlenen şartların gerçekleşmiş olması gerekir. Özellikle de 2. fıkrası size çok uygun (ilgisizlik ve ağır ihmal).
Kural olarak velayet hakkına sahip ana babanın yerleşim yeri çocuğun da yerleşim yeri sayılır. Bu nedenle davanın İstanbul Aile Mahkemesinde açılması gerekir. Ancak çocuk velayet hakkına sahip ana babadan ayrı yaşamaktadır. Çocuğa bakan dedenin ve bence çocuğun da yerleşim yeri Ankara'dır. Bu durumda TMK 348, 404 ve 411.maddeleri uyarınca davada yetkili mahkeme Ankara Aile mahkemesidir. Davacı vasi adayı dede, davalılar ise velayet hakkına sahip ana babadır.
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Boşanma Davalarında Yetkili Mahkeme emran Meslektaşların Soruları 3 26-10-2011 14:01
motorlu araç kazasından kaynaklanan tazminat davalarında yetkili mahkeme günseligonca Meslektaşların Soruları 2 21-04-2010 13:32
boşanmadan sonra açılacak kişisel eşya talebi davalarında yetkili mahkeme hatice çifci Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) 1 21-03-2009 19:30
Boşanma Davalarında Yetkili Mahkeme Konuk Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) 2 04-02-2009 13:43
marka davalarında yetkili ve görevli mahkeme av.mehtap Meslektaşların Soruları 1 30-10-2007 13:51


THS Sunucusu bu sayfayı 0,09412694 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.