Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Mahkeme Vekalet Ücreti Avukata mı Müvekkile mi aittir?

Yanıt
Old 07-12-2011, 01:25   #1
AV.HARUN UYANIKOĞLU

 
Varsayılan Mahkeme Vekalet Ücreti Avukata mı Müvekkile mi aittir?

Merhaba;
Av.Kanunu
Madde 165 - Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti avukata aittir.

HMK :Vekâlet ücretinin taraf lehine hükmedilmesi
MADDE 330- (1) Vekil ile takip edilen davalarda mahkemece, kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücreti, taraf lehine hükmedilir.

Her iki Kanunda açık çelişki var.Bu durumda ne olacak? hangisi uygulanacak..Görüşlerinizi bekliyorum syg
Old 07-12-2011, 06:31   #2
Av.Cengiz Aladağ

 
Varsayılan

İki madde arasında özel kanun-genel kanun ilişkisi var. HMK uyarınca vekalet ücreti taraf lehine hükmedilir ve HMK'a göre özel kanun olan Avukatlık Kanunu uyarınca iç ilişkide bu vekalet ücreti avukatındır. HUMK'da da benzer hüküm vardı.
Old 07-12-2011, 09:46   #3
av.ankarahukuk

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan AV.HARUN UYANIKOĞLU
Merhaba;
Av.Kanunu
Madde 165 - Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti avukata aittir.

HMK :Vekâlet ücretinin taraf lehine hükmedilmesi
MADDE 330- (1) Vekil ile takip edilen davalarda mahkemece, kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücreti, taraf lehine hükmedilir.

Her iki Kanunda açık çelişki var.Bu durumda ne olacak? hangisi uygulanacak..Görüşlerinizi bekliyorum syg

İki yasa arasında çelişki bulunmamaktadır. Eski yasa döneminde verilen kararlara bakarsanız o zaman da vekalet ücreti taraf lehine hükmedilmekteydi; ancak Avukatlık Kanunu gereği bu ücret avukata aitti. Herhangi bir değişiklik söz konusu değildir.
Old 07-12-2011, 12:11   #4
tiryakim

 
Varsayılan

Vekâlet ücretinin taraf lehine hükmedilmesini gerektiren temel kural, Avukatlık Kanunu madde 164/son’da yer alan, “Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez.” kuralıdır. Vekâlet ücretinin, vekil lehine hükmedilmesi durumunda böyle bir kurala ihtiyaç bulunmamaktadır. Vekâlet ücretine ilişkin tek kanun maddesi Avukatlık Kanunu madde 164/son olmadığından vekâlet ücretinin kimin lehine hükmedilmesi gerektiğinin belirlenmesi için diğer hükümlerden de faydalanılması gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu mahkeme kararıyla hükmedilen vekâlet ücretinin iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilip edilemeyeceğini tartıştığı bir kararında, HMUK’un423/6. maddesinde vekâlet ücretinin yargılama giderleri arasında sayıldığı, kanunun 424.maddesinde de yargılama gideri olacak hükmolunan vekâlet ücretinin, ancak iki taraf arasında geçerli olacağının belirtildiği, takip dayanağı ilamda da bu yönde hüküm kurulduğunun anlaşıldığı, 1136 sayılı Avukatlık yasasının 164/son maddesinde; "Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir" hükmünün vekil ile müvekkil arasında çıkacak ücret uyuşmazlıklarını düzenlemek amacıyla öngörülmüş bulunduğu, aynı maddede ayrıca "bu ücretin, iş sahibinin borcu nedeniyle takas mahsup edilemeyeceğinin" belirtilmiş olduğuna işaret ederek, vekâlet ücretinin davanın tarafları lehine hükmedilmesini usul ve yasaya uygun bulduğunu ifade etmiştir. ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2004/12-213, K. 2004/215, k.t. 07.04.2004 )
Teşekkürler...
Old 07-12-2011, 12:13   #5
tiryakim

 
Olumlu Karar

T.C. YARGITAY
12.Hukuk Dairesi

Esas: 2008/22474
Karar: 2009/2647
Karar Tarihi: 16.02.2009

Dava ve Karar: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinde daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

HUMK’un 423-6. maddesinde; <avukatlık ücreti yargılama giderleri arasında sayılmıştır.> Aynı Yasanın 424. maddesinde; <yargılama gideri olarak hükmolunan avukatlık ücretinin ancak (Yargılamanın tarafları) arasında geçerli olacağı belirtilmiştir.> Ayrıca 1136 Sayılı Avukatlık Yasası’nın 164/son maddesinde; <dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti avukata aittir.> hükmüne yer verilmiştir. Bu hüküm vekil ile müvekkil arasında çıkacak ve iç ilişkiden kaynaklanan uyuşmazlıkları düzenlemek amacıyla öngörülmüştür. (HGK’nun 07.04.2004 tarih ve 2004/12-213 E.-2004/215 K. Sayılı kararı)

Somut olayda, alacaklı vekili vasıtasıyla lehine ilamda hükmedilen 39.500.-TL. vekalet ücreti alacağının tahsili için takip yapılmış ve icra vekalet ücreti de talep edilmiştir.

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 2. ve 11. maddelerine göre; avukat vasıtasıyla takip edilen icra işlemlerinde tarifeye göre, vekil lehine icra vekalet ücreti ödenir.

Mahkemece, yukarıdaki açıklamalar ve yasal düzenlemeler nazara alınarak, icra vekalet ücreti talebinde bir usulsüzlük bulunmadığından
şikayetin reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.

Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 336 ve HUMK. 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 16.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.
Old 07-12-2011, 16:39   #6
GÜLSÜM ÖNAL

 
Varsayılan

Vekalet Ücreti Avukatlık Kanununa göre Avukata ait olsa da HUMK. na göre yargılama giderlerinden kabul edilmektedir. Bu konuda İçtihatlarda mevcut. Yargıtay Müvekkil ile Avukat arasında iç ilişki kabbul etmekte ve icra takip işlemini dahi Avukat bizzat kendi adına değil alacaklı müvekkilini göstererek yapmak zorunda. Çünkü yargılama giderlerinden sayılması ve Avukatın da davada taraf olmaması nedeni ile Avukatlık Kanunu 164. maddesini iç ilişkiye bağlamaktadır. Saygılar...
Old 07-12-2011, 19:45   #7
Avukat Ramazan

 
Varsayılan

aksine yazılı sözleşme yok ise avukata aittir
Old 07-12-2011, 19:46   #8
Avukat Ramazan

 
Varsayılan

inşallah yeni avukatlık yasası sorunlara çözüm olur
Old 08-12-2011, 15:26   #9
Av.Mustafa İnan

 
Varsayılan

taraf lehine ancak avukata ait olmak üzere hükmedilir. şimdiye kadar bu konuda mahkemelerde herhangi bir tereddüt yaşamadım
Old 08-12-2011, 15:43   #10
Av.Ömer Güntay

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan AV.HARUN UYANIKOĞLU
Merhaba;
Av.Kanunu
Madde 165 - Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti avukata aittir.

HMK :Vekâlet ücretinin taraf lehine hükmedilmesi
MADDE 330- (1) Vekil ile takip edilen davalarda mahkemece, kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücreti, taraf lehine hükmedilir.

Her iki Kanunda açık çelişki var.Bu durumda ne olacak? hangisi uygulanacak..Görüşlerinizi bekliyorum syg

Birisi hüküm tesisini diğeri aidiyetini düzenliyor. Bence açık uyum var.

Davanın tarafı olmayan bir kimse lehine veya aleyhine bir davada hüküm kurulamayacağından yargılama konusu ve yargılama giderlerine davanın tarafları hakkında hükmedilmesi usul hukukunun bir gereğidir.

Bundan sonrası için ise, vekille takip edilen işlere ilişkin olarak özel hüküm devreye girmektedir. O da, bu ücretin avukatın say ve emeği karşılığı olarak ona ait olacağını öngörüyor.

Saygılar.
Old 08-12-2011, 16:17   #11
Av.Can Lafcı

 
Varsayılan

Çelişki yok biri tesisini diğeriiç ilişkiyi düzenlemiş. Av. Kanunu özel hüküm olduğundan avukatlık kanunu uygulanacaktır. Tereddüt yok bu konuda.
Old 27-11-2012, 19:37   #12
Av. Hulusi Metin

 
Varsayılan Vekalet ücretine hükmedilmemiş ise...

Zaman ayırıp okuyacak ve görüşlerini paylaşacak meslektaşlarıma teşekkürlerimle...


1.29.05.1957 gün ve 1957/4 E. 1957/16 K. sayılı YİBK.’de açıklandığı üzere:

a.Yargılama giderleri hakkında karar verilmesi için tarafların dilekçe veya savunmalarında yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmelerine gerek yoktur.

b.Mahkeme, istem olmasa bile yargılama giderlerine, her iki taraf için olmak üzere, kendiliğinden ( re'sen ) hükmetmeli ve hangi tarafın yargılama giderlerini ödemekle yükümlü olacağını kararında açıkça göstermelidir.

2.Yargılama giderlerinin kapsamı HMK.’nin 323.maddesinde açıklanmıştır.

3.Maddenin 'ğ' bendinde açık biçimde, vekâlet ücreti de yargılama giderleri arasında sayılmıştır.

4.6100 sayılı HMK.’nin 326. ( HUMK.’un 417.) maddesinde tarafların kusuru esası değil! Davada haklı çıktıkları oran göz önünde tutulmuştur.

5.HMK.’nin "Hükmün Kapsamı" başlıklı 297.maddesinde hükmün kapsadığı hususlar arasında (1/ç ) “Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresi” de vardır.

6.Davayı kazanan tarafın vekâlet ücretine hak kazanabilmesi için davayı bizzat değil, bir vekil vasıtasıyla yürütmesi gereklidir.

7.YARGITAY KARARI (9. HD. E. 2011/54374, K. 2012/92,T. 16.1.2012):

a.Dosya içeriğine göre davacının işçilik alacakları için açtığı davada ücret alacağının yargılama sırasında ödenmesi nedeni ile konusuz kaldığı, diğer işçilik alacaklarının ise ödenmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve davalı vekilinin temyizi üzerine verilen karar onanarak kesinleşmiştir.

b.Kesinleşen karardan sonra davalı vekili bu kez davanın kısmen kabulü nedeni ile lehlerine vekalet ücretine karar verilmediğini belirterek, tavzih yolu ile vekalet ücretinin hüküm altına alınmasını talep etmiş, mahkemece tavzih isteği kabul edilerek, vekalet ücreti hüküm altına alınmıştır.

c.Tavzihin kabulüne dair karar davacı vekili, tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.

d.Yargıtay, "Somut uyuşmazlıkta hüküm yeterince açık ve bir birine aykırı fıkralar içermediği gibi davacıya vekalet ücreti tavzih yolu ile yüklenerek davacının borcu tavzih yolu ile genişletilmektedir. Tavzih istemi üzerine verilen karar yasanın yukarda belirtilen düzenlemesine açıkça aykırıdır. Tavzih istemin reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır" gerekçesi ile hükmü bozmuştur.

8.VE SORU: Bu durumda Vekalet ücreti tahsil edilemeyecek mi? Ya da nasıl…?

Saygı ve sevgilerimle
Old 27-11-2012, 23:54   #13
bozoli

 
Varsayılan

Gerek içtihatlar gerekse Avukatlık Kanunda aksi sözleşmede düzenlenmedikçe avukata aiitir.
Old 28-11-2012, 13:33   #14
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av. Hulusi Metin
Zaman ayırıp okuyacak ve görüşlerini paylaşacak meslektaşlarıma teşekkürlerimle...


1.29.05.1957 gün ve 1957/4 E. 1957/16 K. sayılı YİBK.’de açıklandığı üzere:

a.Yargılama giderleri hakkında karar verilmesi için tarafların dilekçe veya savunmalarında yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmelerine gerek yoktur.

b.Mahkeme, istem olmasa bile yargılama giderlerine, her iki taraf için olmak üzere, kendiliğinden ( re'sen ) hükmetmeli ve hangi tarafın yargılama giderlerini ödemekle yükümlü olacağını kararında açıkça göstermelidir.

2.Yargılama giderlerinin kapsamı HMK.’nin 323.maddesinde açıklanmıştır.

3.Maddenin 'ğ' bendinde açık biçimde, vekâlet ücreti de yargılama giderleri arasında sayılmıştır.

4.6100 sayılı HMK.’nin 326. ( HUMK.’un 417.) maddesinde tarafların kusuru esası değil! Davada haklı çıktıkları oran göz önünde tutulmuştur.

5.HMK.’nin "Hükmün Kapsamı" başlıklı 297.maddesinde hükmün kapsadığı hususlar arasında (1/ç ) “Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresi” de vardır.

6.Davayı kazanan tarafın vekâlet ücretine hak kazanabilmesi için davayı bizzat değil, bir vekil vasıtasıyla yürütmesi gereklidir.

7.YARGITAY KARARI (9. HD. E. 2011/54374, K. 2012/92,T. 16.1.2012):

a.Dosya içeriğine göre davacının işçilik alacakları için açtığı davada ücret alacağının yargılama sırasında ödenmesi nedeni ile konusuz kaldığı, diğer işçilik alacaklarının ise ödenmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve davalı vekilinin temyizi üzerine verilen karar onanarak kesinleşmiştir.

b.Kesinleşen karardan sonra davalı vekili bu kez davanın kısmen kabulü nedeni ile lehlerine vekalet ücretine karar verilmediğini belirterek, tavzih yolu ile vekalet ücretinin hüküm altına alınmasını talep etmiş, mahkemece tavzih isteği kabul edilerek, vekalet ücreti hüküm altına alınmıştır.

c.Tavzihin kabulüne dair karar davacı vekili, tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.

d.Yargıtay, "Somut uyuşmazlıkta hüküm yeterince açık ve bir birine aykırı fıkralar içermediği gibi davacıya vekalet ücreti tavzih yolu ile yüklenerek davacının borcu tavzih yolu ile genişletilmektedir. Tavzih istemi üzerine verilen karar yasanın yukarda belirtilen düzenlemesine açıkça aykırıdır. Tavzih istemin reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır" gerekçesi ile hükmü bozmuştur.

8.VE SORU: Bu durumda Vekalet ücreti tahsil edilemeyecek mi? Ya da nasıl…?

Saygı ve sevgilerimle

Üstadım,

HMK 305 inci maddedeki ""tavzih" yerine 304 üncü maddedeki "tashih" istenseydi daha iyi olurdu, diye düşünmekteyim. Yine de bu yol denenebilir. Ortada maddi hata bulunmaktadır.
Old 28-11-2012, 14:23   #15
Av.İlker DOLGUN

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi

E:2009/1556
K:2009/3273
T:19.02.2009

AVUKAT VEKALET ÜCRETİ

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :

1- Borçlu S.. E..'ın temyiz itirazlarının incelenmesinde;

İlk karar süresi geçtikten sonra temyiz edilmiştir. Bu nedenle temyiz isteğinin reddine ilişkin son karar İİK.nun 365 ve HUMK.nun 432.maddeLeri gereği yasaya uygun bulunmakla ONANMASINA, 14,00 TL. Temyiz harcının mahsubuna 1,60 TL harcın temyiz edenden alınmasına,

2- Borçlu Halk Bankası vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

HUMK.nun 423/6. maddesinde avukatlık ücreti, yargılama giderleri arasında sayılmıştır. Aynı Yasanın 424. Maddesinde de yargılama gideri olarak hükmolunan avukatlık ücretinin ancak (yargılamanın tarafları) arasında geçerli olacağı belirtilmiştir. Ayrıca, 1136 Sayılı Avukatlık Yasası'nın 164/son maddesinde; (dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti avukata aittir.) hükmüne yer verilmiştir. Bu hüküm vekil ile müvekkil arasında çıkacak ve iç ilişkiden kaynaklanan uyuşmazlıkları düzenlemek amacıyla öngörülmüştür. (HGK. 07.04.2004 Tarih ve 2004/12-213 esas, 2004/215 karar)

Somut olayda alacaklı, müvekkili S.. E.., lehine hükmedilen vekalet ücretini kendi adına, karşı taraf olan T. Halk Bankası'ndan genel haciz yoluyla talep etmektedir. Yukarıda açıklandığı üzere ilamdaki vekalet ücreti vekille asil arasındaki iç ilişkiyi ilgilendirdiğinden vekil ancak alacaklı asil adına vekalet ücreti alacağını borçludan isteyebilir.

Açıklanan nedenlerle, Mahkemece itirazın kaldırılması isteminin reddi yerine kabulüne dair hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Borçlulardan Halk Bankası vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda 2 nolu bentde yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 19.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 28-11-2012, 16:34   #16
Av. Hulusi Metin

 
Varsayılan Tavzih - tashih

Alıntı:
Av.Suat Ergin
Alıntı:
Üstadım,
HMK 305 inci maddedeki ""tavzih" yerine 304 üncü maddedeki "tashih" istenseydi daha iyi olurdu, diye düşünmekteyim. Yine de bu yol denenebilir. Ortada maddi hata bulunmaktadır.

Suat üstadım,
Katılımınız, görüşünüz ve gerekçeniz için teşekkür ederim.

Alıntı:
Hükmün tashihi
HMK.m.304- (1) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir.
(2) Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir.

Meslektaşımızın “tavzih” talebi yanlış olmuş!

Mahkemenin “Yargılama giderlerine dahil olan” vekalet ücretine hükmetmemiş olmasının HMK.m.304 kapsamında “açık hata” olarak kabul edilmesi “çözüm” olabilirmiş…

“ …maddi hata ( hukuki yanılma ), maddi veya hukuki bir olayın olup olmadığında veya koşul veya niteliklerinde yanılmayı ifade eder ( Dr. Ejder Yılmaz, Hukuk Sözlüğü, Doruk Yayınları, Birinci Baskı 1976, sayfa:208 ).… maddi yanılgı kavramından amaç; hukuksal değerlendirme ve denetim dışında, tamamen maddi olgulara yönelik, ilk bakışta yanılgı olduğu açık ve belirgin olup, her nasılsa inceleme sırasında gözden kaçmış ve bu tür bir yanlışlığın sürdürülmesinin kamu düzeni ve vicdanı yönünden savunulmasının mümkün bulunmadığı, yargılamanın sonucunu büyük ölçüde etkileyen ve çoğu kez tersine çeviren ve düzeltilmesinin zorunlu olduğu açık yanılgılardır…. H.G.K.nun 23.10.2002 gün ve 2002/10-895 E., 2002/838 K. 2.7.2003 gün ve 2003/21-425 E. 2003/441 Sayılı kararlarında da ….maddi gerçeğin her zaman önde geleceği kabul edilmiştir.” (YHGK.E. 2011/9-101,K. 2011/128,T. 13.4.2011)

Saygı ve sevgilerimle
Old 28-11-2012, 18:07   #17
LaMeKan

 
Varsayılan

Sayın Hulusi Metin'in aktardığı olayda 'tavzih' talebinde bulunan, davalı vekilidir. Anlaşılan davanın kısmen kabul edilmiş olmasına dayanarak, davacının kısmen haklı görüldüğü iddiasıyla, kendi lehlerine vekalet ücreti hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğu düşünülmüş ve bu aykırılığın 'tavzih'yoluyla giderilmesi istenmiş. Yargıtay, davalı vekilinin istemi doğrultusundaki yerel mahkeme kararını tavzih yoluyla hükmün değiştirilemeyeceği/genişletilemeyeceği gerekçesiyle bozmuş.
'Tashih' yolunun denenebileceği, ortada maddi hata bulunduğu görüşüne katılmıyorum. 'Tavzih' yolu için Yargıtay'ın benimsediği esas, 'tashih' için de geçerli olacaktır. Diğer bir deyişle, daha önce reddedilen veya eksik hükmolunan yahut karar altına alınması ihmal edilen iddia ve istekler için yeni bir hüküm, tashih yoluyla kurulamaz kanaatindeyim.
-Davalı, ikinci bir dava açarak yargılama gideri olan vekalet ücretinin ödenmesine karar verilmesini isteyebilir mi?
-
29.05.1957 gün ve 1957/4 E. 1957/16 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı buna engeldir. Anılan Kararın gerekçesinde, "Muhakeme masrafları ve bu meyanda hasma tahmili gereken vekalet ücreti, müstakil bir varlığı olmayacak derecede ait olduğu davanın konusunu teşkil edenhak ve alacağa sıkı bir surette bağlı olan fer'i haklardandır. Fer'i hakların akıbeti asıl hakkın akıbetine tabidir. Tabi olan şeye ayrıca hüküm verilemez...hasma yükletilmesi iktiza eden vekalet ücreti taleplerinin ayrı bir dava konusu yapılmasına cevaz bulunmadığına..." denilmektedir.
-Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararlarının bağlayıcılığı olmasaydı veya böyle bir karar olmasaydı; ayrı bir dava konusu yapılıp bu konuda lehte bir hüküm verilmesi sağlanabilir miydi?
-Soyut olarak, İçtihadı Birleştirme Kararı öncesinde yaşanan durumların söz konusu olabileceği, lehte ve aleyhte çelişkili hükümlerin kurulabileceği ihtimali bir yana; soruda belirtilen somut olay açısından bakıldığında: Davanın kısmen haklı görüldüğü doğrudur. Ancak; davacının esastan kısmen haksız görülüp görülmediği belirsizdir. Zira; Mahkeme, dava sırasında ücret alacağının davalı tarafından ödenmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığı kararını vermiştir. Verilen karar, davacının esasa ilişkin haklılığı veya haksızlığına ilişkin olmayıp, usule ilişkin bir karardır.Kısmen kabul kararı verilmiş olması, kendiliğinden, tek başına karşı tarafın lehine yargılama giderlerine hükmedilmesi sonucunu doğurmaz. Şöyle söylenebilir sanırım: kısmen kabul edilmiştir, ancak kısmen reddedilmiş değildir. Bu nedenle; İçtihadı Birleştirme Kararı olmasaydı, böyle bir istemle karşılaşan mahkemenin, aslında esas davayı gören mahkemenin yapması gereken şeyi üstleneceğini ve ancak davanın açıldığı zaman davacının ücret alacağı yönünden haksız olduğunu belirlemesi halinde istemi kabul edebileceğini düşünüyorum.
-Tavzih veya tashih yoluyla olmuyor ve ayrı bir dava konusu da yapılamıyorsa; bir yol, hakimin sorumluluğu düşünülebilir. Ancak burada da; davanın kısmen esastan reddedilmemiş olması önem kazanacaktır.
Yargılama giderlerinden olan vekalet ücretinin aidiyeti konusuyla ilgili olarak:
-1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 7 Nisan 1969 tarih ve 13168 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ilk halinde, 164. maddenin son fıkrasında:"Avukatla iş sahibi arasında aksine yazılı sözleşme bulunmadıkça tarifeye dayanarak karşı tarafa yüklenecek avukatlık ücreti avukata aittir." hükmü yer alıyor. Madde gerekçesinde ise şöyle denilmiş:" Son fıkra, kaideten müvekkile aidolması gereken bir meblağ için bu kaidenin teyidinden başka, aksine yazılı sözleşmenin de caiz bulunduğuna işaret etmektedir." Gerekçenin, madde metnini karşılamadığı açık. Bunun nedeni, gerekçenin Hükümet Tasarısındaki metne göre yazılmış olup Genel Kurul'dan geçen metin farklı olmasına rağmen gerekçenin değiştirilmemiş olması.
-Kuru/Arslan/Yılmaz,Medeni Usul Hukuku(Ders Kitabı),Eylül 1996, sayfa:"Bu hükmün adil olmadığı ve genel yargılama giderleri sistemimize aykırı düştüğü kanısındayız. Bu hükmün, Hükümet Tasarısındaki gibi 'avukatla iş sahibi arasında aksine yazılı sözleşme bulunmadıkça, tarifeye dayanarak karşı tarafa yüklenecek avukatlık ücreti müvekkile(iş sahibine) aittir.' şeklinde olması, daha adil ve sistemimize daha uygun düşen bir çözüm yolu olurdu."
-Bu görüşe katılıyorum. Ne var ki; Anayasa Mahkemesi 3.3.2004 gün 2002/126 E. 2004/27 K. ve aynı gün 2004/8 E. 2004/28 K. sayılı kararlarında, 1136 sayılı Kanun'un 164. maddesinin son fıkrası hükmünün, Anayasa'nın 2., 5. ve 36. maddelerine aykırılık taşımadığı kanaatiyle itiraz konusu kuralın iptali isteminin reddine karar vermiş. Anılan kararların gerekçeleri arasında:"...Böylece taraflar arasında ücretin kararlaştırılmadığı durumlarda, avukatın sunduğu hizmetin karşılıksız kalmamasını sağlama ve vekil ile müvekkil arasında çıkacak ücret uyuşmazlıklarına engel olma amacı güdülmüştür." ifadeleri yer alıyor. Anılan kararkarın tartışmaya açık yönleri bulunduğunu düşünüyorum.
-Son olarak: 1136 sayılı Kanun'un 164. maddesinin, 4667 sayılı Kanunla değiştirildikten sonraki şeklinde artık aksinin kararlaştırılamayacağı, bu durumun maddenin mutlak ifadesiyle güvence altına alındığı yönünde de görüşler bulunmaktadır.(tarih olarak bulamadım, Av. Kazım Kolcuoğlu'nun Baro Başkanlığı döneminde, anılan hükmün kamu ve kurum avukatları açısından uygulanması hakkında bildirilen bir görüşte bu ifadeler yer alıyor.
İyi çalışmalar.
Old 28-11-2012, 18:16   #18
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan LaMeKan
[
soruda belirtilen somut olay açısından bakıldığında: Davanın kısmen haklı görüldüğü doğrudur. Ancak; davacının esastan kısmen haksız görülüp görülmediği belirsizdir. Zira; Mahkeme, dava sırasında ücret alacağının davalı tarafından ödenmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığı kararını vermiştir. Verilen karar, davacının esasa ilişkin haklılığı veya haksızlığına ilişkin olmayıp, usule ilişkin bir karardır.Kısmen kabul kararı verilmiş olması, kendiliğinden, tek başına karşı tarafın lehine yargılama giderlerine hükmedilmesi sonucunu doğurmaz. ]

Yerel mahkeme, "tavzih" talebi üzerine, vekalet ücretine hükmediyor. Sorudan çok net böyle olduğu anlaşılmaktadır. Yani mahkeme hatasını kabul etmektedir. Bir başka deyişle niyetinin sizin açıkladığınız şekilde olmadığını aslında vekalet ücretine hükmetmesi gerektiğini kabul etmektedir.

Eğer sizin düşündüğünüz gibi olsaydı, tavzih talebi üzerine "Ben zaten usuli bir karar verdim ve vekalet ücreti vermeyi düşünmemiştim. O nedenle ortada tavzih edilecek bir yanlışlık yok" şeklinde karar verecekti.
Old 26-12-2012, 13:56   #19
feyzaday

 
Varsayılan

Bu ücretin avukata ait olduğu açıktır. Olay bağlı çalışan avukatlarda sorun çıkarmaktadır. Şöyle ki; karşı vekalet ücretlerinde vergi sorunu var mıdır? Karşı vekalet ücretleri HMK 323 md. gereği yargılama gideridir. Danıştay'ın aksi görüşte kararları vardır. Av.Kanunu 1.mad. avukatlık serbest meslektir, dolaysıyla ücreti serbest meslek kazancından vergilendirilmelidir der. Diğer yandan HMK avukatlık ücreti yargılama gideridir der bu halde yargılama giderlerine gelir vergisi vs alınmamalıdır. Karşı vekalette avukat karşı tarafa bir hizmet vermediğinden karşı vekalet ücretinde de vergi olmaz diye karşı görüş bildiren üye var. İşin içinden nasıl çıkılacaktır?
Old 28-12-2012, 09:21   #20
feyzaday

 
Varsayılan

[FONT='Times New Roman','serif']Bu görüş önemlidir ve bağlı avukatların karşı avukatlık ücreti hakkındadır. [/font]
[FONT='Times New Roman','serif'][/font]
[FONT='Times New Roman','serif']T.C.
MALİYE BAKANLIĞI
Gelir Dairesi Başkanlığı
Gelir Yönetimi Daire Başkanlığı

SAYI :B.07.1.GİB.0.03.43/4365-197 09.04.2008


Ücretli olarak bir işverene tabi (banka, kurum vb) tabi olan avukatların icra dairelerinden çalıştıkları işveren adına tahsil ettikleri vekalet ücretinin ödenmesinde serbest meslek makbuzu düzenlenip düzenlenmeyeceği, icra dairelerince ödenen vekalet ücretinin borçlunun şirket olması halinde düzenlenecek serbest meslek makbuzunda KDV ve Stopaj uygulanıp uygulanamayacağı hususlarında tereddüde düşüldüğü belirtilerek Başkanlığımız görüşünün istenildiği anlaşılmıştır.

Bilindiği üzere, 193 sayılı GVK?nun 65. maddesinde ?her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır. Serbest Meslek faaliyeti sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye ve ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır.? Hükmü yer almıştır.

Avukatlık Kanunun 164 ile 166?ncı maddelerinde, avukatlık ücreti tanımlanmakta ve kaynakları itibariyle, sözleşmeye bağlı olarak iş sahibinden sağlanan vekalet ücreti ile dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenen vekalet ücreti olmak üzere iki ayrı vekalet ücretinden söz edilmektedir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunun 4667 sayılı Kanunla değişik 164?üncü maddesinin son fıkrasında ?.. Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez.? denilmektedir.
[/font]
[FONT='Times New Roman','serif']
Dava sonunda kararla tarifeye dayanılarak karşı/alacaklı taraf avukatına ödenen vekalet ücreti,
a-)Mahkeme veya icra veznesinin düzenlediği makbuz imzalanarak nakden,
b-)Bizzat karşı/borçlu tarafın, mahkeme veya icra dairesinin tespit ettiği vekalet ücretini elden (nakden) veya banka havalesi ile ödemesi,
c-) Mahkeme veya icra dairesinin, yargılama giderleri ile birlikte davayı kazanan müvekkile herhangi bir şekilde ödeme yapması ve müvekkilin de karşı/borçlu taraftan alınan vekalet ücretini avukata ödemesi, şekillerinde tahsil edilebilmektedir.

Gelir Vergisi Kanunun 94 üncü maddesinin 1. fıkrasında kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zirai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları hükme bağlanmıştır.
[/font]
[FONT='Times New Roman','serif']
Buna göre dava sonunda mahkeme ilamına göre veya icra takibi sonucu verilen kararla avukatlık tarifesine dayanılarak karşı tarafa yüklenilecek vekalet ücretinin GVK?nun 65 ve 66. md?lerine göre serbest meslek erbabı olan avukatlara ödenmesi halinde, GVK?nun 94?üncü md?si ve 2006/11449 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca sorumlularca %20 nispetinde gelir vergisi tevkifatına tabi tutulması gerekir.

Diğer taraftan, karşı taraf aleyhine hükmedilen vekalet ücretin ödemelerinin doğrudan avukatlara değil de icra müdürlüklerine yapıldığı durumda icra müdürlüklerine ödeme yapıldığı sırada ödemeyi yapan borçlu tarafından vekalet ücreti ödemesinden gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir.

Bununla birlikte serbest meslek faaliyeti yapmakla beraber, bu faaliyetini hizmet akdi çerçevesinde (işverene bağımlı olarak) yapanlar, serbest meslek makbuzu düzenlemeyeceklerdir. Ancak bu faaliyet, bir işverene bağlı olmaksızın kişisel sorumluluk atında kendi nam ve hesabına yapılıyorsa serbest meslek makbuzunun düzenlenmesi icap etmektedir.

Davayı kaybeden tarafın, mahkeme veya icra dairesinin tespit ettiği vekalet ücretini alacaklı tarafa doğrudan nakden ödemesi halinde, alacaklıyı temsil eden avukatın ücretli olmaması kaydıyla, ödeme yapan tarafın GVK?nun 94/1 kapsamında sayılan kişilerden olması halinde, yapılan vekalet ücreti ödemesi üzerinden gelir vergisi tevkifatının yapılması gerekir.

İşverene bağlı olarak ücretli çalışan avukatın (ücretli çalıştığını ispat edici vesikalarla icra dairesine kanıtlaması halinde) kurum adına icra dairelerinden tahsil edecekleri vekalet ücreti için serbest meslek makbuzu düzenlemesine gerek bulunmamaktadır. Ancak , ücretli olarak çalışan avukatın kurumunun gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olması halinde icra dairesinden avukatı vasıtasıyla yapmış olduğu tahsilat için borçlu adına fatura düzenlemesi gerektiği tabiidir. Ayrıca, ücretli olarak çalışan avukatın kumrunun gelir vergisi veya kurumlar vergisi mükellefi olmamamsı halinde tahsil edilecek vekalet ücretinin ödendiğine ilişkin icra dairelerince verilecek belge ile gelir kaydedilmesi mümkün bulunmaktadır.

Mahkeme kararı gereğince veya icra kanalı ile avukata ödenen vekalet ücreti serbest meslek faaliyeti kapsamında katma değer vergisine tabi olup, avukat tarafından düzenlenecek serbest meslek makbuzunda ayrıca katma değer vergisi hesaplanacaktır. Ancak, mahkeme kararında ?KDV hariç? şeklinde bir ifadenin yer almaması halinde vekalet ücretine katma değer vergisi dahil kabul edilecek ve iç yüzde oranı uygulanmak suretiyle tespit edilen katma değer vergisi avukat tarafından düzenlenecek serbest meslek makbuzunda gösterilecektir.

Öte yandan, mahkemelerce hükmolunacak vekalet ücreti ödemelerinin davayı kazanan gelir ya da kurumlar vergisi mükellefi olan işverenlere yapılması halinde, yapılan bu ödemenin Gelir Vergisi Kanunu uyarınca ticari yada serbest meslek faaliyeti kapsamında olduğundan yapılan vekalet ücreti ödemesi katma değer vergisine tabi olacak, mahkeme kararında ?KDV hariç? yada ?KDV dahil? ibaresinin yer alıp almadığı dikkate alınarak yukarıda açıklamalara göre işlem yapılacaktır.

Borçlu (ödemeyi yapan) tarafından davayı kazanan adına icra dairelerine vekalet ücreti ödemesi yapılırken vekalet ücreti tutarı üzerinden tevkifat yapılıp yapılmadığının icra dairesince tespit edilerek alacaklı tarafa bildirilmesi gerekmektedir.

Ayrıca avukatın davayı kazanan tarafın ücretlisi olması halinde, ticari veya serbest meslek kazancı kapsamında borçludan tahsil edilen vekalet ücreti, Gelir Vergisi Kanunun 61. 94 ve 103 maddeleri kapsamında ücret olarak avukata ödenecektir.
[/font]
[FONT='Times New Roman','serif']
Gelir İdaresi Grup Başkanı [/font]
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Düzenleme şeklinde genel vekalet ile avukata vekalet verilirmi ? av.eylemsalık Meslektaşların Soruları 17 01-04-2012 21:10
Vekalet Ücretİ Mefkure Meslektaşların Soruları 1 23-03-2011 17:10
Vekalet Ücretİ eersoz Meslektaşların Soruları 3 13-02-2010 11:00
MÜVEKKİLE ve AVUKATA KARŞI MANEVİ TAZMİNAT DAVASI BARRİSTER Meslektaşların Soruları 8 31-01-2010 23:11
mümeyyiz küçüğün avukata vekalet vermesi-vekalet ücreti Aybüke Kağan Meslektaşların Soruları 6 12-06-2009 16:12


THS Sunucusu bu sayfayı 0,18672705 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.