Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Başkasının çocuğunu kendi nüfusuna kaydettirmek

Yanıt
Old 21-11-2011, 20:38   #1
filizsongur

 
Acil Başkasının çocuğunu kendi nüfusuna kaydettirmek

Karı koca çocukları olmayınca bir aileden yeni doğmuş çocuklarını alıyorlar ve sanki kendi çocuklarıymış gibi kendi nüfuslarına kaydettiriyorlar.Ailenin çok yakınları bu durumu biliyor.Çocuk büyüyor babası bildiği şahıs ölüyor.Anne ise tek mirasçısı olan bu çocuğa her şeyini bırakmak istiyor ama eşinin kardeşleri bu çocuk senin değil biz mirasçıyız demeleri üzerine kadın tedirgin oluyor.Acaba bu durumda alınacak yasal bir önlem var mı?
Old 21-11-2011, 21:08   #2
Av. Hatun Olguner

 
Varsayılan

İzlenmesi En Doğru Yol : (Annenin Mirası Bakımından)

1- Çocuğun gerçek anne ve babasının nüfusuna kaydedilmesini sağlamak üzere nüfus kaydının düzeltilmesi davası açmak.
2- Çocuk gerçek anne babasının nüfusuna kaydedildikten sonra.koşulları varsa evlatlık alınması.
Old 21-11-2011, 21:30   #3
Av. Hatun Olguner

 
Varsayılan

T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ

E. 2004/4844 K. 2004/5920 T. 6.5.2004

• NESEP TASHİHİ ( Davacının Kardeşi Görünen Kişinin Oğlu Olduğunu İleri Sürmesi - Husumetin Cumhuriyet Savcısı Nüfus Müdürlüğü Ana-Baba Ölmüş İse Mirasçılarına Yöneltilmesi Gereği )

• NÜFUS KAYDININ DÜZELTİLMESİ ( Davacının Kardeşi Görünen Kişinin Oğlu Olduğunu İleri Sürmesi Nedeniyle )

1587/m. 46


ÖZET Davanın kaynağı Nüfus Kanununun 46. maddesinden kaynaklanmaktadır. Husumetin Cumhuriyet Savcısı, Nüfus Müdürlüğü, kayden sağ görünen Ömer ve Halimi'ye ölmüş ise mirasçılarına yöneltilip gösterdikleri takdirde delillerin toplanıp birlikte değerlendirilmesi gerekir.
DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : Davacı Ömer ve Halimi'den olmadığını kayden kardeşi görünen Süleyman'ın oğlu olduğunu ileri sürmüştür. Sonuç itibariyle ananın değişmesi de söz konusudur. Davanın kaynağı Nüfus Kanununun 46. maddesinden kaynaklanmaktadır. Husumetin Cumhuriyet Savcısı, Nüfus Müdürlüğü, kayden sağ görünen Ömer ve Halimi'ye ölmüş ise mirasçılarına yöneltilip gösterdikleri takdirde delillerin toplanıp birlikte değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamına göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 06.05.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------





T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ

E. 2004/2274 K. 2004/3344 T. 17.3.2004

• NÜFUS KAYDININ DÜZELTİLMESİ DAVASI NİTELİĞİ ( Davalının Davacının Murisi Tarafından Gerçekte Kendi Çocuğu Olmadığı Halde Kendi Çocuğu Olarak Kaydedilmiş Olduğu İddiasıyla Açılan Tashih Davası )

• MİRASÇININ DAVA AÇMAKTA HUKUKİ YARARININ BULUNMASI ( Davalının Davacının Murisi Tarafından Gerçekte Kendi Çocuğu Olmadığı Halde Kendi Çocuğu Olarak Kaydedildiği İddiasıyla Açılan Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Davası )

• HUKUKİ YARAR BULUNMASI ( Gerçekte Murisin Çocuğu Olmayan Davalının Muris Tarafından Kendi Çocuğu Olarak Kaydedildiği İddiasıyla Mirasçının Açtığı Davada - Talebin Soybağının Reddi Davası Niteliğinde Olmaması )

• SOYBAĞININ REDDİ DAVASI NİTELİĞİNİN BULUNMAMASI ( Gerçekte Murisin Çocuğu Olmayan Davalının Muris Tarafından Kendi Çocuğu Olarak Kaydedildiği İddiasıyla Mirasçının Açtığı Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Davası )

1587/m.46 4721/m.39,286,291


ÖZET :Muris B.'in davalı Serhat'ı gerçekte kendi çocuğu olmadığı halde kendi çocuğuymuş gibi nüfusa kaydettirdiği ileri sürülerek, yanlış kaydın düzeltilmesi istenmiştir. İstek gerçek durumu göstermeyen yanlış nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin olup, Türk Medeni Kanununun 286. ve 291. maddelerinde düzenlenen soybağının reddi ile ilgisi bulunmamaktadır. Davacı muris Bekir Y'un 2. eşi olup mirasçısı olduğuna göre mevcut kayıt nedeniyle mirasçılıktan doğan hakları zedelendiğinden böyle bir davayı açma hakkına sahiptir. Davanın kabulü halinde davalı Serhat'ın anasının yanında babasının da değişecek olması, isteğin soybağının reddi olarak nitelendirilmesine imkan vermez.
DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : Olayları açıklamak taraflara, hukuki niteleme ise hakime aittir. ( HUMK. md. 76 ) İstek gerçek durumu göstermeyen yanlış nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin olup, Türk Medeni Kanununun 286. ve 291. maddelerinde düzenlenen soybağının reddi ile ilgisi bulunmamaktadır. Muris B.'in davalı Serhat'ı gerçekte kendi çocuğu olmadığı halde kendi çocuğuymuş gibi nüfusa kaydettirdiği ileri sürülerek, yanlış kaydın düzeltilmesini istenmiştir. Davacı muris Bekir Y'un 2. eşi olup mirasçısı olduğuna göre mevcut kayıt nedeniyle mirasçılıktan doğan hakları zedelendiğinden böyle bir davayı açma hakkına sahiptir. Davanın kabulü halinde davalı Serhat'ın anasının yanında babasının da değişecek olması, isteğin soybağının reddi olarak nitelendirilmesine imkan vermez. Bu sebeple tarafların gösterecekleri delillerin toplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanlış nitelendirme ile isteğin reddi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Temiz edilen kararın gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 17.03.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 21-11-2011, 22:13   #4
Av.Erkan Şenses

 
Varsayılan

Aşağıda yer alan suçtan C. Savcısının haklarında soruşturma açabileceğini de unutmamak gerekir.
Çocuğun soybağını değiştirme

MADDE 231 - (1) Bir çocuğun soybağını değiştiren veya gizleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Old 21-11-2011, 22:49   #5
Av. Hatun Olguner

 
Varsayılan

Evet,katılıyorum. Hatta resmi evrakta sahtecilik suçu da oluşuyor. Ama şikayet eden kimse olmazsa savcılık harekete geçmeyebilir.
Old 21-11-2011, 23:09   #6
Av.Erkan Şenses

 
Varsayılan

Resmi evrakta sahtecilik ve soybağını değiştirme suçlarında "etkin pişmanlık" uygulaması bulunmamakta diye biliyorum, yasaya da baktım yok sanırım. C. Savcısının takdirine kalmış, ben bu tarz bir dava açmadan önce davacılara hukuki ve cezai sonuçları hatırlatan tutanak imzalatmıştım.
Old 22-11-2011, 07:12   #7
üye26959

 
Varsayılan

meslektaşların görüşlerine katılıyorum. cezai soruşturma kısmı bir tarafa bu konuda sizin için acil olan mevzu miras kısmındadır. mirasbırakan öldükten sonra diğer mirasçılar davayı açıp çocuğu mırasçılıktan çıkararak mağdur etmelerindense, daha fazla vakit kaybetmeden nüfus kaydının tashihi davası açılıp sonuçlandıktan sonra usulüne uygun olarak evlat edinme işlemi gerçekleştirilmelidir. tabi çocuğun yaşı doğrultusunda rızasının da alınması gerekebilir.
Old 22-11-2011, 08:32   #8
avmurat

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av. Hatun Olguner
Evet,katılıyorum. Hatta resmi evrakta sahtecilik suçu da oluşuyor. Ama şikayet eden kimse olmazsa savcılık harekete geçmeyebilir.

Bu davalarda zaten C.Savcısı da hazır bulunuyor diye biliyorum.Yani bu duruma muttali olup işlem yapmaması biraz zor gibi.Ancak bu durumlarda çoğu kez zamanaşımı süreleri geçmiş oluyor.Geçmediyse de geçmesini beklemek gerek iyi olur diye düşünüyorum.
Miras meselesine gelince bu aşamadan sonra hangi taraf işlem yaparsa yapsın çocuğun mirasçılığı imkansız olacaktır.Her halükarda kardeşler mirastan 1/2 pay alacaktır.Bu paylarını vererek sorunu çözmek daha mantıklı değil mi
Old 22-11-2011, 08:33   #9
M.SERDAR DEMİRTAŞ

 
Varsayılan

Anladığım kadarıyla gerçek anne ve baba bilinmiyor , kayden baba görünen kişi de ölmüş ; düzeltme davası sonucunda çocuk , kimin üzerine kaydedilecek ?
Old 22-11-2011, 11:49   #10
Av. Hatun Olguner

 
Varsayılan

Sorudan anlaşıldığı kadarıyla gerçek anne baba biliniyor. Ben soruyu bu şekilde anladım.
Old 22-11-2011, 13:05   #11
sharap_nel

 
Varsayılan

gerçek ana babanın blinmemesmi davanın ilerleyeceği süreç açısından problem teşkil edebilir
Old 22-11-2011, 14:42   #12
Av.Erkan Şenses

 
Varsayılan

6217 Sayılı Kanun değişikliğinden sonra artık nüfus davalarında C.Savcısı hazır bulunmadan dava görülüyor.
Old 22-11-2011, 15:34   #14
Cumhur Okyay

 
Varsayılan

Anne ise tek mirasçısı olan bu çocuğa her şeyini bırakmak istiyor...
Konu bu yönüyle tarafımdan değerlendirilmiştir... Hâl böyle olunca, " ölüme bağlı resmi vasiyetname" düşünülebilir.
Old 23-11-2011, 13:30   #15
Av. Hatun Olguner

 
Varsayılan

Yalnız olayın bir de cezai boyutu var.Hukuki olarak en doğru yol çocuğun gerçek anne babası adına nüfusa kaydedilmesi ve evlatlık alınmasıdır.Saklı pay sahibi mirasçılarla karşılaşılması halinde problemler ortaya çıkacağı gibi(kaldı ki kayden annenin mirasçılarının saklı pay sahibi olup olmadıkları belli değildir) kendisinden olmayan çocuğu evlat edinmek gayesi ile kendisinden doğmuş gibi nüfusa kaydetmek soybağını değiştirme ve resmi ewvrakta sahtecilik suçlarını oluşturmaktadır.Cezai bir takibatla karşılaşmamak,cezai takibatla karşılaştığında ise herne kadar önceden usulsüz kayıt yaptırmış iseler de asıl gayelerinin evlatlık almak olduğunu bunu da nüfus kayıtlarını düzeltme davası açarak ve bilahare evlatlık alarak gerçekleştirdiklerini,suç işleme kastı bulunmadığını iddia ederek beraat etme ihtimalini güçlendirmeleri açısından izlenmesi gerekli yol olarak bu yolu öneriyorum.Nüfus kayıtlarının doğru tutulması kamu düzenine ilişkindir. Amaç evlat edinmekse gerçek anne baba adına kaydedilen çocuk mahkeme kararıyla evlat edinilmelidir. Hem miras hukuku hem ceza hukuku açısından en sağlıklı yol budur.

Evlat edinmek isteyen kimse suç işleyerek bu amacına ulaşmamalıdır.Bu isteğine hukuki prosedürle ulaşma yolunu tercih etmelidir.
Old 23-11-2011, 13:58   #16
av_mkaraman

 
Varsayılan

Kayden baba olarak görünen kişi öldüğünden ölüme bağlı bir tasarruf ile çocuğun mirasçı atanması mümkün değil. Diğer taraftan kayıtlar düzeltildikten sonra evlatlık alınması da sadece şuan kayden anne için geçerli olabilir. Kayden babanın mirasçısı olamaz.
Old 23-11-2011, 14:02   #17
av_mkaraman

 
Varsayılan

Ceza soruşturması ile ilgili Zamanaşımı önemli tabi. Ancak mevcut kayıt durduğu müddetçe "temadi" kesilirmi diye aklıma takıldı. Yani bu mütemadi bir suç olabilir mi?
Old 23-11-2011, 14:20   #19
Av.Erkan Şenses

 
Varsayılan

"Bir çocuğun soybağını değiştiren veya gizleyen kişi" deniliyor yasada. Sadece değiştiren denilse mütemadi olmazdı belki neticesi harekete bitişik suç olurdu ama "gizlemek" mütemadi bir durum zaten. Dolayısıyla zamanaşımı işlemez diye düşünüyorum.
Old 23-11-2011, 14:24   #20
Av.Nazife Eytemiş BAŞAR

 
Varsayılan

Çocuğun kayden ölen babasının kardeşleri mirasçı sıfatıyla(hukuki yararları gereği)nesebin düzeltilmesini isteyecekler ve çocuk kayden babanın mirasçısı olamayacak.Ancak kayden anne olan şahıs kendi mirası için Sayın 06 Cumhur'un önerdiği şekilde resmi vasiyetle mirasçı belirleyebilir ve düzeltilen nesep kayıtlarından sonra da kanundaki şartları taşıyorsa evlat edinebilir.Ayrıca nesebin düzeltilmesi davasında hakim kayden anne için suç ihbarında bulanabilir,kolay gelsin!
Old 23-11-2011, 14:36   #22
Av. Hatun Olguner

 
Varsayılan

Babanın mirasçıları nüfus kaydının iptali davası açabilirler.Nüfus kaydının düzeltilmesi davasnı ilgililerden her biri de açabilir. Önemli olan davaya tüm ilgililerin davacı veya davalı olarak dahil edilmesidir.

Babanın mirasçıları kaydın iptalini dava ederlerse kayıt iptal edilecek ve soruya konu çocuk babanın mirasçısı olamayacaktır.

Evlatlık işlemi annenin mirası bakımından sonuç doğurur.
Old 23-11-2011, 21:18   #23
Av. Hatun Olguner

 
Varsayılan

Soruya konu olayda çocuğun kayden babanın mirasçısı olabilmesi şu şekilde mümkün olabilir :

Öncelikle mevcut kaydın düzeltilmesi için dava açılır. Kayıt düzeltildikten sonra da '' Evlatlık Sözleşmesinin Geriye Dönük Olarak (Usulsüz kaydın yapıldığı tarihte)Kurulması '' konusunda babanın mirasçılarına karşı dava açılır.Açılacak bu davada evlatlık ilişkisinin fiilen uzun yıllardır kurulmuş olduğu ve karşılıklı edimlerin ifa edilmiş olması sebebiyle şekil eksikliğinin ileri sürülemeyeceği iddia edilir.Nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin dava dosyası,tanıklar,fotoğraflar delil olarak gösterilir.Usulsüz kaydın evlat edinme amacıyla yapıldığı savunulur. Bu davada babanın mirasçıları şekil eksikliğini ileri sürerlerse savunma haklarını kötüye kullanmış sayılacaklardır. Konu ile ilgili Yargıtay Kararları Mesleki Hukuk Rehberi bölümündeki Yargı İçtihatları arasında Hukuk Alanı İle İlgili İçtihatlar arasındadır.Bu yargıtay kararlarına göre evlatlık ilişkisi ve ölünceye kadar bakma sözleşmeleri mirasbırakanın sağlığında kurulmuş,uzun yıllar devam etmiş,karşılıklı edimler ifa edilmişse mirasçıların artık şekil eksikliğine dayanamayacakları,şekil eksikliğini ileri sürmelerinin hakkın kötüye kullanılması sayılacağı yönündedir. Bu yolla mirasçı olması sağlanabilir. En azından mirasçı olma şansı denenebilir.

Annenin mirası açısından önceki söylenenler doğrultusunda nüfus kaydının tashihinden sonra evlat edinme işlemi gerekmekredir.
Old 24-11-2011, 09:58   #24
Av.Hayrullah ÇUHADAROĞLU

 
Varsayılan

ancak şu anda hayatta olan eş için mirasçılık ve nüfus kaydını düzeltebilirsiniz. sonuçta eş ölmüş ve onun mirasçıları olarak, eşi ve 2. zümreden kardeşleri kalmış. bunu göz önüne alarak hareket edin. bu cevapta olası nüfus kaydı düzeltmesi sonucu çocuğun mirasçılıktan çıkarılacağını ön görerek 2. zümreyi dahil ettim. ancak şu an hayatta olan eş kendisi ile ilgli miras işlemleri için hukuki işlem yapabilir.
Old 25-11-2011, 13:59   #25
Av. Hatun Olguner

 
Varsayılan

Nüfus kaydı hem kayden anne hem kayden ölü baba bakımından düzeltilir.Yalnız anne bakımından değil. Nüfus kaydının düzeltilmesi davası açılırsa çocuk kayden anne baba nüfusundan çıkarılır,gerçek anne babasının nüfusuna kaydolur.
Old 06-03-2017, 12:32   #26
AV.ŞERMİN ADAMHASAN

 
Varsayılan

T.C.
Yargıtay
18. Hukuk Dairesi

Esas No:2014/20079
Karar No:2014/17876
K. Tarihi:08.12.2014



Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanları ile müvekkilinin kayınbiraderi M.. Y..'nün oğlu Mesut'un dedesi E.. Y... oğlu olarak kaydedildiğini bildirerek, Mesut'un Hanım ve M.. Y.. oğlu olarak nüfus kaydının düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının ölü eşi Fatih ile ana baba bir kardeşi olarak görünen M.. Y...’nün dedesi ve babaannesi üzerindeki mevcut nüfus kaydının iptali ile gerçek anne ve babası olan Hanım ve M.. Y.. çocuğu olarak tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece aile mahkemesinin görevli olması nedeni ile mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.
Soybağı davaları açısından;
Türk Medeni Kanunu'nun soybağına ilişkin 282. maddesi düzenlemesi dikkate alındığında, soybağının kurulmasında ya çocuk ile ana ve babası arasında kan bağının bulunmasının yada evlat edinme ilişkisinin kurulmasını arandığı görülmektedir. Bu açıdan Türk Medeni Kanunu düzenlemesi çerçevesinde, kan bağına dayanan soybağı, yani çocukla biyolojik ana ve babası arasındaki soybağı ve evlat edinme ilişkisi yoluyla kurulan soybağı ayrımını yapmak mümkündür. Türk Medeni Kanunu'nun 282. maddesi soybağının kurulmasına ilişkin genel esasları düzenlemiştir. Düzenleme uyarınca ana ile çocuk arasındaki soybağının doğum ile kurulacağı ifade edilmiştir (m. 282/1). Maddenin ikinci fıkrasında baba ile çocuk arasındaki soybağının babanın ana ile evlenmesi, babanın çocuğu tanıması veya hakim hükmüyle kurulacağı düzenlenmiştir. Üçüncü fıkrada ise kan bağına dayanan soybağının yanında, evlat edinme ilişkisi de evlatlık ile evlat edinen veya evlat edinenler arasında soybağını kuran bir yol olarak kabul edilmiştir.
TMK'nun 282. maddesinin birinci fıkrasına göre çocuk ile ana arasındaki soybağının kurulabilmesi için, çocuğun, ana olduğu iddia edilen kadın tarafından doğduğunun tespit edilmesi yeterlidir. Çocuğu doğuran kadının evli olup olmaması soybağının kurulması için önem taşımamaktadır.Ana ile evliliğin; çocuk ile babası arasında soybağını kurabilmesi; hem evliliğin çocuğun doğumundan önce gerçekleşmiş olması, hem de ana babanınçocuğun doğumundan sonra evlenmeleri halinde mümkündür. Evliliğin doğumdan önce gerçekleşmiş olması halinde; Türk Medeni Kanunu’nun babalık karinesini düzenleyen 285.maddesi gereğince evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğan çocuğun babasının koca olduğu karine olarak kabul edilmiştir. Bu karine uyarınca, evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğan çocuk ile o evlilikte koca arasında soybağı kurulacaktır.
Babalık karinesinin çürütülmesi soybağının reddi İle mümkündür (TMK 286). Bu ise soybağının reddi davası ile sağlanabilir (TMK 286). Bunun dışında çocuk ile baba arasında kurulan soybağının ortadan kaldırılması imkanı bulunmamaktadır. Bir diğer deyişle asliye hukuk mahkemesinde açılacak kayıt düzeltme davası ile baba adının düzletilerek soybağının reddi imkanı bulunmamaktadır. Ancak burada dikkate edilmesi gereken husus şudur; soybağının reddi davası, ancak babalık karinesinin kapsamında yer alan, dolayısıyla babalık karinesinden faydalanan çocukların soybağının ortadan kaldırılmasını sağlayan bir davadır. Babalık karinesinden faydalanma söz konusu olmaksızın, kocanın nüfus kütüğüne kaydedilen çocukla koca arasında soybağının kurulması söz konusu olmadığı için, böyle bir durumda çocuk ile koca arasında soybağının bulunmadığının tespitine yönelik olarak açılacak dava, soybağının reddi davası değil, yanlış kaydın düzeltilmesi amacına yönelik kayıt düzeltme davasıdır (TMK m. 39). Ömeğin kocanın eşi dışında bir başka kadın tarafından doğrulan çocuğu, eşinden doğmuş gibi nüfus kütüğüne kaydettirmesi ya da evliliğin sona ermesinden üçyüz gün geçtikten sonra doğan çocuğun üçyüz günlük süre içinde doğmuş gibi nüfusa kaydettirilmesi hallerinde durum böyledir.
Nüfus kayıt düzeltmesi davalarına gelince:
Kişisel durumlardaki değişikliklerin nüfus kaydında belirtilmesi ve doğru olmayan kayıtların düzeltilmesi, "nüfus kayıtlarının düzeltilmesi'’ davalarının konusunu oluşturur. “Kayıt düzeltilmesi", aile kütüğüne düşürülmüş nüfus kaydının bir kısmının “düzeltilmesi" veya “değiştirilmesi" dir (Nüfus Yönetmeliği m. 143).
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 35. maddesine göre, kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydı düzeltilemez ve kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamaz. Ancak, olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddî hatalar, N.. M..nce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir. Dayanak belgelerindeki bilgilerin aile kütüklerine işlenmesi sırasında yapılmış bir maddî hata söz konusu değil ise aile kütüğünün herhangi bir kaydında düzeltme veya değişiklik ancak mahkeme kararı ile yapılabilecektir.
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 35. maddesinde “kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydı düzeltilemez." ibaresi yer aldığından, her hangi bir sınırlama olmaksızın nüfus kütüğünde mevcut her kaydın düzeltilmesinin istenebileceği kuşkusuzdur.
Önemle vurgulanmalıdır ki; zamanaşımı ve hak düşürücü süreye bağlı olmayan nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin davalarda, her türlü kanıta başvurulabilir (YHGK, 11.2.1998 gün ve 2-87/77 sayılı). Şu durumda; zamanaşımı veya hak düşürücü süreye bağlı olmaksızın açılan nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin davada resmi kayıt ve belgelere başvurulabileceği gibi tanık da dinlenebilecektir Buna karşılık, nüfus kütüklerindeki “'doğru olmayan kayıtların'' düzeltilmesi için mahkemeden karar alınması zorunludur (T.K.M m.39. Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 11). İşte bu noktalarda, nüfus kütüğünde yer alan “doğru olmayan kayıtlar”, ilgilileri veya Cumhuriyet savcısı tarafından açılacak olan "kayıt düzeltme davası" ile gerçek durumuna uygun hale getirilebilir ki, bu dava uygulamada “nüfus kaydının düzeltilmesi davası" olarak adlandırılmaktadır. Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 36. maddesine göre her hangi bir sınırlama olmaksızın nüfus kütüğünde mevcut her kaydın düzeltilmesinin istenebileceği kuşkusuzdur.
Yukarıda açıklanan hususlar dikkate alındığında soybağı davaları ile nüfus düzeltim davaları arasında davanın tarafları dava açması süresi ve ispat kuralları bakımından ciddi ayrımlar bulunduğu açıktır.
Somut olaya gelince: davacı vekili, M...Y..'nün E... ve S.... Y.. üzerindeki nüfus kaydının iptali ile gerçek anne ve babası olan Hanım ve M.. Y.. çocuğu olarak onların hanesine geçirilmesini talep ve dava etmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki, anne yönünden soybağı doğumla kendiliğinden kurulduğundan, anne ile çocuk arasında soybağı davalarından söz edilemez. Dolayısıyla soybağı kurulması için hükme gerek bulunmamaktadır. Ancak, anne yönünden doğuran kadının kim olduğunun tespitine ilişkin dava gündeme gelebilir. Bu nedenle herhangi bir sebeple çocuğun kendisini doğuran kadının dışında bir başka kadının nüfus kütüğüne yazılmış olması, çocuk ile kadın arasında soybağı kurulduğu anlamına gelmeyecektir. Ancak, söz konusu yanlış kaydın düzeltilmesi, soybağı davaları ile değil açılacak kayıt düzeltme davası sonucunda gerçekleşecek (TMK m. 39) ve bu dava her türlü delil ile ispat edilebilecektir.
Eldeki davada, ana ile soybağının kurulması, bir diğer deyişle doğuran kadının tespit edilmesi halinde, çocuk ve doğuran kadın arasında soybağı doğrudan kurulacağına göre Mesut’u doğuran ananın öncelikle belirlenmesi gereklidir.
Gerçek annenin tespit edilmesi sonrasında ise babalık karinesine dayalı olarak babanın belirlenmesi mümkündür. Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre soybağının reddi davası ancak babalık karinesi kapsamında yer alan, dolayısıyla babalık karinesinden faydalanan çocukların soybağının ortadan kaldırılmasını ifade eden bir davadır. Babalık karinesinden faydalanma söz konusu olmaksızın kocanın nüfus kütüğüne kaydedilen çocukla koca arasında soybağının kurulması söz konusu olmadığı için böyle bir duruma çocuk ile koca arasında soybağının bulunmadığını tespitine yönelik olarak açılacak dava, soybağının reddi davası değil, yanlış kaydın düzeltilmesi amacına yönelik kayıt düzeltme davasıdır.
Annenin gerçek anne olan H.. Y.. olduğunun belirlenmesi halinde, babalık karinesi çerçevesinde Mesut, nüfus kaydına göre evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden itibaren (üçyüz gün içinde doğmuş ise bu durumda anne olarak H.. Y.. belirlendiği anda, baba olarak da M.. Y..'nün belirlenmesi yasa gereği olacaktır. O halde yasa gereği baba belirlidir ve babanın da M.. Y.. olduğunun kabul edilmesi zorunludur. Bu ise nüfus kaydının düzeltilmesi davası ile mümkündür.
Ayrıca. M..'un, E... ve Saliha çocuğu olmadığı halde, yanlış ve yanıltıcı beyan ve işlemle yasaya aykırı olarak kayıt edildiği de iddia edilmektedir. Bu türden yanlış ve yanıltıcı beyan ve işlemle yasaya aykırı olarak yapılan kayıtların düzeltilmesinin nüfus kaydının düzeltilmesi davası olduğu ve görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu açıktır.
Bu nedenle, davacı tarafından açılan davanın nüfus kayıt düzeltim davası olarak kabul edilmesi ve davaya asliye hukuk mahkemesinde bakılarak işin esası hakkında inceleme yapılması gerekirken aile mahkemesi görevinde olması nedeni ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Gerçek babanın, başkasının nüfusuna kayıtlı çocuğunu tanıması üye15184 Meslektaşların Soruları 24 23-02-2016 21:10
Amcanın Nüfusuna Tescil Edilen Çocuğun Velayeti ZÜMRE Meslektaşların Soruları 0 10-08-2009 21:41
Kendi Malzemesi ile Başkasının Arsasına İnşaat Hk. erergin Meslektaşların Soruları 7 12-05-2009 18:13
kendi levazımı ile başkasının arsasına inşaat dolphin7tepe Hukuk Soruları 14 18-07-2007 09:30
kendi malzemesi ile başkasının arazisi üzerine inşaat av.eylemsalık Meslektaşların Soruları 5 22-04-2007 14:18


THS Sunucusu bu sayfayı 0,16951704 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.