Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Enerji Akım Tesisleri Yönetmeliği 44.madde hakkında yargıtay kararı arıyorum

Yanıt
Old 08-09-2011, 09:04   #1
ssblll

 
Varsayılan Enerji Akım Tesisleri Yönetmeliği 44.madde hakkında yargıtay kararı arıyorum

TC Elektrik İletim A.Ş. müvekkilin taşınmazı üzerinde irtifak hakkı sahibi.
müvekkilin gayrimenkulü üzerinde ypmış olduğu inşaatın irtifak haklarını ihlal ettiğini belirtiyor.
söz konusu inşaatın Enerji Kuvvetli Akım Yönetmeliği 44.maddesine aykırı olduğunu savunuyor.
(44.madde yapı ile elektrik hattı arasındaki mesafenin hesaplanmasına dair bir hüküm. bizim bu uzaklığı ihlal ettiğimizi savunuyor.)
arkadaşlar Enerji Akım Tesisleri Yönetmeliği 44.madde hakkında yargıtay kararı arıyorum
Old 08-09-2011, 09:41   #2
emi_shn

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan ssblll
TC Elektrik İletim A.Ş. müvekkilin taşınmazı üzerinde irtifak hakkı sahibi.
müvekkilin gayrimenkulü üzerinde ypmış olduğu inşaatın irtifak haklarını ihlal ettiğini belirtiyor.
söz konusu inşaatın Enerji Kuvvetli Akım Yönetmeliği 44.maddesine aykırı olduğunu savunuyor.
(44.madde yapı ile elektrik hattı arasındaki mesafenin hesaplanmasına dair bir hüküm. bizim bu uzaklığı ihlal ettiğimizi savunuyor.)
arkadaşlar Enerji Akım Tesisleri Yönetmeliği 44.madde hakkında yargıtay kararı arıyorum
Aşağıdaki Yargıtay kararı davacının hangi hallerde hak sahibi gösterilip gösterilemeyeceğine dair bir karar. Davacının irtifak hakkı olmadığını ve kamulaştırma olmadığını ileri sürerek savunma yapabilirsiniz.
T.C. YARGITAY

14.Hukuk Dairesi

Esas: 2007/1236

Karar: 2007/3613

Karar Tarihi: 05.04.2007

ÖZET: Mülkiyet hakk

ı yatay ve dikey olarak taşınmazda kanunla yapılan sınırlamalar dışında sahibine tam bir kullanma ve buna elatma halinde ise eksiksiz koruma sağlar. Davacı idarenin yöntemine uygun biçimde kamulaştırma yapmadığı sürece mülkiyet hakkının kullanma biçimine elatması yasaya uygun sayılamaz. Davalının yaptırdığı binanın imara uygun ve ruhsata bağlı biçimde inşa edildiği de dikkate alındığında davalının savunması da gözetilerek davanın reddi gerekir.

(743 S. K. m. 653) (Elektrik Kuvvetli Ak
ım Tesisleri Yönetmeliği m. 5)

Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 5.7.2005 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.5.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

Karar: Davacı, Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Genel Müdürlüğüne bağlı 154 KV Ambarlı- Yıldıztepe Enerji Nakil Hattının geçtiği güzergahta bulunan 91 ve 92 pilonlar arasında davalı tarafından yapılan binanın Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğine göre tehlike arz ettiğini belirterek elatmanın önlenmesi ve elatılan kısımların yıkımı isteğinde bulunmuştur.

Davalı, dava konusu yapının belediyeden verilen ruhsata uygun olarak inşa edildiğini, davalı lehine tesis edilmiş bir irtifak hakkı bulunmadığı gibi kamulaştırma işlemi de yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece dava konusu 2 parsel sayılı taşınmaza davalı tarafından tehlikeli ve davacının irtifak hakkını ihlal eder şekilde bina inşa edildiğinden irtifak hakkına elatmanın önlenmesi ve kal kararı verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.

Davacı kurum, mülkiyeti 1744 ada 2 parsel numarası ile davalı adına kayıtlı bulunan taşınmaz üzerinden idare tarafından yüksek gerilim hattı geçirildiğini, davalının aykırılık teşkil edecek şekilde taşınmazına bina yapmak suretiyle, önceki Medeni Kanunun 653. maddesine göre yapılan binanın yasal dayanaktan yoksun olduğunu ve hayati tehlike arzettiğinden yıkılmak suretiyle müdahalenin giderilmesini istemektedir. Dava dilekçesinde yapılan açıklamalardan da yüksek gerilim hattı geçirilmesi konusunda davalıdan ön izin alınmadığı gibi bu konuda yasaya uygun bir kamulaştırmada yapılmadığı anlaşılmaktadır.

743 sayılı Medeni Kanunu'nun 653. maddesinde açıktan geçen akımlar için tescilsiz bir irtifakın varlığı kabul edilmiş ise de 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun irtifaka ilişkin hükümlerinde önceki yasanın 653. maddesini karşılayan bir hüküm yer almamaktadır. Mülkiyet hakkı yatay ve dikey olarak taşınmazda kanunla yapılan sınırlamalar dışında sahibine tam bir kullanma ve buna elatma halinde ise eksiksiz koruma sağlar. Davacı idarenin yöntemine uygun biçimde kamulaştırma yapmadığı sürece mülkiyet hakkının yukarıda tanımı yapılan kullanma biçimine elatması yasaya uygun sayılamaz. Davalının yaptırdığı binanın imara uygun ve ruhsata bağlı biçimde inşa edildiği de dikkate alındığında davalının savunması da gözetilerek davanın reddi yerine yazılı gerekçe ile istemin hüküm altına alınması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.

Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın yatırana iadesine, 05.04.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)

Sinerji Mevzuat ve
İçtihat Programı
Old 08-09-2011, 10:46   #3
hukukbilgisi

 
Varsayılan

İlgili yönetmelik maddesini ve az sayıdaki kararlardan birkaçını aktarıyorum:

----------------------
MEVZUAT
----------------------


Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği

Uzaklıklar
Madde 44 - a) Hava hatlarında iletkenler arasında alınması gerekli en küçük uzaklıklar aşağıdaki gibi hesaplanacaktır:

1) Malzeme, kesit, salgı ve anma gerilimleri aynı olan, aynı ya da farklı yatay yüzeylerde bulunan iletkenler arasındaki en küçük (D) uzaklığı aşağıdaki formüle göre hesaplanacaktır.

D= k. (Fmak + 1)üssü1/2 + (U/150)

Burada;

D: Direk üzerinde iletkenler arasındaki uzaklık (m)

k: Bir katsayı olup bu katsayı alçak gerilimde 0,35 yüksek gerilimde 0,50 alınacaktır.

Fmak: Hesaplanan direğin en büyük açıklığına ilişkin en büyük salgı (m)

l: Taşıyıcı zincir izolatörün uzunluğu (m) (Mesnet izolatöründe 1=0 alınacaktır.)

U: Hattın fazlar arası anma gerilimi (kV)

2) Bir direk üzerinde birden fazla sistem bulunursa ve bunlarda malzeme, kesit, salgı ve anma gerilimleri farklı ise, bu iletkenler arasında alınacak en küçük "D" uzaklığı, her devrenin kendi salgı ve gerilimlerinin madde 44 - a/1'de verilen formülde yerine konması ile bulunacak değerlerden en büyüğüne eşit olacaktır.

b) Konsol ve travers boyları ile bunlar arasındaki uzaklıklar madde 44 - a/1 yada a/2'deki gibi hesaplanmakla birlikte ayrıca aşağıda belirtildiği gibi çizilecek iletken salınım diyagramlarına (Şekil-8'e bakınız.) göre gerilim altındaki iletkenler arasındaki uzaklığın (U/150) m.den daha az olmadığı doğrulanacaktır. Bu uzaklık 0,20 m'den az olamaz.

Bu salınım diyagramları, +5C° ve %70 rüzgar yükü ile bölgenin en büyük sıcaklığında ve %42 rüzgar yükünde çizilecektir.

İletken salınım kontrolünde en büyük sapma açısı (alfa), 50°'ye kadar (alfa)/4, 50°-62°30'a kadar 12°30' sabit ve 62°30'dan büyük sapma açılarında ise iletken salınımları arasında (alfa)/5'e kadar bir açısal kayma varsayılarak gerekli doğrulamalar yapılacaktır.

Bu madde yalnızca yüksek gerilimli büyük aralıklı hatlara uygulanır.

c) Yukarıda hesaplanan konsol ve travers boyları ile bunlar arasındaki uzaklıklar ayrıca kamçılanma kontrolü yapılarak doğrulanacaktır.

Bir direkte birbirinin üstünde bulunan iletkenlerden, alttaki iletkenin üzerindeki buz yükünün birdenbire düşmesinden sonra, alttaki iletkenin düşey düzlemde bir sıçrama yapacağı varsayılarak sıçramadan sonra üstteki buzlu iletkene uzaklığı (U/150) m.den az olmayacaktır. Bu uzaklık 0,20 m.'den az olamaz.

Bu madde yalnızca yüksek gerilimli büyük aralıklı hatlara uygulanır.

d) Aynı direk üzerinde bulunan yüksek ve alçak gerilimli iletkenlerin bağlantı noktaları arasındaki düşey uzaklık en az 1,5 m. olacaktır.

e) Alçak gerilimli küçük aralıklı hatlarda iletkenler arasındaki uzaklık 0,40 m. den az olmayacaktır.

Bu uzaklıklar aşağıdaki durumlarda küçültülebilir:

- Gerilimleri birbirine eşit olan aynı faz iletkenlerinde,

- İletkenlerin birbirine değmemesi için gerekli güvenlik önlemleri alınmış olan hatlarda

f) Hat iletkenleriyle topraklanmış metal bölümler arasındaki uzaklık en az (U/150 + 0,05) m. olacaktır. Bu uzaklık yüksek gerilimli hava hatlarında 0,20 m.den, alçak gerilimli hava hatlarında da 0,05 m.den az olamaz.

U: Fazlar arası anma gerilimidir (kV).

g) Toprak iletkeni ile faz iletkenleri arasındaki uzaklık, toprak iletkeninin faz iletkenlerini yıldırıma karşı maksimum 30°'lik açı altında koruyabileceği biçimde hesaplanacaktır.

h) İletkenlerin 46 ncı maddeye göre hesaplanan en büyük salgılı durumda üzerinden geçtikleri yer ve cisimlere olan en küçük düşey uzaklıkları Çizelge-8'de verilmiştir.

i) Hava hattı iletkenleri ile yanından geçtikleri yapıların en çıkıntılı bölümleri arasında, en büyük salınım konumunda en az Çizelge-5'te verilen yatay uzaklık bulunmalıdır.

Çizelge 5 - Hava hattı iletkenlerinin en büyük salınımlı durumda yapılara olan en küçük yatay uzaklıkları

-------------------------------------------------------------------------------------
|Hattın izin verilen en yüksek sürekli işletme |Yatay uzaklık |
|gerilimi | |
|kV | |
| |m |
|------------------------------------------------------------|-----------------------|
|0-1 (1 dahil) | 1 |
|------------------------------------------------------------|-----------------------|
|1-36 (36 dahil) | 2 |
|------------------------------------------------------------|-----------------------|
|36-72,5 (72,5 dahil) | 3 |
|------------------------------------------------------------|-----------------------|
|72,5-170 (170 dahil) | 4 |
|------------------------------------------------------------|-----------------------|
|170-420 (420 dahil) | 5 |
-------------------------------------------------------------------------------------

k) Yüksek gerilim hatları, hatlara rastgele dokunmayı önleyecek önlemler alınmak koşulu ile elektrik işletme yapılarına tespit edilebilir.

l) Yapıların yanından geçen ya da tespit edilmiş bulunan alçak gerilim hatları herhangi bir aygıt kullanmaksızın rastgele dokunulmayacak biçimde tesis edilmelidir.

m) Elektrik kuvvetli akım tesislerinin civarlarındaki diğer tesislere olan yaklaşım mesafeleri Çizelge-6'da verilmiştir.

n) İletken çekimini ve hat güvenliğini bozan bütün ağaçlar budanmalı ya da kesilmelidir. Meyve ağaçlarının kesiminden olabildiğince kaçınılmalıdır.

Hat iletkenlerinin en büyük salınım konumunda ağaçlara olan en küçük yatay uzaklıkları Çizelge-7'de verilmiştir.

------------------------------------------------------------------------------------------------
| İLETKEN SALINIM DİYAGRAMI |
|(alfa)i: İletkenin +5°C'da %70 rüzgarlı durumdaki salınım açısı |
|(alfa)k: Koruma telinin +5°C'da %70 rüzgarlı durumdaki salınım açısı |
|D1 >= U/150 |
|U: Fazlar arası anma gerilimi (kV) |
|D1: 3-4 arasındaki noktaların 4'ne en yakın uzaklığı (m) |
|M0, M1, M2, M3: Salınım eğrilerinin dairelerinin merkezidir. |
|Not: Bu diyagram (alfa)i/4 durumu için çizilmiş bir örnektir. |
| |
| Burada yer alan şekil için ilgili R.G.'ye bakınız. |
| |
| Şekil-8 İletken salınım diyagramı |
------------------------------------------------------------------------------------------------

Çizelge-7 Hava hattı iletkenlerinin ağaçlara olan en küçük yatay uzaklıkları

-------------------------------------------------------------------------------------
|Hattın izin verilen en yüksek sürekli işletme |Yatay uzaklık |
|gerilimi |m |
|KV | |
|----------------------------------------------------------- |----------------------- |
|0-1 (1 dahil) |1 |
|----------------------------------------------------------- |----------------------- |
|1-170 (170 hariç) |2,5 |
|----------------------------------------------------------- |----------------------- |
|170 |3,0 |
|----------------------------------------------------------- |----------------------- |
|170-420 (420 dahil) |4,5 |
-------------------------------------------------------------------------------------


(DEĞİŞİK BENT RGT:08.02.2007 RGNO:26428) (KOD 1)
o) Alçak ve yüksek gerilimli demir direklere zeminden en az dört metre yükseklikte ve gerilimli bölüme üç metreden daha fazla yaklaşmayacak bir tırmanma engeli tesis edilir.

Yeni tesis edilecek enerji iletim ve dağıtım hatlarında otuz metreyi geçen direklerin toprak kuleleri, toprak kuleleri olmayan hatlarda direklerin en üst noktadan itibaren %10’u turuncu boya ile boyanır ve yerden yüksekliği otuz metreyi geçen iletkenlere de turuncu/beyaz renkli ikaz küreleri takılır.

Koordinatları Milli Savunma Bakanlığı koordinatörlüğünde belirlenecek hava araçlarına ait mevcut ve yeni tesis edilecek alçak irtifa eğitim sahaları ile uçuş emniyeti açısından kritik sahalar içerisinde kalan ve yüksekliği yirmi metreyi geçen tüm enerji iletim ve dağıtım hatları bölümlerinde ilgili kuruluşlar ile yapılacak karşılıklı mutabakat sonucu belirlenecek öncelik sırası ve işin yapılabilirlik durumu incelenerek yukarıdaki madde esasları uygulanır.

Söz konusu boya ve ikaz kürelerinin teknik özellikleri, ilgili şartname ve uluslararası standartlara uygun olmalıdır.

Ayrıca yüksekliği seksen metreyi geçen direklerde ışıklı işaretlendirme bulundurulması zorunludur.

Yeni tesis edilecek enerji iletim ve dağıtım hatlarının meskun mahaller dışında tümüne ait koordinat ve yükseklik bilgileri Harita Genel Komutanlığına bildirilir.

p) Her tip yüksek gerilim direğine zeminden en az 2,5 m. yükseklikte ve kolayca sökülmeyecek biçimde bir ölüm tehlike levhası takılacaktır. Yalnızca beton direkler üzerine gömme ya da yağlı boya ile çıkmayacak biçimde ölüm tehlikesi işareti yapılabilir.

r) Hava alanı pist orta noktasından 5 km. uzağına kadar olan yerlerde ve hava seyrüsefer cihazlarının bulunduğu yerlerde, havacılıkla ilgili kuruluşların kurallarına aynen uyulur.


(SİNERJİ)


----------------------
KARARLAR
----------------------



T.C. YARGITAY
14.Hukuk Dairesi

Esas: 2006/13446
Karar: 2006/12991
Karar Tarihi: 13.11.2006

ÖZET: Dava Tapuda tesis edilmiş irtifak hakkına dayalı Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğinde öngörülen mesafelere uygun yapılmayan binanın nizalı kesiminin kalli suretiyle müdahalenin önlenmesi isteğine ilişkindir. Keşif sonucu düzenlenen raporda üçgen şeklinde davalı tarafından binada yapılan yıkımın yatayda ve düşeyde yönetmeliğe uygun emniyet mesafesinin sağlanması açısından yeterli olup olmadığı gerekçeli bir şekilde belirtilmediği gibi yıkımın yeterli olup olmadığı açıklanmamıştır. Yeniden keşif ve inceleme ile binanın irtifak hakkına ve emniyet mesafesine getirtilip getirtilmediği araştırılarak bu konuda uzman bilirkişiden denetime elverişli rapor ve kroki alınarak neticesine göre karar verilmesi gerekir.

(4721 S. K. m. 727) (1086 S. K. m. 275, 283, 403) (Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği m. 44)

Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 14.09.2004 gününde verilen dilekçe ile irtifak hakkına müdahalenin önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın konusuz kalması nedeniyle reddine dair verilen 27.12.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

Karar: Davacı vekili 14.09.2004 tarihli dilekçesi ile davacı kuruma ait 154 KV Zonguldak-2 ve Ereğli-3 T.M enerji nakil hattının 13-14 numaralı direkleri arasında davalı adına tapuda kayıtlı 665 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalı tarafından yapılan binanın elektrik kuvvetli akım tesisleri yönetmeliğine göre tehlike arzettiğini belirterek Medeni Kanunu'nun 727. maddesi gereğince davacı adına 665 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan irtifak hakkına müdahalenin önlenmesini ve dava konusu binanın can ve mal emniyeti için tehlike oluşturduğunu belirterek ekli krokide belirtilen kısımların yıkılmasını istemiştir.

Davalı vekili dava konusu edilen tecavüzlü kısımların yıkılmış olduğu, bu durumun davacı kuruma sözlü olarak bildirildiği, bu nedenle davacının aynı konuda 2004/88-300 sayılı dosyada açtığı davayı HUMK.nun 403. maddesi gereğince takip etmeyip kesinleştiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece 29.09.2005 tarihli keşif sonucu verilen raporda binanın tecavüzlü kısmının yıkıldığı nedeniyle davanın konusuz kalması sebebi ile reddine 27.12.2005 tarihinde karar verilmiştir.

Davacı vekili kararı temyiz etmiştir.

Dava Medeni Kanunu'nun 727. maddesinde düzenlenen ve yasal koşullara uygun tapuda tesis edilmiş irtifak hakkına dayalı Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğinin 44. maddesinde öngörülen mesafelere uygun yapılmayan binanın nizalı kesiminin kalli suretiyle müdahalenin önlenmesi isteğine ilişkindir. Keşif sonucu düzenlenen raporda üçgen şeklinde davalı tarafından binada yapılan yıkımın yatayda ve düşeyde yönetmeliğe uygun emniyet mesafesinin sağlanması açısından yeterli olup olmadığı gerekçeli bir şekilde belirtilmediği gibi yıkımın yeterli olup olmadığı açıklanmamıştır. Davacı kurum vekili HUMK.nun 283. maddesi gereğince bilirkişi raporuna gerekçeli olarak itiraz ettiği halde HUMK.nun 275. maddesi gözetilmeden yetersiz rapora dayanılarak karar verilmesi doğru değildir. Bu nedenle yeniden keşif ve inceleme ile binanın irtifak hakkına ve yönetmeliğin 44. maddesinde belirtilen emniyet mesafesine getirtilip getirtilmediği araştırılarak bu konuda uzman bilirkişiden denetime elverişli rapor ve kroki alınarak neticesine göre karar verilmesi gerekirken yetersiz ve kendi içinde çelişkili bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm verilmesi yasaya aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 13.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)

Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı



***


T.C. YARGITAY
14.Hukuk Dairesi

Esas: 2003/4164
Karar: 2003/7565
Karar Tarihi: 28.10.2003

ÖZET: Somut olayda mahkemece; bilirkişiler aracılığı ile yeniden keşif yapılarak davalı tarafından yapılan binanın Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğinin 44. ve devamı maddeleri de nazara alınarak taşınmazlarla davacı kurum yararına kurulan irtifak hakkına tecavüzlü olup olmadığı saptanarak sonucuna göre karar vermesi gerekir.

(4721 S. K. m. 683) (Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği m. 44)

Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 13.4.2001 gününde verilen dilekçe ile irtifak hakkına vaki elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 8.10.2002 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

Karar: Davacı kurum, davalıya ait binanın enerji nakil hattı nedeniyle davacı kurum yararına kurulan irtifak hakkına tecavüzlü olduğunu ileri sürerek, elatmanın önlenmesini ve tecavüzlü kesimin yıkılmasını istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, enerji nakil hattının projedeki yeri ile zemindeki yerinin farklı olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece, mahallinde yapılan keşif ve uygulamaya göre, davalı tarafından yapılan binanın dava dışı Durmuşa ait 11652 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunduğu ve 5.58 metrekarelik kesiminin ise 11633 parsel sayılı taşınmaza tecavüzlü olduğu anlaşılmıştır.

Dosya içinde bulunan tapu kayıtlarının incelenmesinden, 11652 parsel sayılı taşınmazın 354.14 metrekarelik kesiminde, 11633 parsel sayılı taşınmazın ise 47, 38 metrekarelik kesiminde enerji nakil hattı nedeniyle Türkiye Elektrik Kurumu yararına 1986 yılında irtifak hakkı kurulduğu ve tapuya şerh verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; mahallinde uzman bilirkişiler aracılığı ile yeniden keşif yapılarak davalı tarafından yapılan binanın Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğinin 44. ve devamı maddeleri de nazara alınarak 11652 ve 11633 parsel sayılı taşınmazlarla davacı kurum yararına kurulan irtifak hakkına tecavüzlü olup olmadığı saptanarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Bu yön gözetilmeden yazılı gerekçe ile davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 28.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı


***


T.C. YARGITAY
14.Hukuk Dairesi

Esas: 2000/3739
Karar: 2000/4108
Karar Tarihi: 09.06.2000

ÖZET: Yerinde yapılan keşif ve inceleme sonucu davalının inşa ettiği yapının yol boşluğu ve pilon yerine tecavüzlü olduğu saptanmış, davalının bu yere ilişkin tapusunun bulunmadığı, böylece ilgili yönetmelikte belirtilen mesafelere aykırı şekilde bina yaparak can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürdüğü anlaşılmıştır. Davacı idarenin bu davayı açma hakkının ve davanın dinlenme olanağının da bulunduğu gözetilerek işin esasına girilmesi gerekir.

(2942 S. K. m. 38) (Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği m. 8, 44)

Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 19.2.1991 gününde verilen dilekçe ile irtifak hakkına vaki elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 17.1.2000 günlü hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

Karar: Dava, irtifak hakkına elatmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkin olup, mahkeme davanın reddine karar vermiş, hükmü davacı idare vekili temyize getirmiştir.

Davacı idare vekili, kuruma ait 154 Kv.luk Yıldıztepe-Silahtar E.N.H. nın 2 numaralı direğinin istimlak sahasına davalı tarafından yapılan inşaat nedeniyle hattın irtifak hakkına tecavüz edildiğini, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca tesisler ile hat arasında mevcut emniyet mesafeleri ihlal edilerek, can ve mal güvenliğinin tehlikeye düşürüldüğünü, davalının ihtara rağmen yönetmeliğe uygun gerekli düzeltmeyi yapmadığını ileri sürerek elatmanın önlenmesini ve tecavüzlü kısımların kal'ini istemiştir. Mahkeme, davacı idarenin irtifak hakkını tescil ettirmediği ve buna ilişkin tapu kaydını da dosyaya ibraz etmediği gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir.

Dosyada mevcut davacı kuruma ait elektrik direği ve pilon yerinin bulunduğu kesime dair ıslah imar planı uygulamasından önceki tapu kaydının 22.10.1970 tarihinde kadastro ile oluştuğu ve 323 pafta, 2300 ada, 45 parsel numarası ile 2752 metrekare arsa niteliğinde bulunduğu, 1/4'er hisseler ile dört kişi adına müştereken tapulu olup, beyanlar hanesinde <F harfi ile işaretli yerin Etibank Genel Müdürlüğü'ne ait pilon yeri> olduğunun belirtildiği, bu sahifenin 24.8.1987'de ıslah imar planı uygulaması sebebi ile kapatıldığı anlaşılmıştır. KadastroMüdürlüğüncegönderilenve22.7.1970 tarihinde düzenlendiği görülen Şişli, Talatpaşa Mahallesi 323 pafta, 2300 ada numaralı pafta krokisinde de enerji nakit hattının geçtiği yer gösterilmiştir. 2 numaralı direğe ait pilon yerinin bulunduğu kesimin Kağıthane Tapu Sicil Müdürlüğünce gönderilen krokisine göre imar uygulamasından sonra yol boşluğunda kaldığı (kırmızı boyalı kesimdir) ve bu nedenle tapu kaydının bulunmadığı bildirilmiştir. Dosyadaki belgelere göre bu enerji nakil hattının 1970 yılında veya daha önceki yıllarda tesis edildiği ve halen kullanıldığı anlaşılmaktadır.

2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 38. maddesi ile <kamulaştırma yapılmış, ancak işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırma hiç yapılmamış iken kamu hizmetine ayrılarak veya kamu yararına yönelik bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmaz malın malik, zilyet veya mirasçılarının bu taşınmaz mal ile ilgili her türlü dava hakkı yirmi yıl geçmekle düşer. Bu süre taşınmaza elkoyma tarihinden başlar> hükmü getirilmiştir. Belirtilen 20 yıllık süre hak düşürücü niteliktedir. Mahkeme re'sen dikkate alınır. Davanın taraflarının ileri sürüp sürmemeleri önemli değildir. Görüldüğü gibi 38. madde metninde <kamu hizmetine ayrılarak ve kamu yararına yönelik bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmaz maldan sözedilmektedir.> Bu madde de kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el konularak tesis yapılmış ise belli süreler geçtikten sonra dava hakkının düştüğü de kabul edilmektedir. 38. maddede ki hüküm karşı hak olarak idareye taşınmaz üzerinde bir kamu hizmeti görülmesi amacıyla yaptığı tesisler nedeniyle mevcut fiili durumun (mülkiyet veya irtifak hakkı) tescilini isteme hakkı da vermiştir. Eldeki dava da, davacı idarenin 1970 ya da daha önceki yıllarda taşınmaza kamulaştırmasız elkoyma suretiyle kamu yararına yönelik bir ihtiyaca tahsis ederek enerji nakil hattı tesis ettiği ve direk diktiği, dava tarihi itibariyle 38. madde de belirtilen 20 yıllık hak düşürücü süre geçmiş olmakla idare lehine mülk edinme koşullarının oluştuğu, ancak söz konusu direk ve pilon yerinin yol boşluğunda kaldığı, yol boşlukları ise tescile tabi olmadığından idare adına tescil olanağının bulunmadığı, yerinde yapılan keşif ve inceleme sonucu davalının inşa ettiği yapının yol boşluğu ve pilon yerine tecavüzlü olduğunun saptandığı, davalının bu yere ilişkin tapusunun bulunmadığı, böylece Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğinde belirtilen mesafelere aykırı şekilde bina yaparak can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürdüğü de anlaşıldığına göre, davacı idarenin bu davayı açma hakkının ve davanın dinlenme olanağının da bulunduğu gözetilmeden, aksine ve yerin de olmayan görüş ve gerekçeler ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 09.06.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)

Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı


***

T.C. YARGITAY
4.Hukuk Dairesi

Esas: 2009/13658
Karar: 2010/10276
Karar Tarihi: 14.10.2010

ÖZET: Yöntemine uygun budama yapılarak 2.5 metrelik yatay uzaklığa uygun duruma getirilebilecek ağaçların, ana gövdelerinden kesilmiş olması davalının sorumluluğunu gerektirir. Mahkemece, davacının uğradığı zararın kapsamı belirlendikten sonra varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.

(Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği m. 44)

Dava: Davacı K. B. vekili Avukat tarafından, davalı U. Elektrik Dağıtım A.Ş aleyhine 11.09.2008 gününde verilen dilekçe ile ağaçların kesilmesi nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 28.05.2009 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:

Karar: Davacı, taşınmazının önünden davalı şirket tarafından geçirilen elektrik hattına değebileceği gerekçesiyle taşınmazında bulunan ağaçların bir kısmının kendisi, bir kısmının davalı tarafından budandığını; ancak, birkaç gün sonra davalı şirket tarafından 55 adet kavak ağacının kökünden kesildiğini, 2 adet ceviz ağacına da zarar verildiğini belirterek, ağaçlarının kesilmesi nedeniyle uğradığı zararın giderilmesini istemiştir.

Davalı ise, 2007 yılında ağaçların elektrik tellerine değmesi nedeniyle budanmasından dolayı davacının uğradığı zararın 400,00 TL olarak hesaplandığını, 19.11.2007 günü kuruma gelen davacının 400,00 TL zarar bedelinden feragat ettiğini, aradan bir yıl geçtikten sonra uzayan dallarını, davacının önlem almamak biçimindeki kusuru yüzünden yeniden kesmek zorunda kaldığını belirterek, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.

Yerel mahkemece, 2007 yılında ağaçların budanması nedeniyle oluşan zararını almayan davacının ağaçların yasal düzenlemelere uygun hale getirilmesi gerektiğini bilmesi gerektiği, Elektrik Tarifeleri Yönetmeliğine uygun hale getirmek amacıyla ağaçları kesen davalının eyleminin yasal düzenlemelere uygun olduğu gerekçesiyle istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.

Dosya içeriğinden, davacının kavak ağaçlarının kökünden kesildiği, ceviz ağaçlarına da zarar verildiği anlaşılmaktadır. Davacının, elektrik tellerine yakınlaşan ağaçların dallarının budanmasına olur vermesi, ağaçların kökünden kesilmesine de olur verdiği anlamına gelmez. Ayrıca, yöntemine uygun budama yapılarak Elektrik Kuvvetli Akım Yönetmeliği'nin 44. maddesinde belirtilen 2.5 metrelik yatay uzaklığa uygun duruma getirilebilecek ağaçların, ana gövdelerinden kesilmiş olması davalının sorumluluğunu gerektirir.

Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davacının uğradığı zararın kapsamı belirlendikten sonra varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle bozulmasına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 14.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)

Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Vekalet Ücreti Hakkında Yargıtay Kararı Arıyorum slnn Meslektaşların Soruları 1 01-06-2011 22:29
Ticari zarar hakkında Yargıtay kararı arıyorum. Av.Ademx Meslektaşların Soruları 2 10-05-2011 16:03
taşımaya konu yükün kötü ambalajlanmış olması durumu hakkında yargıtay kararı arıyorum. butterfly Meslektaşların Soruları 7 04-12-2010 10:00
İmar Kanunu Madde 18'le İlgili Yargıtay Kararı Arıyorum Av.Y.Selim ÜSTÜN Meslektaşların Soruları 1 07-07-2010 21:27
köy kanunu madde 13 ve köy yerleşme alanı uygulama yönetmeliği madde 15 lawyer beyaz Meslektaşların Soruları 0 22-10-2008 13:42


THS Sunucusu bu sayfayı 0,11045599 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.