Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Soruşturma, Şikayet ve Gizlilik...

Yanıt
Old 18-08-2006, 03:00   #1
umutlaw

 
Varsayılan Soruşturma, Şikayet ve Gizlilik...

Sayın meslektaşlarım,
Hanımefendiler / Beyefendiler

Aşağıda huzurunuza arz ettiğim olay benim ve Almanya da bulunan diğer meslektaşlarımın kafasını çok karıştıran ve bize ilginç gelen bir olaydır yorumlarınızı ve engin bilgilerinizi paylaşmanızı saygıyla dilerim.

Yabancı X kişi Türkiye Cumhuriyetinde öğrenci olarak oturmuş. Kişi X teknik üniversitesinden mezun olmuş ve daha sonra bir Türkiye Cumhuriyeti Vatandaştı arkadaşı isteği üzerine kendisine bir inşaat işleminde yardımcı olmuştur. X yabancı kişi işlem bitiminde parasını almış ve daha sonra da öğrenciliği bittiği için Türkiye Cumhuriyeti sınırlarını terk etmiştir. Üç yıl sonra tatil için Türkiye Cumhuriyetine giriş yaparken tutuklanmış. Sunulan gerekçe : Dolandırıcılık. Davacı taraf X kişinin telefon numarasını vererek şöyle iddiada bulunmuştur; X kişi iki yıl önce benim paramı aldı, yabancı olduğunu şimdi anladım bu mesleği Türkiye de yapma hakkı yokmuş beni dolandırdı. Davacı buna olaya da sadece üç şahit göstermiş.

Sorular:

1- Şahit veya telefon numarası göstererek bu şekilde bir iddia ortaya konularak kişi tutuklana bilir mi ? Telefon numarasıyla kişinin kimliği Cumhuriyet Savcılığı tarafından hemen tespit edilebilir mi? Bu tip bir suç için bu mümkün mu ?

2- Yabancı olunması koşulu, yurt dışına çıkış ve giriş yasağı konulması için bir gerekçe mi ?

3- Davacı iki yıldan sonra dolandırıcılık veya her hangi başka bir iddia ile C.Savcılığına başvurabilir mi?

4- Hangi şartlar altında bir kişinin yurt dışına çıkışı yasaklanabilir?

5-Hangi şartlar altında bir kişinin kimliğinin tespiti yapılabilir?

6- Türkiye Cumhuriyetinde kişilerin bilgilerinin gizliliği esası bakımından acaba Cumhuriyet Savcılığı kendisine bir telefon numarası verilince derhal konuyla ilgili kişinin kimlik bilgilerine ulaşması hukuken doğru bir hareket mi ? yasallık koşulu nedir ?


Açıklama: Almanya kanunlarına göre yukarıda arz edilen / açıklanan hukuki konu sadece bir bilgi paylaşım hususu olup konuya ilişkin her hangi bir maddi çıkar olmadığı taahhüt edilir. Bu husus Almanya Avukatlık kanununa göre yazılması zorunlu ve sadece şahsım tarafından mesleği yeminime dayanarak açıklamam gerek mecburi bir husustur. Frankfurt Am Main den, 17-08-2006
Old 18-08-2006, 05:28   #2
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

Of of of! Nereden başlamalı ki!

Nitelikli dolandırıcılık
MADDE 158. - [1] Dolandırıcılık suçunun;
a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,
b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle,
c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,
d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle,
e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,
f) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,
g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle,
h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında,
i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle,
j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla,
k) Sigorta bedelini almak maksadıyla,
(8.7.2005 T. 5377 sk değ.) İşlenmesi hâlinde, iki yıldan yedi yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Ancak, (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı üç yıldan, adlî para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.
[2] Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak, başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.

Olayın anlatılış şeklinden kişinin mimar veya mühendis olduğunu bir proje çizdiğini ve meslek odasına kaydı bulunmadığından kişinin projeyi başka bir mimar veya mühendise imzalatmak zorunda kaldığı ve sırf bu nedenle bu Türk vatandaşı kişiye hatırı sayılır bir parayı tekrar ödemek durumunda kaldığı ve bu şekilde zarara uğradığını varsayım yoluyla çıkardım. Eğer böyle ise yukarıda i) bendindeki hal yani nitelikli dolandırıcılık suçu söz konusudur.

Buna göre;
1- Suçun Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanında olduğunu söylersem herhalde kişinin kimliğinin, telefon numarasının araştırılmasında bir sakınca olmadığı anlaşılır. Zaten Türkiye bu bakımdan öyle bir ülkedir ki, herhangi bir aklı evvel size karşı hafif bir suç dahi isnat ederek şikayette bulunsa hakkınızda her türlü tahkikat yapılır, kimlik bilgilerinize ulaşmak şöyle dursun. Bulunamazsanız hakkınızda yakalama emri çıkartılır. Olmadık bi yerde alınıp karakola götürülüverirsiniz. Burada öyle kişi dokunulmazlığı falan pek geçmez maalesef.
Suçun işlendiğine dair yoğun bir şüphe var ise kişi tutuklanabilir. Zaten Türkiye'de ikametgahı da yok ki üstüne tuz biber ekmiş. Ha diyeceksiniz ki 3 şahit yeter mi? Türkiye'de yeter de artar bile "İki şahit adam astırır sözü boşuna söylenmemiştir." Burada öyle maddi delilmiş, Adli tıpmış bunlar ıvır zıvır savcıya ayak bağı unsurlardır. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz denip, adamı derdest götürüverirler. Sn. Savcıya sormak lazım. Şikayetçi adamın yabancı olduğunu yeni anladım diyor. Bu kişi projeye Türk ismiyle mi imza atmış. Türkçesi Türk'ten ayırt edilemeyecek derecede düzgün ve aksansız mıymış? Bunları araştırdınız mı? Kaldı ki Sn. Savcı şüpheli lehine olan delilleri de araştırmak durumundadır ama kendini savunan biri yok ki karşısında uğraşıp zahmete girsin. Sonra adamlar "Midnight Express" diye film yapar biz de yok ya bu kadar da değil diye filmi yapanlara kızarız.

2- Yabancı olunması değil yukarıda da belirttiğim gibi Türkiyede ikametgahı bulunmaması önemli gerçi sorgusu yapılan sanığın duruşmalardan bağışık tutulacabileceği yasada düzenlenmiştir ama hüküm peşinen az çok belli ise bi de adamı yaban ellerde aramaya uğraşmayalım diye düşünüldüğünden olsa gerek böyle bir karar verilmiştir.

3- Söz konusu suçun takibi şikayete bağlı değildir. 5-20 yıl arası bir ceza sözkonusu olduğundan (2 yıldan 7 yıla) dava zamanaşımı 15 yıldır. Savcı suçu ne şekilde haber alırsa alsın soruşturmak durumundadır.

4- Burada kişinin yurtdışına çıkışının yasaklanmasından ziyade hakkında bir yakalama emrinin bulunduğu ve buna göre hareket edildiği anlaşılıyor. Yurt dışına çıkış yasağı ise bir Adli Kontrol tedbiridir ve mahiyeti farklıdır. Kamu davası sürerken tutuklamaya alternatif olarak uygulanabilir. Hakkında kamu davası süren kişi bu şartla salıverilebilir.

5- Kişinin kimliğinin tespitinin yapılmasını engelleyen bir hüküm yoktur varsa da uygulanmaz. Hatta susma hakkını kullanacak olsa da şüpheli veya sanık kimliği ile ilgili sorulara doğru cevap vermek durumundadır.

6- Suç işlediğne dair şüphe bulunan kişi hakkında, C. Savcısının bu kişiye ulaşmak adına her türlü kurumdan ve kişiden bilgi istemesinde hiçbir yasal engel yoktur. Bilakis bu bilgilerin verilmemesi suç oluşturur. Hatta hakimden karar almak suretiyle iletişimin dinlemeye alınması da mümkündür. Ama şüphenin kuvvetli olması ve maddi delillere dayanması gerekir. İdeali budur ama burası Türkiyedir en olmadık sebeplerle karakola, C. Savcılığına şüpheli olarak ifade vermeye çağırılırsınız. Gitmezseniz de zorla götürülürsünüz. Sonunda beraat ederseniz de sizden bi kuru özürü bile esirgerler. Siz de kaybettiğiniz zaman ve yitirdiğiniz itibarla ortada kalırsınız.
Old 18-08-2006, 15:31   #3
umutlaw

 
Varsayılan

Sayin Meslekdasim,
Detayli cevabiniz icin sukranlarimi sunarim. Nitekim ortada X yabanci kisinin ne bir imzasi vardir ne de her hangi bir para aldigina dair makbuz sadece birileri soz uzerinde bu sahis bunu yapti demisler. Ben sizin tum yazdiklarinizi detayina kadar okudum ancak anlayamadigim bir konu vardir dolandiricilik sucunun gerceklesmesi icin mutlaka sucu isleyen kisinin bir amacinin olmasi ve kendisine bir cikar saglamasi gerekmesiyle birlikte karsi tarafi zarara ugratmasi anlamina gelmez mi? Yani karsi taraf tamamen zarara giremsi gerekirken evi yapilmis sonra bir uyaniklik yapalim derken haksiz yere efendim ben simdi ogrendim neden bu kisi bana bunu yapti demesi sizce yerinde bir ifade mi olur. Olayimizda X kisinin bir projeyi cizmis baskasi imza etmis ve parayida hic bir makbuz veya benzeri delil olmadan dostar arasindan eldenalmistir farz sayalim. Acaba bu durumda X yabanciyi sen dolandiricisin demesi dogru olurmu? Cunku karsi taraf bir neticeye varmistir yani nihayet olarak evi yapilmistir ama bunun asil yapan kisinin hic bir imzasi veya bnunu ben yaptm gibisinden izi bulunmamaktadir acaba bu yine Turkiye Cumhuriyeti Ceza yasasina gore bir dolandiricilik sucu olur mu ? Aklima gelmisken bir yil once bir dava dosyasini okumustum adliye karsisindaki daktilo yazanlara bir avukat meslekdasimiz dava acmis bir suru durusmadan sonra netice hic bir sey. Iddia soyle efendim X dilekceyi falan daktlocu yazdi parasinida aldi bu kisi dolandiricidir kendisine verilmeyen bir yetki ve meslegi kullanarak bu dilekceyi yazmistir gereginin yapilmasi ve mahkeme davayi red etmistir.
Yani sonuc olarak bizim olayimizdada dilekce gibi biri bir is yapmis baskasi imza atmis Y bulamamislar X in zayif noktasi var ona saldirmislar bu dogru mu sizce ?
Saygilarimla
Old 18-08-2006, 17:00   #4
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

Sn. umutlaw
Mesajımın tamamında doğru dürüst elle tutulur bir delil olmamasına rağmen yapılanın (tutuklama ve yurtdışına çıkmanın engellenmesi) ne denli haksız ve evrensel ceza hukuku prensiplerine aykırı olduğunu vurgulamaya çalıştım. Elbette ki bu sizin sorularınızda vurguladığınız hususların dahi bizler için imrendirici detaylar içermesinden kaynaklanıyor. Siz diyorsunuz ki savcının böyle bir iddia karşısında şüpheli gösterilen kişinin kimlik bilgilerine ulaşması yasal mıdır? Bu soru bile bizde hayret yaratıyor. Bir yanda savcının kimlik bilgilerine ulaşması için bile yasal koşullar gerekmesi, diğer yanda bırakın kimlik bilgisini, aynı iddia ve aynı yasal koşullar altında karakola veya savcılığa çağırılmanız ve gitmezseniz zorla dahi götürülebilmeniz. İki ülke sistemi arasındaki kişi dokunulmazlığına bakış farkı bu kadar derin olunca işte böylesi gariplikler yaşanabiliyor. Temel sorun delilden sanığa ulaşma prensibinden ziyade, sanıktan delile ulaşma anlayışının yerleşik olması.

Somut olarak sormuşsunuz söyleyeyim. Burada suçun unsurunu oluşturan hareket kişinin projesinin Belediye veya ilgili kuruluş tarafından onaylanmaması ve başka bir Türk mimara imzalatılmak zorunda kalınmasıdır. Mimarlar sadece bu imza için çok büyük para alırlar. Kişi iki ayrı kişiye para ödemek zorunda kaldığını çünkü yabancı şahsa verdiği paranın boşuna verildiğini iddia ediyor. Yasal olarak mimar yetkisine sahip olmayan kişinin imzalamadığı mimari proje bir işe yaramaz. Bizim tartışmamız ise somut olayda müştekinin fırsatçılığı ve yabancı şahsı düşürdüğü durum. Yukarıdaki şekilde gerçekleşen bir olayda dolandırıcılıktan bahsedilebilir ancak kişinin bunu dolandırmak kastıyla yapmış olması ve yani sonucu önceden bilip istemesi gerekmektedir. Türk mevzuatını doğru dürüst bilmiyor ki kişiye böyle bir imzasız projeyi vermiş. Çalışma izni olmayan yabancının mesleki faaliyet yürütmesi ve vergi kaçırma gibi ek sürprizlere gebe bir durum da var ayrıca.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Gizlilik hakkı Av.Habibe YILMAZ KAYAR Hasta Hakları Çalışma Grubu 0 13-10-2006 11:48
301 ve Soruşturma Haberleri de Soruşturmalık ahmetsacit Hukuk Haberleri 0 28-08-2006 22:50
İstanbul Adliyelerinde Otopark Rezaleti Ve Avukata Soruşturma ibrahimbey Hukuk Sohbetleri 4 27-03-2006 21:38
Soruşturma SAMİ Hukuk Soruları Arşivi 1 03-03-2002 00:06
Gizlilik Sözleşmesi kadir çaylı Hukuk Soruları Arşivi 1 02-03-2002 11:26


THS Sunucusu bu sayfayı 0,10171700 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.