Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

OlaĞanÜstÜ ZamanaŞimi- İyİnİyetle İktİsap

Yanıt
Old 16-07-2011, 16:01   #1
Neslihan

 
Varsayılan OlaĞanÜstÜ ZamanaŞimi- İyİnİyetle İktİsap

Merhabalar sayın meslektaşlarım;
Sorum şu;
Müvekkil, yaklaşık 40 yıl önce tapulu bir taşınmazı haricen satın alıyor ve üzerine ev, ahır samanlık v.b. bir sürü yapı yapıyor ve 40 yıldır bu yerde oturmaktadır.

Ancak bu taşınmazı satın aldığına dair yazılı hiçbir belgesi yok. Tapu maliki de ölüdür. Şimdi tapu malikinin mirasçıları müvekkilimin 40 yıldır kullanmakta olduğu bu yerde hak iddia etmektedirler.
Bu durumda ilk olarak M.K. 713 maddeye dayanarak iyiniyetle ve 20 yılı aşkın süredir zilyetlik nedeni ile tapu iptali ve tescil düşündüm fakat MK 713 MADDEDE "MALİK ÖLMÜŞ İSE" DEKİ ÖLMÜŞ SÖZCÜĞÜNÜN ANAYASA MAHKEMESİNİN 17.03.2011 TARİH VE 2009/58 E. 2011/15 K. SAYILI KARARI İLE YÜRÜTMESİNİN DURDURULDUĞUNU GÖRDÜM.

Burada yürütmenin durdurulması neyi ifade etmektedir?
Artık tapu malik ölü ise 20 yıllık kullanım ve iyiniyet olsa dahi bu maddeye dayanarak tapu iptali ve tescil açamayacakmıyız?

İkinci yol olarak da iyiniyetli inşaat nedeni ile, yapıların değeri taşınmazdan daha fazla olduğundan bahisle taşınmazın mülkiyetini talep etmeyi düşündüm.

Bu konuda fikirlerinize ihtiyacım var. Hangi nedene dayanmalıyım?
Yardımcı olacak meslektaşlara şimdiden teşekkürler..
İyi çalışmalar diliyorum...
Old 16-07-2011, 18:05   #2
Av. Hulusi Metin

 
Varsayılan Görüş

Alıntı:
Bu konuda fikirlerinize ihtiyacım var. Hangi nedene dayanmalıyım?

Sayın meslektaşım,
Soru(nu)nuz hepimiz için geçerli...

1)TMK. m.713'ün ikinci fıkrasında yer alan “… ölmüş …” sözcüğü, Anayasa Mahkemesi’nin 17.3.2011 günlü, E. 2009/58,K.2011/52 sayılı kararıyla iptal edildi ( Karar henüz RG.’de yayımlanmadı)

2)(İptal tarihinde 2949 s. Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu Ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun yürürlükte idi…… Yeni Kanun 6216, RG.,03.04.2011 - Sayı: 27894.).

3)2949,53/2 hükmüne göre; Anayasa Mahkemesi kararları kesindir. İptal kararları, gerekçesi yazılmadan açıklanamaz.

4)Fakat açıklandı !

5)2949,53/3 hükmüne göre; Anayasa Mahkemesince Anayasaya aykırı olduğundan iptaline karar verilen kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü veya bunların belirli Madde veya hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar.

6)Bu durumda TMK.m.713/2 hükmü… olduğu gibi, iptal kararının RG.’de yayımlanacağı güne kadar yürürlükte olacak idi…

7)Fakat … “ölmüş” sözcüğünün İptal edildiği 17.03.2011 tarihinde… İptal edilmiş, gerekçesi yazılmadan açıklanmış, fakat RG.’de yayımlanmamış olan “iptal kararına” konu “ölmüş” sözcüğünün uygulanmasından doğacak sonradan giderilmesi güç veya olanaksız durum ve zararların önlenmesi ve iptal kararının sonuçsuz kalmaması için, bu kararın Resmî Gazete’de yayımlanacağı güne kadar, Yürürlüğünün Durdurulmasına karar verildi ve bu karar RG.’de yayımlandı (E. 2009/58, K. 2011/15 sayılı, RG.02.04.2011,s.27893).

8)(Anayasa Mahkemesi, m.53/4 hükmünü “Gerekli gördüğü hallerde Anayasa Mahkemesi, iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, iptal kararının Resmi Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez” uygulamadı ! )

9)Böylece…
Eldeki karara bağlanmamış davalarda 2949,53/3 hükmü uyarınca hüküm verilmesi önlenmiş oldu.

10)İrdeleme:
1.Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararlarının Mahkemelerin önünde devam etmekte olan, yani sonuçlanmamış davalara uygulama zorunluluğu mevcuttur

2.Yürütmeyi durdurma tarihinin esas alınarak değerlendirme yapılması zorunluluğu vardır.

görüşündeyim.

Saygılarımla
Old 23-07-2011, 06:25   #3
Av. Hulusi Metin

 
Varsayılan Anayasa Mahkemesi'nin kararı

23 Temmuz 2011 CUMARTESİ
Resmî Gazete
Sayı : 28003

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas: 2009/58
Karar:2011/52
Karar:17.3.2011

...Tapuya kayıtlı bir taşınmazın malikinin ölmesi halinde, bu taşınmazın sahibi mirasçılarıdır. Mirasçılar bu taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkını mirasbırakanın ölümü ile birlikte kanun gereğince tescile gerek kalmadan kazanmaktadırlar. Hukukun genel ilkelerinden birisi de mülkiyet hakkının “zamanötesi” niteliği, başka bir anlatımla mülkiyet hakkının zamanaşımına uğramamasıdır. Bu nedenle, Medenî Kanun tarafından bir taşınmaz malikinin mirasçılarına tanınmış olan hakların, hak sahiplerince yirmi yıl boyunca kullanılmaması, o kimselerin taşınmazla aralarındaki ilişkiyi fiilen kestiğini göstermiş olsa bile, o taşınmazla aralarındaki hukuksal ilişkinin sona erdiği anlamına gelmez. Mirasçıların devam eden mülkiyet hakkı, taşınmazı fiilen kullanma hakkını içerdiği gibi kullanmama hakkını da içerir. Mülkiyet hakkının mutlaklığı ve tapu sicilinin aleniyeti karşısında, itiraz konusu sözcük uyarınca, zilyedin mirasçılara ait olan mülkiyet hakkını tanımayarak, tek yanlı olarak ortadan kaldırmasına olanak tanınması, mülkiyet hakkını ortadan kaldırdığı gibi, kazanılmış hak ve hukuki güvenlik ilkelerini de ihlal etmektedir.

Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu “...ölmüş...” sözcüğü Anayasa’nın 2. ve 35. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
Old 20-08-2011, 21:07   #4
Av.Hamdi Özkaya

 
Varsayılan

Ben, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının hatta yürütmeyi durdurma kararının mevcut davaların büyük kısmında uygulanamayacağı kanısındayım. Bu görüşüme en büyük dayanak aynı maddedeki yani 713. madde 5.fıkradaki hükümdür. 5.fıkra hükmü gereğince "mülkiyet", 1.fıkradaki şartların GERÇEKLEŞTİĞİ ANDA kazanılmaktadır. Bilindiği gibi eski yasada bu konuda bir hüküm bulunmadığından yıllarca gerek Yargıtay kararları gerekse doktrinde mülkiyetin kazanılma anı tartışma konusu olmuş, doktrindeki baskın görüşün aksine Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile "mülkiyetin mahkeme kararının kesinleştiği tarihte" kazanıldığına karar vermiştir. Ancak TMK ile yasa koyucu doktrindeki baskın görüş doğrultusunda maddeye az önce bahsettiğim fıkrayı ekleyerek bu konudaki tartışmlara son vermiştir. Doktrin ve Yargıtay'ın da kabul ettiği gibi 713. maddedeki bu düzenleme miras,istimlak,ihale vs. gibi "tescilsiz iktisap" hallerinden biridir.

Buna göre; 713.maddenin 1.fıkrasındaki şartları yani zilyetliğini aralıksız ve nizasız olarak malik sıfatı ile 20 yıl sürdürme şartlarını yerine getiren zilyet, 20 yılın hitamında mülkiyeti kazanmıştır. 20 yılın dolması ile "ölü" kişi adına olan tapu kaydı hukuki değerini yitirmiştir. Zilyet tarafından açılan tescil davası sonucunda verilecek mahkeme kararı, 5.fıkra hükmü gereğince kurucu değil, açıklayıcı,tespit edici nitelikte olup, kurulan hüküm geçmişe etkili sonuç doğurur. Gerek doktrin gerekse Yargıtay İçtihatları da bu yöndedir. Anayasa'daki Anayasa Mahkemesinin İptal kararlarının Yargı organlarını da bağlayacağı şekilindeki hükmün, iptal kararlarının "ÖZEL HUKUKA VE MADDİ HUKUKA İLİŞKİN KAZANILMIŞ HAKLARI" etkilemeyeceği yolundaki ilkeyi ortadan kaldırmadığı da istikarar kazanmış Yargıtay kararlarında özellikle vurgulanmıştır.

Anayasa Mahkemesinin yürütmeyi durdurma kararı sadece 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmasına çok az kalan zilyetler yönünden (yani 06.04.2011 tarihine kadar 20 yıl süresi dolmayanlar) bir hüküm ifade etmektedir. Bunlar dışında 20 yıllık zilyetlik süresi yürütmeyi durdurma kararından önce dolmuş olan zilyetlerin mülkiyeti kazandıkları yasa hükmü ile sabit olduğundan ve o tarihte de "ölmüş" sözcüğü kanunda varlığını sürdürdüğünden mahkemelerin bu kazanılmış mülkiyet hakkını yok saymaları düşünülemez. Hatta ben Anayasa Mahkemesine iptal başvurusunda bulunan mahkemenin bile eğer davacı birinci fıkradaki şartları davadan önce sağlamışsa davayı rededemeyeceğini düşünüyorum. Bence Anayasa Mahkemesinin bu kararı sadece ileriye dönük bir karar niteliğinde olup, bundan sonra tapu sicilinde ölmüş kişilerin taşınmazları yönünden bu davalar açılamayacaktır.

Bu konuda görevli Yargıtay 8.HUkuk Dairesi henüz elindeki mevcut dosyalar yönünden bir karar vermemiştir. En azından ben görmedim. Ancak 8.Hukuk Dairesinin bu konuda 2002 yılından beri verdiği kararları göz önüne aldığımda, benim görüşüm yolunda bir değerlendirme yapacağını düşünüyorum.

Not: "Ölmüş" sözcüğündeki yazım hatası düzeltildi.
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Mera ZamanaŞimi Yoluyla İktİsap Edİlebİlİr Mİ? fatoskayaismi Meslektaşların Soruları 8 16-05-2013 09:06
Hİsse Tapu-olaĞanÜstÜ Kazandirici ZamanaŞimi avsafran Meslektaşların Soruları 0 12-07-2010 11:31
İktİsap Sebebİyle Tahlİye gencer satılmış Meslektaşların Soruları 6 25-09-2009 16:37
OlaĞanÜstÜ ZamanaŞimi İle MÜlkİyet Kazanilmasinda ÖlÜmÜn İspati Sorunu Mefkure Meslektaşların Soruları 1 07-07-2008 17:53
Yenİden İktİsap Nedenİ İle Tahlİye De SeÇİmlİk Haktakİ SÜre avukatberk Meslektaşların Soruları 1 06-11-2007 09:43


THS Sunucusu bu sayfayı 0,08668089 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.