Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

icra takipten sonra zamanaşımına uğrayan bono

Yanıt
Old 13-07-2011, 13:32   #1
avscetin

 
Varsayılan icra takipten sonra zamanaşımına uğrayan bono

Merhabalar Sayın meslektaşlarımı şöyle bir soruna çözüm aradım ama bir sonuc elde edemedim. Borçlu tarafından bir adet senet düzenlenerek müvekkile müvekkiler veriliyor. Senetin ödenmemesi sebebiyle , kambiyo senetlerine mahsus icra takibine konu ediliyor ve takip kesinleşiyor. Fakat dosyada 4 yılı aşkın süre işlem yapılmıyor. Bu süreden sonra Takip dosyası yenileniyor. Yenileme borçluya tebliğ edildikten sonra borçlunun maaşına haczi konuluyor. Yenilemeden neredeyse bir yıla yakın süre geçtikten sonra borçlu tarafından zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılması talepli İcra Mahkemesine buşvuruluyor.Mahkemenin geri bırakma kararı vereceği kesin.
Sonuç alamadığım konu esas olarak şu ;
TTK gereğince zamanaşımına uğrayan bono için açılabilen sebepsiz zenginleşme davasındaki 1 yıllık süre icranın geri bırakılması davasının açılması veya takibin geri bırakma kararıyla mı başlar? yoksa süre geçmiş midir?

bu konuda benzer dosyadan alınmış karar veya bilgilerinizi paylaşabilir misiniz?
Old 14-07-2011, 14:35   #2
av.elfida

 
Varsayılan

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU
Tarih: 28.3.2001 Esas: 2001/19-230 Karar: 2001/310

Zamanaşımına Uğrayan Bononun Hukuki Niteliği - Sebepsiz Zenginleşme Davası - Dava Açma Süresi


Özet:Bonolarda keşideciye karşı açılacak davalar vadenin geldiği tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Gerek doktrinde ve gerekse Yargıtay uygulamalarında, bono hamilinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre keşideciye müracaat edebileceği kabul edilmektedir. Zamanaşımına uğramış bono adi senet sayılamayacağı gibi aralarında temel ilişki bulunmayan hamil yönünden yazılı delil başlangıcı da teşkil etmez. Hamil zamanaşımına uğramış senede dayalı olarak üç yıldan sonraki bir yıl içinde borçluya karşı sebepsiz zenginleşme davası açabilir. Somut olayda, bu süre geçmiş ve davalı da zamanaşımı definde bulunmuştur. Bu durum karşısında davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerekir.

- 6762 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m.644,661,690,730

Taraflar arasındaki "itirazın iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara Asliye 9. Ticaret Mahkemesi`nce davanın reddine dair verilen 17.2.2000 gün ve 1999/298 E. 2000/48 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi`nin 29.5.2000 gün ve 3546-4103 sayılı ilamiyle; (...Davacı vekili, davalıdan 460.800.300 TL alacaklı olduklarını, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itiraz edildiğini, iddia ederek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında; takip dayanağı bonoların zamanaşımına uğradığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının hamili olduğu ve icra takibine konu bonoların zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davalı Enver tarafından takip konusu bonolara yönelik olarak açılan Ankara Asliye 1. Ticaret Mahkemesi`nin 1997/566 esas sayılı menfi tespit davasında mahkemece hamil aleyhine zamanaşımı def`ine dayanılarak menfi tespit davası açılamayacağı hükme bağlanmış ve karar derecattan geçerek kesinleşmiştir.
Hamil davacının kambiyo senedi vasfını yitirmiş bonolar ile sebepsiz iktisap hükümlerine göre davalı keşideciden alacak talep edebileceği mahkemece gözden kaçırılarak yazılı şekilde davanın reddi doğru görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı vekili
Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulu`nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, itirazın iptali isteğine ilişkindir.
Davacı, Davalı-borçlu aleyhine Ankara 24. İcra Müdürlüğü`nün 1997/779 sayılı dosyasında toplam 492.120.300 TL`lık senetler için icra takibine giriştiğini, borçlunun adresi belli olmadığından takibin ilanen tebligat yoluyla kesinleştiğini, davalı-borçlunun mallarına haciz uygulandıktan sonra Ankara 3. İcra Hakimliği`ne senetlerin zamanaşımına uğradığı ve tebligatın usulsüz yapıldığı iddiasıyla yaptığı itirazın icra hakimliğince önce reddedildiğini, ancak bu kararın tebligatın usulsüz yapıldığı gerekçesiyle Yargıtay tarafından bozulduğunu, takibin durduğunu, davalının açtığı menfi tespit davasının da reddedildiğini, davalı-borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına, borçlunun %40 tazminat ödemeye mahkûm edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı-borçlu vekili yasal sürede verdiği cevap dilekçesinde; senetlerin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle zamanaşımı def`inde bulunmuş, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme; borçlu gerek icra takibine yaptığı itirazda gerekse mahkemelere verdiği savunmalarında borcun varlığına ve bonolardaki imzaya itirazda bulunmadığı, takibe konulan bonoların TTK`nun 661. maddesine göre 3 yıllık zamanaşımına uğramakla yazılı delil başlangıcı haline dönüştüğü, davacı menfi tespit davasında kabul edilen 06.06.1991 tarihli senet dışındaki bonoların ciro yoluyla hamili olduğundan davalı ile arasında mevcut bir temel borç ilişkisinden de söz edilemeyeceği, gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
Davacı-alacaklı vekilinin talebi üzerine Özel Daire; Hamil davacının kambiyo senedi vasfını yitirmiş bonolar ile sebepsiz iktisap hükümlerine göre davalı keşideciden alacak talep edebileceği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar vermiştir.
Mahkeme; senedin lehdarı olmayan davacının kambiyo senedi vasfını yitirmiş bonolar ile keşideci davalıya karşı sebepsiz iktisap hükümlerine göre alacak talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar vererek önceki kararında direnmiştir.
T. Ticaret Kanununun, Üçüncü Kitabının "Dördüncü Faslı"nı oluşturan Kambiyo senetleri ile ilgili olarak "Birinci Kısım"da, poliçe hakkında geniş ve ayrıntılı düzenlemeye yer verilmiş, bono (Emre muharrer senet) ve çeklere dair hükümlerde ise genelde, poliçe ile ilgili düzenlemeye göndermede bulunulmakla yetinilmiştir. Bu nedenle TTK`nun 690. maddesi yollaması ile bonolarda da uygulanması gereken aynı yasanın 661. maddesinde, poliçeyi kabul edene (bonolarda keşideciye) karşı açılacak davaların vadenin geldiği tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı öngörülmüştür. Anılan yasanın 644. maddesinde, keşideci ve poliçeyi kabul etmiş olan muhatabın, zamanaşımı sebebiyle poliçeden doğan borçları düşmüş olsa bile hamilin zararına ve sebepsiz olarak iktisap etmiş oldukları meblağ nisbetinde ona karşı borçlu kalacağı hüküm altına alınmıştır.
Çeklerle ilgili 730. maddede sözü edilen 644. maddeye göndermede bulunulmuş olmasına karşın, bonolara dair 690. maddede böyle bir atıfta bulunulmamış ise de, gerek doktrinde ve gerekse Yargıtay`ın istikrarlı uygulamasında, bono hamilinin Borçlar Kanunu`nun 61 ve devamı maddeleri uyarınca nedensiz zenginleşme hükümlerine göre keşideciye müracaat edebileceği kabul edilmekle ve özellikle doktrinde 690. maddede, 644. maddeye göndermede bulunulmamış olmasının makul bir izahının yapılamayacağı vurgulanmaktadır. (Prof. Dr. Fırat Öztan - Kıymetli Evrak Hukuku - 1997 basımı Sahife 1021)
Yukarıda açıklandığı üzere, zamanaşımına uğramış olan bono adi senet sayılamayacağı gibi, aralarında temel ilişki bulunmayan hamil yönünden yazılı delil başlangıcı da teşkil etmez. Mahkemece sözkonusu hususlar gerekçe yapılarak davanın reddedilmiş olmasında isabet görülmemiştir.
Ancak, Eylül 1991 vadeli senetlere ciro suretiyle hamil olan davacının; 1997 yılında giriştiği icra takibine ve açtığı itirazın iptali davasına karşı davalının zamanaşımı def`inde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacının hamil olduğu senetlere dayanarak üç yıl içinde keşideciye müracaat etmemesi sebebiyle ancak, vadeyi takip eden üç yıldan sonra sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ve bir yıl içinde borçluya başvurması gerekirken, bu süreyi geçirdiği ve davalının zamanaşımı def`iyle karşılaştığı gözetilip, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden ve davanın reddedilmesi bu nedenle yerinde olduğundan, sonucu itibariyle doğru olan hükmün HUMK`nun 438`nci maddesinin son fıkrası uyarınca yukarıda belirtilen değişik gerekçe ile onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, gerekli temyiz ilam harcı peşin alınmış olduğundan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 28.3.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Old 18-07-2011, 12:22   #3
avscetin

 
Varsayılan

Cevabınız için çok teşekkür ederim. sorumda senetin zamanaşımının takibin kesinleşmesinden sonra olduğunu açıkça ifade etmemişim.Sorumu düzeltmem gerekirse; özetle senedin vadesi mayıs 2005 ve senet 2006 haziran ayında Kambiyo senetlerine mahsus icra yoluyla takibe konuluyor, tebliğ yapılıyor, takip kesinleşiyor.bundan sonra dosyada 4 yılı aşkın süre işlem yapılmıyor. Bu süreden sonra Takip dosyası yenileniyor. Yenileme borçluya tebliğ edildikten sonra borçlunun maaşına haczi konuluyor. Yenilemeden neredeyse bir yıla yakın süre geçtikten sonra borçlu tarafından zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılması talepli İcra Mahkemesine buşvuruluyor.Mahkemenin geri bırakma kararı vereceği kesin.
Sonuç alamadığım konu esas olarak şu ;
TTK gereğince zamanaşımına uğrayan bono için açılabilen sebepsiz zenginleşme davasındaki 1 yıllık süre icranın geri bırakılması davasının açılması veya takibin geri bırakma kararıyla mı başlar? yoksa süre geçmiş midir?

bu konuda benzer dosyadan alınmış karar veya bilgilerinizi paylaşabilir misiniz?
Old 19-07-2011, 14:01   #4
av.elfida

 
Varsayılan

Yukarıda sunduğum yargıtay hukuk genel kurulu kararını dikkatlice incelerseniz sorunuzun cevabını bulabilirisiniz.
Hamil zamanaşımına uğramış senede dayalı olarak üç yıldan sonraki bir yıl içinde borçluya karşı sebepsiz zenginleşme davası açabilir.
Yani vade tarihinden itibaren 3 yıl içinde zamanaşımı süresi dolar. Bu üç yıllık sürenin bitiminden itibaren 1 yıl içerisinde sebepsiz zenginleşme davası açmalıdır. İcranın geri bırakılması kararının veya davasının bu süreye bir etkisi yoktur.
Old 19-07-2011, 16:10   #5
ALAMUT

 
Varsayılan

şimdi bononun zamanaşımına uğraması için,
1- bononun vade tarihini baz alırsak 3 sene geçmiş
2- son işlemi baz alırsak vade tarihinden itibaren 3 sene geçmiş ama son işlemden itibaren 1 seneyi geçmiş dosya düşmüş ve yenilenmiş... zamanşımı sorunu?
Old 19-08-2011, 16:11   #6
av.medine

 
Varsayılan

Sayın meslekdaşım zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılması kararı verilir iken hakim kararında ayrıca özel hukuka ilişkin alacak haklarını saklı tutuyor . Şayet kararı temyiz etmez iseniz kararın kesinleşmedinden sonra 1 ay içinde alacak davası açmalısınız. Evvelce tarafımızca açılan zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılması davasında davayı kaybeden davalı vekili kararı temyiz etmemiş ve karar tarihinden itibaren 1 aylık süre içinde alacak davasını açmıştı.
Old 20-02-2012, 17:07   #7
yeniavukat

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan av.medine
Sayın meslekdaşım zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılması kararı verilir iken hakim kararında ayrıca özel hukuka ilişkin alacak haklarını saklı tutuyor . Şayet kararı temyiz etmez iseniz kararın kesinleşmedinden sonra 1 ay içinde alacak davası açmalısınız. Evvelce tarafımızca açılan zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılması davasında davayı kaybeden davalı vekili kararı temyiz etmemiş ve karar tarihinden itibaren 1 aylık süre içinde alacak davasını açmıştı.

Sayın Av. Medine 1 aylık sürenin dayanağı nedir acaba? 1 yıllık süre mi demek istediniz acaba?
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
temyiz aşamasında zamanaşımına uğrayan ceza davası ve ücreti vekalet avyıldız Meslektaşların Soruları 3 01-07-2012 18:54
Zamanaşımına uğradığı mahkeme ilamı ile kesinleşen bono Av Kutluhan Meslektaşların Soruları 2 09-11-2010 20:22
Karşılıksız çek davasında zamanaşımına uğrayan çekten dolayı ceza verilirmi Av.Muhittin YILMAZ Meslektaşların Soruları 3 15-10-2010 13:56
zamanaşımına uğramış bono ile genel haciz yolu ile takip avukathavva Meslektaşların Soruları 11 12-01-2010 20:57
Zamanaşımına uğramış bono kambiyo senedi niteliğini yitirir mi? janveljan Meslektaşların Soruları 18 07-03-2009 20:26


THS Sunucusu bu sayfayı 0,14383602 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.