Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Hukuk Haberleri Hukuk Haberleri, duyuruları, güncel hukuki gelişmeler. [Haber Ekleyin]

Emekli Maaşı için Muvazaalı Boşanmaya Yargıdan Darbe

Yanıt
Old 01-08-2006, 11:10   #1
ahmetsacit

 
Varsayılan Emekli Maaşı için Muvazaalı Boşanmaya Yargıdan Darbe

Çorum Ağır Ceza Mahkemesi, ölen babasının maaşını alabilmek için anlaşmalı olarak boşanıp birlikte yaşamaya devam eden çiftler hakkında, Türkiye genelinde örnek alınabilecek 'caydırıcı' bir karar verdi.
Çorum'un merkeze bağlı İnalözü Köyü'nde oturan ve ölen babasının maaşını alabilmek amacıyla eşinden boşanan, ancak boşandığı eşiyle aynı evi paylaşmaya devam eden kadın, 'nitelikli dolandırıcılık' suçundan yargılandı ve hem hapis hem de para cezasına çarptırıldı.
İnalözü Köyü'nde yaşayan Yadigar Hasgül (44), Sosyal Sigortalar Kurumu'ndan (SSK) emekli olan babası Ahmet Hasgül'ün vefat etmesinin ardından babasının emekli aylığını alabilmek amacıyla 1 Ağustos 2002 tarihinde resmi nikahlı eşinden resmi olarak boşandı. Boşandığı eşi Mustafa T. ile aynı evi paylaşmaya devam eden Yadigar Hasgül hakkında 17 Ağustos 2005 tarihinde aynı köyde yaşayan bir vatandaş Adalet Bakanlığı'na şikayette bulundu. Bunun üzerine Yadigar Hasgül hakkında 11 Mayıs 2006 tarihinde nitelikli dolandırıcılık suçundan Çorum Ağır Ceza Mahkemesi'nde kamu davası açıldı. Davayla ilgili soruşturmanın başladığını öğrenen Yadigar Hasgül, 18 Ağustos 2005 tarihinde İnalözü Köyü'nde birlikte yaşadığı Mustafa T.'den ayrılarak, Çorum'un İskilip İlçesi Tabakhane Mahallesi'ndeki bir eve taşındı. Çorum Ağır Ceza Mahkemesi'nde Türk Ceza Kanunu'nun 158/1 ve 53. maddeleri gereğince yargılanan Yadigar Hasgül, 3 yıl 4 ay hapis cezasına, ölen babasından 3 yıl içinde aldığı 13 bin 663 YTL'yi yasal faiziyle birlikte geri ödemeye, ayrıca 30 bin 343 YTL adli para cezasına mahkum edildi. Bu arada, mahkeme kararının Yadigar Hasgül tarafından temyiz edildiği öğrenildi.
NetHaber
Old 03-08-2006, 00:11   #2
elif_zadig

 
Varsayılan

Bunu duyduğuma çok sevindim.Çevremde de böyle uygulamalar duymuştum ve yaptırımını merak ediordum.Teşekkürler Ahmet Sacit.
Bu düpedüz dolandırıcılık.Sonucu çok yerinde buldum;ama işin bi de şu boyutu var ki özellikle kırsal kesimde olmak üzere Türkiye'nin her yerinde çalışmayan ve eşinden para istemek zorunda olan birçok kadın var.Babaları dolayısıyla alabilecekleri bir maaş,bunu da eşlerinin kendilerine vereceği tartışılır olsa da,bu kadınlar için büyük bir ekonomik güç kaynağı olabilir.Yapılanı kesinlikle haklı göstermese de haberi okuyunca aklıma direkt bu geldi.....
Old 04-08-2006, 09:30   #3
üye7744

 
Varsayılan

Verilen karardan ben de hoşnut oldum.Bu arada Elif Zadig'in; bu şekilde haksız yoldan elde edilen gelirin kadınlar için ekonomik bir çözüm olduğu görüşüne kesinlikle karşıyım.Bunun çözümü legal yollardan olmalı.Kadınlara meslek edindirilmeli ve iş kurma, çalışma imkanı verilmeli.Bu arada kadınları özellikle ev hanımlarını erkek hegemonyasından kurtarmak için , toplumun tüm bireyleri eğitilmeli diye düşünüyorum.
Old 04-08-2006, 12:40   #4
son yolcu

 
Varsayılan

sayın Ahmetsacit
Geçenlerde almanyada yaşayan bir ahbabımın şu sözlerini size aktarmakla başlamak istiyorum;maddi olarak büyük sıkıntılar içinde olduğunu ve alman hükümetine iltica için başvuru yaptığını kocası ile boşanarak yine aynı evde oturmaya devam edeceklerini söyledi..yasal olarak ne gibi götürüsünün olduğunu sorduğumda ise almanyada yaşayan birçok türk vatandaşının aynı şekilde yaptığını söyledi,birkaçsene türkiyeye ayak basamayacağınıda ekledi
Özetle dünyanın heryerinde karşımıza çıkabilen ve çıkan bir sorun bu, suçun caydırıcılığını tartışmak isterim sizinle...Örneğin 'a' zatı birine duyduğu öfkeyi cinayete dönüştürme planları içerisinde ve bu iş için 'b' zatını azmettiriyor ve cinayeti 'b'zatına işlettiriyor..olayın vuku ğu bulmasının ardından yasal süreç başlıyor ve 'b' zatı ipe giderken 'a' zatı azmettirmekten hapis cezası alıyor (geçmiş senelerde yaşanmış bir olaydır) Sonuç itibari ile yapan kadar yaptıranında suçlu olduğuna karar vermiş oluyor adalet...
Ben işi bu yönüyle değerlendirmek isterim,anlatığınız olayda suçu işleyen ceza almıştır lakin ardındaki azmettirici faktörler gözardı edilmiştir.''hayat şartları''dedikleri olgunun ''yaşamama şartlarına''dönüştürüldüğü bir sistemde butür olayların görülmesi kaçınılmazdır.Şöyleki bir ailenin aylık harcamaları gözönüne aldığımızda bir devlet memurunun açlık sınırına dayandığını görüyoruz,sabah sekiz akşam altı çalışan bir memurun ek bir iş yaptığını o da yetmediği zaman illegal yollara başvurduğu aşikardır..anlatmış olduğunuz olayın çevremizde birçok örneği vardır... Özetle bıçaklayanın yanında bıçağı ele verenide yargılamalıyız ..yani sistemi..
Old 04-08-2006, 21:05   #5
elif_zadig

 
Varsayılan

Mucizearmağan ,doğru şeyler söylemişsin ama benim söylediklerimi yanlış anladın sanırım.Ortada bir kural varsa uygulanmalıdır ve söylediklerim yapılanı kesinlikle meşru kulmaz.Elde edilen gelir tabiki haksızdır.Benim söylemek istediğim -kurala- yönelik, o an aklıma gelen bir şeydi.Belki duygusalca bir yaklaşımım olabilir; ama ilk yazımda da söylediklerimin yapılanı haklı göstermeyeceğini ve yaptırımdan memnun olduğumu belirtmiştim.Tekrar söylüyorum bir kural varsa ona uymak zorunludur.
Bu siteden bir arkadaş(Engin...) dolandırıcılık deil de kanuna karşı hile sözkonusu olduğunu söledi.Bu konuda pek bilgim yok(Henüz öğrenmedik!))) ;ama yaptırımın türü yerindemidir bilemesem de şunu söyleyebilirim kanuna aykırı olan bu davranış yaptırıma tabi tutulmalıydı ve böyle de olması memnun edicidir.
Old 05-08-2006, 15:20   #6
gülşah

 
Varsayılan

evet kanuna karşı hile sayılır bu davranış fakat bu yıllardır biliniyordu zaten.ilk olarak da o bayanın başına geldiği için hem şaşırmış hem de korkmuştur.birçoğumuzun çevresinde böyle bir olay yaşanmıştır.bugune kadar neden mudahale edilmedi onu da sormak gerekir.
ama biryandan da sonyolcu'ya ve elif'e de hak veriyorum.milletin hali o kadar kötü ki..yani yolsuzlukla çok iyi mücadele ediyoruz demek ki sıra bunlara kadar gelmiş.indirim sebebi olabilir belki hayat şartları :S
herşeye rağmmen adalet yerini bulsun diyorsak tabi iyi bir örnek karar
Old 06-08-2006, 19:01   #7
Av.Elvan Akkaya

 
Varsayılan

bahsedilen olayla ben de çok karşılaştım. ama bizim ırkımızın bir özelliği sanırım kısa yoldan para kazanmaya çalışmak.tamam ekonomik koşullar buna sürüklüyor biraz da ama , bence o bayanlar çalışmak da istemiyorlar. öyle ya, devlet dul kadına babasının maaşını veriyor işte. ne gerek var çalışıp alın teri dökmeye.kadınlarımızı okutmalıyız,meslek edindirmeliyiz,devleti sorgulamalıyız vs vs..

iyi ama kadınlarımızın çoğu çalışmak istemiyor ki arkadaşlar. liseyi bitiren genç kız zengin koca bulayım rahat edeyim derdinde.
bu arada ailelelerde de hata var. çocuklarının kapasitesi yeterli olsun olmasın herkes doktor olsun mühendis olsun çevreye hava atayım triplerinde hala. fırıncı olsun sekreter olsun kasiyer olsun ama olsun.eli ekmek tutsun. kimseden para istemek zorunda kalmasın diyen yok.
yani yetiştirme tarzımızda zayıflık var. velhasılkelam devleti ya da kanunu uygulamaya çalışan mahkemeleri tartışmak sonuçsuz kalıyor...
Old 06-08-2006, 20:02   #8
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Sayın Üyeler

Olaya bir da başka açıdan bakalım :

Bekar olan bir kız babasından kalan emekli maaşı ile geçinmektedir.

Bu kızın aynı evde birlikte karı-koca hayatı yaşadığı biri olsa, dolandırıcı sayılacak mıdır ? Evlenme niyeti olmaksızın biriyle birlikte yaşama iradesi, dolandırıcılık kastı olarak değerlendirilebilir mi ?

İkinci örnek olarak şunu düşünelim: önce evli olan bir kız eşinden boşanırsa ve eşinden başka biriyle karı-koca hayatı yaşarsa dolandırıcı sayılacak mı ?

Saygılarımla
Old 07-08-2006, 08:52   #9
Av.Engin Özoğul

 
Varsayılan

Sayın Konyalı'nın soruları oldukça yerinde. Biz de karara ulaşıp karar incelemesi yapmayı düşünüyorduk ve bu sorular temel hareket noktalarımızdan birkaçıydı.

Henüz karar ulaşmış ve detaylı inceleme fırsatı bulmuş değilim. Fakat ilk planda düşündüğüm kişinin eylemi kanuna karşı hile olarak değerlendirilmeli ve yaptırım olarak da maaş ödemesi iptal edilerek önceki ödemelerin geri alınması yeterlidir. Dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması çok ağır ve amacı aşan bir yaptırımdır. Her ne kadar dolandırıcılık suçunda da hileli eylemden söz edilmişse de kanuna karşı hilede kişi görünürde meşru bir zeminde hareket etmektedir.

Cezalandırma yoluna gidilmesindeki sebep devleti ek külfetlerden kurtarmaktır. Fakat bunun yolu açık düzenlemelerle yaptırım uygulamak olmalıdır. Suçta ve cezada kanunilik ilkesi bunu gerektirir.
Old 09-08-2006, 15:32   #10
xxxx

 
Varsayılan

verilen karar beni de sevndirdi hukuki yollardan gayri hukuki sonuçlara ulaşmaya çabalayanlara bir darbe olmuştur muhakkak fakat söylendiği gibi buna azmettiren nedenleri de araştırmak gerekir dewletin insanını madur bırakıp dolandırıcılığa sürüklemesi bu tip uzatmalı yollara her zaman başwuracak insanlar doğurur
Old 09-08-2006, 19:04   #11
nfb

 
Varsayılan

ya da
boşanma kararı bu mahkumiyet kararı ile yok hükmünde midir?
evlenme akdi olmaksızın bu eşler tekrar evli olarak mı tescil edilmelidir?
Kadının kocası da bu dolandırıcılığa ortak değil midir?
Old 10-08-2006, 13:08   #12
AKEL

 
Kitap

Verilen karar insanların haksız yoldan elde ettikleri kazanca çok güzel bir darbe tabi bu bir kişiyle sınırlı kalmamalı görüşündeyim.
ayrıca okuduğumda benimde aklıma ilk olarak Sayın Av. Armağan Konyalı'nın düşüncesi geldi. Şöyle bir savunmaya nasıl bir yanıt verilebilir acaba : Evet eşimle boşandık fakat boşandıktan sonra görüşmeye başladık ve bir süre bu şekilde devam edicekti eğer yürütebiliyorsak beraberliğimizi,evlenmeden birlikte yaşayacaktık sonuçta yürüdüğünü gördük ve birlikte yaşama kararı aldık. herhangi bir kötüniyet ispatı da yoksa ortada...
yani sadece başka biriyle değil boşandığı kocasıylada birlikte yaşama kararı alınabilir.

yanlış anlaşılmak istemem böyle bir karar gerçekten sevindirici ülke ekonomisi içinde, fakat ben merak ediyorum böyle bir durumda nasıl bir karar çıkabilir.
Old 10-08-2006, 16:10   #13
Av.Selim Balku

 
Varsayılan

Kesinleşmemiş bir karar için -suçluluğu sabit görülmemiş- haber adı atında isim vererek sözkonusu şahsı suçlu ilan etme, iletişim ve hukuk etiğine aykırı bulduğumu hatırlatırım

Ancak Sayın Sacit'in bizimle paylaştığı bu faydalı ve bilgilendirci davayla -yukarıdaki görüşlerim saklı kalmak kaydıyla- ilgili olarak şunu söyleyebilirim ki "üzücüdür..." Şöyleki;

Hukuk rasyoneldir, ihtimaller üzerinde değil sonuçlar üzerinde karar verir. İki insan boşanıyor,(keyifleri öyle istemiş) sonra beraber yaşıyor (kimseyi ilgilendirmez) sonrada ssk dan maaş alıyor (alır kadının hakkı, evli değil ki)

Kanunlar müsade ettiği sürece herkes istediğini yapabilir... Bu suç değil ki
Old 10-08-2006, 17:37   #14
medenikal

 
Varsayılan

burada dolandırıcılık olduğuna inanmıyorum.kanuni bir düzenlemeden olan hakkını almak için yapılmış bir kanunu dolanmadır.her kanunu dolanma dolandırıcılık değildir.
bir hak varsa ve bu hakkı kullanmak için hakka yönelik kanuni imkanlar ,hile ve desise faaliyeti yapılmadan,ne bir belge de nede kurumda buna yönelik aldatıcı hareket yapılmadıysa suç oluşmaz.boşanma ve evlenme ve bir arada yaşama ,bu suçun işlenmesinde ne zaman dan beri unsur olmuştur.mahkemenin yaptığı zorlamadır.ceza davalarında hak söz konusu ise ve bu imkan kanunda düzenlenmişse suç oluşmaz.

bunun böyle olduğunu ,herkes biliyor.herkesin cevresinde yığınla bu durumda olan insan var.kanuni düzenlemenin kanımca yanlış olmasından kaynaklanıyor.Böyle bir imkanı yaratan kanunsa ,buna yönelik boşanma da dolandırıcılık olmadığı açıktır.

hile ve desiseler uygulayarak kurumu kandırmış değil.sahte boşanma belgesi sunmuş ta değil;hal böyle iken kanuni hakkını kullandığından ve boşandıktan sonra tekrar bir araya gelip ,evlenmemişlerse hüküm ne olacak;veya boşanmışlar ama tekrar bir aradalar ;bu durumda ssknın yapması gereken ya bu kanunu değiştirerek evli olsada çalışmıyorsa bu maaşı almasını sağlamak,ikinci ihtimal ise tümden kaldırmaktır.benim kanaatım tüm den kaldırılmasıdır.
Old 10-08-2006, 23:37   #15
Av.Ayşe

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Armağan Konyalı
Sayın Üyeler

Olaya bir da başka açıdan bakalım :

Bekar olan bir kız babasından kalan emekli maaşı ile geçinmektedir.

Bu kızın aynı evde birlikte karı-koca hayatı yaşadığı biri olsa, dolandırıcı sayılacak mıdır ? Evlenme niyeti olmaksızın biriyle birlikte yaşama iradesi, dolandırıcılık kastı olarak değerlendirilebilir mi ?

İkinci örnek olarak şunu düşünelim: önce evli olan bir kız eşinden boşanırsa ve eşinden başka biriyle karı-koca hayatı yaşarsa dolandırıcı sayılacak mı ?

Saygılarımla

Sayın Konyalı hepimizin bildiği gibi tüm sosyal güvenlik yasalarında bekar ve çalışmayan kız çocukların anne-babadan kalan maaşı alabileceğini yazmaktadır.Bekar birini arada evlilik bağı olmaksızın beraberlik yaşaması aynı evi paylaşmasının da hiçbir hukuksal yaptırımı olmadığına göre kişi maaş alabilecektir.Ama ülkemizde sıkça yaşandığı üzere sadece maaş alabilmek için kağıt üzerinde boşanıp da evlilik hayatına fiilen devam etmek kanuna karşı hile niteliğindedir.Çünkü evli kişi maaş alamamaktadır,kişiler yasanın bu hükmünü gerçekleştirmek için boşanmaktadırlar.Bildiğimiz gibi bu gibi durumlarda yaptırım,dolanılan(üniversitede hocamız bu tabiri kullanırdı) maddenin yaptırımıdır. Burada dolanılan madde evli kadının anne-babadan maaş alamayacağı yönündeki madde olduğuna göre yaptırım da maaşı alamamak olacaktır.Ülkemizde çok sık rastlanan bir durum olduğu için Ağır Ceza Mahkemesi'nin bu kararını son derece yerinde buluyorum.Saygılarımla.
Old 11-08-2006, 01:07   #16
Av.Abdülkerim Güven

 
Varsayılan

Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında bir erkekle bir kadının fiili beraberlik içerisinde yaşaması hukuka aykırı değildir. Ancak etik açıdan bunun doğru olup olmadığı çeşitli etkenlere göre değişebilir. Boşanmış çiftlerin tekrar evlenmesi olası bir durumdur. Evlenmese bile fiili yaşamalrı mümkündür.Nitekim boşanma sahte evrakla yapılmamış ise taraflarda dolandırıcılık kastı aranması ikrar ile mümkündür. Yapılan yargılamada sanıklar bu saik ile hareket ettiklerini beyan etmedikçe herhangi bir ceza verilmesi mümkün olmamalıdır.
Old 11-08-2006, 23:30   #17
PINAR YILMAZ

 
Varsayılan Dolandırıcılık kastı

Ben mahkemenin kararını yerinde buludum.Babasının maaşını alabilmek için eşinden boşanıp yine eşiyle beraber yaşamak dolandırıcılık suçunu oluşturur.Üstelik dolandırılan idare olduğu için bu suç nitelikli dolandırıcılıktır.
Fakat Sayın Konyalı'nın sorduğu soruda yani bir kız hiç evlenmediği halde bir erkekle beraber yaşıyorsa bu durumda babasının maaşını alması elbette dolandırıcılık sayıllmayacaktır.Çünkü burada evlilik dışı ilişki maaş alma hakkından öncede vardır.Dolayısıyla burada idareyi dolandırma amacı yoktur.Ceza hukukunda bir hareketi suç yapan en önemli unsur kasıt amacının olmasıdır.Bir hareket ancak suç işleme kastı vara suçtur.Dolayısıyla burada dolandırıcılık suçu oluşmaz.
Old 15-08-2006, 10:39   #18
Av.Ali Alagöz

 
Varsayılan

devletin malı deniz yemiyen .....dır,mantığı artik ortadan kalkmalıdır.Zira bu milletin parasını kimsenin yeme hakkı yoktur..Av.Ali Alagöz
Old 15-08-2006, 11:07   #19
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Alıntı:
Fakat Sayın Konyalı'nın sorduğu soruda yani bir kız hiç evlenmediği halde bir erkekle beraber yaşıyorsa bu durumda babasının maaşını alması elbette dolandırıcılık sayıllmayacaktır.Çünkü burada evlilik dışı ilişki maaş alma hakkından öncede vardır.Dolayısıyla burada idareyi dolandırma amacı yoktur

Sayın Pınar Yılmaz

Bilindiği gibi suçlar sadece eylemlerle değil, ihmali hareketlerle de işlenebilir. Yapması gereken bir eylemi yapmamakla da suç işlenebilir. Eğer boşanmak ve yine de birlikte yaşamak suç sayılırsa, babasının maaşını almak amacıyla, karı koca hayatı yaşamakla birlikte evlenmemeyi de suç saymak gerekir. Bu durumda da evlenmemekle idare kandırılmış olmuyor mu ? (Bu soru pozitif hukuk çerçevesinde sorulmamıştır. Sadece teorik bir oyun amacı taşımaktadır)

Saygılarımla
Old 15-08-2006, 16:14   #20
Av.Duygu Keleş

 
Varsayılan

dEĞERLİ MESLEKTAŞLARIM,
MERAK ETTİĞİM BİR KONU DA ŞU:HAKKINDA İCRA TAKİBİ BAŞLATILMIŞ BİR KİŞİ ANLAŞMALI BOŞANMA YOLUYLA TÜM GAYRI MENKUL VE MENKUL MALLARINI ANLAŞMA GEREĞİNCE BOŞANDIĞI EŞE DEVREDERSE(MAL KAÇIRMA MAKSADIYLA)BU KARARI EMSAL GÖSTEREBİLİR MİYİZ?yİNE NİTELİKLİ DOLANDIRICILIK SUÇU İLE YARGILANMASINI SAĞLAYABİLİR MİYİZ?
Old 15-08-2006, 19:21   #21
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

Asıl tartışılması gereken konu kadının kaç yaşında olursa olsun babasından kalan maaşı hak etmesinin kanun tarafından himaye edilmesinin yerinde olup olmadığıdır. Sadece evlenmiş olmak ya da evlenmemiş olmayı tek başına yeterli bir kriter olarak kabul eden sistemin ihtiyaca cevap vermediği ve bu yolla kendi bindiği dalı kestiği açıktır. Yapıması gereken elbette bu uygulamaya tümden son verip toplumsal yapımız içerisinde zaten zor durumda olan kadınları daha fazla mağdur etmek değildir. Ancak sistem de nihayetinde primlerden sağlanan gelirlerle ayakta durmaktadır. Yıllar önce emekli olup hayatını kaybeden prim borçlusunun kızına hayatı boyunca maaş ödeyecek olan sistemi hangi prim veya hangi destek ayakta tutabilir. Amaç sistem içerisindeki kara delikleri kapatmaksa, kim bilir hangi koşullar altında bu yola başvurmak durumunda kalan kadınları dolandırıcılıkla suçlamak ve ceza almalarını sağlamak toplumsal yapı içerisinde ağır ve olumsuz neticeler doğuracaktır. Hareket noktası sistemin içerisinde gerekli tedbirleri almak olmalıdır. Bu şekilde maaş alan kişilerin ekonomik durumları Sosyal Güvenlik Kuruluşu tarafından izlemeye alınmalı, hatta zamanı önceden bildirilmeyen ziyaretler yapılmak suretiyle kişinin yaşayışı ve hayat standardı denetlenebilmelidir. Yine aynı sistem içerisinde kanunu dolanmak şeklindeki hareketler için ayrı ve özel ceza hükümleri ihdas edilerek, konu takibe alınmalıdır. Tüm bunlar yapıldığı takdirde çok düşük olan bu gibi maaşlar kurumun artan gelirleri sayesinde gerçekten ihtiyacı olanlara daha iyi bir düzeyde verilebilecektir. Her ne olursa olsun Yargıtayın vereceği karar pek çok alanı ilgilendiren (Aile hukuku, ceza hukuku ve İdare Hukuku ) önemli bir içtihat olacaktır.
Old 17-08-2006, 10:12   #22
suat500

 
Mesaj

ülkemizde malesef maddi imkansızlıklar nedeniyle bu tür olaylarla karşılaşıyoruz.böyle bir kararın alınması çok yerinde olmuştur.bu tür olayların araştırılıp açığa çıkartılması için daha yayğın çalışmaların yapılmasının yerinde olacağı kanaatindeyim.
Old 17-08-2006, 10:27   #23
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Birisine emekli maaşı bağlamak için "evlenmemiş kız" olma koşulunu aramak yanlış bir ölçü. Ölçü yanlış olunca diğer yanlışlar da bunu takip ediyor.

Bu nedenle Sayın Av. Can Doğanel'in yukarıda 18.7.2006 tarihli yazısındaki görüşlerine katılıyorum. Saygılarımla
Old 17-08-2006, 10:31   #24
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Bu arada Sayın Av.Duygu Keleş'in 15.8.2006 tarihli sorusuna cevap vermeye ben cesaret edemedim.

Görüyorum ki, boşanmış kızı hoşgörmeyenler, mal kaçıran eşe o kadar tepkili değiller.
Old 24-03-2010, 21:48   #25
yusufdemir55

 
Varsayılan

Değerli Hukukçular,

İstismara açık kapı varsa, istismar kaçınılmazdır. Yaşı ve ekonomik durumu ne olursa olsun, hiç evlenmeyen, boşanan yada dul kalan kız evlada, vefat etmiş ana veya babadan yetim maaşı bağlanabiliyorsa, binlerce kişinin yasya karşı hile yaparak bu maaşı alması kaçınılmaz bir sonuçtur.

Kocasından boşandıktan sonra bir başkası ile nikahsız olarak birlikte yaşayanlar, resmi olarak hiç evlenmeyipte bir erkekle birlikte yaşayanlar, yasalara uygun olarak yetim maaşı alırlarken, boşandığı kocası ile nikahsız birlikte yaşayanların suçlu duruma düşmesi ve aldıkları maaşın faizi ile birlikte geri alınması üzücü bir durumdur.

60 yaşını geçmiş, iş güç sahibi çoluğu çocuğu hatta boyunca torunları olupta hala devletin kasasından yetim maaşı alanları görüp duymaktayız. Budun bedelinide toplup olarak bizler ödüyoruz.

Yetimlik sıfatı sonsuza kadar sürmemelidir. Dilerim bu duruma radikal bir çözüm getirilir.

Saygılarımla,
Old 06-04-2011, 16:02   #26
ÇAĞDAŞ

 
Varsayılan

merhaba. konu örneklerle baya kapsamlı irdelenmiş. mevcut yasanın 56. md. sinin söz konusu sorunlara karşı ihtiyacı tamamıyla karşılamadığını düşünüyorum bu da pratikte yine bir çok suistimale ve yanlış uygulamalara mahal vermektedir. örneğin ben bugün farklı bir örnekle daha karşılaştım şahıs 1998 yılında eşinden (koca) boşanıyor. 2002 senesinde ise babası vefat ediyor. doğal olarak babasından kalan emekli maaşından faydalanıyor. sonraki yıllarda koca, hastalığı sebebiyle bakıma muhtaç bir hale geliyor. çocukların dan ısrarı üzerine anne ve çocuklarla yaşamaya başlıyor. bi şikayetin üzerine savcılıkça kadının ifadesi alınıyor ve ardından bu ay itibariyle boşanılan eş ile fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle kadnın maaşı kesliyor ... babanın vefatından 4 yıl önce boşanıyor. sonra hastalanan kocaya çocuklar yanlarında bakmak istiyor olan kadının maaşa oluyor. işte böyle sakat uygulamalara her ne kadar gözle görülür yapılmaması gereken bi hata olsa da uygulayıcılar böyle hatalara düşebiliyor... düşüncelerinizi bekliyorum..
Old 06-04-2011, 16:24   #27
zarşirin

 
Varsayılan

Sayın meslektaşlarım,
Yaşanan bu olay gün geçtikçe artarak devam etmekte verilen cezanın bana göre sınırı biraz aşılmış...
Bizler hukukçu olarak en başta uygulamak zorunda olduğumuz kanunları eleştirebilmeli ve toplum ile ne kadar uyumlu ve etkin olduğunu araştırmalıyız. Ben verilen ceza ve suçun dışında söz konusu kanun maddesinde neden bekar ve boşanmış bayanlara anne ve babadan kalan maaşın verilebilmesine olanak sağlandığını, neden erkeklere ve evli bayanlara verilmediğini anlamış değilim. Bir çocuğun babası yıllarca çalışarak az bir üretle (yoksulluk sınırının altında) ailesini geçindirmiş ve yıllar sonra emekli olmuştur. Bu kişi vefat ettiğinde alması gereken emekli maaşı miras hakkı gibi mirasçılarına eşit olarak dağıtılmalı diye düşünüyorum. Hem bu tür adaletsizlikler ortadan kalkmış olur, hem baba veya annenin yıllarca belki çocuğunu bile ihmal edip çalıştığı yılların içinde tüm evlatların hakkı olduğunu düşünürsek adaletli bir kanun maddesi oluşmuş olur. Bu yanlış gelebilir bazı meslektaşlarıma ama diyorumya bizler hukukçu olarak eleştiriden korkmamalıyız ve eksik olan maddeleri değiştirme yolunda adımlar atmalıyız...
Old 06-04-2011, 22:32   #28
Av.Suna SOYDAŞ

 
Varsayılan

Sayın Çağdaş; bana göre çok yanlış bir karar bu. Kadın babası vefat etmeden 4 senen evvel boşandığına göre sırf maaş almak için kanuna karşı hile uygulaması asla söz konusu değildir.Ancak ilerleyen yıllarda eski eşi veya başka bir erkekle aynı evde yaşamasına engel olacak bir kanun maddesi olmadığına göre -ki böyle bir yasak insan haklarına aykırıdır- verilen karar tamamen yasalara ve adalet anlayışına aykırıdır.
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Dul,Yetim Maaşı ile Emekli Maaşı Aynı Anda Almak Hacer Köken Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) 1 04-02-2011 09:37
dul maaşı ve emekli maaşı ikisi birarada alınabilir mi? Konuk mihriban Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) 1 24-01-2011 13:11
emekli maaşı dsahutoglu Meslektaşların Soruları 3 10-05-2009 16:21
Emekli Sandığından alınan emekli maaşı haciz edilebilir mi? özfn_34 Meslektaşların Soruları 6 30-10-2008 14:48
Ssk Ve Emekli Sandığına Aynı Anda Prim Ödemiş Kişinin Emekli Maaşı Hesaplanması Esası DenizSu Hukuk Soruları Arşivi 1 09-09-2005 12:06


THS Sunucusu bu sayfayı 0,18431807 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.