Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Nafakanin İcrasinda Yetkİ-nafaka Alacaklisinin İkametgahi

Yanıt
Old 16-03-2011, 13:49   #1
kelepçe

 
Varsayılan Nafakanin İcrasinda Yetkİ-nafaka Alacaklisinin İkametgahi

Merhabalar,
B şehrinde açtığımız bir boşanma davasında davacı lehine tedbir nafakasına hükmedildi. Davacı şu anda A şehrinde (ailesinin yanında) yaşıyor(ikametgah adresi halen B şehridir.), davalı ise yetkili mahkemenin bulunduğu B şehrinde yaşıyor. Nafakanın icrasında genel yetki kuralı geçerlidir. Fakat nafaka alacaklısı bundan böyle A şehrinde yaşayacağından ve icra takibini borçlunun ikametgahı olan B şahrinde yaptığımızda her ay nafakanın tahsilinde ciddi sıkıntılar yaşanacağından bu konuda genel yetki kuralı dışında uygulamada izlenen bir yol var mıdır? elinde bu konu ile ilgili kararı olan ya da fikrini paylaşmak isteyen arkadaşımız varsa cevaplarını bekliyorum. Şimdiden teşekkürler...
Old 16-03-2011, 15:42   #2
Burak Ülker

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
12. HUKUK DAİRESİ
E. 2006/10393
K. 2006/12940
T. 15.6.2006
� TEDBİR NAFAKASI ( Açılacak Davalar İçin Yetki Söz Konusu Olmadığı - Ara Kararı İle Verilen Nafakanın Tahsili İçin de Her İcra Dairesine Başvurulabileceği )
� ARA KARARI ( İle Hükmedilen Tedbir Nafakasının Tahsilinin Her İcra Dairesinden İstenebileceği - Kanunun Aradığı Çabukluk ve Kolaylıkla Yerine Getirilme Amacına da Uygunluğu )
� YETKİ ( Tedbir Nafakası İstemiyle Açılan Davalarda Söz Konusu Olmadığı - Ara Kararı İle Verilen Nafakanın Tahsili İçin de Her İcra Dairesine Başvurulabileceği )
4721/m. 169

ÖZET : Tedbir nafakası istemine dayalı olarak açılacak davalar için yetki sözkonusu olmadığı gibi yargılama sırasında ara kararı ile verilen tedbir nafakasının tahsili için de her icra dairesine başvurulması mümkündür. Tedbirin niteliği gözetildiğinde, hükmedilen nafaka alacağının tahsilinin her icra dairesinden istenebilmesi, tedbirin kanunun aradığı, çabukluk ve kolaylıkla yerine getirilmesi amacına da uygundur.

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Alacaklı vekili tarafından talep edilen 800.00 YTL asıl alacak işlemekte olan nafaka nedeniyle bu alacağın birikmiş bölümünü göstermektedir. İşleyecek nafaka isteminde de bulunulduğu için, sözü edilen talebin kesinlik sınırı içinde kaldığı kabul edilemez.

Bu nedenlerle temyiz dilekçesinin kararın kesin olduğu gerekçe gösterilerek reddine dair Zile İcra Mahkemesinin 7.4.2006 tarih ve 2006/5-21 sayılı kararının oybirliği ile kaldırılmasına karar verildi.

Zile İcra Mahkemesinin 30.3.2006 tarih ve 2006/5-21 sayılı kararının temyiz incelemesine geçildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

KARAR : İcra takibine konu edilen alacak Zile Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/59 Esas sayılı dosyasında sürdürülen yargılama sırasında `ara kararı` uyarınca hükmedilen tedbir nafakasıdır. Sözü edilen nitelikteki nafaka istemine dayalı olarak açılacak davalar için yetki sözkonusu olmadığı gibi yargılama sırasında ara kararı ile verilen tedbir nafakasının tahsili için de her icra dairesine başvurulması mümkündür. MK.nun 169. maddesinde yer verilen tedbirin niteliği de gözetildiğinde, hakimin anılan madde gereğince ara kararıyla hükmettiği nafaka alacağının tahsilinin her icra dairesinden istenebilmesi tedbirin kanunun aradığı çabukluk ve kolaylıkla yerine getirilmesi amacına da uygundur. Yerleşik Yargıtay uygulaması bu yönde oluşmuştur. ( Av.Talih Uygur. İcra ve İflas Kanunu Şerhi 2. cilt sf.3153 ve devamı )

O halde, mahkemece alacaklının yetki itirazının kaldırılmasına yönelik isteminin kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizdir.

SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), 15.06.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 26-06-2013, 13:23   #3
Av.Bilge KARAKAŞ

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
3. HUKUK DAİRESİ
E. 2011/19435
K. 2012/1797
T. 26.1.2012
• ARA KARARDA HÜKMEDİLEN TEDBİR NAFAKASI ( İlam Niteliğinde Olduğu - Davacının Yerleşim Yeri İcra Dairesinin de Yetkili Olduğu )
• TEDBİR NAFAKASI ( Ara Kararla Hükmedilen Nafakanın İlam Niteliğinde Olduğu - Nafaka Alacaklarında 2004 S.K. Md. 50 Hükmü Uygulanmayacağı )
• NAFAKA ALACAKLARINDA YETKİLİ İCRA DAİRESİ ( 2004 S.K. Md. 50 Hükmü Genel Yetkili İcra Dairesinin Borçlunun Yerleşim Yeri İcra Dairesi Olduğu Hükmü Uygulanmayacağı - Ara Kararda Hükmedilen Tedbir Nafakası Takibinde Alacaklının Yerleşim Yeri İcra Dairesinin de Yetkili Olduğu )
• YETKİLİ İCRA DAİRESİ ( Nafaka Alacaklarında 2004 S.K. Md. 50 Hükmü Uygulanmayacağı - Ara Kararda Hükmedilen Tedbir Nafakasına İlişkin Takipte Alacaklının Yerleşim Yeri İcra Dairesi de Yetkili Olduğundan Yetki İtirazının Reddine Karar Verileceği )
4721/m.177
2004/m.50
1086/m.9
ÖZET : Davacı tarafça mahkemenin ara kararıyla hükmettiği tedbir nafakasının tahsili için ilamsız takip yapılmışsa da; mahkemenin ara kararıyla hükmettiği nafaka ilam niteliğindedir. Nafaka alacaklarında, İİK'in 50. maddesi hükmü yani genel yetkili icra dairesinin borçlunun yerleşim yeri icra dairesi olduğu hükmü uygulanmaz. Davacının yerleşim yeri Edirne ili olduğuna göre, yetkili icra dairesi Edirne İcra Daireleridir. Yetki itirazının reddine karar verilerek işin esasına girilmelidir.

DAVA : Davacı vekili, Edirne Aile Mahkemesi'nin 2007/117 Esas sayılı dosyasında görülen boşanma davasının 20.02.2008 tarihinde karara çıktığını, kararın temyiz edilmesi nedeniyle kesinleşmediğini, mahkemenin 26.12.2007 tarihli ara kararıyla davacı eş için aylık 100.00 ¨ tedbir nafakasına hükmettiğini, birikmiş 4.320.00 ¨ tedbir nafakası alacağı için ilamsız takip yaptıklarını, davalının yapılan takibe yerleşim yerinin İstanbul ili Kadıköy ilçesi olduğundan ve aynı alacak için mükerrer takip yapıldığından bahisle icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz ettiğini, nafaka alacaklarının tahsili için açılan davaların Türkiye'nin her yerinde açılabileceğinden davalının yetkiye ve borca itirazlarının iptali ile %40 icra inkar tazminatının davalı taraftan tahsilini istemiştir.

Davalı, mahkeme ilamının icraya konu edilemediği için ilamsız takibe konu edildiğini İİK'in 50. maddesi uyarınca yerleşim yeri icra dairesi olan Kadıköy İcra Daireleri'nin yetkili olduğunu, yapılan takibe yetki itirazının bulunduğunu, borca ve miktara itirazının söz konusu olmadığını, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinde haklı olmadığından bahisle davanın reddini savunmuştur.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

KARAR : Mahkemece, ilamsız icrada yetki konusunun ilamlı icradakinin aksine HUMK'daki yetki kurallarının esas alınarak kıyasen belirleneceği, İİK'in 50. maddesi uyarınca genel yetkili icra dairesinin borçlunun yerleşim yeri icra dairesi olduğu, nafaka alacaklısının mutlaka nafaka borçlusunun yerleşim yeri icra dairesinde takip yapmak zorunda olduğu ancak bu yetkinin kamu düzenine ilişkin olmadığı ve icra dairesi yetkisizliğini mahkemenin kendiliğinden gözetemeyeceği, borçlunun takip yapılan icra dairesinin yetkisine süresinde yetki itirazında bulunduğu gerekçesiyle yetkili icra dairesinin Kadıköy İcra Dairesi olması ve Edirne İcra Dairesi'nin yetkisizliği nedeniyle davanın reddine karar vermiştir.

Uyuşmazlık konusu takibe konu edilen alacak Edirne Aile Mahkemesi'nin 26.12.2007 tarihli ara kararıyla davacı eş için aylık 100.00 ¨ olarak hükmedilen, birikmiş 4.320.00 ¨ tedbir nafakasına ilişkindir. Davacı taraf, Edirne İcra Müdürlüğü'nün 2010/1203 Esas sayılı dosyasıyla ilamsız takip yaparak davalı borçluya ödeme emri tebliğ ettirmiştir. Davalı borçlu ise süresinde yetki itirazında bulunmaktadır.

Dava tarihinde yürürlükte bulunan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 177. maddesinde “Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.” Düzenlemesi ile zayıf durumda bulunan davacıyı korumak amacı güden genel yetki kuralı getirilmiş bulunmaktadır. Kanun koyucu genel yetki hükmü getirmekle davacıya seçimlik hak tanınmıştır. Buna göre, davacı ( nafaka alacaklısı ) isterse kendi yerleşim yeri mahkemesinde, isterse HUMK'un 9. maddesi gereğince davalının ikametgahı mahkemesinde dava açabilecektir.

Davacı tarafça mahkemenin ara kararıyla hükmettiği tedbir nafakasının tahsili için ilamsız takip yapılmışsa da; mahkemenin ara kararıyla hükmettiği nafaka ilam niteliğindedir.

Nafakaya dayalı olarak açılacak davalar Türkiyede'ki her yerde Asliye Hukuk –Aile Mahkemelerinde açılabileceği gibi dava sonucu hükmedilen nafakanın da tahsili için aynı şekilde Türkiyede ki tüm icra müdürlüklerinden birinde takip konusu edilebilir. Nafaka alacaklarında, İİK'in 50. maddesi hükmü yani genel yetkili icra dairesinin borçlunun yerleşim yeri icra dairesi olduğu hükmü uygulanmaz.

Somut olayda, davacının yerleşim yeri Edirne ili olduğuna göre, yetkili icra dairesi Edirne İcra Daireleridir. Mahkemece, yetki itirazının reddine karar verilerek işin esasına girilip hüküm tesisi gerekirken icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle davanın reddine ilişkin hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

yarx
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Nafakanin Kaldirilmasi SARIKAHYA Meslektaşların Soruları 10 18-12-2011 20:40
Nafakanin İndİrİlmesİ Deniz Karakaş Meslektaşların Soruları 3 14-01-2010 08:39
Nafakanin Kesİlmesİ Av.TOLGAA Meslektaşların Soruları 1 17-11-2008 13:33
Vasİyet Alacaklisinin Mİrasbirakandan Önce Ölmesİ sincap Meslektaşların Soruları 1 15-05-2007 13:19
BorÇlunun Alacaklisinin Muvazzali Haczİ Seher Meslektaşların Soruları 1 18-11-2006 16:20


THS Sunucusu bu sayfayı 0,09176612 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.