Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Avukatlık ücreti alacağına ilişkin icra takibine itiraz ve itirazın iptali davasında görevli mahkeme

Yanıt
Old 29-01-2011, 17:58   #1
Serhat Arasan

 
Varsayılan Avukatlık ücreti alacağına ilişkin icra takibine itiraz ve itirazın iptali davasında görevli mahkeme

Merhaba,
Bir davam hakkında hukuki yardımlarınıza ihtiyaç duymaktayım. Bu hususta araştırma yapmama rağmen bir türlü istediğim bilgilere ulaşamadım. Yardımcı olursanız çok sevinirim..

Müvekkilim soruşturma evresinde tutuklamaya sevk edildiği sırada avukatlığını yapmamı istedi. Aramızda 5.000 TL avukatlık ücreti ödenmesi hususunda anlaştık ve yazılı sözleşmemizi yaptık, yaklaşık 4 saat süren duruşma ile tutukluluk talebinin reddi ile serbest bırakıldı.Sonrasında vekaletname çıkararak davasıyla ilgilenmemi istedi. Ancak şahsıma ödeme yapmadığı gibi birde azilname gönderdi. Bunun üzerine hakkında sözleşmeye dayanarak ilamsız icra takibi başlattım. Borca itiraz etti takip durdu. İtirazın iptali için davamı hangi mahkemede açmalıyım? bu hususta yargı kararları mevcutmu? elinizde bir dilekçe örneği varmı?

Yardımlarınız için şimdiden çok teşekkür ederim..
Old 29-01-2011, 18:21   #2
Av. İbrahim YİĞİT

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan SerhatARASAN
İtirazın iptali için davamı hangi mahkemede açmalıyım? bu hususta yargı kararları mevcutmu? elinizde bir dilekçe örneği varmı?


Meslektaşım genel hukuk kuralları çeçevesinde sulh hukuk mahkemesinde itirazın iptali davası açacaksınız. İtirazın iptali ve takibin devamını talep edip, icra inkar tzaminatı talep edeceksiniz. Bunun için yargı kararına veya dilekçe örneğine ihtiyacınız yok. Binlerce örneğe forumdan da ulaşabilirsiniz. Avukatlık kanununun 163, 164. vd. maddelerini incelemenizi öneririm.
Old 30-01-2011, 04:14   #3
av.ilyasmeral

 
Varsayılan

HUMK Madde 15 - Bir dava münasebetiyle iki taraf vekillerinin ücret ve masraf iddiaları miktarı herneye baliğ olursa olsun o davaya bakan mahkemede görülür.

HUMK MADDE 424 - 421 inci maddenin ikinci fıkrasına ve maddei sabıkanın altıncı numarasına tevfikan takdir olunacak ücretler ancak iki taraf arasında muteberdir. Vekil ile müvekkil arasındaki münasebet hakkında hukuku âdiye ahkâmı tatbik olunur.

işin aslı yargıtay bu konuda bir görüş oluşturabilmiş değildir. aşağıda iki farklı yargıtay kararı sunuyorum. kendi görüşüm. davanızı ikamet ve dava değerini gözeterek genel mahkemelerde ikame etmeniz yönünde olacaktır.

T.C.
YARGITAY
13. HUKUK DAİRESİ
E. 1981/3284
K. 1981/4008
T. 26.5.1981
• KESİN YETKİ ( Vekil ile Vekillik Veren Arasındaki Avukatlık Ücreti ve Dava Giderlerine İlişkin Uyuşmazlık )
• GÖREVLİ MAHKEME ( Vekil ile Vekillik Veren Arasındaki Avukatlık Ücreti ve Dava Giderlerine İlişkin Uyuşmazlıkta )
• AVUKAT İLE İŞ SAHİBİ ARASINDA AVUKATLIK ÜCRETİ VE DAVA GİDERLERİ KONUSUNDA UYUŞMAZLIK ( Yetkili ve Görevli Mahkeme )
• MAHKEMENİN GÖREV VE YETKİSİ ( Asıl Davaya Bakan - Vekil ile Vekillik Veren Arasındaki Avukatlık Ücreti ve Dava Giderlerine İlişkin Uyuşmazlık )
1086/m.15
ÖZET : Avukat ile iş sahibi arasındaki avukatlık ücreti ve dava giderleri ile ilgili davada kesin yetkili ve görevli mahkeme asıl davaya bakan mahkemedir.

DAVA : Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : 1 - Davacı, davalının Gaziantep İş Mahkemesi`ndeki davasını vekili niteliği ile izlediğini ileri sürerek 10487 lira avukatlık ücretinin ödettirilmesi için istemde bulunmuş ve mahkemece bu doğrultuda karar verilmiştir. Hüküm, davalı yanca temyiz edilmiştir.

2 - Vekil ile izlenen bir dava nedeniyle vekillik veren ( taraf ) ile vekil arasında vekillik ücreti ve dava giderleri yönünden ortaya çıkan uyuşmazlık hakkında açılacak davanın, asıl davaya bakan mahkemede görüleceği, HUMK. m. 15 gereğindendir; eş deyişle yetkili mahkeme asıl davaya bakan mahkemedir. Bu yasa hükmünün, böylece anlaşılması gerektiği konusunda öğretide görüş birliği bulunduğunu özellikle de vurgulayalım ( Bkz. Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, Yıl: 1979 C. I, Sh. 305 ve not: 166`da anılan Ansay, sh. 195; Berkin, sh. 79/80; Üstündağ, sh. 172; Bilge-Önen sh. 194/195; Belgesay, sh. 53/54 ).

HUMK. m. 15`in, vekil ile taraf arasındaki davalar hakkında değil de, davanın yanları arasındaki vekillik ücreti ve gider savları yönünden uygulanacağı yollu görüş kabul edilemez. Öyle ki, Yargıtay`ın 29.5.1957 gün ve 4/16 sayılı İnançları Birleştirme Kararına göre de, bir davada taraflar yararına hükmedilecek vekillik ücreti ve yargılama giderleri ( m. 423 ), aynı davada doğrudan ( re`sen ) karara bağlanır; tersi durumunda, yeni bağlanmamış ise, taraflar birbirlerine karşı ayrı bir vekillik ücreti ve yargılama giderleri için ayrı bir dava açılamaz. Buna göre, yanlar birbirlerine karşı ayrı bir vekillik ücreti ve gider davası açamayacakları için böyle bir davanın m. 15`te belirtilen ( asıl davanın açıldığı ) mahkemede açılması da asla söz konusu olamaz. Yani Yargıtay`a göre bu durumda da m. 15 hükmü uygulanamaz. Öyleyse m. 15 hükmüne işlerlik kazandırılabilmesi için anılan yasa hükmünün vekil ile vekillik veren ( taraf ) arasındaki ücret ve gider davaları hakkında uygulanması gerekir. Üstelik, m. 15`deki yetki kesindir. Yani vekil ücret ve gider davasını vekillik verenin yerleşme yeri mahkemesinde açamaz. Çünkü, madde "görülür" diyor "görülebilir" demiyor. Öte yandan vekil ile vekillik veren arasındaki ücret ve gider davalarında görevli mahkeme de dava konusunun değerine bakılmaksızın, asıl davaya bakan mahkemedir. Gerçekte de, m. 15 hükmünün iş mahkemelerinde bakılan davalar nedeniyle de vekil ile vekillik veren arasındaki ücret ve gider uyuşmazlıkları hakkında da uygulama alanı bulur ( Bkz. Kuru, age. sh. 308/309 ).

Yukarıda yapılan açıklamaların ışığında belirtmek gerekirse; kesin yetkiyi ve görevli mahkemeyi belirleyen m. 15, doğrudan ( re`sen ) gözetilmelidir. Öyleyse, davaya Gaziantep İş Mahkemesi`nce bakılmak üzere verilen karar bozulmalıdır.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 26.5.1981 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI :

HUMK.nda taraf vekillerinin ücret ve masraf iddiaları hakkındaki davalarda görevli ve yetkili mahkemeyi gösteren 15. ve 424. olmak üzere iki madde yer almıştır.

Bunlardan 15. maddede ( Bir dava münasebetiyle iki taraf vekillerinin ücret ve masraf iddiaları miktarı her neye baliğ olursa olsun o davaya bakan mahkemede görülür ) denilmekte, 424. maddenin son cümlesinde ise ( vekil ile müvekkil arasındaki münasebet hakkında hukuku adiye ahkamı tatbik olunur ) hükmü yer almış bulunmaktadır.

Bu her iki madde hükmü ayrı ayrı incelendiğinde 424. maddenin son cümlesinde açık ve seçik olarak belirlendiği üzere vekil ile müvekkili arasındaki her türlü ilişkiden doğan uyuşmazlıklarda ve bu arada vekil ile müvekkili arasındaki ücreti vekalet anlaşmazlıklar hakkında umumi hükümlerin uygulanacağı ön görüldüğü sonucuna varılmakta ve HUMK. hükümlerine göre görevli ve yetkili mahkemenin tayini gerekmektedir.

Vekil ile müvekkili arasındaki uyuşmazlıklar dışında bir de bir dava münasebetiyle iki taraf vekillerinin o davadan doğan ücret ve masraf iddiaları vardır ki, işte bu tür iddiaların miktarı neye baliğ olursa olsun o davaya bakan mahkemede çözümleneceği usulün 15. maddesi hükmü gereğidir.

Yıllar yılı devam edegelen uygulama bu yolda olduğu gibi Yargıtay Hukuk Genel Kurulu`nun 21.10.1972 gün ve 3/720-855 sayılı özetle ( HUMK.nun 15. maddesi hükmü, maddede açıkca belirtildiği üzere bir dava münasebetiyle iki taraf arasındaki vekalet ücreti ve masraf iddialarına ilişkindir; oysa ki inceleme konusu dava, vekalet ücretinden doğan bakiye alacağın tahsili isteğinden ibarettir. Bu durumda dava vekil ile müvekkil arasındaki bir dava olduğundan 15. madde hükmü uygulanmaz ). Gerekçeli kararı ve dairemizin 14.11.1974 gün 3032/2977 sayılı kararı da aynı doğrultudadır.

29.5.1957 gün ve 4/16 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının taraflar veya vekil ile vekil eden arasındaki ücret ve masraf uyuşmazlıklarından doğan davaların çözümleneceği mahkemeleri gösterici yönü olmadığından olayımızda uygulama yeri yoktur.

Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının görev yönünden bozulmasına ilişkin çoğunluk kararına katılamıyoruz.

Üye
Nuri Kayaçetin

Üye
Macit Yalman




T.C.
YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ
E. 1990/7859
K. 1990/12416
T. 22.11.1990
• VEKALET ÜCRETİ ( Görevli Mahkeme )
• GÖREVLİ MAHKEME ( Vekalet Ücretinin Ödetilmesine İlişkin Davalarda Genel Mahkemeler )
• GENEL MAHKEMELERİN GÖREVLİ OLMASI ( Vekalet Ücretine İlişkin Davalarda )
1086/m.15
5521/m.1
ÖZET : 1086 sayılı HUMK.nun 15. maddesi hükmü, vekil ile müvekkil arasında vekalet ücretinden doğan davalara şamil olmayıp, bu tür davalar hakkında genel hükümler uygulanır.

DAVA : Davacı, vekalet ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm, süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : HUMK.nun 15. maddesinin; "Bir dava münasebeti ile iki taraf vekillerinin ücret ve masraf iddiaları, miktarı her neye baliğ olursa olsun o davaya bakan mahkemede görülür" hükmü vekil ile müvekkil arasında vekalet ücretinden doğan davalara şamil olmayıp, bu tür davalar hakkında genel hükümler uygulanır. Bu nedenle davacının ücreti vekalet isteği ile ilgili müvekkili arasındaki bu davada iş mahkemesi değil, asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Bu nedenle, dava dilekçesinin görev noktasından reddine karar vermek gerekirken işin esası hakkında hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir. Yargıtay kararları ve öğretideki baskın görüş bu yöndedir. Asliye hukuk mahkemesinin daha önce görevsizlik kararı vermiş olması, Yargıtay incelemesinden geçmemiş olması nedeniyle bağlayıcı değildir.

SONUÇ : Temyiz edilen kararın yukarıda gösterilen nedenlerle ( BOZULMASINA ), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.11.1990 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 31-01-2011, 09:18   #4
av.kadirpolat

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Aras84
Merhaba,
Bir davam hakkında hukuki yardımlarınıza ihtiyaç duymaktayım. Bu hususta araştırma yapmama rağmen bir türlü istediğim bilgilere ulaşamadım. Yardımcı olursanız çok sevinirim..

Müvekkilim soruşturma evresinde tutuklamaya sevk edildiği sırada avukatlığını yapmamı istedi. Aramızda 5.000 TL avukatlık ücreti ödenmesi hususunda anlaştık ve yazılı sözleşmemizi yaptık, yaklaşık 4 saat süren duruşma ile tutukluluk talebinin reddi ile serbest bırakıldı.Sonrasında vekaletname çıkararak davasıyla ilgilenmemi istedi. Ancak şahsıma ödeme yapmadığı gibi birde azilname gönderdi. Bunun üzerine hakkında sözleşmeye dayanarak ilamsız icra takibi başlattım. Borca itiraz etti takip durdu. İtirazın iptali için davamı hangi mahkemede açmalıyım? bu hususta yargı kararları mevcutmu? elinizde bir dilekçe örneği varmı?

Yardımlarınız için şimdiden çok teşekkür ederim..

Biraz geç olmuş olabilir ama,

Müddeabihin değerine göre genel mahkemeler görevli olup, genel yetki kuralları da geçerli olacaktır.

Burada icra takibinize itirazı, itirazın iptali ile bertaraf etmeniz gerekiyor.

Ancak, yapmış olduğunuz sözleşme, soruşturma evresine ilişkin mi yoksa genel yargılama için mi oluşmuş anlayamadım ama,

1. durum : eğer sadece soruşturma evresi için ise, alacağınız likit durumda olacağından, %40 lık icra inkar tazminatı almanıza engel bir durum yok.

2. durum : eğer tüm yargılama sürei için ise, bilirkişinin tayin edeceği sizin emek ve mesainizden kaynaklanan bedel ne ise o kadarını kazanacaksınız ve malesef alacağınız likit sayılmayacağından, icra inkar tazminatı kazanamayacaksınız.

2.durumla ilgili olarak bence sıkıntıya girmemek açısından kısmi dava açarak alacağınız miktarın tespiti yoluna gidebilirdiniz. fazlaya ilişkin hakkınızı saklı tutmak kaydı ile...

Saygılarımla..,
Old 31-01-2011, 12:00   #5
av.ilyasmeral

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan av.kadirpolat
2. durum : eğer tüm yargılama sürei için ise, bilirkişinin tayin edeceği sizin emek ve mesainizden kaynaklanan bedel ne ise o kadarını kazanacaksınız ve malesef alacağınız likit sayılmayacağından, icra inkar tazminatı kazanamayacaksınız.

2.durumla ilgili olarak bence sıkıntıya girmemek açısından kısmi dava açarak alacağınız miktarın tespiti yoluna gidebilirdiniz. fazlaya ilişkin hakkınızı saklı tutmak kaydı ile...

Saygılarımla..,

Avukatlık ücreti
Madde 164 – (Değişik : 2/5/2001 - 4667/77 md.)
Avukatlık ücreti, avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade eder.
Yüzde yirmibeşi aşmamak üzere, dava veya hükmolunacak şeyin değeri yahut paranın belli bir yüzdesi avukatlık ücreti olarak kararlaştırılabilir.
İkinci fıkraya göre yapılacak sözleşmeler, dava konusu para dışındaki mal ve haklardan bir kısmının aynen avukata ait olacağı hükmünü taşıyamaz.
Avukatlık asgarî ücret tarifesi altında vekâlet ücreti kararlaştırılamaz. Ücretsiz dava alınması halinde, durum baro yönetim kuruluna bildirilir.(Değişik üçüncü ve dördüncü cümle:13/1/2004 – 5043/5 md.) Avukatlık ücretinin kararlaştırılmamış olduğu veya taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığı yahut ücret sözleşmesinin belirgin olmadığı veya tartışmalı olduğu veya ücret sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün geçersiz sayıldığı hallerde; değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşuluyla ücret itirazlarını incelemeye yetkili merci tarafından davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilâmın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasındaki bir miktar avukatlık ücreti olarak belirlenir. Değeri para ile ölçülemeyen dava ve işlerde ise avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanır.
Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez

sayın meslektaşım bahsettiğiniz bilirkişi incelemesi Avukatlık ücretinin kararlaştırılmamış olduğu veya taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığı yahut ücret sözleşmesinin belirgin olmadığı veya tartışmalı olduğu veya ücret sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün geçersiz sayıldığı hallerde yapılır. yoksa taraflar arasında bir sözleşme varken sözleşmeyi geçersiz sayıp bilirkişi raporuna göre karar vermek usul ve yasaya aykırıdır. ayrıca humk uyarınca sözleşme senet olup kesin delillerdendir. bilirkişi raposu ise takdiri delillerden.

saygılar...
Old 31-01-2011, 12:47   #6
av.kadirpolat

 
Varsayılan

Benim söylemim, haklı-haksız azil hallerinden haklı azile yönelik.

Tabiki sözleşme var ise, artık işlemler başlamış ve sorgu mahkemesinde vekil sıfatıyla yer almıştır.

ancak 164.madde değil, 174 madde kapsamına bakmamız gerekiyor.

Madde 174 - Üzerine aldığı işi haklı bir sebep olmaksızın takipten vazgeçen avukat hiçbir ücret istiyemez ve peşin aldığı ücreti geri vermek zorundadır.
Avukatın azli halinde ücretin tamamı verilir. Şu kadar ki, avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmiş ise ücretin ödenmesi gerekmez.
Anlaşmaya göre avukata peşin verilmesi gereken ücret ödenmezse, avukat işe başlamakla zorunlu değildir. Bu sebeple doğabilecek her türlü sorumluluk iş sahibinindir. Yazılı sözleşmedeki diğer ödeme şartlarının yerine getirilmemesinden dolayı avukat işi takip etmek ve sonucunu elde etmekten mahrum kalırsa sorumluluk bakımından aynı hüküm uygulanır.

Bu anlamda yanlış ifade etmişsem kusur bakmayın ama sadece haklı-haksız fesih durumuna bakmak gerektiğinden haklı fesih değerlendirmesi yapmak istemiştim.

Saygılarımla...,
Old 31-01-2011, 14:41   #7
sarissa

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Aras84
Merhaba,
Bir davam hakkında hukuki yardımlarınıza ihtiyaç duymaktayım. Bu hususta araştırma yapmama rağmen bir türlü istediğim bilgilere ulaşamadım. Yardımcı olursanız çok sevinirim..

Müvekkilim soruşturma evresinde tutuklamaya sevk edildiği sırada avukatlığını yapmamı istedi. Aramızda 5.000 TL avukatlık ücreti ödenmesi hususunda anlaştık ve yazılı sözleşmemizi yaptık, yaklaşık 4 saat süren duruşma ile tutukluluk talebinin reddi ile serbest bırakıldı.Sonrasında vekaletname çıkararak davasıyla ilgilenmemi istedi. Ancak şahsıma ödeme yapmadığı gibi birde azilname gönderdi. Bunun üzerine hakkında sözleşmeye dayanarak ilamsız icra takibi başlattım. Borca itiraz etti takip durdu. İtirazın iptali için davamı hangi mahkemede açmalıyım? bu hususta yargı kararları mevcutmu? elinizde bir dilekçe örneği varmı?

Yardımlarınız için şimdiden çok teşekkür ederim..


ayrıca bulunduğunuz baroya müvekkiliniz aleyhine takip ve dava açtığınızı bildirinki şikayet halinde disiplin cezası almayasınız...
Old 31-01-2011, 21:41   #8
ilhan13

 
Varsayılan

Borçlunun ne şekilde itiraz ettiğini bilmiyorum. Ama imzaya itiraz edilmemiş ve imza bu şekilde ikrar edilmiş ise, Sulh Hukuk Mahkemesi yerine İcra Mahkemesinde itirazın kaldırılması davasını açmanızı öneririm.
Old 01-02-2011, 11:09   #9
Av.Arzu Erkan

 
Varsayılan

Sayın meslektaşım, böyle bir dosyam var, genel mahkemelerde itirazın iptali davası açmanızı öneririm.Bizim dosyada borca itiraz vardı sadece. İyi çalışmalar.
Old 30-05-2012, 14:02   #10
av_yaseminceylan

 
Varsayılan Görevli mahkeme sorunu

Değerli meslekttaşlarım,

Haksız azil sebebiyle avukatlık ücret alacağımız doğdu. İlamsız takip başlattık ve itiraza uğradı. Eski müvekkil şirket. Bu durumda itirazın iptalini ticaret mahkemesinde açmak mı gerekecek?
Old 07-06-2012, 12:44   #11
av.ilyasmeral

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan av_yaseminceylan
Değerli meslekttaşlarım,

Haksız azil sebebiyle avukatlık ücret alacağımız doğdu. İlamsız takip başlattık ve itiraza uğradı. Eski müvekkil şirket. Bu durumda itirazın iptalini ticaret mahkemesinde açmak mı gerekecek?

müvekkiliniz şirket olsa dahi alacak ticari bir ilişkiden doğmuş değil. daha genel avukat tacir değildir.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
fatura icra takibine itiraz sonucunda itirazın iptali davası mı açmam gerekir Av.TOLGAA Meslektaşların Soruları 29 30-09-2013 12:02
kredi kartından dolayı açılacak itirazın iptali davasında görevli mahkeme av.h.şahin Meslektaşların Soruları 8 19-04-2012 18:28
icra takibine itiraz ve itirazın iptali sürecinde döviz kuru sorunu... fatihkorhan Meslektaşların Soruları 3 11-09-2011 15:45
Devlet okulu,icra borcu,itirazın iptali,görevli mahkeme av_omerolgun Meslektaşların Soruları 3 29-09-2010 12:23
Faturaya Dayalı icra takibine itiraz edilmesi halinde itirazın iptali davası Av. Güll Meslektaşların Soruları 6 04-06-2010 13:27


THS Sunucusu bu sayfayı 0,16270804 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.