Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

nitelikli cinsel istismar-ispat-mağdur beyanı

Yanıt
Old 13-07-2010, 16:07   #1
yeditepelişehir

 
Varsayılan nitelikli cinsel istismar-ispat-mağdur beyanı

Merhaba. Müvekkil ve birkaç şüpheli daha nitelikli cinsel istismardan dolayı tutuklu bulunuyor.Henüz soruşturma aşamasında.Mevcut deliller sadece mağdurenin beyanları.Tanık ya da cinsel istismarı gösterir somut başka bir delil yok.Müvekkil ve şüpheliler suçlamayı reddediyorlar.Toyluğumuzdan olsa gerek müvekkil yapmış mıdır yapmamış mıdır kesin kanaate varamıyorum.Tahliye olsalar ve dava görülmeye başlayınca tekrar tutuklansalar ve mahkemenin görüşü de suçlu oldukları yönünde olsa ve müvekkil pat diye yaptım ama rızasıyla oldu şeklinde bana bir beyanda bulunursa ne yapmam gerekecek? mağdure 15 yaşını doldurmuş. Cezaevinde de birşeyler duyuyolar öğreniyorlar ve her ziyarette yoğun sorular geliyor. Sadece mağdur beyanıyla ceza alması mümkün mü? ve alması yönünde kaanat oluştu diyelim tutup da bana rızasıyla yaptım beyanımı değiştiriyorum derse ne yapmalı? ne derece inandırıcı olur bilemiyorum.
Old 13-07-2010, 17:19   #2
av.emrullah akbaş

 
Varsayılan

Merhabalar,
Şayet mevzubahis olayda delil olarak salt mağdur ifadesi yer almakta ise her ne kadar atılı suç CMK m.100'de yer alan Katalog suçlardan olsa da,başkaca herhangi bir delil söz konusu değilse(Doktor raporu vs.)kısa sürede Etkili bir Savunma ile Tahliye olabileceğini düşünüyorum.
Mağdur 15 yaşını doldurmuş ve bir ihtimal Cinsel ilşki söz konusu olmuşsa Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği mağdur cebir,tehdit veya iradeyi etkileyen başka bir nedenin olduğunu ispat edemezse müvekkiliniz Cinsel istismardan Beraat edecektir ve yine bir ihtimal olayda Reşit olmaynla cinsel ilişki suçu söz konusu olabilecektir.Salt mağdur beyanıyla müvekkilinizin cezalandırılması mümkün olmamalı ama maalesef ki uygulamada bu yönde kararlarla sıkça karşılaşıyoruz.
İyi çslışmalar,kolay gelsin.
Old 13-07-2010, 17:19   #3
av.emrullah akbaş

 
Varsayılan

Yani,kısacası olayda suç vasfının değişmesi kuvvetle muhtemel.
Old 14-07-2010, 09:38   #4
O.Özcan

 
Varsayılan

Sayın yeditepelişehir, mağdurenin ruh sağlığının bozulup, bozulmadığına dair doktor raporu dosyaya girmeden,müvekkillerinizin tahliye olma ihtimali kanaatimce düşük. Zira mağdurenin ruh saplığının bozulup bozulmaması, yasada öngörülen ceza miktarının önemli derecede değiştiriyor. Tabii bu durumda C.M.K madde 100/1'de düzenlenen, verilmesi beklenen ceza miktarı şartını gündeme getiriyor.


Ancak yine de anlattığınız olayla ilgili elimde bir olan bir yargıtay kararını sizinle paylaşmak istiyorum. Umarım işinize yarar

T.C.
YARGITAY
5. CEZA DAİRESİ
E. 2008/2477
K. 2008/4651
T. 20.5.2008
• NİTELİKLİ CİNSEL SALDIRI ( Mağdurenin Aşamalardaki Çelişkili Anlatımları Olayın Ortaya Çıkış Şekli Telefon İletişim Tutanakları Tanık Anlatımları İle Sanık Savunmalarından Eylemde Zor Unsurunun Tıbbı ve Hukuki Kanıtının Bulunmaması Nedeniyle Beraati Gerektiği )
• CİNSEL SALDIRI ( Mağdurenin Aşamalardaki Çelişkili Anlatımları Olayın Ortaya Çıkış Şekli Telefon İletişim Tutanakları Tanık Anlatımları İle Sanık Savunmalarından Eylemde Zor Unsurunun Tıbbı ve Hukuki Kanıtının Bulunmaması Nedeniyle Beraati Gerektiği )
• ŞANTAJ VE HAKARET ( Mağdurenin Aşamalardaki Çelişkili Anlatımları Olayın Ortaya Çıkış Şekli Telefon İletişim Tutanakları Tanık Anlatımları İle Sanık Savunmalarından Eylemde Zor Unsurunun Tıbbı ve Hukuki Kanıtının Bulunmaması Nedeniyle Beraati Gerektiği )
• MAĞDURENİN AŞAMALARDAKİ ÇELİŞKİLİ ANLATIMLARI ( Olayın Ortaya Çıkış Şekli Telefon İletişim Tutanakları Tanık Anlatımları İle Sanık Savunmalarından Eylemde Zor Unsurunun Tıbbı ve Hukuki Kanıtının Bulunmaması Nedeniyle Beraati Gerektiği - Nitelikli Cinsel Saldırı )
5237/m.102
ÖZET : Mağdurenin aşamalardaki çelişkili anlatımları, olayın ortaya çıkış şekli, telefon iletişim tutanakları, tanık anlatımları ile sanık savunmalarından eylemde zor unsurunun tıbbı ve hukuki kanıtının bulunmadığı, mağdurenin ruh sağlığının bozulmasının ise, Şubat 2006 yılında meydana gelen olaydan sonra ruh sağlığında herhangi bir bozulmanın olduğu yolunda iddia ve kanıtın olmadığı, Mart 2007 yılında tekrarlanan olayın ise mağdurenin görümcesi ve kayın validesi tarafından görülmesi üzerine kırsal kesimde hoş karşılanmayacak böyle bir olayın aleniyet kazanmasından kaynaklanabileceği gözetilerek sanığa yükletilen nitelikli cinsel saldırı ve şantaj suçlarından beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, isabetsizdir.
DAVA : Nitelikli cinsel saldırı, şantaj ve hakaret suçlarından sanık Ömer Asil'in yapılan yargılanması sonunda: atılı suçlardan mahkumiyetine dair Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08.11.2007 gün ve 2007/204 Esas, 2007/296 Karar sayılı hükmün süresi içinde sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi ve incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dosya Yargıtay C.Başsavcılığının 18.02.2008 günlü tebliğnamesiyle Daireye gönderilmekle 14.05.2008 Çarşamba saat 14.00'e duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu:
KARAR : Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün yapılan temyiz incelemesinde;
Sanık hakkında hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün; 14.07.2004 gün ve 5219 sayılı Kanun'un 3-B maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK. 305/1. maddesi gereğince temyizi mümkün olmadığından sanık müdafiin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi de gözetilerek CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı ve şantaj suçlarından kurulan hükümlere gelince;
Mağdurenin aşamalardaki çelişkili anlatımları, olayın ortaya çıkış şekli, telefon iletişim tutanakları, tanık anlatımları ile sanık savunmalarından eylemde zor unsurunun tıbbı ve hukuki kanıtının bulunmadığı, mağdurenin ruh sağlığının bozulmasının ise, Şubat 2006 yılında meydana gelen olaydan sonra ruh sağlığında herhangi bir bozulmanın olduğu yolunda iddia ve kanıtın olmadığı, Mart 2007 yılında tekrarlanan olayın ise mağdurenin görümcesi ve kayın validesi tarafından görülmesi üzerine kırsal kesimde hoş karşılanmayacak böyle bir olayın aleniyet kazanmasından kaynaklanabileceği gözetilerek sanığa yükletilen nitelikli cinsel saldırı ve şantaj suçlarından beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
SONUÇ : Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu yada hükümlü değilse derhal salıverilmesinin temini için Yargıtay C.Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, 20.05.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Old 14-07-2010, 11:22   #5
yeditepelişehir

 
Varsayılan

Doğum hastanesinden alınmış bakire olmadığına dair rapor var fakat mağdure zaten şikayet konusu olaydan önce biriyle birlikte olduğunu ve bakire olmadığını söylüyor.Ruh sağlığına dair rapor alınmalı ama kendisi kayıp ara sıra ortaya çıkıyor.Benzer iddialarla ilgili daha kalabalık bir grubun şüpheli konumda olduğu bir dosya daha varmış sanırım.
Old 14-07-2010, 11:27   #6
O.Özcan

 
Varsayılan

O dosya da raporun olduğunu düşünüyorum. Bir fotokopi temin ettiğinizde, müvekkilinizin lehine delil elde edebileceğinizi düşünüyorum.

Ayrıca, şayet muayene yapıldığında lehinize çıkabilecek bir sonuç olduğunu düşünüyorsanız, soruşturmayı yürüyen Cumhuriyet Savcısı'ndan kolluk marifetiyle mağdurenin raporunun aldırılmasını da talep edebilirsiniz. Bunun yanısıra, diğer dosyada bulunan raporlara göre, C.M.K madde 67 kapsamında, özel bilirkişi marifetiyle yeni bir rapor tanzim ettirmek dosyayı sizin açınızdan olgunlaştıracaktır.
Old 25-12-2010, 22:07   #7
ehlihibre

 
Varsayılan

merhaba. kafamda netliğe kavuşturamadığım bir konuyu paylaşıp cevap bulmak istedim. olay şöyle;gerçekte 10 yaşında olan bir kız intermette online oynanan bir oyunda tanıştığı bir kişiye 25 yaşında olduğunu söyler. bu oyunda taraflar birbirlerini görmüyorlar. oyun avatarlarla oynanıyor. kız, yaşı büyük erkeğe oyundaki bir özelliği (kredi kartından yüklenen kredilerle satın alınarak açılabilen) açması karşılığında kendisine cinsel organını göstereceğini söyler. erkek de kabul eder. kız da erkek de birbirlerine msngr adreslerini vererek msngr üzerinden bağlantı kurarlar. bu bağlantı sırasında kız cinsel organını gösterir. erkek de oyunda kızın istediği özelliği açar. daha sonra kız erkeğe kendisini kandırdığını söyleyerek artık kendisi ile görüşmek istemediğini söyler.bu durum erkeğin ağrına gittiğinden kıza cinsel organının resmini çektiğini kendisi ile görüşmeye devam etmezse ve tekrar cinsel organını göstermezse resmi sosyal paylaşım sitelerinde yayınlayacağını ve hatta kızın arkadaşlarına da resmi göndereceğini söyler. bunun üzerine kız korktuğundan kabul eder ve tekrar cinsel organını gösterir. erkek bu kez daha önce çekmediği resmi bu kez çeker. kız bunun üzerine yaşının küçük olduğunu söyler. ancak erkek bir süre daha tehdit ettikten sonra vazgeçer. ve artık kızla görüşmezler.

merak edilebilir diye söylüyorum. msngr ile video görüşmesinde kız başına bere takıp kendini biraz sakladığı için erkek yaşını anlamamıştır.

şimdi bu durumda kızın yaşını ilkin gizlemesi ve cinsel organını kendi teklifi göstermesi ile nedeniyle TCK m.103/1-a anlamında cinsel istismar oluşur mu?
bu konuda yargıtay kararı var mıdır?saygılar.
Old 25-12-2010, 22:46   #9
Av.Ömer Güntay

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan ehlihibre
merhaba. kafamda netliğe kavuşturamadığım bir konuyu paylaşıp cevap bulmak istedim. olay şöyle;gerçekte 10 yaşında olan bir kız intermette online oynanan bir oyunda tanıştığı bir kişiye 25 yaşında olduğunu söyler. bu oyunda taraflar birbirlerini görmüyorlar. oyun avatarlarla oynanıyor. kız, yaşı büyük erkeğe oyundaki bir özelliği (kredi kartından yüklenen kredilerle satın alınarak açılabilen) açması karşılığında kendisine cinsel organını göstereceğini söyler. erkek de kabul eder. kız da erkek de birbirlerine msngr adreslerini vererek msngr üzerinden bağlantı kurarlar. bu bağlantı sırasında kız cinsel organını gösterir. erkek de oyunda kızın istediği özelliği açar. daha sonra kız erkeğe kendisini kandırdığını söyleyerek artık kendisi ile görüşmek istemediğini söyler.bu durum erkeğin ağrına gittiğinden kıza cinsel organının resmini çektiğini kendisi ile görüşmeye devam etmezse ve tekrar cinsel organını göstermezse resmi sosyal paylaşım sitelerinde yayınlayacağını ve hatta kızın arkadaşlarına da resmi göndereceğini söyler. bunun üzerine kız korktuğundan kabul eder ve tekrar cinsel organını gösterir. erkek bu kez daha önce çekmediği resmi bu kez çeker. kız bunun üzerine yaşının küçük olduğunu söyler. ancak erkek bir süre daha tehdit ettikten sonra vazgeçer. ve artık kızla görüşmezler.

merak edilebilir diye söylüyorum. msngr ile video görüşmesinde kız başına bere takıp kendini biraz sakladığı için erkek yaşını anlamamıştır.

şimdi bu durumda kızın yaşını ilkin gizlemesi ve cinsel organını kendi teklifi göstermesi ile nedeniyle TCK m.103/1-a anlamında cinsel istismar oluşur mu?
bu konuda yargıtay kararı var mıdır?saygılar.

Değerli meslektaşım, erişkinler arası cinsel davranışlarda rızanın varlığı ceza sorumluluğuna engeldir. Ancak 10 yaşındaki bir kişi rıza açıklamaya ve iradesi hukuken sonuç doğurmaya muktedir değildir. Bu nedenle "kendi teklifi" nin hiçbir önemi yoktur. Burada, erişkin erkeğin küçüğün bu durumunu bilmemesi ve bilebilecek durumda bulunup bulunmadığının, olayan ilişkin belge delilleri, varsa üyelik bilgileri, teknik inceleme, bir süre devam ettiği anlaşılan (temadi) fiil esnasında gelişen tüm olay parçaları dikkatlice ele alınarak belirlenmesi cezai sorumluluğun var olup olmadığını ortaya koyacaktır. Hasıl olacak delil durumuna göre, bu kişi TCK.m.30/3 hükmünden yararlanabilir. Ancak daha sonraki davranışlar, tehdit ve şantaj suçları uygulamasına imkan verebilir. Yine, mağdurun küçük olduğunu öğrendikten sonraki davranışlar da başlı başına her üç suç açısından değerlendirilmelidir. Saygılarımla.
Old 25-12-2010, 22:55   #10
Av.Suna SOYDAŞ

 
Varsayılan

Sayın Yeditepeli'nin olayında ise; sadece mağdur beyanı tutuklanmasına sebep değildir. Mağdur beyanının yanında cebir şiddet olgusunu gösterir bulgular, adli tıp raporları ve diğer aleyhe başka deliller aranır. Cinsel istismarın varlığı konusunda kesin deliller var ise o takdirde ruh sağlığı hususunda ayrıca rapor aranır ancak sırf iddia var diye suç sabit sayılmaz. Eğer 15 yaşını doldurmuş ise ve cebir ve şiddet yok ise sadece cinsel beraberlik olması ( her iki tarafın da rızası ile ) yasamızda suç değildir. Olayınızda müvekkilinizin tahliye olması ve de sonuçta beraat etmesi yüksek olasılıktır.
Old 26-12-2010, 12:47   #11
üye34660

 
Varsayılan

Değerli meslektaşım, bu tür suçlarda, Yargıtay içtihatları ve genel uygulamada, mağdurun hayatın olağan akışına aykırı olmayan ve çelişki içermeyen beyanlarına itibar edilmektedir. Tutuklama da bu tür suçlarda yoğun olmaktadır. Yani anlattığınız olayda mağdurun beyanı çelişkili değilse ve beyanları tutarlı ve hayatın olağan akışına aykırı değilse, müvekkilinizin mahkumiyet hükmü alması olasılığı yüksek görünüyor. Saygılarımla
Old 27-12-2010, 10:37   #12
av.emrullah akbaş

 
Varsayılan

Sayın ehlihibrenin sorusuyla ilgili olarak Sn.Güntay'a katıldığımı ifade etmek isterim.Gerçekten de en başta davranışın kız tarafından teklif edilmesi failin sorumluluğu bakımından bir değişiklik meydana getirmez.Kanunkoyucu; Cinsel suçlarda rızanın fiili suç olmaktan çıkarabilmesi için mağdurun 15 yaşını tamamlaması koşulunu öngörmüştür.Eğer mağdur,15 yaşını tamamlamamışsa suç oluşur.Ancak;mağdurun görüşme esnasında bere ile kendini gizlemesi TCK m.30/3'ü gündeme getirecektir.Dolayısıyla yapılacak incelemede failin düştüğü hatanın kaçınılmaz bir hata olduğunun tespit edilmesi halinde fail bu hatadan yararlanacaktır.Ancak;mağdurun faile yaşının küçük olduğunu söylemesine rağmen failin tehdit ve şantaj yoluyla eyleme devam etmesi kanaatimce gerek Şantaj suçunu, gerekse mağdur 15 yaşından küçük olduğu ve de TCK m.103/1-a gereğince 15 yaşını tamamlamamış olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış cinsel istismar suçunu oluşturacağından Çocuğun Cinsel istismarı suçunu oluşturacaktır.Saygılarımla...
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
cinsel taciz suçunda mağdur beyanın yeterli oluşu ve başka bir delil aranmasına gerek olmadığı ile ilgili yargıtay kararı bb6549 Meslektaşların Soruları 16 25-02-2014 12:17
cinsel istismar Konuk Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) 2 12-06-2010 16:04
Cinsel istismar magduru çocuğa yaklaşım Kavaz Çocuk Hakları Çalışma Grubu 2 05-06-2007 15:30
nitelikli cinsel saldırı suçu ve tutuklama adilane Meslektaşların Soruları 1 27-05-2007 17:41


THS Sunucusu bu sayfayı 0,22823501 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.