Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Kredİ Veren Bankanin Hayat Sİgortasi Yapma ZorunluluĞu

Yanıt
Old 29-06-2010, 09:53   #1
idris sağlam

 
Varsayılan Kredİ Veren Bankanin Hayat Sİgortasi Yapma ZorunluluĞu

Müvekilin eşi 2006 yılında X bankasıyla yaptığı kredi sözleşmesi gereğince 10 yıllığına 120.000 Konut kredisi çekiyor.Banka Müvekkilin murisi le sözleşme yaptığında 1 yıllık hayat sigortası yaptırıyor.Müvekkilin eşi 2009 tarihinde geçirdiği trafik kazası neticesinde vefat etti.Ancak banka sonraki yıllara ait hayat sigortası yaptırmadığından müvekillerim kalan taksitleri de düzenli bir şekilde ödemeye devam ediyorlar.Bu da mağduriyetlerine neden olmaktadır.
Bankanın kredi verdiği şahısların kredi sözleşmesi süresince hayat sigortasını yaprırmak zorunluluğu mevcut değil mi? Bu konuda bilgisi olan arkadaşlardan acil yardım bekliyorum.
Old 29-06-2010, 11:35   #2
Levent Cirit

 
Varsayılan

Hayat sigortası yasal bir zorunluluk değildir. konut kredilerinde tek zorunlu sigorta DASK diye bilinen Deprem Afet Sigortasıdır. Bankaların hayat sigortası yapmalarının sebebi hem risklerini azaltmak hem de (ki asıl sebep budur) kendi bünyelerinde bulunan sigorta şirketlerinin cirolarını yükseltmektir.
Bu husuta şu haberi okumanızı da tavsiye ederim.
Old 29-06-2010, 12:04   #3
Av. Sibel

 
Varsayılan

Sayın Meslektaşım

Kredi Hayat Sigortası, bir sigorta sözleşmesidir ve diğer tüm sözleşmeler gibi irade serbestisi esastır. Bankanın, kredi borçlusu istemediği veya muvafakat etmediği sürece kendiliğinden sigorta yapması zorunlu olmadığı gibi, mümkün de değildir. Müvekkilinizin murisinin poliçeyi yenilemesi ve primini yatırması gerekirdi.

T.C. YARGITAY
11.Hukuk Dairesi

Esas: 2005/13284
Karar: 2007/127
Karar Tarihi: 15.01.2007

ÖZET: Somut olayda istem, hayat sigorta poliçesinin geçerli olup olmadığının tespitine yöneliktir. Sözleşme konusu birmilyar liranın üzerinde olduğu gibi, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak dava açılmıştır. Bu durum karşısında, dava değeri itibariyle kararın kesin olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin reddine ilişkin mahkeme kararının kaldırılarak temyiz isteminin esastan incelenmesine karar verilmesi gerekir.

(6762 S. K. m. 1297) (1086 S. K. m. 427)

Dava: Taraflar arasında görülen davada Sivas Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.09.2005 tarih ve 2003/290-2005/220 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin davalı bankadan hayvancılık kredisi kullandığını, diğer davalı tarafından hayat ve hayvan sigortalarının yapıldığını, poliçenin sahibinin muris olduğu belirtilmesine rağmen lehtarının davalı bankanın Altınyayla Şubesi gösterildiğini, kredi kullanan murisin 01.08.2002 tarihinde öldüğünü, tazminatın davalı sigorta şirketi tarafından diğer davalı bankaya gönderilmesine karşın primlerin eksik ödendiği gerekçesiyle bankaca ödeme yapılmadığını, davalılar arasındaki yazışma hatalarının sözleşmenin geçersizliği sonucu doğurmayacağını ileri sürerek, alacak davası ve fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak 7508548 numaralı hayat sigortasının geçerli olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı Başak Hayat Sigorta A.Ş vekili, uyuşmazlığa konu 01.01.2002-01.01.2003 tarihlerini kapsayan poliçenin ölüm tarihinde veya sonrasında priminin ödenmediğini, müvekkilinin sorumluluğunun başlamadığını, tek taraflı feshin bulunmadığını, ilk prim ödenmediği için yürürlüğe girmiş sigorta sözleşmesinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Diğer davalı vekili, prim ödemesinin bulunmadığını, kredi sözleşmesinin her yıl yenileme mecburiyetinin olmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında 23.03.1998 tarihinde 1 yıllık süre için grup hayat sigortası poliçesi düzenlendiği, 31.12.1999 tarihinden sonra yenilemelerin yapıldığı, 01.01.2002-31.12.2002 döneminde davaya konu poliçenin düzenlendiği, primin ödenmediği, davacıların murisinin 1.8.2002 tarihinde vefat ettiği, sözleşmenin 1 yıllık yapıldığı, ilk prim ödenmeden ölümün gerçekleştiği, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun henüz başlamadığı, TTK. nun 1297 nci maddesi uyarınca bir işlem yapılmadığı, sigorta işlemlerinde bir prosedür eksikliğinin olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

1- 5219 sayılı Yasa ile değişik HUMK. nun 427 nci maddesi uyarınca miktar ve değeri birmilyar lirayı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir. Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde, birmilyar liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenecektir. Somut olayda istem, hayat sigorta poliçesinin geçerli olup olmadığının tespitine yöneliktir. Sözleşme konusu birmilyar liranın üzerinde olduğu gibi, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak dava açılmıştır. Bu durum karşısında, dava değeri itibariyle kararın kesin olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin reddine ilişkin 26.09.2005 tarihli mahkeme kararının kaldırılarak temyiz isteminin esastan incelenmesine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin kararının kaldırılmasına, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.90 YTL. temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 15.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)

Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programları
Old 29-06-2010, 16:51   #4
hamdiz

 
Varsayılan

Merhaba,
Bankalar kredi verirken müşterilerine hayat sigortasıda yapmaktadırlar fakat genellikle sigortayı başka bir şirket adına tali acente sıfatıyla yapmaktadırlar. Dolayısıyla herhangi bir sorunla karşılaşıldığında poliçede taraf olmadıklarını ileri sürebilirler. Ayrıca kredi sözleşmelerinin, sigorta poliçesi ve diğer evrakların çok iyi okunması ile farkedilebilecek bir ayrıntıda yapılan sigortaların müşteri talebi ile yıllık dönemler halinde yenilenebilen hayat sigortası olmasıdır.
Old 29-06-2010, 17:33   #5
Av.Hülya Büyükoğlu

 
Varsayılan

Merhaba,
Hayat sigortası zorunlu olmamakla birlikte ilk yıl için banka tarafından yapılmış ise, bankaya sigortanın yapılması hususunda bir talimat verilmiştir.Eğer müşteri bankaya hayat sigortasının yapılması, süresi bittiğinde yenilenmesi hususunda talimat vermiş ise bankanın sigorta poliçesini yapmamasının banka ile müşteri arasındaki vekalet ilişkisine aykırılık teşkil edeceğini düşünüyorum. Benzer bir dava bende var, talimatta konut ve hayat sigortalarının banka tarafından yapılması istenmiş, banka sadece konut sigortası yapmış, hayat sigortasını büyük olasılıkla unutmuş. Kredi sözleşmesinin 4. ayında kredi borçlusu vefat edince mirasçıları kredi borcunu ödeme zorunda kaldı. Biz şansımızı denemeye karar verdik ve dava açtık. Henüz 2. celse, neler olacağını bilmiyorum ama haklı olduğumuzu düşünüyorum.

Bir Yargıtay kararında güven kurumu olan bankanın hafif kusurundan dahi sorumlu olacağını okumuştum.

Yine aşağıdaki karar da işinize yarayabilir.
İyi çalışmalar,

T.C.
YARGITAY
11. HUKUK DAİRESİ
E. 2006/7195
K. 2007/15082
T. 29.11.2007

• BANKANIN SİGORTA POLİÇELERİNİ YENİLEME YETKİSİ ( Sigorta Şirketine Başvuran ve Teklif Poliçeyi Alan Bankanın Sözleşmenin 11.Maddesindeki Tercih Hakkını Bu Yönde Kullandığının Kabul Edilmesi Gereği )
• TAŞIT KREDİ SÖZLEŞMESİ ( Banka Müşteri Tarafından Sigorta Primleri Ödenmemiş Olsa Dahi Poliçenin Düzenlenmemesinden ve Dolayısıyla Aracın Çalınmış Olmasından Doğan Zarardan Kasko Sigorta Bedeli Miktarınca Sorumlu Olduğu )
• KASKO SİGORTA BEDELİNİN TAHSİLİ ( Banka Müşteri Tarafından Sigorta Primleri Ödenmemiş Olsa Dahi Poliçenin Düzenlenmemesinden ve Dolayısıyla Aracın Çalınmış Olmasından Doğan Zarardan Kasko Sigorta Bedeli Miktarınca Sorumlu Olduğu )
• BANKANIN SORUMLULUĞU ( Banka Müşteri Tarafından Sigorta Primleri Ödenmemiş Olsa Dahi Poliçenin Düzenlenmemesinden ve Dolayısıyla Aracın Çalınmış Olmasından Doğan Zarardan Kasko Sigorta Bedeli Miktarınca Sorumlu Olduğu )
6762/m.1263, 1264, 1269

ÖZET : Taraflar arasında imzalanan Taşıt Kredisi Sözleşmesinin 11.maddesinde bankanın dilerse müşteri adına taşıtı sigorta ettirmeye ve süresinin dolması halinde sigorta poliçelerini yenilemeye ve doğacak prim borçlarını da müşterinin hesabına borç kaydetmeye yetkili olduğu yazılıdır. Sigorta şirketine başvuran ve teklif poliçeyi alan bankanın, sözleşmenin 11.maddesindeki tercih hakkını bu yönde kullandığı kabul edilmelidir. Bu durumda banka, müşteri tarafından sigorta primleri ödenmemiş olsa dahi poliçenin düzenlenmemesinden ve dolayısıyla aracın çalınmış olmasından doğan zarardan kasko sigorta bedeli miktarınca sorumlu bulunmaktadır.

DAVA : Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 14.Mahkemesi’nce verilen 13.03.2006 tarih ve 2004/443-2006/149 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla,duşma için belirlenen 27.11.2007 gününde davalı avukatı Çiğdem Çavdar gelip,davacı avukatı tebligata rağmen gelmediginden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra,duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştır.Dava dosyası için Tetkik Hakimi D.Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe,layihalar,duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili,müvekkilinin 24.3.2004 tarihinde davalı bankadan kullandığı kredi ile bir kamyonet satın aldığını,aracın 27.7.2004 tarihinde çalındığını, müvekkili ile davalı arasında yapılan taşıt kredisi ve rehin sözleşmesine göre,bankanın menfaat sahibi olarak aracın sigortasını yaptırmaya yetkili olduğunu müvekkilinin bankayla yapılan sözleşmeye güvenerek ve taşıtın kasko sigortasının yapıldığını sanarak herhangi bir sigorta yaptırmadığını,ancak çalınma olayından sonra aracın sigortasının olmadığını öğrendiğini,bankaya müraacatından sonra bankanın sigorta şirketine teklif gönderdiği halde poliçenin düzenlenmediğini,ancak bu durumu müvekkiline bildirmediğini bankanın kusuru nedeniyle aracın sigortalanmadığını ileri sürerek,50.000.000.000.TL.sının 10.8.2004 tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsilini taleb etmiştir.

Davalı vekili,taraflar arasındaki sözleşmenin 11. maddesi hükmü gereğince müvekkilinin sigorta yaptırmasının zorunlu olmadığını,müvekkili tarafından dava dışı Anadolu Sigorta Şirketine kasko sigortası için müracaat edildiğini,sigorta şirketinin de davacının ödemesi gereken prim miktarını bildirdiğini bu durumun davacıya bildirilmesine rağmen davacı tarafından primin yüksek bulunduğunu ve başka sigorta şirketine sigorta yaptıcağını beyan ettiğini daha sonra da müvekkilini aramadığını,aracın sigortasını varlığını da araştırmadığını aynı zamanda davacının sigorta primini de ödemediğini savunarak,davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, iddia,savunma,toplanan kanıtlar,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre,banka tarafından sigorta sözleşmesinin yapılması için gerekli başvuruların yapıldığı, davacı tarafından da hesaptan ödeme talimatının verildiği, ancak hesap bakiyesinin sıfır olduğu,davacının basiretli tacir gibi davranmadığı,kendisinin de sigorta poliçesini düzenlettirmediği, kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı,davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tazminat istemine ilişkin olup,davacının,davalı İş Bankası A.Ş.ile imzaladığı Taşıt Kredisi ve Rehin sözleşmesi uyarınca kendisine ait araç üzerine davalı banka lehine rehin tesis ettirdiği,davalı bankanın da sözleşmenin 11.madde hükmü gereğince,daim ve mürtehin sıfatıyla aracı dava dışı Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş.ne veya diğer bir sigorta şirketine kasko, İMMS ve Koltuk Ferdi Kaza Sigortası ile primlerini davacıdan almak suretiyle sigorta ettirmeyi dilerse yaptırabileceği yanlar arasında çekişmesiz olduğu gibi,dosya içeriği ile de sabittir.

Davacı taraf, sigortalı aracın 27.7.2004 tarihinde çalındığını ancak bankaya müracatında kendisine sigorta poliçesinin düzenlenmediğini bildirildiğini ileri sürerek işbu davayı açmış,mahkemece banka tarafından sigorta sözleşmesinin yapılması için gerekli başvuruların yapıldığı, davacı tarafından da hesaptan ödeme talimatının verildiği ancak hesap bakiyesinin sıfır olduğu,davacının basiretli tacir gibi davranmadığı, kendisinin de sigorta poliçesi düzenlettirmediği, kimsenin kendi kusurundan yararlanamıyacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı şirket ile davalı banka arasında imzalanan Taşıt Kredisi ve Rehin sözleşmesinin 11.maddesine göre,banka , dilerse müşteri adına taşıt sigorta ettirmeye ve süresinin dolması durumunda sigorta poliçelerini yenilemeye yetkilidir. Bu halde müşteri banka tarafından ödenen prim ve masrafları beşinci maddede belirtilen oran üzerinden hesaplanacak faiz ile birlikte bankaya ödeyeceğini, ödememesi halinde 10.maddeye göre bütün borcun muaccel kılınabileceğini kabul ve taahhüt etmiştir. Davalı banka sözleşmenin bu hükmü gereği dilerse sigorta sözleşmesi yapabilecekken dosyada bulunan ve sigorta şirketine hitaben yazılan 28.7.2004 tarihli yazısında anlaşılacağı üzere, sigorta poliçesinin düzenlenmesi için 16.3.2004 tarihinde sigorta şirketine müracaat etmek ve sigorta şirketi tarafından düzenlenen 140078267-6 nolu teklif poliçeyi almak suretiyle bu yükümlülüğü artık üzerine aldığı anlaşılmaktadır. Yine,bu yazı kapsamına göre,davacı şirketin hesabından prim bedelinin tahsil edilmesi için telefon talimatı aldığı da çekişmesizdir. Artık bu aşamada bankanın, sözleşmenin 11.madde hükmü gereğince davacının hesabına kendisi yönünden alacak kaydederek primi ödeyip poliçenin düzenlenmesini sağlaması gerekirken, poliçenin düzenlenmemesinde kusurlu ve sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla, mahkemece aracın olay tarihindeki kasko sigorta bedeli tespit edilerek, davalının sorumlu olduğu tazminat miktarına karar verilmesi gerekirken,yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 500.00YTL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.11.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Old 29-06-2010, 17:44   #6
Av. Sibel

 
Varsayılan

Av. Hülya Büyükoğlu meslektaşımızın verdiği yanıtta yer alan Yargıtay kararlarında bankanın sigorta poliçesi yapma işini ve sorumluluğunu kredi sözleşmesi ile üzerine aldığı görülmektedir. Soruya konu olayda da, kredi sözleşmesinde böyle bir hüküm mevcutsa meslektaşımızın fikrine katılıyorum, bankanın tazmin sorumluluğu söz konusu olabilecektir.
Old 29-06-2010, 17:51   #7
Av. Sibel

 
Varsayılan

Forumda paylaşmış olduğum Yargıtay kararında, ilk yıl için yapılan sigorta poliçesi daha sonraki yıllarda ve hatta ölümün gerçekleştiği yılda da yenilenmiş olmasına rağmen, sırf primi ödenmediği gerekçesiyle Mahkemece verilen red kararı Yargıtayca uygun bulunarak onanmıştır.
Old 03-07-2010, 16:31   #8
bilenkişi

 
Varsayılan

banka sigorta yaptırırken süre belitmiyor,kredi alan sigortanın borç bitene kadar devam edeceğini zannediyor aslında öyle olması ve priminde ona göre alınması gerekiyor bankalar halkı kandırıyor.
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Hayat Sİgortasi - Sİgorta Bedelİnİn Alinmasi Erkan Uygun Meslektaşların Soruları 0 10-03-2010 11:35
Anonİm Şİrket Genel Kurul Yapma ZorunluluĞu BORATAN Meslektaşların Soruları 2 21-03-2009 02:24
Hayat Sİgortasi Av.METİN Meslektaşların Soruları 1 05-01-2009 12:08
Yabanci Para İpoteĞİnİ Sadece Kredİ Veren Kurumlar Koyabİlİyor!!! Av.Ayhan KARAMAN Hukuk Sohbetleri 0 15-04-2008 23:47
kurumun sözleşme yapma zorunluluğu elektrik hamburabi42 Meslektaşların Soruları 4 29-05-2007 20:12


THS Sunucusu bu sayfayı 0,12082601 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.