Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Faiz Talebi Islah

Yanıt
Old 03-03-2010, 14:39   #1
TTT

 
Varsayılan Faiz Talebi Islah

Değerli Meslektaşlarım,

Dava dilekçemizin açıklamalar kısmında " .... TL'nın, haksız fiil tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsili için işbu davanın açılması zorunlu olmuştur.." demişiz.

Aynı dilekçenin Sonuç ( Netice-i Talep ) kısmında ise tekrar faiz talebimizi yazmayı unutarak " fazlaya dair her türlü haklarımız saklı kalmak üzere ..... TL'nın tahsili " talebinde bulunmuşuz.

Bu arada ayrıca dava dilekçemizin netice-i talep kısmını ıslah ederek "fazlaya dair haklarımız saklı kalmak üzere ..... TL'nın haksız fiil tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsili" şeklinde düzelttim.

Bu durumda ;

1) Dava dilekçesi bir bütün olarak değerlendirilerek, açıklamalar kısmında faiz talep etmiş olmamız ( ancak sonuç yani netice-i talep kısmında faiz talebimiz tekrar yazılmamış olmasına rağmen ) yeterli görülerek, olay tarihinden itibaren faiz talebinde bulunduğumuz Mahkemece kabul edilebilir mi ?

2) Islah yolu ile belirttiğim şekilde yaptığım faiz talebini de içerir düzeltme geçerlimidir ? Yargıtay bazı kararlarında o ana kadar işlemiş faizin de hesaplanarak müddeabih haline getirilip harcının da yatırılmasının gerekliliğinden bahsetmekte.

3) Bendeki mevcut bir 4.H.D. kararında ise ( bir arkadaşımın takip ettiği dava ) ıslaha bile gerek duymaksızın, meslektaşımın dava sürecinde bir dilekçe ile faiz de talep ettiğini belirtmesini yeterli görmüştür.

4) Yapmış olduğumuz ıslah ile alacağımıza haksız fiil tarihinden itibaren faiz talebimiz Mahkemece ve Yargıtayca kabul edilir mi ?

Ne kadar zor, çetrefilli ve dikkat isteyen bir mesleğimiz var. Bazen bunalıyoruz gerçekten. Birbirinden farklı istikametteki Yargıtay kararları da bazen bize bir yol göstermekten ziyade karışık aklımızı daha da karıştırıyor maalesef.

Tüm meslektaşlarıma saygılar ve sevgiler sunuyorum..
Old 03-03-2010, 15:49   #2
ATARAS

 
Varsayılan

Sn Meslektaşım, benzer bir dalgınlığı ben de yapmıştım. Ben ıslahla artırdığım kısım için faiz istemeyi unutmuştum. Uzun incelemeler sonucunda, başlangıçta istenmeyen faiz için ek bir dava açmam gerektiğini görmüştüm. Sizin olayınıza gelince; dava dilekçesinin NETİCE-İ TALEP kısmında ne istenirse ona hükmedileceğini düşünüyorum. Islahla talep ettiğiniz faiz miktarını müddeabih haline getirip harcı yatırmanız gerektiği kanaatindeyim. Ancak Yargıtayın çok değişik kararları var. Bazen, sadece dilekçenin bir kısmında faiz istenmiş olmasını da yeterli görüyor. İyi çalışmalar...
Old 03-03-2010, 15:51   #3
Av.Ali GÖKBAYRAK

 
Varsayılan

Dava dilekçenizin açıklamalar kısmında faiz talep edilmesine rağmen, netice-i talep kısmında faiz talep edilmemiş olması kesinlikle faiz talep etmediğiniz anlamına gelmez. En önemlisi ise BK.'nun 113. maddesi uyarınca dava devam ederken her zaman faiz talebinde bulunulabilir.
T.C.
YARGITAY
5. HUKUK DAİRESİ
ESAS 2005/ 1189
KARAR 2005/ 4919
5- Kabule göre de; Dava konusu taşınmaza ilk dava tarihi esas alınarak değer biçildiğine göre, dava ve ıslah dilekçeleri birlikte değerlendirildiğinde BK.nun 113. maddesi uyarınca her zaman faiz talebinde bulunulabileceği de nazara alınarak hükmedilen bedelin tamamı için dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, ıslah dilekçesinde faiz talebinde bulunulmadığı gerekçesi ile, ek talep hakkında faize karar verilmemesi doğru görülmemiştir.
Old 03-03-2010, 21:05   #4
Av.Y.Selim ÜSTÜN

 
Varsayılan

Sn. Meslektaşım. Yaşadığınız durumu birebir yaşamış bulunmaktayım. Üstelik ben dalgınlığıma gelen bir durumda ne yazık ki dilekçenin hiçbir tarafında faizde talep etmemiştim.
Islah dilekçesiyle beraber haksız fiil tarihinden itibaren faiz talep ettim. Talebim mahkemece kabul edildi ve karşı taraf faiz ıslahla talep edilemez diyerek kararı temyiz etti. O dönemde bir karar bulmuştum. Bulduğum kararda şu hususlar zikredilmekteydi. 1) Faiz ek bir davayla talep edilebildiğine göre, ek dava ile talep edilebilen hususlar ıslah dilekçesiyle talep edilebileceğinden ıslahla faiz talep edilebilir.
2)Faiz temerrütten itibaren istenebilse de haksız fiillerde faiz yasal olarak haksız fiil tarihinden itibaren başlayacağı için temerrütte bu tür davalarda faiz başlangıcı için aranmaz.
Old 03-03-2010, 21:34   #5
TTT

 
Varsayılan

Sayın unkownwriter; siz faiz için ıslahta bulunduğunuzda faizi müddeabih haline getirip harç ödemişmiydiniz ?

Bu bence çok saçma, çünkü dava açarken faiz istediğimizde faizi hesaplayıp müddeabihmiş gibi harcını yatırmadığımıza göre, ıslahta neden böyle bir gereklilik olsun. Çünkü talep edilen asıl alacağa bağlı bir fer'i talep.
Sizin davanızda temyiz sonucu ne yönde olmuştu ?

Aynı büroda birlikte çalıştığımız bir meslektaşımın davasında da aynı şey başına gelmiş. Kendisi ıslah bile etmeden dava devam ederken bir dilekçe ile faiz talebinde de bulunmuş ve faiz talebi de mahkemece kabul edilmiş. Temyiz aşamasında da Yargıtay 4.H.D.aynen " faiz davanın devamı süresince her aşamada dilekçe ile talep edilebilir" diyerek kararı onamış. O kararın orjinali de elimde mevcut. Nitekim sayın Gökbayrak'ın verdiği karar örneği de aynı doğrultu da.

Esasen bugün bu yönde ıslah dilekçesini yazıp adliyeye göndermiş iken, son anda sitedeki farklı görüşler nedeniyle dilekçeyi vermekten vazgeçip biraz daha araştırmaya karar verdim.

Sitedeki daha önceki benzer konuda açılmış forumları görmeden önce kafam daha net idi. Islahla faiz talebinde bulunabileceğimi ve bunun için harç ödemenin kesinlikle gereksiz olduğunu düşünüyordum.

Ancak gördüğüm yargıtay kararları da beni tereddüde sevketti.

Yargıtayın aynı konudaki farklı kararlarını anlamak gerçekten zor.
Old 03-03-2010, 22:25   #6
Yücel Kocabaş

 
Varsayılan

Karşı taraf iddianın genişletilmesi savunmasında bulunmaz ise ıslaha gerek kalmadan faiz talebinde bulunabileceği kanısındayım.Açıklama dilekçesine karşı iddianın genişletilmesi itirazı gelmemiş ise bu konuda sorun yoktur demektir.

Fakat karşı taraf iddianın genişletilmesine muvafakat etmez ise dilekçenin netice-i talep kısmında yer alması gereken faizin ıslah yoluyla talep edilmesi uygun olacaktır.

4.HD.si faizin ıslah yoluyla ileriye sürülmesi halinde işleyen faizin miktarının belirlenip harcının yatırılması koşulunu aramaktadır. Bu koşul sonradan da tananlanabilir. bkn. http://www.turkhukuksitesi.com/showthread.php?t=21950


Ayrıca bugunkü yasal duruma göre " ticari faiz" sözcüğü " yasal faiz" anlamına gelmektedir. ticari işlerde uygulanan temerrüt faizi, (Merkez Bankasının avans ,işlemlerinde uyguladığı değişen oranlardaki faiz ) sözlerinin kullanılması gerekmektedir. Islah dilekçesi verilecekse bu kısım da düzeltilebilir.


Diye düşünüyorum.

T.C.

YARGITAY

2. HUKUK DAİRESİ

E. 1991/10176

K. 1991/13595

T. 4.11.1991

• İDDİANIN GENİŞLETİLMESİ ( Dava Dilekçesinden Sonra Faiz İstenmesi )

• DAVA DİLEKÇESİNDEN SONRA FAİZ İSTEĞİ ( İddianın Genişletilmesi )

• FAİZ TALEBİ ( Dava Dilekçesi Verildikten Sonra İstenmesinin İddianın Genişletilmesi Niteliğinde Olduğu )

• ZAMANAŞIMI ( Faizin Asıl Alacağın Tabi Bulunduğu Zamanaşımına Tabi Olması )

• FAİZ ALACAĞI ( Asıl Alacağın Tabi Bulunduğu Zamanaşımına Tabi Olması )

743/m.513

1086/m.185

ÖZET : Faiz talebi, asıl alacağın tabi olduğu zamanaşımına tabidir. davacının dava dilekçesinden sonra faiz isteğine bulunması iddianın genişletilmesi yasağına gireceğinden faize hükmedilemez.
DAVA : E.Y. ve S.K. ile H.E. ve ark arasındaki tapu iptali ve tenkis davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm G.D. tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : 1 - Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özelilkle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yersizdir.
2 - Dilekçede faiz talep edilmemiştir. Davacı 15.5.1991 günlü dilekçesinde faiz isteğinde bulunmuş ise de davalı iddianın genişletildiğini ileri sürülerek buna karşı koymuştur. Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 185/2. maddesi karşısında artık faize.hükmetmeye imkan bulunmamaktadır. Kaldı ki hükmedilen faiz asıl alacağın tabi bulunduğu zamanaşımına tabidir. Medeni Kanunun 513. maddesinde öngörülen sürede geçmiştir. O halde mahkemece bu davada istenilen faizin reddine karar vermek gerekirken yasanın yorumunda yanılgıya düşülerek yazılı şekilde faize de hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple BOZULMASINA, oyçokluğuyla karar verildi
Old 05-03-2010, 20:52   #8
TTT

 
Varsayılan

Peki asıl alacak zamanaşımı süresinin dolmasına rağmen zamanaşımına uğramamışsa ( dava veya takip açılması nedeniyle ), dava dilekçesinde istenilmemiş olan faiz zamanaşımına uğramış olur mu ?
Old 05-03-2010, 21:34   #9
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan TTT
Peki asıl alacak zamanaşımı süresinin dolmasına rağmen zamanaşımına uğramamışsa ( dava veya takip açılması nedeniyle ), dava dilekçesinde istenilmemiş olan faiz zamanaşımına uğramış olur mu ?

Sayın meslektaşım,
Zamanaşımı süresi dolduktan sonra dava açılması zamanaşımını kesmez. Zamanaşımı def'inde bulunulabilir. Zamanaşımı süresi olmadan açılan dava zamanaşımını keser. (BK.135,136) Faiz, asıl alacağın fer'i niteliğindedir.(BK.113) Asıl alacak zamanaşımına uğramışsa faiz de zamanaşımına uğrar. (Diye düşünüyorum)
Old 05-03-2010, 21:50   #10
TTT

 
Varsayılan

Sayın Dikici; sormak istediğim tam olarak şuydu :

Dava bir sigorta şirketine karşı açılan hasar tazminatına ilişkin.

Zamanaşımı süresi dolmadan dava açıldı ve devam ediyor. Ancak belirttiğim gibi dilekçe metninde faiz talep etmiş olmamıza rağmen, dalgınlık sonucu netice-i talep kısmında faiz talebimizi tekrarlamayı unutmuşuz.

Faizi ıslah yolu ile şimdi istesek, ıslah tarihinde 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğundan ve faiz talebinin zamanaşımına uğradığından bahisle faiz talebimiz reddilebilir mi ? ( Asıl alacağa ilişkin 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan dava açıldı ve halen devam ediyor )
Old 05-03-2010, 22:08   #11
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan TTT
Sayın Dikici; sormak istediğim tam olarak şuydu :

Dava bir sigorta şirketine karşı açılan hasar tazminatına ilişkin.

Zamanaşımı süresi dolmadan dava açıldı ve devam ediyor. Ancak belirttiğim gibi dilekçe metninde faiz talep etmiş olmamıza rağmen, dalgınlık sonucu netice-i talep kısmında faiz talebimizi tekrarlamayı unutmuşuz.

Faizi ıslah yolu ile şimdi istesek, ıslah tarihinde 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğundan ve faiz talebinin zamanaşımına uğradığından bahisle faiz talebimiz reddilebilir mi ? ( Asıl alacağa ilişkin 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan dava açıldı ve halen devam ediyor )

Dava dilekçenizin kapsamından faiz talep ettiğiniz anlaşılıyorsa bence Islah etmeniz için sebep yoktur. Dava dilekçenizi izah eder nitelikte yeni bir dilekçe vermeniz halinde mahkeme faiz talebinizi de değerlendirir.

Ama varsayalım ki dava dilekçenizde hiç faizden bahsetmemiş olsaydınız durum ne olurdu?

Yargıtay HGK kararına göre (Bu karar THS 'de yer alan Hukuk Usulü Kanunu 83. madde altındaki şerhte mevcuttur= http://www.turkhukuksitesi.com/serh.php?did=4113 ) Dava kamilen Islah edilirse (yani ilk davada talep edilmeyen bir başka talebe dönüştürülürse) Davanın ilk açıldığı günden itibaren Islah dilekçesi hüküm ifade edecek ve zamanaşımı sorunu olmayacaktır. (Y.HGK.30.1.2002 gün E. 2002/2-63, K. 23)


Alıntı:
K. 2002/23

T. 30.1.2002

• TAMAMEN ISLAH ( Hak Düşürücü Süreye Etkisi )

• HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE ( Tamamen Islah Halinde İlk Dava Tarihinin mi Islah Tarihinin mi Esas Alınacağı )

1086/m.83,88,89

ÖZET : Davanın tamamen ( kamilen ) Islah edilmesi halinde ıslah olunan dava, ilk dava gününde açılmış sayılır ve hak düşürücü süre de bu tarihte kesilmiş olur. Bu nedenle, dava süresi ilk dava ile muhafaza edilmiş olacağından, sürenin hesabında ıslah tarihinin değil ilk dava tarihinin esas alınması gerekir.

Açıklanan nedenlerle yerel mahkemenin davanın tümden ıslahının açılış tarihine etkili bulunmadığına ilişkin direnme kararı yerindedir.

DAVA : Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ünye Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 6/11/2000 gün ve 1999/215 Esas, 2000/543 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vasisi tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2.Hukuk dairesinin 19/12/2001 gün ve 2001/1133-2738 sayılı ilamı ile; ( ...Davacı; Evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını ileri sürülerek boşanma davası açmış,yargılama sırasında, 6.9.1999 da ıslah edilerek evliliğin butlan sebebiyle feshine karar verilmesini istemiştir. Islah ile davanın tamamının yahut belli bir bölümünün değiştirilmesi imkan dahilindedir. Karşı tarafın kabulüne de bağlı bulunmamaktadır.

Fesih davasının, feshe muttali olduğu tarihten itibaren altı ay içersinde açılması zorunludur. ( MK.m.119 ) Evlenme 14.12.1998 de gerçekleşmiştir. Davacı bu tarihte fesih sebebine muttali olmuştur. Islah halinde, ıslahın yapıldığı tarihte dava açılmış sayılır. Islah tarihi itibariyle aradan 18 ay geçmiştir. Hak düşürücü süre geçmiştir. Gerçekleşen bu durum karşısında ıslah edilen davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle,yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Davacı, M.K.nun 134/1.maddesine göre, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle açmış olduğu boşanma davasını, tamamen ( eski deyimle kamilen ) islah ederek, mutlak butlan nedeniyle evliliğin iptali davasına dönüştürülmüştür.

HUMUK.nun 83,88 ve 89.maddelerine göre bu işlemin yasal olarak olanaklı bulunduğunda duruksama yoktur.

Yerel mahkeme ile Özel Daire arasındaki uyuşmazlık, ıslahın, evliliğin mutlak butlan nedeniyle iptali davası için öngördüğü hakdüşürücü nitelikteki dava açma süresine etkisi konusunda toplanmakta olup, yanlar 14/12/1998 tarihinde evlenmişler, dava 17/5/1999 tarihinde açılmıştır.

Hemen belirtmek gerekir ki; davanın tamamen islahı durumunda, dava dilekçesinden itibaren bütün usul işlemlerinin yapılmamış sayılması HUMK.nun 87.maddesi hükmü gereğidir. Gerek öğretide, gerekse yargısal kararlarda; belirtilen durumda yeni bir davanın açılmış sayılamayacağı, tamamen ıslah edilen davanın ilk açılan davanın devamı niteliğinde olduğu ve bunun doğal sonucu olarak, zamanaşımı ( somut olayda mutlak butlan davası için öngörülen hak düşürücü sürenin ) ilk davanın açıldığı tarihte kesilmiş sayılacağı, öteden beri yerleşik ve hakim olan görüştür.

O halde, davanın tamamen ( kamilen ) ıslah edilmesi halinde ıslah olunan dava, ilk dava gününde açılmış sayılır ve hak düşürücü süre de bu tarihte kesilmiş olur. Bu nedenle, dava süresi ilk dava ile muhafaza edilmiş olacağından, sürenin hesabında ıslah tarihinin değil ilk dava tarihinin esas alınması gerekir. ( Bkz. Prof.Dr.Baki Kuru Hukuk Muhakemeleri Usulü altıncı baskı cilt IV, sh. 3998 vd. Prof.Dr. Sabri Şakir Ansay Yargılama Usulleri isimli eser 1960 baskı sh.194 vd, Prof.Dr.İlhan Postacıoğlu Medeni Usul Hukuku Dersleri 1975 baskı sh.460 vd., Prof.Dr.Saim Üstündağ Medeni Yargılama Hukuku Esasları 1973 baskı sh.335 vd., HG.K. 18/12/1957 2/66-64, 3.H.D. 5/10/1951 gün 13088/9912, 2.H.D. 10/3/1978 gün 1486/1892 ve 26/4/1979 gün 3377/3455, 6.H.D. 11/10/1976 gün 5481/6212 sayılı kararları ).

Açıklanan nedenlerle yerel mahkemenin davanın tümden ıslahının açılış tarihine etkili bulunmadığına ilişkin direnme kararı yerindedir. Ne var ki Özel dairece işin esasına yönelik temyiz itirazları incelenmemiştir. O halde esasa ilişkin temyiz itirazları tetkik edilmek üzere dosya Özel Dairesine gönderilmelidir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle işin esasına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 2.Hukuk Dairesine gönderilmesine, 30/1/2002 gününde, oybirliği ile karar verildi.



Eğer ilk açılan davada br alacak kısmen talep edilip, fazlaya dair haklar saklı tutulmuş ise; bu durumda "Kısmi Islah" sözkonusu olacak ve Kısmi Islah dilekçesinin verildiği tarih itibariyle Islah dilekçesi işleme konu olacak ve haliyle zamanaşımı süresi bu son durumda Islah dilekçesi tarihinde dolmuşsa, zamanaşımı def'i karşısında kısmı ıslah talebi ve davası reddedilecektir.(Diye düşünüyoum)
Old 05-03-2010, 22:23   #12
Yücel Kocabaş

 
Varsayılan

Dava trafik kazasıyla ilgiliyse; asıl alacakla birlikte faiz alacağına,
işleten ile halefiyet esasına göre sigorta şirketi hakkında da uzamış ceza zamanaşımı süresi uygulanır.
Old 06-03-2010, 15:08   #13
TTT

 
Varsayılan

Arkadaşlar çok teşekkür ediyorum katkılarınız için.
Yücel bey dava işyerinden hırsızlık nedeniyle sigorta şirketine karşı açılmış dava.

Sevgili Saim Dikici size de birkez daha teşekkür ediyorum.

Dava dilekçemizin T.Konusu bölümünde aynen "fazlaya dair tüm haklarımız saklı kalmak üzere .... TL hasar tazminatının olay tarihi olan ........ tarihinden itibaren ticari faizi ile davalıdan tahsili talebidir " yazmışız.

Ayrıca dilekçemizin son bendinde yine " Belirtilen nedenlerle ........ TL nın olay tarihi olan ..... tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsili için işbu davanın açılması zorunlu olmuştur" demişiz.

Ancak sonuç bölümünde " Yukarıda açıklanan nedenlerle ve fazlaya dair her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak üzere; ........ TL hasar bedelinin davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ederim" demişiz. YAni sonuç (netice-i talep) kısmında faiz isteğimizi tekrar zikretmemişiz.

Ben esasında bu dilekçeye göre mahkemenin faize de karar vermesi gerektiği düşüncesindeyim. Çünkü faiz talebimiz, dilekçenin netice-i talep kısmında tekrar belirtilmemiş olmasına rağmen, Dava (Talep) konusu kısmında ve dilekçe metninde ayrıca olay tarihinden itibaren faiz istediğimizi belirtmişiz.

Ancak bu durum mahkemede bir tereddüt oluşturup, netice-i talep kısmında tekrar faizden bahsetmemiş oluşumuz aleyhimize yorumlanabilir mi yine de emin değilim.

Eklediği son karar ile zamanaşımı konusundaki tereddütlerimi giderip içimi rahatlatan Saim beye tekrar teşekkür ediyorum.
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Islah Dilekçesinde Talep Edilmeyen Faiz Alacağı Av.MeteHelvacıoğlu Meslektaşların Soruları 7 04-01-2011 12:51
Hakedişin geç ödenmesi halinde faiz talebi TRINITY Meslektaşların Soruları 4 15-02-2010 15:03
Reeskont Faiz Talebi - Taleple Bağlılık Av. Nehir Meslektaşların Soruları 3 26-01-2010 11:03
Faiz-Islah eylul83 Meslektaşların Soruları 3 23-05-2008 16:50
Islah ile faiz talebi blaze Meslektaşların Soruları 1 04-07-2007 16:22


THS Sunucusu bu sayfayı 0,14517999 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.