Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

yapı denetim şirketlerinde sorumluluk ve ruhsata aykırı yapı

Yanıt
Old 22-02-2010, 21:55   #1
Av. Aylin Kaya

 
Varsayılan yapı denetim şirketlerinde sorumluluk ve ruhsata aykırı yapı

Sayın meslektaşlarım, ruhsat ve eklerine, mimari projeye aykırı bir yapı için yapı denetim şirket görevlilerinin uygun raporu vermesiyle ve belediyenin de buna rağmen iskan verilen bina için cezai sorumluluk nasıl olur?Yapı denetim hizmet kanununa göre yapı denetim şirket yetkililerinin bu durumda resmi evrakta sahtekarlıkla suçlandığı ve yargılandığı uygulamalar gördüm.Bu konuya ilişkin elinde karar olan ve bilgisi olan meslektaşlarımın yardımını bekliyorum.Teşekkür ederim.
Old 23-02-2010, 08:38   #2
Av.Evren Akçay

 
Varsayılan

4708 sayılı kanuna göre;ruhsat ve eklerine, mimari projeye aykırı bir yapı için yapı denetim şirket görevlilerinin uygun raporu vermesi durumunda öncelikle ilgili yapı denetim firmasının dosyası 8. maddeye göre işlem yapılması için valiliğe gönderilir. 9. maddeye giren bir durum varsa ya görevi kötüye kullanmaktan yada resmi belgede sahtecilikten suç duyurusunda bulunulur.

Madde 8 - Yapı denetim kuruluşlarından, bu Kanunda öngörülen esaslara göre denetim görevini yerine getirmedikleri anlaşılanların veya son üç yıl içerisinde üç defa olumsuz sicil alanların veyahut 3 üncü maddenin son fıkrası ile 6 ncı maddenin birinci fıkrası hükümlerine aykırı hareket ettiği belirlenenlerin denetim faaliyeti, yapı denetim komisyonunun teklifi üzerine Bakanlıkça bir yıla kadar durdurulur ve belgesi geçici olarak geri alınır. Durdurma kararı, Resmi Gazetede ilan edilir ve sicillerine işlenir. Denetim faaliyetinin geçici olarak durdurulmasına neden olan yapı denetim kuruluşunun mimar ve mühendisleri, bu süre içerisinde başka ad altında dahi olsa hiçbir denetim faaliyetinde bulunamaz. Geçici durdurmaya neden olan mimar ve mühendisler Bakanlıkça ilgili meslek odasına bildirilir. Meslek odaları, bu kişiler hakkında kendi mevzuatına göre işlem yapar.

Faaliyeti üç defa durdurulan yapı denetim kuruluşunun denetim faaliyetine son verilir ve izin belgesi Bakanlıkça iptal edilir.

İzin belgesi iptal edilen yapı denetim kuruluşunun, kusurları mahkeme kararı ile kesinleşen mimar ve mühendisleri başka bir yapı denetim kuruluşunda görev almaları halinde, görev aldıkları bu kuruluşa izin belgesi verilmez, verilmişse iptal edilir.

Denetim faaliyeti geçici olarak durdurulan veya izin belgesi iptal edilen yapı denetim kuruluşu hakkındaki bu karar ilgili idareye bildirilir ve denetimini üstlendiği yapıların devamına izin verilmez. Bu durumda, yapım faaliyetine devam edilebilmesi için yapı sahibince başka bir yapı denetim kuruluşunun görevlendirilmesi zorunludur.
Madde 9 - (DEĞİŞİK MADDE RGT: 08.02.2008 RG NO: 26781 KANUN NO: 5728/497) (KOD 1)
Bu Kanun hükümlerinin uygulanması sırasında, yapı denetim kuruluşunun icraî veya ihmalî davranışla görevini kötüye kullanan ortakları, yöneticileri, mimar ve mühendisleri, yapı müteahhidi, proje müellifi gerçek kişiler ile laboratuvar görevlileri, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Yapı denetim kuruluşunun ortak ve yöneticileri, mimar ve mühendisleri ile laboratuvar görevlileri bu Kanun hükümleri çerçevesinde yapmaları gereken denetimi yapmadıkları hâlde yapmış gibi veya yapmalarına rağmen gerçeğe aykırı olarak belge düzenlemeleri hâlinde Türk Ceza Kanununun resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümlerine göre cezalandırılır.

Yapı denetim kuruluşunun izin belgesi alma aşamasında gerçeğe aykırı belge düzenlendiğinin izin belgesi verildikten sonra anlaşılması hâlinde, izin belgesi derhal iptal edilir.

Bu Kanuna aykırı fiillerden dolayı hükmolunan kesinleşmiş mahkeme kararları, Cumhuriyet başsavcılıklarınca Bakanlığa ve mimar ve mühendislerin bağlı olduğu meslek odalarına bildirilir.

Yapı denetim kuruluşu ile denetçi mimar ve mühendisleri; eylem ve işlemlerinden 3194 sayılı İmar Kanununun fenni mesul için öngörülen hükümlerine tabidirler.

Benim bu şekilde müşteki olduğum devam eden dosyalarım var. Ancak halen muhakeme aşamasında. konu ile ilgili yargıtay kararına içtihat programlarında rastlamadığımıda belirtmek isterim..
Saygılar.
Old 27-02-2010, 16:46   #3
MAKMAN

 
Yeni Fikir yapı denetım sirketinın sorumluluğu

yapı denetım uygulama yönetmeliğininde MADDE 29 3) YAPI DENETİM KURULUŞUNUN ÜZERİNDE BULUNAN BÜTÜN İŞLER İÇİN YAPILAN SEVİYE TESPİT İŞLEMİ SIRASINDA, İLGİLİ İDARESİ TARAFINDAN RUHSATA VE EKLERİNE AYKIRILIKLAR BELİRLENMESİ HÂLİNDE, DENETİMSİZLİĞİN BAŞLADIĞI SEVİYE TESPİT EDİLEREK, BU SEVİYEDEN SONRAKİ YAPI DENETİM HİZMET BEDELİ ÖDENMEZ. BU DURUM, İDARESİNCE İLGİLİ BİLGİ VE BELGELER İLE BİRLİKTE YAPININ BULUNDUĞU İLİN BAYINDIRLIK VE İSKÂN MÜDÜRLÜĞÜNE BİLDİRİLİR hükmü yer almaktadır. bu hüküm dıkkate alındıgında insaata baslama asamasında istinat duvarı yapılmadan insaata baslanamaz yazıyor ıken yapı denetım her hangı bır müdahalede bulunmuyor daha sonra ınsaaat tamamlanıyor( çevre düzenı ve asansoru eksık kalarak) müteaahıt isee ben battım diyor ve ınsaatın lkalan kısmını daıre sahıplerı kendılerı yaptırmaya baslıyolar. bu arada yapı denetım bana olan borcunuz odenmeden iş bıtırım belgesını ımzalamam dıyor.
buradakı sorum baslangıçta istınat duvarı yapılmadan insaata baslanmasına karsı koymayan yapı denetim şirketi muteahhıtin batması ıle daıre sahıplerının yapmak zorunda kaldıgı istınat duvarı( bulundugu konum ıtıbarı ıle yukluce bır bedele mal oluyor) sebebıyle yukarıda kı yonetmelıge aykırı davranmıs kabul edılıp
baslangıctan ıtıbaren hıç bır ucrete hak kazanamaz denılebılırmı. gercege aykırı belge duzunlemesı sebebeıyle haklarında cezaı konusturma yapılması saglanabılır mı. bu konudakı görus ve önerılerınız için şimdiden tesekkur ederım.
Old 27-02-2010, 17:00   #4
Av.Evren Akçay

 
Varsayılan

Yapı sahiplerinin kendilerinin ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapı yapması halinde TCK 184. maddeye göre imar kirliliğine sebep olmaktan suç işlemiş olurlar.Gerçeğe aykırı belge düzenlenmesi halinde resmi evrakta sahtecilik suçu oluşur. Bu husus 4708 sayılı kanunun 9. maddesinde belirtilmiş. ruhsata aykırı veya imara aykırı yapı yapılmasında yapı denetim şirketinin ücrete hak kazanmaması durumu ise farklı bir konu. Bu konu ile ilgili çok sayıda içtihat mevcut. Eğer arzu edereniz pazartesi günü içtihat ekleyebilirim. saygılar.
Old 01-03-2010, 09:08   #5
Av.Evren Akçay

 
Varsayılan

Bu konuyla ilgili 3194 sayılı imar kanununun 21., 28. ve 32. maddesi ile ilgili içtihatlara bakarsanız faydalı olacaktır.
T.C. YARGITAY
15.Hukuk Dairesi

Esas: 2005/1875
Karar: 2005/2784
Karar Tarihi: 04.05.2005

ÖZET: Davacının fenni mesuliyet ücreti talep ettiği dönem ile dava tarihi arasında dava konusu inşaatların ruhsatı bulunmadığı anlaşıldığından davacının bu dönem için hizmetin yerine getirildiği de kanıtlanamadığı halde talep ettiği fenni mesuliyet ücretinin hüküm altına alınması isabetsizdir.

(3194 S. K. m. 28)

Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

Karar: Davacı 1997 yılından önceki ilk 5 yıllık süre için üstlendiği fenni mesuliyet ücretini davalı kooperatiften tahsil etmiş, bu dava kapsamında 1997 yılının Eylül ayından itibaren davanın açıldığı 10.4.2001 tarihine kadar geçen süre için fenni mesuliyet ücreti talebinde bulunmuştur.

Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi dava konusu inşaatların 5 yıllık ruhsat süresi 14.10.1997 tarihinde dolmuştur. Uyuşmazlık davacının bu tarihten sonra dava tarihine kadar fenni mesuliyet ücreti talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır.

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 28. maddesi uyarınca yapının fenni mesuliyetini üzerine alan meslek mensupları yapıyı ruhsat ve eklerine uygun olarak yaptırmaya ruhsat ve eklerine aykırı yapılması halinde durumu 3 iş günü içinde ruhsatı veren makama bildirmeye mecburdurlar. Somut olayda dava konusu inşaatların 5 yıllık ruhsat süresi 14.10.1997 tarihinde sona ermiş, ruhsat yenileme işlemi ise dava tarihinden sonra 16.4.2001 tarihinde yapılmıştır. Davacının fenni mesuliyet ücreti talep ettiği Ekim-1997 ile dava tarihi arasında dava konusu inşaatların ruhsatı bulunmadığı anlaşıldığından davacının bu dönem için hizmetin yerine getirildiği de kanıtlanamadığı halde talep ettiği fenni mesuliyet ücretinin hüküm altına alınması doğru olmamış, dava reddedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı kooperatif yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 04.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)

Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programları


T.C. YARGITAY
15.Hukuk Dairesi

Esas: 2007/793
Karar: 2007/1902
Karar Tarihi: 27.03.2007

ÖZET: Mahkemece, konusunda uzman bilirkişilerle birlikte mahallinde keşif yapılarak, inşaatın tasdikli projesi, ruhsatı ve imar mevzuatına uygun yapılıp yapılmadığı, yapılmamışsa proje tadilatı veya binanın tamamı yıkılmaksızın ruhsat ve projesine aykırı kısımların kaldırılması suretiyle yasal hale getirilmesinin mümkün olup olmadığı konularında rapor alınması gerekir.


(3194 S. K. m. 32) (1086 S. K. m. 275)

Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

Karar: Dava, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca sözleşmenin aynen ifasıyla, davacı arsa sahibine ait dükkan ve dairelerin tesbit ve teslimine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmelerinde aslolan yüklenicinin inşaatı imara, sözleşmeye ve tasdikli projesine uygun yapmasıdır. Şayet inşaat tasdikli plan ve projesi ile ruhsatına aykırı yapılmış ve yasaya aykırılığın giderilmesi olanağı yoksa eser ayıplıdır. Arsa sahibi ayıplı eseri kabule zorlanamayacağı gibi, yüklenici de sözleşmeye göre tapuda pay devri isteyemez. İmar Yasası'ndaki hükümler kamu düzenine ilişkin olduğundan görevi gereği mahkemelerce kendiliğinden gözetilir. İmara aykırı kaçak ve yıkılması gereken bir yapının korunmasını gerektiren ekonomik değerden bahsedilemeyeceği ve yapının bu haliyle muhafazası sonucunu doğuracağından arsa sahibinin kendisine ait bağımsız bölümlerin tesbit ve teslimini isteyebilmesi mümkün değildir. Arsa sahibi ancak, ifayı bekleyerek gecikme tazminatı veya sözleşmeyi feshederek kal ve elatmanın önlenmesini isteyebilir.

Somut olayda geri çevirme üzerine dosyaya getirtilen belediye işlem dosyasından, dava konusu taşınmaz üzerindeki inşaatta tasdikli projesine göre bir kısım yerlerin yapılmadığı, projeye aykırı bazı ilaveler ve ruhsatsız çekme katın yapıldığı, Zeytinburnu Belediye Encümenince 17.01.1995 tarihinde para cezası uygulanarak 16.02.1995 gün ve 355 sayılı karar ile 3194 Sayılı Yasa'nın 32. maddesinin uygulanmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece bu hususlarda hiçbir inceleme ve araştırma yapılmamıştır.

Mahkemece yapılması gereken iş, konusunda uzman bilirkişilerle birlikte mahallinde keşif yapılarak, inşaatın tasdikli projesi, ruhsatı ve imar mevzuatına uygun yapılıp yapılmadığı, yapılmamışsa proje tadilatı veya binanın tamamı yıkılmaksızın ruhsat ve projesine aykırı kısımların kaldırılması suretiyle yasal hale getirilmesinin mümkün olup olmadığı konularında rapor alınıp, bu husus ilgili belediyeden de araştırıldıktan sonra yasal hale getirilmesinin mümkün olmaması durumunda davayı reddetmek, yasal hale getirilmesinin mümkün olup da verilecek süre sonunda yasal hale getirilmesi halinde sözleşmesine göre davacı arsa sahibine düşecek bağımsız bölümlerin araştırılarak sonucuna göre bir karar vermek olmalıdır.

Belirtilen hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 27.03.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)

Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programları

T.C. YARGITAY
14.Hukuk Dairesi

Esas: 2007/2044
Karar: 2007/3199
Karar Tarihi: 26.03.2007

ÖZET: Yapıya inşaat ruhsatı alınmadan başlandığı, yapının mevcut haliyle imar mevzuatına aykırı olduğu anlaşılmaktadır. Bu nitelikteki yapıların ekonomik değeri olmayacağından böylesine yerlerde mülkiyet iddiasına dayanılarak açılan davalar dinlenemez. Davacıya satımı vaat edilen arsa payı olmadığından arsa payı tescili talebinde de bulunulamaz. Sözleşmenin ifa olanağı yoktur. Davacı ancak uğradığı zararın tazminini isteyebilir. Davanın reddedilmesinde usul ve yasaya aykırılık yoktur.


(3194 S. K. m. 21, 32, 42)

Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04.02.2002 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali, tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 16.11.2006 günlü hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

Karar: Dava, biçimine uygun düzenlenen taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı pay tescili istemi ile açılmıştır.

Mahkemece, yapının imar mevzuatına aykırı (kaçak) olması nedeniyle dava ret edilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir.

Dayanak 19.06.1996 günlü satış vaadi sözleşmesinin incelenmesinden davacıya aynı zamanda yüklenici olan davalı tarafından tapuda pay satışının değil, 8924 parsel üzerine yapılacak inşaattaki kat irtifakına göre 7 numarayı alacak bağımsız bölümün satımının vaat edildiği görülmektedir.

2.8.2002 günlü bilirkişi raporuna göre yapıya inşaat ruhsatı alınmadan başlandığı mevcut haliyle imar mevzuatına aykırı (kaçak) olduğu anlaşılmaktadır.

3194 sayılı İmar Kanununun 21. maddesi hükmünce yasadaki istisnalar dışında her türlü inşaat imalatına yetkili merciinden alınacak ruhsat (inşaat ruhsatı) ile başlanması ve inşaatın yetkili merciin onayacağı planlara uygun tamamlanması gerekir. Aksi takdirde anılan Yasanın 32 ve 42. maddeleri hükmünce yaptırımlar uygulanarak kaçak olan inşaatın yıkımına karar verilir. Bu nitelikteki yapıların ekonomik değeri olmayacağından böylesine yerlerde mülkiyet iddiasına dayanılarak açılan davalar dinlenemez.

Somut olayda da; davacının pay tescilini istediği yapının imar mevzuatına aykırı (kaçak) olduğundan buradan bağımsız bölüm tescili talep edilemez. Diğer taraftan 19.06.1996 günlü sözleşmede davacıya satımı vaat edilen arsa payı olmadığından arsa payı tescili talebinde de bulunulamaz. Sözleşmenin mevcut haliyle ifa olanağı yoktur. Davacı satış vaadi sözleşmesinin ifa edilmemesi nedeni ile ancak Borçlar Kanununun 96. maddesine dayanılarak âdemi ifa nedeniyle uğradığı zararın tazminini isteyebilir. Böyle olunca, davanın reddedilmesinde usul ve yasaya aykırılık yoktur.

Sonuç: Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacının temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 26.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)

Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programları

T.C. YARGITAY
15.Hukuk Dairesi

Esas: 2007/3401
Karar: 2008/3733
Karar Tarihi: 05.06.2008

ÖZET: Mahkemece her iki parselde bulunan binaların yasal hale getirilip getirilemeyeceği hususu Belediyeden sorularak inşaatların yasal hale getirilmesinin mümkün olması halinde bu konuda davacı yükleniciye gerekli süre ve yetki verilerek, yasal hale getirilmesi halinde davacının talebi buna göre değerlendirilmeli, aksi halde şimdi olduğu gibi dava reddedilmelidir. Her iki durumda da davalı yargılama gideri ve vekalet ücreti ile sorumlu tutulmamalıdır. Mahkemece eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamıştır.

(818 S. K. m. 355) (3194 S. K. m. 21, 32, 42)

Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

Karar: Dava BK.nun 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak, olmadığı takdirde tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Eser sözleşmesinde yüklenicinin iş bedeline hak kazanabilmesi için kendi edimini sözleşmeye, fen ve sanat kuralları ile yasaya uygun olarak yerine getirmesi gerekir. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca her türlü inşaat yapımı 26. maddede sayılan istisnalar dışında yerel idarelerden ruhsat alınmasına bağlıdır. Ruhsatsız bina aynı Kanun'un 32. maddesi hükmünce yıktırılıp ayrıca 42. madde uyarınca suç teşkil ettiğinden hem arsa sahibine hem de yükleniciye ceza yaptırımı uygulanır. İnşaatın ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yapıldığı hususu kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece resen göz önünde bulundurulur. Bu nedenle mahkemece de kabul edildiği gibi imar mevzuatına ve ruhsatına aykırı olarak yapılmış inşaat için yüklenici iş bedeline hak kazanamaz.

Somut olayda 13531 parsel sayılı taşınmaza yapılan inşaatın yasal hale getirilip getirilemeyeceği hiç araştırılmamıştır. 13532 parsel sayılı taşınmazdaki inşaatla ilgili olarak Avcılar Belediye Başkanlığı İmar ve Planlama Müdürlüğü'nün 29.06.2006 günlü yazısında 4. kat ile çatı katının yıkılması halinde binanın imara uygun hale getirilmesi ve ruhsata bağlanmasının mümkün olmadığı bildirilmiş ise de bu yazıda inşaatın hiçbir şekilde yasal hale getirilmesinin ve ruhsata bağlanmasının mümkün olmadığı açıklanmadığından anılan parselle ilgili yapılan inceleme de yeterli görülmemiştir.

O halde mahkemece her iki parselde bulunan binaların yasal hale getirilip getirilemeyeceği hususu Belediyeden sorularak inşaatların yasal hale getirilmesinin mümkün olması halinde bu konuda davacı yükleniciye gerekli süre ve yetki verilerek, yasal hale getirilmesi halinde davacının talebi buna göre değerlendirilmeli, aksi halde şimdi olduğu gibi dava reddedilmelidir. Her iki durumda da davalı yargılama gideri ve vekalet ücreti ile sorumlu tutulmamalıdır.

Mahkemece eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 05.06.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)

Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programları
Old 01-03-2010, 12:44   #6
AV ŞEYDA

 
Varsayılan

Sayın Meslektaşım, öncelikle yapı dentim firmalarının sorumluluğunu arkadaşlar açıkladı. söz konusu şahıslar ve belediye ilgil personeli hakkında suç duyurusunda bulunmalısınız. evrakta sahteciliki, görevi kötüye kullanma her ikiside bu konu kapsamında. projeye aykırı yapının kusurunu bildirmeyerek yapı denetim firması, söz konusu yapının projeye uygun olup olmadığını denetleyen kurum olarak bedeliye personelini şikayet etmeniz gerkmektedir. arkadaşların anlattığı 1 yıl kapatma ve diğer hususlar bakanlık bünyesindeki usulü işlemlerdir.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Ruhsata aykırı yapı ve yapı denetim şirketi Av. Aylin Kaya Meslektaşların Soruları 1 23-02-2010 14:34
Zamanaşımı / Yapı Denetim Şirketi Av. Aylin Kaya Meslektaşların Soruları 8 31-01-2009 10:56
iş kazası-yapı denetim denizyldz_84 Meslektaşların Soruları 5 28-01-2009 09:54
ruhsata aykırı yapı pamuk Meslektaşların Soruları 15 27-10-2008 20:42
yapı denetim denizyldz_84 Meslektaşların Soruları 4 15-05-2008 13:19


THS Sunucusu bu sayfayı 0,10946298 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.