Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

İdari Para Cezasına İtiraz

Yanıt
Old 15-03-2006, 19:38   #1
ARN

 
Varsayılan İdari Para Cezasına İtiraz

Bilindiği gibi Kabahatler Kanununda yapılan değişiklik ile idari para cezalarına karşı İdari Yargı yolu kapatılmış ve başvuru suresi de 15 güne indirilmiştir.

Müvekkil şirkete 16.1.2006 tarihinde SSK kanunu kaynaklı ,bizce haksız olan, 2 ayrı idari para cezası tebliğ olunmuştur. Bu tebliğatlarda itiraz ile ilgili bilgilerin arka sayfada olduğu zikredilmiş, arka sayfada da 15 gün içinde müdürlüğe itiraz yolu olduğu, itiraz reddedilir ise red kararının tebliğinden ibaren 60 gün içinde İdare Mahkemesine dava açalabileceği belirtilmiştir.

Müvekkil şirket 60 günlük dava süresi olduğu kanısı ile bu güne kadar itiraz veya dava yoluna gitmemiştir.

Yukarıda da belirttiğim gibi her ne kadar 15 günlük dava açma süresi geçmiş bulunmaktaysa da, tebliğattaki yanlış bilgilendirmeye dayanarak 60 gün içerisinde dava açılması düşünülmektedir. Bu yanlış bilgilendirilmeye dayanılmasında dahi, tebliğattaki idari itiraz yolunun kullanılmamış olması ve bu sebeple, idari para cezasının idari aşamada kesinleşmiş olup olmadığı ve bu durumda başvurulabilecek kanun yolu hakkında meslektaşlarım, değerli görüşlerini esirgemezlerse çok memnun olurum.
Old 23-03-2006, 09:04   #2
Rauf

 
Varsayılan

müvekkil şirket 15 gün içerisinde "idareye" başvurusu olmuş mudur? çünkü idarenin bildirimi bu aşama da bence idari para cezası hüviyetini kazanmamıştır. İdare sizin itirazınızı ret eder ise idari para cezası olma özellğini taşır. yeni bildirimde de 60 gün içerisinde idare mahkemesi yolunu gösterirler ise 60 günlük süre içerisinde dava açabimeniz gerekiyor kanatinteyim. selamlar
Old 24-03-2006, 14:30   #3
Gamze Dülger

 
Varsayılan

Kararların tebliği
MADDE 26.- (1) İdari yaptırım kararı, 11.2.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgili kişiye tebliğ edilir. Tebligat metninde bu karara karşı başvurulabilecek kanun yolu, mercii ve süresi açık bir şekilde belirtilir.
(2) İdari yaptırım kararının ilgili gerçek kişinin huzurunda verilmesi halinde tutanakta bu husus açıkça belirtilir. Bu karara karşı başvurabileceği kanun yolu, mercii ve süresine ilişkin olarak bilgilendirildikten sonra kişinin karar tutanağını imzalaması istenir. İmzadan kaçınılması halinde bu durum tutanakta açıkça belirtilir. Karar tutanağının bir örneği kişiye verilir.

Başvuru yolu
MADDE 27.- (1) İdari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idari yaptırım kararı kesinleşir.

Başvurunun incelenmesi
MADDE 28.- (1) Başvuru üzerine mahkemece yapılan ön inceleme sonucunda;
a) Yetkili olmadığının anlaşılması halinde dosyanın yetkili sulh ceza mahkemesine gönderilmesine,
b) Başvurunun süresi içinde yapılmadığının, başvuru konusu idari yaptırım kararının sulh ceza mahkemesinde incelenebilecek kararlardan olmadığının veya başvuranın buna hakkı bulunmadığının anlaşılması halinde, bu nedenlerle başvurunun reddine,
c) (a) ve (b) bentlerinde sayılan nedenlerin bulunmaması halinde başvurunun usulden kabulüne,
Karar verilir.

Denmektedir.SSK mevzuatı gereği ve kanuna muhalefet edilerek(büyük bir ihtamalle eski basılı evraklardan yararlanmak suretiyle) idari birimin tarafınıza gönderdiği yazı kanımca kendisi için bağlayıcıdırbÇünkü Kanunu bilmemek mazeret sayılmasa da bizzat Kanun,ilgiliye kime ve nasıl müracaat edeceği bildirilir demek suretiyle buhusustaki sorumluluğu idareye vermiş ve idarenin bildirdiği yere müracaatla kanımca dosyanızın görülmeye başlanması gerekir.
Old 27-03-2006, 16:58   #4
nfb

 
Varsayılan

ssk sitesinden 14.03.2006 gün ve 16/365 ek genelgesine bakın.SSK 140. maddesi son fıkra aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"(Değişik fıkra: 08/02/2006 - 5454 S.K./5. md.)(*)(*4*) İdari para cezaları ilgiliye tebliğ edilmekle tahakkuk eder ve tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Kuruma ödenir veya aynı süre içinde Kurumun ilgili ünitesine itiraz edilebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde yetkili sulh ceza mahkemesine başvurabilirler. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idari para cezası kararı kesinleşir. Sulh ceza mahkemesinin verdiği son karara karşı, yargı çevresinde yer alan ağır ceza mahkemesine itiraz edilebilir. Bu itiraz, kararın tebliğ tarihinden itibaren en geç yedi gün içinde yapılır. 2.000 Yeni Türk Lirası dahil idari para cezalarına karşı sulh ceza mahkemesine başvuru üzerine verilen kararlar kesindir. Mahkemeye başvurulması cezanın takip ve tahsilini durdurmaz. Tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Kuruma ödenmeyen idari para cezaları, bu Kanunun 80 inci maddesi hükmüne göre tahsil edilir. İdari para cezalarının, Kuruma itiraz ve yargı yoluna başvurulmaksızın tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde peşin ödenmesi halinde, bunun dörtte üçü tahsil edilir. Peşin ödeme, idari para cezasına karşı kanun yoluna başvurma hakkını etkilemez."

Sayın Dülger' in de değindiğ üzere İdare, başvuru yolunu ve süresini muhatabına yasaya uygun biçimde bildirmelidir.
Old 12-04-2007, 18:43   #5
AV.SERTANn

 
Varsayılan Bİr İptal Karari Daha!

6 Nisan 2007 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 4.10.2006 tarih ve 2006/75 Esas, 2006/99 Karar sayılı karar ile 506 sayılı “Sosyal Sigortalar Kanunu”nun 8.2.2006 günlü, 5454 sayılı Yasa ile değişik 140. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “Kurumca itirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde yetkili sulh ceza mahkemesine başvurabilirler.”ibaresi Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiştir.

Kanaatimce Her ne kadar Anayasa Mahkemesi İptal Kararında itiraz Merciinin İdare Mahkemesi olması gerektiğini ima etse de Mahkeme Kanun Koyucu yerine geçerek işlem yapamayacağından bu konuda yeni bir kanun değişikliği yapılana kadar , 06/12/2006 Tarihi 5560 sayılı yasanın 31.maddesi ile değiştirilen Kabahatler Kanunu’nun “Bu Kanun’un;idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri,diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanır” hükmü uyarınca (Kabahatler kanunu yetkili mercii olarak Sulh Ceza Mahkemesini gösterdiğinden) 15 gün içinde SGK idari para cezalarına karşı yine Sulh Ceza Mahkemesine müracaat edilmesi gerekecektir.

Durum bu merkezde olmasına rağmen kanun değişikliğine değin konu hakkında Mahkemeler arası görev ihtilafları yaşanması muhtemeldir.Türk Hukukunun temel prensipleri gözetilmeden ve acele ile tabiri caizse torba kanunlarla yapılan değişikliklerle karışıklıklara meydan verildiği bir gerçek...Böyle giderse Anayasa Mahkemesinin işleri çokça artacak...
Old 12-04-2007, 19:01   #6
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Sayın Av.SERTANn

Alıntılardaki görüşlerinize aşağıdaki nedenlerle katılamıyorum:
Alıntı:
Kanaatimce ... Mahkeme Kanun Koyucu yerine geçerek işlem yapamayacağından bu konuda yeni bir kanun değişikliği yapılana kadar

Anayasa Mahkemesi kararları herkes için bağlayıcıdır. Kararda aksine hüküm yoksa Resmi Gazete'de yayınlandığı gün uygulanmaya başlanır.
Anayasa 153.madde ''Kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar.''
Alıntı:
Kabahatler Kanunu’nun “Bu Kanun’un;idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri,diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanır” hükmü uyarınca

Anayasa Mahkemesinin kararıyla artık özel kanunda idare mahkemesine başvurulacağına ilişkin hüküm bulunduğu düşünülmelidir. Çünkü SSK'daki sulh cezaya başvuru yolu iptal edilmiştir.

Saygılarımla
Old 13-05-2008, 14:07   #7
baruter

 
Varsayılan

Benzer bir olayda, Çalışma Bakanlığı'nın idari para cezası tebligatında İş Kanunu 92.maddeye muhalefetten aynı kanunun 107.maddesine göre 7844.YTL.ceza kesilmiş ve tebligatta kabahatler kanunu 27/1 maddesine göre tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde sulh ceza mahkemesine itiraz edilebileceği yazılmıştır. Müvekkilin 15.gün sulh cezaya yaptığı itiraz görev yönünden idare mahkemesine gönderilmiş, idare mahkemesi tarafından da İş Kanununun 108/2.maddesi gereği 7 gün içinde dava açılmadığı gözetilerek dava reddedilmiştir.Karar kesindir.

Kanun açık olmasına rağmen müvekkile gönderilen tebligatın dava hakkını ortadan kaldırıcak mahiyette hatalı olduğu gözetilerek ne yapılabilir ?
Old 13-05-2008, 14:52   #8
baruter

 
Varsayılan

Bu arada İş Kanunu'nun 108/2.maddesinin üç ay önce yürürlükten kaldırıldığını ancak idare mahkemesinin söz ettiğim kararının yasal değişiklikten bir hafta önce verildiğini de ekleyeyim.
Old 13-05-2008, 15:32   #9
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Kabahatler Kanunu
Kararların tebliği
MADDE 26.- (1) İdari yaptırım kararı, 11.2.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgili kişiye tebliğ edilir. Tebligat metninde bu karara karşı başvurulabilecek kanun yolu, mercii ve süresi açık bir şekilde belirtilir.
(2) İdari yaptırım kararının ilgili gerçek kişinin huzurunda verilmesi halinde tutanakta bu husus açıkça belirtilir. Bu karara karşı başvurabileceği kanun yolu, mercii ve süresine ilişkin olarak bilgilendirildikten sonra kişinin karar tutanağını imzalaması istenir. İmzadan kaçınılması halinde bu durum tutanakta açıkça belirtilir. Karar tutanağının bir örneği kişiye verilir.
Kanuna açıkça aykırı olduğu anlaşılan tebliğ işleminin iptali gerekir; yeniden usulüne uygun olarak başvuru yolunu ve süresini doğru olarak bildiren tebligat yapılması gerekir.

Bu nedenle mahkemenin verdiği karar hukuka aykırıdır kanısındayım.

Saygılarımla
Old 13-05-2008, 21:39   #10
baruter

 
Varsayılan

Alomaliye sitesinde iş müfettişi Abdullah Çalık yazısında " Birbirinden farklı yasal düzenlemeler ve yargı kararları neticesinde, 4857 sayılı İş Kanunundaki idari para cezaları 10.06.2003-31.05.2005 tarihleri arasında idari yargının, 01.06.2005-18.12.2006 tarihleri arasında adli yargının, 19.12.2006-07.02.2008 tarihleri arasında yeniden idari yargının ve son olarak 08.02.2008 tarihinden itibaren yeniden adli yargının görev alanına girmiştir.

08.02.2008 tarihi itibariyle 5728 sayılı Kanun�un getirdiği son duruma göre, 4857 sayılı İş Kanunu�ndaki idari para cezalarına karşı başvurulacak kanun yollarını düzenleyen özel bir hüküm kalmadığından, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu�nun 27 ila 31. maddeleri uyarınca kabahatlere ilişkin genel kanun yolları devreye girecektir. Buna göre, idari yaptırımlara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde yetkili sulh ceza mahkemesine, sulh ceza mahkemesinin kararına karşı ise 7 gün içinde yetkili ağır ceza mahkemesine başvurulacaktır." demektedir. İncelediğim onlarca Danıştay ve Yargıtay kararı ışığında bu saptama doğrudur. Sorun Kabahatler Kanununa karşı itiraz hakkı öngörülürken, İş Kanunu düzenlemesinde mahkeme kararının kesin olmasıdır.

Buna göre 30.01.2008'de verilmiş temyiz yolu kapalı kesin bir karara karşı, 08.02.2008'de "verilen kararın kesin olduğuna dair " yasanın yürürlükten kalkmış olması temyiz hakkımızın doğduğu anlamına gelir mi ? Zira mal beyanında dahi bu hususta doğrudan lehe uygulama sonuçlarını görmekteyiz.
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
İdari Para Cezasına İtiraz Yolu mineöge Meslektaşların Soruları 10 14-06-2010 14:36
Özel evrakta sahtecilik - Hapis cezasının para cezasına çevrilmesi lawyer_denizsari Meslektaşların Soruları 2 09-12-2006 14:00
para cezasına çevrilen suçlar mediaman30 Hukuk Soruları Arşivi 1 06-06-2006 13:22
İdari Para Cezalarına İtiraz İçin Son Üç Gün Av.Armağan Konyalı Meslektaşların Soruları 0 14-06-2005 13:01


THS Sunucusu bu sayfayı 0,10583401 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.