Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Muhasebe müdürünün durumu / TCK 155,1-2 158-h

Yanıt
Old 19-01-2010, 23:42   #1
soner.a

 
Varsayılan Muhasebe müdürünün durumu / TCK 155,1-2 158-h

Değerli meslektaşlarım,
Müvekkilim bir anonim şirketin muhasebe müdürlüğünü yapmaktaydı. Müvekkilim yıllık izine çıkacağı için bütün hesap bilgilerinin yer aldığı MİZAN ı şirket genel müdür ve muhasebe şefine , genel müdür yardımcısına sunarak hesaplarında herhangi bi eksiklik ve aksama olmadığına dair bilgileri vererek mizanın altına saydığım yetkililerin imzasıyla tutanak şeklinde bütün hesap ve girdi çıktılarının eksiksiz olarak muhasebe şefine teslim etmiştir.(tutanak mizanın altına yazılmıştır.Mizan: bir yıl boyunca şirketin bütün hesap çizelgesini gösteren belge )
Ancak müvekkilim izine çıktıktan sonra iş güzar muhasebe şefi , muhasebe müdürünün ayağını kaydırmak için bir takım eksik belge gösterir, muhasebe işinden hiç anlamayan genel müdürde bunu merkezi holdinge bildirir.
İşin aslına gelince müvekklim , hesap girdi çıktılarında belgelendiremediği yani bazı kalifiye elemanlara yaptırılan iş ve işlemlerde şahısların ellerinden fatura alınamadığı için bunu merkez holdinge girdi çıktı göstererek hesaplarındaki belgesiz çıkışları dengelemeye çalışmaktadır; ayrıca iyiniyetli muhasebe müdürü bazı 1,000 /1,500 tl lik işlerdede fatura alınmadığı takdirde daha uygun fiyata yaptıracağı işlerdede yine aynı işlemleri yapmaktadır. Ancak müvekklimin hesaplarında en ufak bi açığı yoktur.
Şu an müvekkilime ihtar çekilmiş 87,000 tl lik açığı olduğu, bunu ödemediği takdirde TCK: 155/1-2, 158-h maddlerine aykırı davranış nedeniyle ceza davasın açılacağı ihbarında bulunulmuştur.
Sizden istediğim TCK 155/1-2 ,158-h yargılanabilir mi?
Bu maddelerden yargılansa toplam alacağı ceza nedir?
Bu belirttim maddelere ilişkin Yargıtay kararı ?
Müvekkilim açısından nasıl bi savunma yapmamız gerekiyor?
Old 20-01-2010, 09:54   #2
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan soner.a
Değerli meslektaşlarım,
Müvekkilim bir anonim şirketin muhasebe müdürlüğünü yapmaktaydı. Müvekkilim yıllık izine çıkacağı için bütün hesap bilgilerinin yer aldığı MİZAN ı şirket genel müdür ve muhasebe şefine , genel müdür yardımcısına sunarak hesaplarında herhangi bi eksiklik ve aksama olmadığına dair bilgileri vererek mizanın altına saydığım yetkililerin imzasıyla tutanak şeklinde bütün hesap ve girdi çıktılarının eksiksiz olarak muhasebe şefine teslim etmiştir.(tutanak mizanın altına yazılmıştır.Mizan: bir yıl boyunca şirketin bütün hesap çizelgesini gösteren belge )
Ancak müvekkilim izine çıktıktan sonra iş güzar muhasebe şefi , muhasebe müdürünün ayağını kaydırmak için bir takım eksik belge gösterir, muhasebe işinden hiç anlamayan genel müdürde bunu merkezi holdinge bildirir.
İşin aslına gelince müvekklim , hesap girdi çıktılarında belgelendiremediği yani bazı kalifiye elemanlara yaptırılan iş ve işlemlerde şahısların ellerinden fatura alınamadığı için bunu merkez holdinge girdi çıktı göstererek hesaplarındaki belgesiz çıkışları dengelemeye çalışmaktadır; ayrıca iyiniyetli muhasebe müdürü bazı 1,000 /1,500 tl lik işlerdede fatura alınmadığı takdirde daha uygun fiyata yaptıracağı işlerdede yine aynı işlemleri yapmaktadır. Ancak müvekklimin hesaplarında en ufak bi açığı yoktur.
Şu an müvekkilime ihtar çekilmiş 87,000 tl lik açığı olduğu, bunu ödemediği takdirde TCK: 155/1-2, 158-h maddlerine aykırı davranış nedeniyle ceza davasın açılacağı ihbarında bulunulmuştur.
Sizden istediğim TCK 155/1-2 ,158-h yargılanabilir mi?
Bu maddelerden yargılansa toplam alacağı ceza nedir?
Bu belirttim maddelere ilişkin Yargıtay kararı ?
Müvekkilim açısından nasıl bi savunma yapmamız gerekiyor?

Muhasebe müdürü kural olarak her türlü işlemini belgelemek zorundadır. Şahıslardan fatura almak mümkün olmasa bile o şahıslara ödeme yapıldığı zaman imzalı makbuz alınmasına engel yoktur ve uygulamada da böyle yapılmaktadır.

Müvekkiliniz olan muhasebe müdürü, belgesiz olarak girdi - çıktı dediğiniz işlemi yapması için kendisine yazılı bir talimat verildiğini ispatlamadıkça ve para ödediği kişilerden imzalı makbuz alıp, dosyaya ve bu arada şirketine sunmadıkça söz konusu açıktan dolayı Emniyeti Suistimal yeni kanuna göre TCK 155 kapsamında Güveni kötüye kullanmadan dolayı yargılanabilir düşüncesindeyim.
Old 20-01-2010, 11:36   #3
kemal çelik

 
Varsayılan

Değerli Meslektaşım,
öncelikle böylesi işler yapılırken, o işin yaptırıldığına dair tek tanık muhasebe müdürü olamaz. Çok sayıda başka çalışan da tanıktır. Bekleyin suç duyurusunda bulunsunlar.
Eğer müvekkilinize'' hesaplarında açık var ödemezsen yargılanacaksın'' benzeri tabirler bir avukat imzası ile geliyor ise bu da disiplin suçu oluşturduğu gibi manevi tazminat ödeme sorumluluğu avukat açısından da vardır. Bizler böyle kesin ifade kullanamayız. Suç duyurusu ve çağrı kağıdından sonra o işi yapan bir iki kişiyi ve şirketten tanıkları dinletince iş kapanır siz de manevi tazminat davası açarsınız. Uygulamada bu konuya ''belgesiz harcama '' denir ve çok yaygındır. Örneğin kalabalık ve lüks bir yemeğe gidersiniz ve icabında 500 TL veya daha fazla bahşiş ödersiniz v.s. bunun da belgesi olmaz.
Old 20-01-2010, 12:08   #4
JACELYN

 
Varsayılan

Sayın Kemal Çelik'e katılıyorum. Bu tarz bir ihtarname olamayacağı gibi, şirketlerde belgesiz harcamalar da çok yaygındır ve bu uygulama cezai bir soruşturmayı kesinlikle gerektirmez. Ayrıca "sözde" ihtarnamede belirtilen dolandırıcılık suçunun ise somut olayla uzaktan yakından bir ilgisinin olmadığı düşüncesindeyim. Herkese iyi çalışmalar
Old 20-01-2010, 12:13   #5
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan soner.a
yani bazı kalifiye elemanlara yaptırılan iş ve işlemlerde şahısların ellerinden fatura alınamadığı için bunu merkez holdinge girdi çıktı göstererek hesaplarındaki belgesiz çıkışları dengelemeye çalışmaktadır

Sayın meslektaşlarım,

Belgesiz harcama denilen şeyin toplam tutarı 87.000 TL. ve bu bahşiş vs de değil. Sayın Soner.a bey belirtmiş. Şirket çalışanları vasıtasıyla yaptırılan "iş ve işlemler için ödenen tutar"lardan oluşuyormuş. Bir nevi çalışanlara verilen iş avansı gibi...

Bunların mutlaka imza karşılığı verilmesi gerekir. Olayın 300-500 lira bahşiş ile ilgisi yok.

Ayrıca ihtarname olamaz demek de çok ilginç geldi bana. Neden ihtarname olamasın? Bir açık varsa öncelikle açığın kapatılmasını istemek neden hatalı olsun?
Old 20-01-2010, 12:59   #6
kemal çelik

 
Varsayılan

Sayın Dikici,
karşı tarafın iddiası 87.000.-TL ama mesajdan böylesi bir açık olup olmadığı belli değil. Diyelim ki var, o zaman da kaç yılda oluştuğu önemli. Ayrıca ben bahşişi örnek olarak verdim. Bir şirket yöneticisi bunun gibi bir çok şekilde belgesiz harcama yapmak zorunda kalabiliyor.

Ayrıca bir avukatın sizin hesaplarınızda açık var TCK'nın şu maddesine göre yargılanacaksıznız vesaire... şeklinde yazı yazması veya sözlü ifadede bulunması mümkün değildir. Disiplin suçudur, TCK anlamında hakarettir ve ayrıca avukatın da manevi tazminat sorumluluğunu doğurur.
Müvekkilimin beyanına göre hesaplarınızda şu kadar açık olduğu belirlenmiştir demek ise mümkün ve ama ayrı bir şeydir. Avukat iddia edemez. O zaman haydi ispatla deyince işin rengi bir hayli değişir. Meslek kuralları çok açık.
Old 20-01-2010, 13:05   #7
soner.a

 
Varsayılan

Sayın meslektaşlarım,
Öncelikle değerli bilgilerinizi paylaştığınız için teşekkür ederim.
Bir bilgiyi daha sizlerle paylaşmak bu noktalarıda göz önüne alarak değerlendirmenizi rica ediyorum.
Şirket göndermiş olduğu ihtarnamede yeminli mali müşavir raporunuda sunarak bu iddialarda bulunulmuştur.
Yeminli mali müşavir raporuna görede muhasebe müdürünün belgeleyemediği çıkışları tediye makbuzu keserek belgendirdiği raporda yer almaktadır. Ancak bu tediye makbuzunu belirttiğim gibi fatura alamadığı iş ve işlemlerde kullanmıştır
Old 20-01-2010, 13:07   #8
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan kemal çelik
Sayın Dikici,
karşı tarafın iddiası 87.000.-TL ama mesajdan böylesi bir açık olup olmadığı belli değil. Diyelim ki var, o zaman da kaç yılda oluştuğu önemli. Ayrıca ben bahşişi örnek olarak verdim. Bir şirket yöneticisi bunun gibi bir çok şekilde belgesiz harcama yapmak zorunda kalabiliyor.

Ayrıca bir avukatın sizin hesaplarınızda açık var TCK'nın şu maddesine göre yargılanacaksıznız vesaire... şeklinde yazı yazması veya sözlü ifadede bulunması mümkün değildir. Disiplin suçudur, TCK anlamında hakarettir ve ayrıca avukatın da manevi tazminat sorumluluğunu doğurur.
Müvekkilimin beyanına göre hesaplarınızda şu kadar açık olduğu belirlenmiştir demek ise mümkün ve ama ayrı bir şeydir. Avukat iddia edemez. O zaman haydi ispatla deyince işin rengi bir hayli değişir. Meslek kuralları çok açık.

Sayın Çelik,

Meslek kuralalrı elbette ki açıktır. Ancak ihtarnamede yasal sonuçların belirtilmesi hiç bir şekilde disiplin cezasını gerektirmez. Şirket kayıtlarındaki açık, şirket için bir alacak iddiasına konu edilebilir. Dava açmadan önce bunun talep edilmesi ve eğer alacağın ödenmemesi halinde yasal hakların kullanılacağının söylenmesi de gayet doğaldır ve hiç bir şekilde hukuki engel yoktur.

Somut olayda yasal sonucun hatırlatılması, suç duyurusunda bulunulacağına işaret eder. Dolayısıyla avukatın suça ilişkin TCK maddelerini yazması bir hüküm değil, olsa olsa muhtemel şikayet dilekçesinin içeriğini yansıtır.

Ayrıca benzer bir olaya bağlı disiplin cezası kararı varsa, kararın sayı ve numarasını verirseniz okumak isterim.
Old 20-01-2010, 13:21   #9
kemal çelik

 
Varsayılan

Üstadım,
aynı şeyi söylüyoruz.Benim dikkat çekmek istediğim husus şudur; avukat siz bunu yapmışsınız şeklinde bir ifade kullanamaz. Fakat, makul bir sınırda kalmak kaydı ile; meslek kurallarına göre avukatın değerlendirmesi ile; müvekkilimin beyanına göre şu hadiseler olmuş ve hakkınızda suç duyurusunda bulunmak zorunda kalacağımız... gibi ifadelert tabii ki gayet normaldir. Burada önemli olan avukatın değerlendirmesi. Ne yazık ki elimde künyesi yok fakat şöyle bir yargıtay kararı okumuştum; avukat dosyaya bir ihtar koyuyor. Güya karşı tarafa ihtar çekilmiş, fakat böyle bir ihtar hiçbir zaman gönderilmemiş. Davalı ihtarı dava dosyasından ilk kez görüyor ve davacı ile vekilini şikayet ediyor ve ceza veriliyor, yargıtay da onaylıyor. Yargıtay şunu diyor; sen bir avukatsın bu ihtarın üzerinde ne faks ibaresi var, ne noter ihbarı ne de sair bir şey. Bir avukatın zekası ve mesleki bilgi ve deneyiminden bu ihtarın muhataba tebliğ edilmediğini anlaman beklenir. Aynı şekilde biz avukatlar birine, sanki biz de tanık ve vakıfmışız, olay anında biz de şahit olmuşuz gibi iddia edemeyiz.
Old 20-01-2010, 13:26   #10
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan kemal çelik
Üstadım,
aynı şeyi söylüyoruz.Benim dikkat çekmek istediğim husus şudur; avukat siz bunu yapmışsınız şeklinde bir ifade kullanamaz. Fakat, makul bir sınırda kalmak kaydı ile; meslek kurallarına göre avukatın değerlendirmesi ile; müvekkilimin beyanına göre şu hadiseler olmuş ve hakkınızda suç duyurusunda bulunmak zorunda kalacağımız... gibi ifadelert tabii ki gayet normaldir. Burada önemli olan avukatın değerlendirmesi. Ne yazık ki elimde künyesi yok fakat şöyle bir yargıtay kararı okumuştum; avukat dosyaya bir ihtar koyuyor. Güya karşı tarafa ihtar çekilmiş, fakat böyle bir ihtar hiçbir zaman gönderilmemiş. Davalı ihtarı dava dosyasından ilk kez görüyor ve davacı ile vekilini şikayet ediyor ve ceza veriliyor, yargıtay da onaylıyor. Yargıtay şunu diyor; sen bir avukatsın bu ihtarın üzerinde ne faks ibaresi var, ne noter ihbarı ne de sair bir şey. Bir avukatın zekası ve mesleki bilgi ve deneyiminden bu ihtarın muhataba tebliğ edilmediğini anlaman beklenir. Aynı şekilde biz avukatlar birine, sanki biz de tanık ve vakıfmışız, olay anında biz de şahit olmuşuz gibi iddia edemeyiz.

Sayın meslektaşım,

Bahsettiğiniz Yargıtay kararında "olmayan ihtarnameyi dosyaya sanki varmış gibi koymak sahtecilik suçuna bile vücut verebilir ve o ciddi bir suçtur. Bu olayın sorudaki ihtarla pek ilgisi de olamaz diye düşünüyorum.

Neyse konu anlaşıldı. Teşekkürler üstadım.

)
Old 20-01-2010, 13:27   #11
soner.a

 
Varsayılan

Sayın meslektaşlarım,
Öncelikle değerli bilgilerinizi paylaştığınız için teşekkür ederim.
Bir bilgiyi daha sizlerle paylaşmak bu noktalarıda göz önüne alarak değerlendirmenizi rica ediyorum.
Şirket göndermiş olduğu ihtarnamede yeminli mali müşavir raporunuda sunarak belirtmiştir.
Aynı zamanda müvekkilim bu şirkette 8 yıldır çalışmalarını eksiksiz sürdürmüştür. Çıkan bu rapor ise bu 8 yıllık çalışmalarda yapılan belge sunulamayan bunun yerine tediye makbuzu kesilen işlemlerdir.
Old 20-01-2010, 16:54   #12
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan soner.a
Sayın meslektaşlarım,
Öncelikle değerli bilgilerinizi paylaştığınız için teşekkür ederim.
Bir bilgiyi daha sizlerle paylaşmak bu noktalarıda göz önüne alarak değerlendirmenizi rica ediyorum.
Şirket göndermiş olduğu ihtarnamede yeminli mali müşavir raporunuda sunarak belirtmiştir.
Aynı zamanda müvekkilim bu şirkette 8 yıldır çalışmalarını eksiksiz sürdürmüştür. Çıkan bu rapor ise bu 8 yıllık çalışmalarda yapılan belge sunulamayan bunun yerine tediye makbuzu kesilen işlemlerdir.

Sayın meslektaşım,

Tediye makbuzlarındaki imzalar gerçek ve ödeme nedenleri de makul/izahı mümkün şeyler ise yapılan ödemeler için bir sorun olmaması lazım. (Diye düşünüyorum)
Old 20-01-2010, 20:01   #13
kemal çelik

 
Varsayılan

Sayın meslektaşım,
rahat olun.Zaten uygulamada böyle yapılır, karşı tarafı korkutmak için bir de yeminli mali müşavir raporu eklenir. Yeminli mali müşaviri mali müşavirler odasına şikayet edebilirsiniz çünkü böyle bir iş mali müşavirin etik meslek kurallarına uymayacağı gibi mali müşavir de böyle bir raporun ne amaçla istendiğini pek tabii idrakindedir.Mükellefe yaranmak için alet olmaktadır.
Size gelen ihtarı dikkatlice inceleyin ve beklemeye geçin.

Savcılık yüzde 99 ''mücerret iddialardan ibarettir'' deyip takipsizlik verecektir. İşte o zaman siz de iftiradan dolayı(TCK m 44 gereği hakaret değil iftira) suç duyurusunda bulunup manevi tazminat davanızı açarsınız. Yeminliyi de suç duyurusu ve manevi tazminat davasına dahil edin.
Peki bu arada müvekkilinizin işine son verilmedi mi, fesih ihbarına fesih gerekçesi olarak ne yazılmış?
Old 20-01-2010, 21:45   #14
YALÇIN ÖNDER

 
Varsayılan

Sorunuzdaki muhasebe müdürünün holdingteki yetkilerini araştırmanızı öneririm.

Söz konusu muhasebe müdürünün imza sirküleri var mı? Varsa sirkülerdeki yetkileri nelerdir, yetkiler sınırlandırılmış mıdır?

Şirket adına ilzam ve harcama yetkisi verilmiş midir?

Harcama yetkisi verilmiş ise fatura almak muhasebe müdürünün görevi midir? İş sözleşmesinde bu yolda bir hüküm var mı?
Old 20-01-2010, 22:00   #15
soner.a

 
Varsayılan

Sayın çelik,
Müvekkilimin iş akdi 4857 sayılı İş kanunun 25/ll-a-e-ı
II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri:

a) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması.
e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması.
ı) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması.
nedenleriyle haklı nedenlerle derhal fesih hakkı kullanılarak fesh edilmiştir.

ilginize teşekkür ederim
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
avukatın vergi-muhasebe işleri. - Muhasebeci tutmadan avukatlık yapmak GECE Konumuz : Hukukçular 18 25-03-2011 16:31
İCRA MÜDÜRÜNÜN REDDİ usulü av.suleyman Meslektaşların Soruları 6 23-04-2010 22:03
İstanbul Anadolu yakasında hukuk bürosuna ofis elamanı ve sekreter(muhasebe) nihat82 Adliye Duvarı 0 16-06-2009 22:00
Şirket müdürünün sorumluluğu av.ersen Meslektaşların Soruları 2 27-10-2007 21:42
İcra müdürünün cinneti mslmklvz Hukuk Haberleri 14 23-08-2006 17:00


THS Sunucusu bu sayfayı 0,17678404 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.