Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Hukuk Soruları Arşivi THS Hukuk Soruları alanına 2000-2007 yılları arasında gönderilmiş eski soruların arşivlendiği forum alanımız. Bu alan yeni mesajlara ve yanıtlara kapalıdır ve sadece arşiv amaçlı olarak yayında tutulmaktadır.

Evlat Edinmede Yeni Medeni Kanun Engeli

 
Old 11-05-2005, 21:59   #1
rain_of_summer

 
Varsayılan Evlat Edinmede Yeni Medeni Kanun Engeli

Öz halam 11 aylıkken 7 kardeşten biri olan beni alıp, evlat olarak benimseyerek bakıp 2002 yılına kadar bana fiilen annelik etmiştir. Bu arada 1994 yılında ikamet ettiği mahal sulh hukuk hakimliğine müracaatla evlat edinme kararı almıştık (kesinleşmiş karardır) ancak babamın (halamın eşi) kaza geçirmesi rahatsızlıkları nedeniyle noter sözleşmesini yapamamıştık. 2001 yılında babam vefat edince annem şu evlatlık işini öğren ne yapmamız gerekiyorsa yapıp tamamlayalım dedi. Kararı aldığımız mahkeme, avukat gibi mercilere danıştığımda noter sözleşmesini annemle imzalarsak tamamlanacağının söylenmesi üzerine noterde "düzenleme şeklinde evlat edinme" sözleşmesini akdettik. Bağlı olduğu nüfus idaresine sözleşme yaptığımız yer nüfus müdürlüğü kanalı ile postaladık. Bu tarihten 2 ay sonra annem vefat etti. Annemin vefatından sonra bağlı olduğu nüfus idaresi evraklarımı yeni medeni kanuna göre tescili olanaksız şerhi koyarak geri yollamış.

./..
Old 11-05-2005, 22:00   #2
rain_of_summer

 
Varsayılan devamı...

Bunun üzerine danıştay a müracaatla nüfus idaresini dava ettim. 4. idare mahkemesi konunun yerel mahkemede çözümlenebileceği gerekçesiylegörev yönünden reddine karar vermiş. (Bu arada 31.01.2002 tarihinde adalet bakanlığı hukuk işleri genel müdürlüğü T. Noterler Birliğine 002937 sayı ile noterlerin eski tarihli kesinleşmiş evlat edinme mahkeme kararlarına sözleşme yapabileceği yönünde görüş bildiren yazı göndermiş) Danıştay kararını 19.04.2003 tarihinde temyiz ettim. Bu davanın sonuçlanmasını beklerken mirasçılardan bir kısmı veraset ilamı çıkarmışlar bu ilama göre yazlık evimizin kapısını çilingire açtırarak girmişlerdir. C.Savcılığına yaptığım şikayet üzerine bir netice alamadım. Evi hala kullanmaktadırlar. Sonrasında sağlıklarında birlikte ikamet ettiğimiz halen kızımla ikamet ettiğim evi boşaltmam için illegal yollara başvurarak beni ve kızımı taciz etmektedir. Ayrıca kiracılara kendi adına kontrat imzalayarak baskı ile kiraları da almaktadır. Kızım ve benim tek gelir kaynağımız bu kiralardır. Eş dostun yardımları ile davalar açmakta ihtarlar çekmekteyim.
1. Bu evlatlık sorunum lehime çözümlenir mi?
2. Veraset ilamını alan kapı kırıp eve yerleşme hakkına sahip midir?
3. Beni ikamet ettiğim evden zorbalıkla eşyalarımı gasp ederek atabilir mi (tehditleri böyle)?
4. Verdiği adres doğru değilse tebligatlarımı nasıl ulaştırırım ya da tebliğ etmezse ne olur?

Çok zor anlar yaşamaktayım ve adaleti hukuku yanımda bulamıyorum. Kızım üniversitede okuyor dengesi bozulmakta. Bana bir çözüm lütfen.
Savcılığa dilekçe veriyorum nerdeyse ben suçluymuşum gibi muamele görüyorum, karakola gidiyorum şimdi ekip yok şahsı almamız imkansız telefon etsek gelir mi diye bana soruyorlar. Elim kolum bağlı kaldım.
Adalet, hukuk arıyorum...
Old 08-06-2005, 16:19   #4
Av. Bülent Sabri Akpunar

 
Varsayılan

Sayın Rain of summer,

Mağduriyetinizi anlıyor ve adalet arayışınızın sonuçsuz kalmayacağını umut ediyorum.

Olay hakkında söyleyeceklerimin uygulaması ve daha fazla detayı için bir meslektaşa danışmanız ve onun hukuki yardımını almanız gerçekten bu aşamada çok önemli, bunu lütfen ihmal etmeyiniz.Erken"teşhis" ve "müdahale" tıpta olduğu kadar hukukta da çok önemlidir

- Yeni Medeni Yasa'nın yürürlüğünü düzenleyen 4722 Sayılı yasaya göre daha önceki Medeni Yasa zamanında kurulmuş olan evlat edinme sözleşmeleri yeni yasa sürecinde de geçerliliğini korur, burada kazanılmış hak sözkonudur. Eski yasaya göre evlatlık aktinin "kurulmuş" sayılması için "izin" ve "noterde resmi sözleşme" şekil şartları geçerlidir. 2001 yılında rahmetli annenizle birlikte notere başvurarak sözleşme şartını yerine getirmişsiniz. Buna göre evlat edinme sözleşmeniz eski yasaya göre geçerli bir şekilde kurulmuştur. 4722 sayılı yasanın 14. maddesine göre bu hakkınız yeni Medeni Yasa açısından da geçerli olacaktır. Belirtmek gerekir ki, nüfusa yapılacak tescil "kurucu" bir unsur değil sadece "belirticidir" yani işlemin geçerliliğini etkilemez. Bu açıdan mirasçılık sıfatına sahipsiniz ama pratikte geçerli olması için nüfusa kayıt ettirilmesi de gerekiyor.
Nüfus idaresine karşı asliye hukuk mahkemesinde dava açmanız gerekiyor, siz idare mahkemesinde açmıssınız görevsizlik verilmiş ve siz temyiz ettiğinizi söylüyorsunuz. Görevsizlik kararını temyiz etmek yerine davayı görevli mahkemeye göndertme kararı alınmalıydı(bu konudaki yazdıklarınız tam olarak anlaşılamıyor)

-Veraset ilamının iptal edilmesi için ayrı bir dava açılmalı. Bu aşamada nüfus kayıtlarına göre veraset ilamı almış olan mirasçıların tapudan tescil yaptırarak taşınmazı vb. satmasının önlenmesi için tedbir kararı da almak gerekiyor.Sizi oturduğunuz yerden çıkartmak için takip veya dava açmaları gerekiyor. Böyle bir şey olursa takibe itiraz eder veya davada bu savlarınızı ve mülkiyet hakkınız olduğunu ileri süreceksiniz. Tebligat yapılamazsa polis marifetiyle adres araştırması yapılır.

Yineliyorum bir meslektaşa danışın ve hukuki yardım alın. Saygılar
Old 15-06-2005, 11:17   #5
rain_of_summer

 
Varsayılan

Sn. Av. Bülent S. Akpunar ilginiz ve verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederim.


Bir hukukçudan yardım alıyorum ancak; eş dost kanalıyla yaptığım soruşturmalarda aynı sizin dediğiniz gibi "temyiz gereksiz keşke asliye hukuk ta dava açsaydınız" diyenler oldu. Bunun üzerine araştırmalarım sonucu bu siteyi bulup bilgiyi pekiştirmek istedim.
Verdiğiniz bilgiler doğrultusunda yeni bir avukatla anlaştım ve asliye hukuk mahkemesinde dava açtık. Umarım kazanılmış hak gözetilerek lehimize sonuçlanır.
Danıştay da dava sonuçlanması yıllar alıyormuş.
Bir de bir yanlış anlama var noter sözleşmesi 2001 yılında değil 2002 yılı 19 Haziranında yapılmıştı. Yani Yeni Medeni Kanun yürülüğe girdikten sonra. Bu durumda Noter in yapmaması gerekirken "Düzenleme Şeklinde Evlat Edinme Sözleşmesi" yapmış olması bizi hukuki çıkmaza sokar mı?
Tekrar teşekkürler kolay gelsin ..
Old 11-08-2005, 09:45   #6
rain_of_summer

 
Varsayılan

4722 sayılı Türk Medeni Kanununun 1. maddesi "T.M. Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önceki olayların hukuki sonuçlarına, bu olaylar hangi kanun yürürlükte iken gerçekleştirilmişse kural olarak o kanun hükümleri uygulanır. T.M. Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılmış olan işlemlerin hukuken bağlayıcı olup olmadıkları ve sonuçları bu tarihten sonra dahi, yapıldıkları sırada yürürlükte bulunan kanunlara göre belirlenir." denilmektedir.

Davalarım halen devam ederken malum adli tatil, raporlu hakim azizliğine uğramış bulunmaktayım. Adaleti ararken kaybolan haklarım, yitirdiğim itibarımın hesabını kim verecek diye düşünmekteyim.
oysaki vefat eden (evlat edinen) annem kimseye muhtaç olmadan yaşayabilmemi istemişti. Şimdi ise elektrik, su, telefon faturalarımı ödeyemediğim için kesintiler ve hacizlerle uğraşmaktayım. Borcun üstüne binen faizler 3 misline çıkmakta. Üniversitede okumakta olan kızımın eğitiminin kesilmesi hepsinden beter bir durum ve psikolojisini düşünün! 3 yıldır hukuk bir çözüm getiremedi oysa 4722 sayılı medeni kanunun 1. maddesi çok açık ve net olarak hukuku belirlemiş ancak nüfus müdürlüğünün keyfe keder tutumu yüzünden anne kız olarak bizim çektiklerimizin hesabını kim verecek?
Old 06-09-2005, 12:10   #7
rain_of_summer

 
Varsayılan

Hukuk genelgelerle yönetilir mi?
Evlat edinme davamızın ilk duruşmasında genelgelerden bahisle kesinleşmiş mahkeme kararımnız nerdeyse yok sayılmıştı. Kaldı ki kesinleişmiş mahkeme kararımızdan sonra noterde yapılan evlat edinme sözleşmesi aşağıya aktaracağım genelgeler arasında yapılmıştır. Yani Adalet Bakanlığı nın YAPILSIN - YAPILMASIN dediği 2 genelge arasında yapılmış bir sözleşmedir.

ANKARA 8.2.1995
Özü : Evlat edinmeye izin kararlarının idari nitelikte olduğu Hk.

GENELGE
12

Mahkemece on iki yıl önce verilen evlatlığa izin kararının ilam hükmünde olup olmadığı ve bu karara dayanılarak evlatlık sözleşmesi yapılıp ya_pılamıyacağına ilişkin sorumuza Adalet Bakanlığı Hukuk Işleri Genel Mü_dürlüğünden verilen 16.1.1995 tarih ve 000837 sayılı yazıda;

"Medeni Kanunumuzun 256 ncı maddesi uyarınca, evlat edinme ilişkisinin kurulabilmesi için evlat edinenin oturduğu yer Sulh Hakiminden izin alınması ve noterlikte evlat edinme sözleşmesinin düzenlenmesi gerekmektedir.

Sulh Hakiminden alınacak izin kararlarının ilam mahiyetinde olmayıp, idari bir karar olduğu ve kesinleştirilmesine gerek bulunmadığı doktrinde ve yerleşik uygulatmada kabu! edilmektedir.(Prof. Dr. Feyzi Necmeddin Feyzioğlu, Aile Hu_kuku Dersleri 1971 8askı, Sayfa 731 vd. Ayrıca Yargıtay 2. H.D.nin 24.9.1957 gün ve 370514684 ve aynı dairenin 30.11.1967 gün ve 562115054, 7.7.1987 tarih ve 4847/6011 sayılı kârarları.)
Sulh Hakimliğinden alınan izin kararları idari nitelikte olduğundan za_manaşımına da tabi bulunmamaktadırlar. Bu nedenle izin tarihi ile sözleşme ta_rihi arasında 10 yıldan fazla zamanın geçmesi, izin kararını zamanaşımına uğ_ratmaz.

Noterlik Kanunun 89 ve 84 ncü maddeleri uyarınca evlat edinme söz_leşmesinin noterlikte düzenlenme şeklinde yapılması gerekmektedir. Sözleşme, gerek evlat edinen ve gerekse evlatlık tarafından imza edilmelidir.
Evlatlığın küçük ve hacir altında bulunduğu anlaşılırsa velisinin veya va_sisinin rızası noterlik işleminde alınmalı, ayrıca vesayet dairelerinin de mu_vafakatı aranmalıdır.

Bu itibarla mahkemelerce verilen evlat edinmeye izin kararları idari nitalikie kararlar olduğundan zamanaşımına tabi olmadığı ve mahkemece oniki yıl önce verilen izin kararına dayanılarak noterlikte evlat edinme sözleşmesinin ya_pılabileceği düşünülmektedir." denilmektedir.
Bilginizi ve buna göre işlem ifasını rica ederim.
Saygılarımla,

BAŞKAN
Hasip DİNÇER
(Ankara 24. Noteri)
------------------------------------------------------

Hukuk 2596

Ankara, 13.02.2002
Özü: Evlat edinmeye izin kararları Hk.

G E N E L G E
(5)

........................ NOTER ODASI BAŞKANLIĞINA
........................ NOTERLİĞİNE



İLGİ: 1) 08.02.1995 günlü 12 sayılı genelgemiz.
2) 27.12.2001 günlü Hukuk 20260-93 sayılı genel yazımız.


Mahkemelerce verilen evlat edinmeye izin kararlarının idari nitelikte kararlar olduğundan zamanaşımına tabi olmadığı ve mahkemece oniki yıl önce verilen izin kararına dayanılarak noterlikte evlat edinme sözleşmesi yapılabileceği ilgi genelgede açıklanmış,
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun noterlikleri ilgilendiriceği düşünülen maddeleri, bazı madde gerekçeleri ve kısa açıklamalar ilgi genel yazımız ekinde gönderilerek uygulamada ortaya çıkacak diğer konularda ayrıca açıklama yapılacağı belirtilmişti.
Evlat edinmeye izin konusunda Türk Medeni Kanunu' nun yürürlüğünden önce alınmış izin kararı üzerine noterlerce evlat edinme sözleşmesi yapılıp yapılmayacağı hususunda intikal eden tereddütler nedeniyle, bu konuda görüşleri sorulan Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü' nden alınan 31.01.2002 tarih ve 002937 sayılı yazı Yönetim Kurulu' nun 08.02.2002 günlü toplantısında görüşülmüştür.
Sözü edilen yazıda,
"Mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi' nin 256/1. maddesinde, "Evlat edinme, evlat edinenin oturduğu yer sulh hakiminin izni üzerine yapılacak resmi senetle olur ve evlat edinme doğum kütüğüne yazılır." hükmü yeralmakta idi. Yasa koyucunun resmi senet deyimi ise, Noterlikçe düzenlenen evlat edinme sözleşmesini anlatıyordu.
1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu' nun 315/1. maddesinde, "Evlat edinme kararı, evlat edinenin oturma yeri; birlikte evlat edinmede eşlerden birinin oturma yeri mahkemesince verilir. Mahkeme kararıyla birlikte evlatlık ilişkisi kurulmuş olur." İfadesi yeralmış, böylelikle resmi senet düzenlemesi de kaldırılmıştır.
Ancak;
4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 1. maddesinin 1. ve 2.fıkralarında; "Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önceki olayların hukuki sonuçlarına, bu olaylar hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse kural olarak o kanun hükümleri uygulanır.
Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılmış olan işlemlerin hukuken bağlayıcı olup olmadıkları ve sonuçları, bu tarihten sonra dahi, yapıldıkları sırada yürürlükte bulunan kanunlara göre belirlenir." hükmü yeralmıştır.



Bu nedenle;
Gerek yukarıda belirtilen kanun hükümleri gereğince, gerekse Anayasanın 138/4. maddesine göre, yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak ve yerine getirmek zorunda olduklarından, ayrıca kazanılmış hakkın korunacağı kuralı gereğince de, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun yürürlük tarihinden önce geçerli olan 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerine göre verilmiş ve kesinleşmiş mahkeme kararı ile evlat edinmeye izin kararının varlığı halinde noterlerin evlatlık sözleşmesine ilişkin resmi senet düzenleyebilecekleri düşünülmektedir." denilmektedir.
Bilginizi ve gereğinin buna göre yapılmasını rica ederim.
Saygılarımla,

BAŞKAN

Hasip DİNÇER
(Ankara 24.Noteri)
----------------------------------------------------

Ankara,
Özü: Evlat edinmeye izin kararları Hk.

G E N E L G E
( 45 )

........................ NOTER ODASI BAŞKANLIĞINA
........................ NOTERLİĞİNE


İLGİ: 13.02.2002 günlü 5 sayılı genelgemiz.


4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun yürürlük tarihinden önce geçerli olan 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerine göre verilmiş ve kesinleşmiş mahkeme kararı ile evlat edinmeye izin kararının varlığı halinde noterlerin evlatlık sözleşmesine ilişkin resmi senet düzenleyebilecekleri,
İlgi genelge ile sizlere duyurulmuştu.

Ancak, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihinden önce verilmiş, evlat edinmeye izin kararı ile birlikte noter senedi de mevcut ise nüfus kütüklerinde tescil işleminin yapılacağı, anılan tarihten önce evlat edinmeye izin kararı alınmış olup noterde sözleşme yapılmamış ise işlemin hukuki sonuç doğurmayacağı ve evlat edinme kararının Türk Medeni Kanununa tabi olacağı yönünde öğretide oluşan görüşler nedeniyle konu hakkındaki mütalaası sorulan Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü'nden alınan ve Yönetim Kurulu'nun 08.11.2002 günlü toplantısında da görüşülen 08.10.2002 tarih ve 020333 sayılı yazıda;

“Bilindiği üzere; mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin 256/1.maddesinde “Evlat edinme, evlat edinenin oturduğu yer sulh hakiminin izni üzerine yapılacak resmi senetle olur ve evlad edinme doğum kütüğüne yazılır” hükmü yeralmakta idi. Yasa koyucunun resmi senet deyimi ise, Noterlikçe düzenlenen evlad edinme sözleşmesini belirtiyordu.

1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 315/1.maddesinde “Evlat edinme kararı, evlad edinenin oturma yeri; birlikte evlad edinmede eşlerden birinin oturma yeri; mahkemesince verilir. Mahkeme kararıyla birlikte evlatlık ilişkisi kurulmuş olur” ifadesi yeralmış, böylelikle resmi senet düzenlenmesi de kaldırılmıştır.

4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 1.maddesinin 1.ve 2.fıkralarında “Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önceki olayların hukuki sonuçlarına bu olaylar hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse kural olarak o kanun hükümleri uygulanır.

Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılmış olan işlemlerin hukuken bağlayıcı olup olmadıkları ve sonuçları, bu tarihten sonra dahi, yapıldıkları sırada yürürlükte bulunan kanunlara göre belirlenir” hükmü yer almıştır.

Bu nedenle de31.01.2002 gün ve 2937 sayılı yazımız ile; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun yürürlük tarihinden önce geçerli olan 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerine göre verilmiş ve kesinleşmiş mahkeme kararı ile evlad edinmeye izin kararının varlığı halinde noterlerin evladlık sözleşmesine ilişkin resmi senet düzenleyebileceklerinin düşünüldüğü Başkanlığınıza bildirilmiş idi.

Ancak,
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girdiği 1.1.2002 tarihinden sonra, Yüksek Yargıtayın konu hakkındaki uygulamaları gözönüne alınarak; 1.1.2002 tarihinden önce evlad edinmeye izin kararı alınmış, ancak noterde sözleşme yapılmamış ise, işlem hukuki sonuç doğurmayacağından ve evlad edinmeye izin kararı ile ilgili hükümler yürürlükten kaldırıldığından, evlad edinme kararı yeni Türk Medeni Kanununa tabi olacaktır” denilmekte ve evlat edinmeye ilişkin kararlar ile ilgili uygulamanın Noter Odası Başkanlıklarına, Noterliklere duyurulması istenilmektedir.

Bakanlık görüşleri karşısında ilgide gösterilen 2002/5 sayılı genelgenin uygulama olanağı kalmamış olup, bilginizi ve gereğinin buna göre yapılmasını rica ederim.

Saygılarımla.

BAŞKAN

Hasip DİNÇER
(Ankara 24.Noteri)
---------------------------------------------

Bu durumda 4722 sayılı TMK yürürlüğü ve uygulaması yasasının 1. ve 2. maddeleri ile 31.01.2002 tarihli 5 sayılı genelgeden sonra 19.06.2002 tarihinde yapılan evlat edinme sözleşmesi, 08.10.2002 tarihli 45 sayılı genelgeyle yok sayılabilir mi? Kaldı ki Noterler Birliği ni Adalet Bakanlığı hukuk işlerinin yazıları yönlendirmiştir. Adalet Bakanlığı yazıları da elimde mevcuttur isteyene gönderebilirim.
Old 14-03-2006, 14:06   #8
rain_of_summer

 
Varsayılan

Sn. Av. Bülent S. Akpunar ve diğer hukukçu arkadaşlar;
2002 yılından bu yana süren hukuk arayışım halen devam etmektedir. Birçok dava birden birkaç hukuçunun yardımıyla devam etmektedir. Sonuçlandığında ilk bu sitede duyuracağım.
Hepinize kolay gelsin. Adalet haklının yanında olsun..
Old 13-01-2007, 21:14   #9
rain_of_summer

 
Varsayılan Nihayet :)

Evet nihayet davam sona erdi ve kazandım. Nüfus tescilimi yaptırdım hatta vukuatlı nüfus kaydımı da aldım.
Ancak; Av. Bülent S. Akpunar ıntavsiyesi ile açmış olduğum veraset ilamına iptal davası takipsizlik nedeniyle düşmüş. (Ek avukatsız bu kadar başarabildim )
Şimdi veraset ilamı almam için eski veraset ilamını iptal ettirmem gerektiği kesin deeee tek dava açarak hem iptali hem yeni veraset ilamını istemem mümkün mü? Ya da ne yapmam gerekiyor?

Sayın Av. Bülent S. Akpunar dilerseniz kazandığım kesinleşmiş evlat edinmeye tescil kararını size ulaştırabilirim.
Old 13-01-2007, 23:53   #10
Av. Bülent Sabri Akpunar

 
Varsayılan

Tebrik ederim.

Verasetname için tek istem yeterli olur diye düşünüyorum.Yenisi zaten eskisinin yürürlüğünü ortadan kaldıracaktır.

Adalete olan inancınızı yitirmediğiniz ve en sonunda hakkınıza kavuşmuz olmanıza gerçekten çok sevindim.

Saygılarımla
Old 14-01-2007, 13:54   #11
rain_of_summer

 
Varsayılan

Çok teşekkür ederim sayın Av. Bülent S. Akpunar
Ben yine de işimi sağlama alıp eski veraset ilamının alındığı Ankara Sulh Hukuk Mahkemesine hem iptal hem yenisini almak üzere başvursam nasıl olur acaba?
Teşekkür eder kolaylıklar dilerim.
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
 


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
İştirak Nafakası Ve Yeni Medeni Kanun muratozsa Meslektaşların Soruları 4 25-08-2008 21:07
Yeni Medeni Kanun ceng Hukuk Soruları Arşivi 4 13-04-2006 11:19
Medeni Kanun esrainal Hukuk Soruları Arşivi 0 11-03-2006 20:00
Yeni Medeni Kanun Ve Mal Rejimi uhaskan Meslektaşların Soruları 2 26-12-2002 17:48
Meclisin İçinden-yeni Medeni Kanun Av.Mehmet Saim Dikici Site Lokali 1 05-06-2002 00:07


THS Sunucusu bu sayfayı 0,12237000 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.