Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

İş Kanunu 20. maddesi

Yanıt
Old 14-07-2009, 15:50   #1
niliş

 
Varsayılan İş Kanunu 20. maddesi

İş Kanunu 20. maddesi ; "İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açabilir" demektedir.

İşçi işten ekonomik kriz ve işyerindeki daralma sebebiyle işten çıkarılmış ve tazmnatları banka hesbına yatırılmıştır. Ancak 4 ay kadar sonra kendisinin yerine aynı pozisyon için bir başka işçi alınmştır. İşyeinde bu pzoisyonda çalışan tek eleman mevcuttur.

İş Kanunu diyor ki iş akdinin geçersiz sebeple feshedildiğini düşünüyorsan fesihten itibaren 1 ay içinda davanı aç. Bu 1 aylık süreyi sanırım heka düşümü sürei olarak kabul etmemek gerekir. Nitekim yukarıda bahsettiğim olayda (önceden müdür konumundaki) işçi işten çıkarıldıktan 4 ay sonra yerine aynı pozisyonda birinin alındığını öğreniyor. Bu halde işe iade davası açarsak 1 aylık hak düşümü süresi yönünden davanın red olma ihtimali var mıdır?
Old 14-07-2009, 16:04   #2
Adli Tip

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan niliş
işçi işten çıkarıldıktan 4 ay sonra yerine aynı pozisyonda birinin alındığını öğreniyor. Bu halde işe iade davası açarsak 1 aylık hak düşümü süresi yönünden davanın red olma ihtimali var mıdır?

Böyle bir ihtimal vardır, %100'e yakındır.
Old 14-07-2009, 17:02   #3
Av. İbrahim YİĞİT

 
Varsayılan

Üstad Adli Tıp'a % 100 katılıyorum. Paranın diğer yüzünden bakmanızı sağlamak babında, ekonomik krizin, işyeri gereğinin ya da her sebep olursa olsun feshin haklı nedene dayanmadığı iddia ediyorsunuz. Yani bunu sadece "aslında müvekkile ihtiyacı olduğu halde işten çıkardı, bak işte hak düşümü süresi geçtikten sonra eleman aldı" gerekçesi ile bağlı düşünmeyin. Aslında aynı konuma eleman almasaydı da sizin müvekkilin iş akdi haksız yere feshedilmiş olabilirdi? Beyin jimlastiği olsun diye ...
Old 15-07-2009, 09:13   #4
JACELYN

 
Varsayılan

Sayın Niliş işe iade davası feshin bildiriminden itibaren 1 ay içerisinde açılmalıdır. Bu süre bir hak düşürücü süredir. Bu süre içerisinde davanızı açmazsanız davanız mutlak olarak reddedilir. Yargıtay da bu süreyi bir hak düşürücü süre olarak kabul ediyor.
Old 15-07-2009, 09:16   #5
niliş

 
Varsayılan

Ben ekonomik kriz gerekçesinin haklı bir neden olmadığını söylemiyorum. Elbelte bu haklı bir neden sayılıabilir hatta kanunuda da bu ifade geçiyor. Ancak kriz bahane ediliyor gibi geldi bana. Sonuçta kriz nedeniyle işçi işten çıkarılmışsa şirket durumu düzeltmişse öncelikle bu işçiyi çağırmalı o kabul etmezse bir başkası alınmalıdır . Sanki eski kanunda buna benzer bir uygulama vardı diye de aklımda kalmış.

bir de şöyle bir durum var kanun metni diyor ki "işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası"nda ise fesihten itibaren 1 ay içinde dava açmalı. ama işçi ülkede kriz olduğunu da bildiği için bu sebebi geçerli sanıyor bu yüzden süresi içinde işe iade açmıyor taki kendisiyle aynı pozisyonda bir başka işçinin alındığını öğrenen akdar. Bence bur da bir püf noktası olmalı.
Old 15-07-2009, 13:29   #6
ali ekmekçi

 
Varsayılan

Sayın Niliş püf noktası bu sürenin hak düşümü süresi olmasıdır.Sürelerin niçin konulduğu akademik bir tartışma olabilir ama bu süre vardır dava açarsanız reddedilir.Emsal kara ekledim...T.C.
YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ
E. 2008/1901
K. 2008/25071
T. 25.9.2008
• İŞE İADE DAVASINI AÇMA SÜRESİ ( İş Sözleşmesinin Geçerli Neden Olmadan Feshedildiğini İleri Süren İşçinin Fesih Bildiriminin Tebliği Tarihinden İtibaren Bir Ay İçerisinde Dava Açması Gerektiği )
• HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE ( İş Sözleşmesinin Geçerli Neden Olmadan Feshedildiğini İleri Süren İşçinin Fesih Bildiriminin Tebliği Tarihinden İtibaren Bir Ay İçerisinde Feshin Geçersizliği ve İşe İade İstemi İle Dava Açması Gerektiği )
• EYLEMLİ FESİH ( Dava Açma Süresi Eylemli Feshin Yapıldığı Tarihten İtibaren İşlediği - Fesih Bildirimine Karşı İdari İtiraz Yolu Öngören Personel Yönetmeliği ya da Sözleşme Hükümleri Dava Açma Süresini Kesmeyeceği Gibi İşçinin Bu Süre İçinde Hastalığı Nedeni İle Rapor Alması da Bu Süreyi Durdurmayacağı )
• TEBLİĞDEN BAŞLAYAN SÜRE ( Fesih Bildirimine Karşı İdari İtiraz Yolu Öngören Personel Yönetmeliği ya da Sözleşme Hükümleri Dava Açma Süresini Kesmeyeceği Gibi İşçinin Bu Süre İçinde Hastalığı Nedeni İle Rapor Alması da Bu Süreyi Durdurmayacağı )
• İŞ SÖZLEŞMESİNİN ÖNEL VERİLEREK FESHEDİLMESİ ( Dava Açma Süresi Önelin Sona Ereceği Tarihte Değil İşverenin Fesih Bildirimini Tebliğ Ettiği Tarihten Başladığı )
4857/m.18,20,21
ÖZET : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, resen dikkate alınması gerekir.

İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikayet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır.

İş sözleşmesinin önel verilerek feshi halinde, dava açma süresi önelin sona ereceği tarihte değil, işverenin fesih bildirimini tebliğ ettiği tarihten başlar.

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- İş sözleşmesinin geçerli neden olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini belirten davacı işçi feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, resen dikkate alınması gerekir.

İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikayet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır.

İş sözleşmesinin önel verilerek feshi halinde, dava açma süresi önelin sona ereceği tarihte değil, işverenin fesih bildirimini tebliğ ettiği tarihten başlar.

Somut uyuşmazlıkta davalı işveren tarafından iş sözleşmesinin feshinin 23.7.2007 tarihinde davacıya işçiye bildirildiği, davanın ise 24.7.2007 tarihinde açıldığı, bildirim tarihine göre davanın bir aylık dava açma süresi geçtikten sonra açıldığı anlaşılmaktadır. Dava hak düşürücü süre içinde açılmamıştır. Davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır.

4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan gerekçe ile;

1- Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,

2- Davanın REDDİNE,

3- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

4- Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 30 YTL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 500- YTL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak, 25.09.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.

yarx
Old 15-07-2009, 19:03   #7
Av. Doğan Özcan

 
Varsayılan

Sayın Niliş, İş Kanunu 20. maddesi ; "İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açabilir" hükmü gereğince 1 aylık süre nitelik olarak hak düşürücü süredir. Dava açmanız durumunda diğer meslektaşlarımın belirttiği üzere davanız reddedilecektir.Malum şu günlerde dünyada ve ülkemizde yaşanan ekonomik kriz nedeniyle işverenlerce bu tarz kötü niyetli fesihlere sıkça rastlanmaktadır.Malesef bu aşamada işe iade talepli dava açamazsınız
Old 16-07-2009, 08:13   #8
Adli Tip

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan av.dodonova
Malum şu günlerde dünyada ve ülkemizde yaşanan ekonomik kriz nedeniyle işverenlerce bu tarz kötü niyetli fesihlere sıkça rastlanmaktadır.

İşe iade davalarında fesih anındaki durum değerlendirilir. Öyle ki, somut olayda iş akdi feshedilen işçi dahi, bu feshin geçerli (dolayısıyla gerekli) bir fesih olduğuna ikna olmuş. Bu halde işverenin feshinin kötü niyetli olduğunu söylemek, kanımca bir önyargıdır.
Fesih anında, fesih son çare görülüyorsa geçersizlik söz konusu olmaz. İşlerin öngörülmeyen bir şekilde açılması ve yeniden personel ihtiyacı doğmasının, hayatın olağan akışına ters olduğunu söylemek de zordur.

Yeniden işçi ihtiyacı doğduğunda eski işçiyi davet etmek, etik bir davaranış olarak değerlendirilebilir belki ama yasal bir zorunluluk değildir. Sadece 29. maddede düzenlenen toplu işçi çıkarmada yeniden davet etme zorunluluğu var. Bildiğim kadarıyla 29. maddedeki bu düzenlemenin de bir müeyyidesi yok.


Saygılar,
Old 20-07-2009, 10:33   #9
Av.Mustafa yağan

 
Varsayılan

1 aylı süre hak düşürücü süredir,hak kullanılmadığından res en nazara alınır.Boşuna dava açmayınız....
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
karayolu taşıma kanunu m.26/a,kabahatler kanunu m.17/6 ve usulsüz tebligat ANKA1 Meslektaşların Soruları 4 26-12-2010 13:29
Anayasamızın 17. maddesi ile Medeni Kanunun 23. maddesi arasında çelişki dleh Hukuk Soruları 5 09-11-2008 10:04
TCK'nın 222.Maddesi İle Şapka Kanunu Arasındaki Çelişki YASEMİN Hukuk Soruları 8 13-09-2007 15:55
iş kanunu 4.maddesi özgcn Meslektaşların Soruları 8 30-08-2006 15:04


THS Sunucusu bu sayfayı 0,10335493 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.