Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

sıralı senetler ayrı ayrı takibe konmuşsa

Yanıt
Old 09-07-2009, 19:06   #1
ALAMUT

 
Mesaj sıralı senetler ayrı ayrı takibe konmuşsa

Merhaba, bir firmadan taksitle kanepe aldım. Borcumun yarıdan fazlasını ödedim ancak geri kalan kısmını ödeyemedim. Kalan 4 senedi ayrı ayrı icra takibine koyarak benden her senet için ayrı bir vekalet ücreti talep ediliyor. Yapabileceğim birşey var mı? Teşekkür ederim
Old 09-07-2009, 21:51   #2
Av.Cengiz Aladağ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan ALAMUT
Merhaba, bir firmadan taksitle kanepe aldım. Borcumun yarıdan fazlasını ödedim ancak geri kalan kısmını ödeyemedim. Kalan 4 senedi ayrı ayrı icra takibine koyarak benden her senet için ayrı bir vekalet ücreti talep ediliyor. Yapabileceğim birşey var mı? Teşekkür ederim
Alacaklı tek bir takip yapmak zorunda değildir. Bu nedenle yapılabilecek tek şey ödemek.
Old 10-07-2009, 10:20   #3
ISIL YILMAZ

 
Varsayılan

Sayın Alamut,

Konu 4077 sayılı yasa kapsamına giriyor, anladığım kadarıyla. Bildiğiniz gibi, bu yasa kapsamında tüketiciden alınacak senetlerin madde 6/A uyarınca nama yazılı düzenlenmesi gereklidir, aksi halde kambiyo senedi geçersizdir. Geçersiz bir senede dayalı takip yapılıp yapılmadığı olayınızda önem kazanıyor. Önce bu hususun araştırılması gereklidir.

Ayrıca, diğer senetlerin tahsilinin talep edilebilmesi için de öncelikle yazılı bir taksitle satım sözleşmesi olmalı, bu sözleşmede borcun tümünün ifasını talep etme hakkı saklı tutulmalı va aşağıda alıtıladığım maddeye göre işlem yapılmalıdır.
TAKSİTLE SATIŞ

"MADDE 6/A.- (Ek: 4822 - 6.3.2003 / m.8 - Yürürlük m.38) Taksitle satış, satım bedelinin en az iki taksitle ödendiği ve malın veya hizmetin sözleşmenin düzenlendiği anda teslim veya ifa edildiği satım türüdür.

Taksitle satış sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması zorunludur. Sözleşmede bulunması gereken asgari koşullar aşağıda gösterilmiştir:

a) Tüketicinin ve satıcı veya sağlayıcının isim, unvan, açık adresleri ve varsa erişim bilgileri,

b) Malın veya hizmetin Türk Lirası olarak vergiler dahil peşin satış fiyatı,

c) Vadeye göre faiz ile birlikte ödenecek Türk Lirası olarak toplam satış fiyatı,

d) Faiz miktarı, faizin hesaplandığı yıllık oran ve sözleşmede belirlenen faiz oranının yüzde otuz fazlasını geçmemek üzere gecikme faizi oranı,

e) Peşinat tutarı,

f) Ödeme planı,

g) Borçlunun temerrüde düşmesinin hukuki sonuçları.

Satıcı veya sağlayıcı, bu bilgilerin sözleşmede yer almasını sağlamak ve taraflar arasında akdedilen sözleşmenin bir nüshasını tüketiciye vermekle yükümlüdür. Sözleşmeden ayrı olarak kıymetli evrak niteliğinde senet düzenlenecekse, bu senet, her bir taksit ödemesi için ayrı ayrı olacak şekilde ve sadece nama yazılı olarak düzenlenir. Aksi takdirde, kambiyo senedi geçersizdir.

Taksitle satışlarda; tüketici, borçlandığı toplam miktarı önceden ödeme hakkına sahiptir. Tüketici aynı zamanda, bir taksit miktarından az olmamak şartıyla bir veya birden fazla taksit ödemesinde bulunabilir. Her iki durumda da satıcı, ödenen miktara göre gerekli faiz indirimini yapmakla yükümlüdür.

Satıcı veya sağlayıcı, taksitlerden birinin veya birkaçının ödenmemesi halinde kalan borcun tümünün ifasını talep etme hakkını saklı tutmuşsa, bu hak; ancak satıcının veya sağlayıcının bütün edimlerini ifa etmiş olması durumunda ve tüketicinin birbirini izleyen en az iki taksidi ödemede temerrüde düşmesi ve ödenmeyen taksit toplamının satış bedelinin en az onda biri olması halinde kullanılabilir. Ancak satıcının veya sağlayıcının bu hakkını kullanabilmesi için en az bir hafta süre vererek muacceliyet uyarısında bulunması gerekir.

Sözleşme şartları tüketici aleyhine hiçbir şekilde değiştirilemez."


Saygılar.
Old 10-07-2009, 14:14   #4
ALAMUT

 
Mesaj sayın ışıl Hanım

Işıl Hanım, cevabınız için teşekkür ederim. faydalı oldu benim için. Ancak bu şekilde taksitli bir alışverişte sözleşme yapılmaması, sadece alacağın seneetlere bağlanması durumunda da kambiyo senedi vasfını yitirir mi?
Old 10-07-2009, 15:27   #5
ISIL YILMAZ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan ALAMUT
Işıl Hanım, cevabınız için teşekkür ederim. faydalı oldu benim için. Ancak bu şekilde taksitli bir alışverişte sözleşme yapılmaması, sadece alacağın seneetlere bağlanması durumunda da kambiyo senedi vasfını yitirir mi?

Sayın Alamut,
Yasa açık, nama yazılı değilse kambiyo senedi geçersizdir, diyor. Sizin bu satıcıyla, bu alış verişten başka bir ticari ilişkiniz mi var ki , başka sentler düzenlensin?

6/A 3. fıkra:

Sözleşmeden ayrı olarak kıymetli evrak niteliğinde senet düzenlenecekse, bu senet, her bir taksit ödemesi için ayrı ayrı olacak şekilde ve sadece nama yazılı olarak düzenlenir. Aksi takdirde, kambiyo senedi geçersizdir.

Saygılar.
Old 10-07-2009, 16:27   #6
Noyan Yiğit

 
Varsayılan

İşler azalınca avukatlar da kendilerine yeni işler üretiyorlar demekki. Yapılan pek etik değil. Hiç aklıma gelmezdi doğrusu böyle bir şey! Aynı tarihte böyle bir şey yapılmışsa hakkın kötüye kullanılması gibi değerlendirilebilir bence. Meslektaş hakkında Baroya şikayette bulunsanız bir şeyler olur mu acaba ?
Old 10-07-2009, 17:10   #7
Av. Murat ÇETİN

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan ALAMUT
Işıl Hanım, cevabınız için teşekkür ederim. faydalı oldu benim için. Ancak bu şekilde taksitli bir alışverişte sözleşme yapılmaması, sadece alacağın seneetlere bağlanması durumunda da kambiyo senedi vasfını yitirir mi?

yazılı bir satış sözleşmesi yoksa konu yargılamayı gerektireceğinden icra mahkemesinin inceleme yetkisi olmadığını düşünüyorum. ancak genel mahkemelerde menfi tespit davası açılabilir.
Old 10-07-2009, 17:15   #8
Av. Nuran Zöhre

 
Varsayılan

Sayın Noyan Yiğit,
Meslektaş ile ilgili şikayet önerinizi hiç tasvip etmedim.Meslektaşımızın hukuki işlemi neden ve nasıl yaptığını buradaki beyanlara göre bilmemiz mümkün değil.
Old 10-07-2009, 18:10   #9
vukuat2005

 
Varsayılan

aynı gün içerisinde sıralı takip yapılmış ise veya takipler arasında uzunca gün farkı yok ise diğer takipler için takibin iptali davası açılıp, iptali istenen sonraki dosyalar ilk açılan takip ile birleştirilmeli
Old 21-07-2009, 19:17   #10
Emin Cihan UYSAL

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan vukuat2005
aynı gün içerisinde sıralı takip yapılmış ise veya takipler arasında uzunca gün farkı yok ise diğer takipler için takibin iptali davası açılıp, iptali istenen sonraki dosyalar ilk açılan takip ile birleştirilmeli

Sayın vukuat2005;

Yukarıda alıntıladığım cümlenizin yasal dayanağını belirtebilir misiniz?
Old 25-07-2009, 15:26   #11
Noyan Yiğit

 
Varsayılan

Sayın Av.Nuran Zöhre meslektaş ile ilgili şikayet önerimi tasvip etmediğinizi bildirmişsiniz;hukuki işlemi neden ve nasıl yaptığını bilemeyiz demişsiniz. Ben de önerime "aynı tarihte yapmış ise" diye bir şart koymuş idim. Eğer aynı tarihte yapmış ise bunun birden fazla avukatlık ücreti almaktan başka ne anlamı olabilir ki ? bence bu da etik olmıyan bir davranıştır. Ben böyle bir davranış ile karşılaşsam bu meslektaşı şikayet ederdim. Mesleği bu kadar da ayağa düşürmemeliyiz bence. Geçen gün buna benzer bi şeyle daha karşılaştım. Hasar tesbiti yaptırılmış ve bundan sonra tespit raporuna dayanılarak ilamsız takip yapılmış, karşı taraf vekili itiraz etmesi halinde takip duracağı halde tutmuş ödeme emrine tespit raporu eklenmedi diye takibin iptali davası açmış. Zaten tespit raporu tesbit dosyasında vatandaşa tebliğ edildi. Bu da bana yine karşı taraftan avukatlık ücreti almak için yapılmış etik olmıyan bir davranış gibi geldi. Bunlar yanında çok avukat çalıştıran ve kriz nedeniyle işsiz kalan meslektaşlarımızın yaptığı şeyler. Biz böyle ayak oyunlarına pek alışkın değiliz doğrusu
Old 15-04-2010, 12:17   #14
HÜLYA ÖZDEMİR

 
Varsayılan Davalara ilişkin bu kararın gerekçelerinin anlamlı olduğunu düşünüyorum.



T.C.

YARGITAY

10. HUKUK DAİRESİ

E. 2007/5188

K. 2008/645

T. 29.1.2008

• TASARRUFU TEŞVİK ALACAĞI ( Alacağın Küçük Parçalara Bölünmesi Suretiyle Ayrı Davalara Konu Yapılıp Birden Fazla Vekalet Ücreti Edinilmesine Yol Açar Şekilde Hüküm Verilmesinin Dava Hakkının Kötüye Kullanılması Niteliğinde Olduğu )

• KISMİ DAVADA VEKALET ÜCRETİ ( Hakim Tarafından Re'sen Uygulanması Gereken İyiniyet Kuralına Taraflar ve Avukatların da Uyma Yükümlülüğü Gözetildiğinde Alacağın Küçük Parçalara Bölünmesi Suretiyle Ayrı Davalara Konu Yapılmasının İsabetsiz Olduğu )

• İYİNİYET KURALLARI ( Hakim Tarafından Re'sen Uygulanması Gereken İyiniyet Kuralına Taraflar ve Avukatların da Uyma Yükümlülüğü Gözetildiğinde Alacağın Küçük Parçalara Bölünmesi Suretiyle Ayrı Davalara Konu Yapılmasının İsabetsiz Olduğu )

• DAVA HAKKININ KÖTÜYE KULLANILMASI ( Alacağın Küçük Parçalara Bölünmesi Suretiyle Ayrı Davalara Konu Yapılıp Birden Fazla Vekalet Ücreti Edinilmesine Yol Açar Şekilde Hüküm Verilmesinin Dava Hakkının Kötüye Kullanılması Niteliğinde Olduğu )

4721/m.2

1136/m.164


ÖZET : Davacı, tasarrufu teşvik alacağı ve nemasının, yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Kısmi dava açılmasını engelleyen bir yasal düzenleme bulunmamakla birlikte; hakim tarafından re'sen uygulanması gereken iyiniyet kuralına, taraflar ve avukatların da uyma yükümlülüğü gözetildiğinde; alacağın küçük parçalara bölünmesi suretiyle ayrı davalara konu yapılıp, Birden fazla vekalet ücreti edinilmesine yol açar şekilde dava, hakkının kötüye kullanılmasının, yukarıdaki hukuksal ilkeler ışığında korunmasına olanak bulunmadığı ve bu yönün kamu düzenine ilişkin olduğu gözetilmeksizin, davalı Kurumun toplam borcun çok üzerinde vekalet ücreti ve yargılama gideriyle sorumluluğuna yol açılması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
DAVA : Davacı, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, tasarruf teşvik alacağı ve nema tutarlarının yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
KARAR : Davacı tarafından. fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak koşuluyla, 20.00 YTL'nin tahsili istemiyle açılan cava sonuca verilen kabul kararı, 16.11.2006 tarihinde kesinleşmiş olup; saklı tutulan haklar tutarını oluşturan 163,94 YTL'nin tahsiline yönelik eldeki dava ise. 22.06.2006 tarihinde açılmış ve her iki dava sonucu kurulan hükümde de, davacı taraf yararına. karar tarihinde geçerli tarife uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir.
"Medeni Kanunda yer alan dürüstlük ilkesi ( MK m. 2 ) genel bir hukuk ilkesi olup usul hukukunda da geçerlidir. Devletin bir kurumu olan mahkemenin haksız, hileli ve kanuna aykırı şekilde bir yargılama ile uyuşmazlığı çözümlemesi düşünülemez. Ayrıca dürüstlük kuralı, kamu yaran açısından da dikkate alınmayı gerektirir. Çünkü, davanın usul ekonomisine uygun şekilde sonuçlanması, ancak dürüstlük kuralının medeni usul hukukunda da geçerli olması ve hakim tarafından kendiliğinden nazara alınmasıyla mümkün olur." ( Prof Dr. Hakan Pekcanıtez/Prof. Dr. OGUZ Atalay/Doç. Dr. Muhammet Özekes. Medeni Usul Hukuku. 6. Bası. Ankara 2007. s. 275-277 )
Kısmi dava açılmasını engelleyen bir yasal düzenleme bulunmamakla birlikte; hakim tarafından re'sen uygulanması gereken iyiniyet kuralına, taraflar ve avukatların da uyma yükümlülüğü gözetildiğinde; alacağın küçük parçalara bölünmesi suretiyle ayrı davalara konu yapılıp, birden fazla vekalet ücreti edinilmesine yol açar şekilde dava hakkının kötüye kullanılmasının, yukarıdaki hukuksal ilkeler ışığında korunmasına olanak bulunmadığı ve bu yönün kamu düzenine ilişkin olduğu gözetilmeksizin, davalı Kurumun toplam borcun çok üzerinde vekalet ücreti ve yargılama gideriyle sorumluluğuna yol açılması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ : Hüküm fıkrasının yargılama gideriyle vekalet ücretine ilişkin ( 3 ) ve ( 4 ) numaralı bentlerinin hüküm fıkrasından silinmesine, yerine "3-Vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ve davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına," ibaresinin yazılmasına ve kararın bu ektiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.01.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 10-11-2010, 23:32   #15
eser_29

 
Varsayılan

Ayrı bir konu başlığı açmayıp cevap alabilirsem konuya farklı bir soru sormak istiyorum:

"...tüketicinin birbirini izleyen en az iki taksidi ödemede temerrüde düşmesi ve ödenmeyen taksit toplamının satış bedelinin en az onda biri olması halinde kullanılabilir. Ancak satıcının veya sağlayıcının bu hakkını kullanabilmesi için en az bir hafta süre vererek muacceliyet uyarısında bulunması gerekir."

Maddenin bu kısmına dair bir sorum olacaktı. Bir firma sattığı ürünleri taksitli ama toplam bedel üzerinden senet düzenleyerek satış yapıyor. Yani kanundaki her bir taksit için tek tek senet düzenlenir şartı yerine tek senet yapıyor. Diyelim ki müşteri 10 taksitli alışveriş yapıyor ve ilk 2 taksiti ödüyor, sonraki 2 taksiti ise zamanında ödemiyor. Bunun üzerine firma, müşteri hakkında icra takibi başlatıyor ilgili senetin kalan borç miktarı üzerinden. Yani ödenmiş 2 taksit çıkarılarak kalan 8 taksit miktarını asıl alacak olarak gösteriyor. Bu durumda müşteri hukuken ne yapabilir? Yani taksitlerini aksatmış lakin tarafına 1 haftalık ihtarda bulunulmamıştır. ( Bu ihtarın ispatı nasıl-ne şekilde olacaktır?) İcra takibine itiraz ettiğinde alacaklı olan firma hakkını ne şekilde savunacaktır. Bu konuda tafsilatlı bilgi verirseniz uygulamaya dair müteşekkir olurum...
Old 30-05-2012, 16:32   #16
Av.Bülent Özkan

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan eser_29
Ayrı bir konu başlığı açmayıp cevap alabilirsem konuya farklı bir soru sormak istiyorum:

"...tüketicinin birbirini izleyen en az iki taksidi ödemede temerrüde düşmesi ve ödenmeyen taksit toplamının satış bedelinin en az onda biri olması halinde kullanılabilir. Ancak satıcının veya sağlayıcının bu hakkını kullanabilmesi için en az bir hafta süre vererek muacceliyet uyarısında bulunması gerekir."

Maddenin bu kısmına dair bir sorum olacaktı. Bir firma sattığı ürünleri taksitli ama toplam bedel üzerinden senet düzenleyerek satış yapıyor. Yani kanundaki her bir taksit için tek tek senet düzenlenir şartı yerine tek senet yapıyor. Diyelim ki müşteri 10 taksitli alışveriş yapıyor ve ilk 2 taksiti ödüyor, sonraki 2 taksiti ise zamanında ödemiyor. Bunun üzerine firma, müşteri hakkında icra takibi başlatıyor ilgili senetin kalan borç miktarı üzerinden. Yani ödenmiş 2 taksit çıkarılarak kalan 8 taksit miktarını asıl alacak olarak gösteriyor. Bu durumda müşteri hukuken ne yapabilir? Yani taksitlerini aksatmış lakin tarafına 1 haftalık ihtarda bulunulmamıştır. ( Bu ihtarın ispatı nasıl-ne şekilde olacaktır?) İcra takibine itiraz ettiğinde alacaklı olan firma hakkını ne şekilde savunacaktır. Bu konuda tafsilatlı bilgi verirseniz uygulamaya dair müteşekkir olurum...

Soru açık değil. Ancak bonoda borçlu görünen kişi tüketici sayılıyor ise aşağıdaki madde önemlidir;

4077 sayılı TKHK 6/A 3. fıkra:

Sözleşmeden ayrı olarak kıymetli evrak niteliğinde senet düzenlenecekse, bu senet, her bir taksit ödemesi için ayrı ayrı olacak şekilde ve sadece nama yazılı olarak düzenlenir. Aksi takdirde, kambiyo senedi geçersizdir.

Buna göre borçlu bononun geçerli olmadığını, geçerli olmayan bonoya dayalı olarak kambiyo takibi yapılamayacağını söyleyerek İcra Mahkemesinden ŞİKAYET YOLU İLE takibin iptalini talep edebilir.

Belirteyim ki; takip kambiyo takibi olduğundan borca itiraz (1) borcun ödendiği, (2) zamanaşımına uğradığı, (3) ödeme için mehil verildiği sebepleri ile sınırlı olmak üzere yapılabilir. Olayda bu itiraz sebepleri mevcut değildir. Borçlu kambiyo takibine itiraz yerine yukarıdaki takibin iptali yoluna gitmelidir.

Bu halde alacaklı şikayete cevap verse bile takip iptal olacaktır.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Her biri Ayrı ayrı Talep Olunacak Hususlarda müştereken talepte bulunulması Av.Hale Meslektaşların Soruları 1 16-07-2008 14:14
Aynı Konu İki Ayrı İlam ve Bu İlamlara Göre Açılan İki Ayrı Takip avmehmetatli Meslektaşların Soruları 1 02-02-2008 15:16
İki davalı lehine birlikte hükmedilen vekalet ücretinin ayrı ayrı takibe konulması Selahattin Meslektaşların Soruları 5 11-04-2007 13:06
Kesinlik sınırı suçların toplamına göre mi yoksa ayrı ayrı mı? genç osman Meslektaşların Soruları 2 21-12-2006 19:20
İlam Alacakları Bölünüp Ayrı Ayrı Takip Konusu Yapılabilr Mi? aeyesilkaya Meslektaşların Soruları 1 04-07-2005 23:11


THS Sunucusu bu sayfayı 0,13284612 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.