Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Hukuk Haberleri Hukuk Haberleri, duyuruları, güncel hukuki gelişmeler. [Haber Ekleyin]

İcra İflas Kanunu'nda değişiklik tasarısı -Ev eşyası haczi kalkıyor

Yanıt
Old 17-01-2012, 15:36   #61
Av.Esra70

 
Varsayılan Ticari alacak dışındaki alacaklar ne olacak?

Görüyorum ki büyük çoğunluk konuyu ticari alacaklar açısından irdelemiş. Bankaların kredi kartı dağıtırken daha özenli olacaklarını veya ticari işletmelerin daha dikkatli olacaklarını belirtmiş. Herkesin malumu olduğu üzere icra takipleri sadece ticari alacaklardan oluşmuyor ki... Nafaka, Kazanılan bir tazminat davasının sonucu veya kaçıp giden kiracınızdan tahsil edemediğiniz alacak gibi konular uzayıp gidebilir. Bu gibi durumlarda öngörülü davranmak mümkün olamayacağına göre, hele de şahıslar dava açarken peşin masraf avansı ile iyice zorlanırken artık sanırım kimse dava yoluna gitmeyecek. Tahsil edemeyeceği bir alacak için niye onca masraf yapsın ki?
Old 18-01-2012, 08:38   #62
Av.Emre BAYKURT

 
Varsayılan

Sevgili Meslektaşlarım,
Konu hakkında tek taraflı düşünmek, adalet terazisinin dengesini bozacağı gibi, bu ülkede adalete olan inancı azalan büyük bir çoğunluğun da inancını yitirmesine sebebiyet verecektir. İcra İflas kanununun amlacına aykırı olan bu düzenlemeler ile varılmak istenen sonuç sözde yargının iş yükünü hafifletmekmiş gibi gösterilmek isteniyor;ancak gelişmiş ülkelerde adalet alanında yapılan reformlar sistemi güçlendirmek için yapılırken bizde ise tam tersi biçimde sistem zayıflatmak ve işlemez hale getirmek için yapılıyor.Bir adalet sistemi düşünelim ki, borçlusu mağdur, karşılıksız çek keşide edeni mağdur ama alacaklısı, yasal yollardan alacağını tahsil etme gayreti içerisinde olduğu için suçlu ve haksız.Borç ödemek bir ahlak meselesidir.Bu tip düzenlemeler ile bunu "alışkanlık haline getiren" insanları ödüllendirmenin muhasebesini herkesin kendi vicdanında değerlendirmesi ve biz hukukçuların bu gibi yasal düzenlemelere karşı çıkmamız içimizdeki adalet duygusunun bir gereğidir.Eğer gerçekten varsa...
Old 18-01-2012, 08:50   #63
Avrasya

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Emre BAYKURT
Sevgili Meslektaşlarım,
Konu hakkında tek taraflı düşünmek, adalet terazisinin dengesini bozacağı gibi, bu ülkede adalete olan inancı azalan büyük bir çoğunluğun da inancını yitirmesine sebebiyet verecektir. İcra İflas kanununun amlacına aykırı olan bu düzenlemeler ile varılmak istenen sonuç sözde yargının iş yükünü hafifletmekmiş gibi gösterilmek isteniyor;ancak gelişmiş ülkelerde adalet alanında yapılan reformlar sistemi güçlendirmek için yapılırken bizde ise tam tersi biçimde sistem zayıflatmak ve işlemez hale getirmek için yapılıyor.Bir adalet sistemi düşünelim ki, borçlusu mağdur, karşılıksız çek keşide edeni mağdur ama alacaklısı, yasal yollardan alacağını tahsil etme gayreti içerisinde olduğu için suçlu ve haksız.Borç ödemek bir ahlak meselesidir.Bu tip düzenlemeler ile bunu "alışkanlık haline getiren" insanları ödüllendirmenin muhasebesini herkesin kendi vicdanında değerlendirmesi ve biz hukukçuların bu gibi yasal düzenlemelere karşı çıkmamız içimizdeki adalet duygusunun bir gereğidir.Eğer gerçekten varsa...

Görüşlerinize aynen katılıyorum. ''Çek Mağdurları'' ile konuşuyorum, adamlar pişkin pişkin yasanın ne zaman çıkacağını soruyorlar. Haklarındaki takiplerin çoğu zamanaşımına uğramış zaten, alacaklıların kulağı yakalama kararında iken böyle bi düzenleme ve bütün ümitler suya.

Ayrıca biz de yıllarca boşuna dava takip etmiş olduk. Şimdi bi de ev haczi kalkarsa kaçak borçlulara gün doğacak.

Son olarak modern hukuku uygulayan ülkelerde ev haczi olmayabilir ama siciline borç kaydı işlenmiş birinin bütün hukuki işlemlerde karşısına bu kayıt çıkıyor. Yeni bir tasarruf yapamıyor. Ev araba alamıyor, kredi çekemiyor bu kaydı kaldırmadıkça. Böyle bi düzenleme getirebileceklerse ben de razıyım karşılıksız çek cezası ve ev hapsinin kaldırılmasına.
Old 18-01-2012, 10:34   #64
Avrasya

 
Varsayılan

Arkadaşlar, bakan açıklama yapmış konuyla ilgili. Sanırım ev haczi için parasal bir sınır da öngörülmemiş. Buyrun haber burada;

http://siyaset.milliyet.com.tr/ucunc...58/default.htm
Old 18-01-2012, 12:14   #65
kaganelli

 
Varsayılan

Hükümetin tek derdi yargıdaki yükü hafifletmek. Avans gideri, çekle ilgili yapılacak düzenleme, şimdi de bu. İşimiz her geçen gün daha da zorlaşıyor..
Old 18-01-2012, 12:44   #66
tiryakim

 
Varsayılan

İcra Müdürü Sayın Mehmetsah şimsek ;
Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra onbinlerce dosya yürürlükten kaldırılacak demişsiniz...nasıl yani anlayamadım anlatırmısınız...
200 300 tl lik borçlar ne olacak bunlar nasıl tahsil edilecek ?
Old 18-01-2012, 13:07   #67
kum

 
Varsayılan

Ev haczinin çağdaş hukuk anlayışına aykırı yönleri ve eksikleri bulunduğu doğrudur.Ancak Devlet Anayasada ki, piyasa ve ticaret hayatının güvenliği, alacaklının alacağına kavuşması yönünde ki görevleri konusunda,gerekli çağdaş mekanizmalar geliştirmediği gibi, mevcut mekanizmaları da kullanılamaz hale getirmiştir. Bunların yerine sistem kendi refleksiyle çek şikayetini oluşturmuş, ev haczine gereğinden fazla yüklenme meydana gelmiş, bu müesseseler günah keçisi haline gelmiştir.Tüm bunları eş zamanlı olarak düzenlemek yerine, önceklikle fiiliyatta nadir kullanılabilir müeseseleri bir bir ortadan kaldırmak, alacaklı aleyhine dengeyi olağan üstü bozmuştur,bozmaktadır.Buda en çok kötü niyetli , kasıtlı hareket eden kişilerin işine gelmektedir.
Old 18-01-2012, 14:37   #68
dogano

 
Varsayılan

Yargı sistemini, insanların haklarını aramasını engelleyerek hızlandıramazsınız. Emrullah Efendi'nin “Şu mektepler olmasaydı maarifi ne güzel idare ederdim” sözü gibi "Davalar olmasaydı yargı ne kadar hızlanırdı" durumuna geldik.
Old 19-01-2012, 08:39   #69
Ufuk Levent Timurkaynak

 
Varsayılan Ev haczi

Ev haczinden tahsilat sağlanamadığı düşüncesi doğru değildir. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, biz borçluya masraf olmasın diye hacze çıkmadan önce defalarca arar ve uzlaşmaya davet ederiz. Bugün sabahtan beri aldığımız cevaplar
- haciz kalkıyor avukat.. Ben ne zaman ödersem o zaman alacaksın
mealinde.

Ee, şimdi ben bir banka vekili olarak, faizi %0'a çektiğim halde, ödeme teklifine aldığım yanıt bu olursa, diyebileceğim tek şey olacaktır bu saatten sonra.

İnşallah hepiniz bir gün alacaklı olur ve bu alacaklarınızı alamamanın sıkıntısını yaşarsınız.

Saygılarımla
Old 19-01-2012, 08:46   #70
Ufuk Levent Timurkaynak

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Gemici
Sayın kum,

alıntıladığım ikinci cümledeki sonuca birinci cümleden yola çıkarak mı vardınız?

Soruyu değişik ve daha açık şekilde sorayım: Avrupa birliğinde ev eşyaları haczi yasaklanmıştır, bizimkiler de Avrupa birliğindeki bu yasağa uyum sağlamak için yakında ev eşyalarının haczini tamamen yasaklıyacaklar mı demek istiyorsunuz? Avrupa birliğinde bu türden bir uygulamaya örnek gösterebilir misiniz?

Yakında ev eşyalarının haczinin tamamen yasaklama tekliflerinin geleceğini, ve bu yasaklama tekliflerinin Avrupa birliğine uyum sürecinnin kaçınılmaz bir sonucu olduğunu mu belirtmek istiyorsunuz?

Yazdıklarınızdan Avrupa birliğine uyuma karşı bir tutuma sahip olduğunuz neticesine varıyorum. Konu üzerinde bir tartışmaya girmeyi, günlük politikayı ilgilendiren bir konu olduğu için gereksiz buluyorum. Buna rağmen, ev eşyasının haczinin tamamen yasaklanması konusundaki olası bir teklifin Avrupa birliği uyum sürecine bağlanmasını, hukuki düşünceye ters düşen bir abartma olarak değerlendiriyorum.

Benim bazı ev eşyalarının haciz dışı bırakılması konusundaki düşüncem:
Anayasasına ‚Sosyal Devlet‘ karvarmını koymuş olan bir devlet, vatandaşlarına insanca bir yaşam sürdürmeleri için gereken olanakları sağlamalıdır. Bu olanaklardan bir tanesi de vatandaşın günlük yaşamını sürdürebilmesi için gerekli olan ve lüks olmayan ev eşyasının haciz dışı bırakılmasıdır.

Saygılarımla

Üstad,
ev eşyalarından, yaşamın idame ettirilmesi için gerekli eşyaların "haczedilmezlik şikayetine" dahil olduğunu hepimiz biliyoruz. Sizin bahsettiğiniz yasaklama ne ile alakalı olacak.

İkinci bir husus ise, maaş hacizleridir. Emekli maaşlarına haciz konulmasını engelleyen sosyal devlet asgari ücretlinin maaşına haciz koyduruyor ama. Benim annem 1.500 TL emekli maaşı alıyor. O borçlansa maaşı haczedilemiyor ama 650 TL net maaş alan adamın maaşı haczedilebiliyor. Sosyal devlet anlayışı bu mu? (buradan yapılan çıkarım emekli maaşlarının da belli miktarının haczedilebilmesi gerekliliğidir. Benim alacağımı almamı engelleyene kadar devlet insan gibi yaşayacak parayı versin.)

Ben öyle alacaklılar tanıyorum ki (aslında bir çoğu böyle) çok mağdur bir yaşam sürerken borçlular zevk-ü sefa içinde yaşamaktadır. Siz bu tarz örnekler hakkında bilgi sahibi değil misiniz?
syg
Old 19-01-2012, 08:47   #71
tiryakim

 
Varsayılan

Ev haczi herhalde tamamen kalkmıyor gibi geliyor bana ... Ev halkının ihtiyacı dışında kullandığı eşyalar haciz edilebilir diye düşünmekteyim...
Old 19-01-2012, 10:05   #72
Av.DM

 
Varsayılan

Kanun ne zmn yürürlüğe girecek ? Bu durumdan hiç haberim yoktu. Peki önceden yapılan muhafazaların durumu ne olacak? Borçlunun evine hacze gidip eli boş mu döneceğiz? Neler haczedilebilinir ?
Old 19-01-2012, 12:32   #73
Avrasya

 
Varsayılan

Arkadaşlar olay sadece ev haczinin kalkmasıyla sınırlı da değil. Asgari ücretin 5 katından az miktarlı hacizlerde muhafaza imkanı da ortadan kalkıyor. Artık yerinde satış istemek zorundayız.

O zaman bunun adını koyalım: Ev eşyasının haczi kalkar, 4.500 TL altı hacizlerde muhafaza da engellenirse haciz prosedürü bitti demektir.

Bence takip elemanları ile yedieminler kendilerine şimdiden yeni işe aramaya başlasın, hukuk fakultesinden mezun olacak olanlar da önlerindeki imkanları iyi değerlendirsinler.

Avukatlık mesleği eskisi kadar kazandırmayacak, ilgili meslekler de (yedieminlik ve takip elemanlığı) tükenme noktasına gelecektir.

***

Madem sosyal devlet anlayışı var ve haciz prosedürü kalkıyor. Alacaklıların haklarını da korumak adına Sosyal Güvenlik Numarasına (bizdeki adı TC NO) haciz konulması ve bu haciz baki kaldığı sürece hiçbir tasarrufa izin verilmemesi şeklinde bi uygulama yapılması gerektiğini düşünüyorum. Biz de istemiyoruz kimsenin evine girmeyi, çocuğunu ağlatmayı. Ama ortada bi alacak varsa tahsili de gerekmez mi? Devlet kendi alacağı varken ne araç ne gayrimenkul devrine izin veriyor. Aynı imkanı özel alacaklara da tanımak hakkaniyet gereğidir.
Old 19-01-2012, 12:54   #74
Av.Barış Aktaş

 
Varsayılan

Sayın meslektaşlarım, bu tasarı yasalaşırsa, türkiyede ticari hayat biter.Kimse alıcıya güvenerek vadeli mal satmaz, ya da düşük meblağlar için bile rehinle teminet istenir ki bu pek mümkün değil.
Old 19-01-2012, 13:01   #75
Av.Barış Aktaş

 
Varsayılan

Bir an önce işleri tasfiye edip mesleği bırakmak lazım zira meslek zaten bitmek üzere(
Old 19-01-2012, 13:18   #76
tiryakim

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Avrasya
Arkadaşlar olay sadece ev haczinin kalkmasıyla sınırlı da değil. Asgari ücretin 5 katından az miktarlı hacizlerde muhafaza imkanı da ortadan kalkıyor. Artık yerinde satış istemek zorundayız.

O zaman bunun adını koyalım: Ev eşyasının haczi kalkar, 4.500 TL altı hacizlerde muhafaza da engellenirse haciz prosedürü bitti demektir.

Bence takip elemanları ile yedieminler kendilerine şimdiden yeni işe aramaya başlasın, hukuk fakultesinden mezun olacak olanlar da önlerindeki imkanları iyi değerlendirsinler.

Avukatlık mesleği eskisi kadar kazandırmayacak, ilgili meslekler de (yedieminlik ve takip elemanlığı) tükenme noktasına gelecektir.

***

Madem sosyal devlet anlayışı var ve haciz prosedürü kalkıyor. Alacaklıların haklarını da korumak adına Sosyal Güvenlik Numarasına (bizdeki adı TC NO) haciz konulması ve bu haciz baki kaldığı sürece hiçbir tasarrufa izin verilmemesi şeklinde bi uygulama yapılması gerektiğini düşünüyorum. Biz de istemiyoruz kimsenin evine girmeyi, çocuğunu ağlatmayı. Ama ortada bi alacak varsa tahsili de gerekmez mi? Devlet kendi alacağı varken ne araç ne gayrimenkul devrine izin veriyor. Aynı imkanı özel alacaklara da tanımak hakkaniyet gereğidir.

Nasıl yani anlamadım 4500 tl nin üstündeki dosyalarda ev haczine gidebiliryormuyuz anlayamadım
Old 19-01-2012, 14:04   #77
Avrasya

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan tiryakim
Nasıl yani anlamadım 4500 tl nin üstündeki dosyalarda ev haczine gidebiliryormuyuz anlayamadım


Hayır, ev eşyaları haczedilemez mallar kategorisine giriyor. Ev harici mahallerdeki mesela işyerlerindeki malları kapsıyor bu sınır. Yani işyerinde haciz yaptın, 4500 tl altında kalıyorsa muhafaza yok!
Old 19-01-2012, 15:03   #78
tiryakim

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Avrasya
Hayır, ev eşyaları haczedilemez mallar kategorisine giriyor. Ev harici mahallerdeki mesela işyerlerindeki malları kapsıyor bu sınır. Yani işyerinde haciz yaptın, 4500 tl altında kalıyorsa muhafaza yok!

Peki 4500 TL lik sınır olduğunu nereden biliyorsunuz...Tasarının ben tam metnini hiçbiryerde bulamadım...
Old 19-01-2012, 17:38   #79
Avrasya

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan tiryakim
Peki 4500 TL lik sınır olduğunu nereden biliyorsunuz...Tasarının ben tam metnini hiçbiryerde bulamadım...


http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/19718261.asp
Old 19-01-2012, 22:23   #80
tiryakim

 
Varsayılan

Ne olacak biz Avukatların Sonu
En iyisi mesleği Bırakmak
Elimizdeki İcra dosyaları ne olacak
Old 20-01-2012, 08:04   #81
Avrasya

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan tiryakim
Ne olacak biz Avukatların Sonu
En iyisi mesleği Bırakmak
Elimizdeki İcra dosyaları ne olacak


Biz avukatlar için hiç iyi olmadığı gibi;

Yedieminler, takip elemanları ve ilgili meslekler için de iyi olmadı.

Dahası var; Senetle mal satan, bütün politikasını bunun üzerine kurmuş olan avmler, genel itibariyle direk(nihai) tüketiciden alacaklı olan kurumlar mesela igdaş, iski, tedaş, telekom ve gsm firmaları için hiç iyi olmadı.

...

Gelgelelim bankalar için ballı börek oldu. Tevsik zorunluluğu ile herkes zaten bankaya bağlanmıştı, şimdi de icra daireleri de bağlandı. Üff paraya bak sen bankalardaki. Dünyadaki tüm bankalar batsa daha bizim bankalara bişey olmaz.
Old 20-01-2012, 09:46   #82
iemrah

 
Varsayılan

1 - ilamların icrası durumunda hakkı tecavüze ugrayan kişi mahkemece haklı bulunduğu için kazanmış olduğu tazminatı,
2 - avukatların vekalet ücreti alacağını,
3 - hukuk davaları neticesinde haksız olandan kazanılan tazminatın alacağı nasıl tahsil edilecek.

Ev haczinin yasaklanmasına ilişkin açıklanan gerekçelere tamamiyle katılıyorum. Daha çok ticari ilişkiler açısından önemli. Tacirin 'basiretli' olması gereklidir. Ticaret yapan kişiler için daha dikkatli davranmalarını sağlayacaktır.

*Ev hacizleri için söylenen ' haczedilip muhafaza altına alınmasının borçlu ve ailesinde psikolojik travmalara sebeb olduğu,etrafa karşı yaşanan mahcubiyet yanında ailelerin dağıldığı,bu sebeble parçalanmalar yaşandığı,intiharların dahi yaşanabildiği belirtiliyor.' tırnak içinde belirtilen husus borçlunun iç dünyasını tamamen yansıtmaktadır. BU DURUMUN FARKINDA OLAN BORÇLU İÇİN EV HACZİNİN YAPTIRIM GÜCÜ OLMAKTADIR. KEZA BU DURUMU BİLDİĞİ İÇİN KENDİSİNİ BORÇ ALTINA SOKMAKTAN KAÇINMAKTADIR. BORÇ ALTINDA OLDUĞU ZAMAN ÖDEME GAYRETİ GÖSTERMEKTEDİR. YASA BU DÜŞÜNCEYE SAHİP OLAN BORÇLUNUN, HACİZ ENDİŞESİNİ ORTADAN KALDIRIP GEVŞEK DAVRANMASINA SEBEBİYET VEREBİLİR. NETİCEDE BORÇLU 'zaten ev haczide yok, çalışmıyorum da , nasıl olsa tahsil edemez' DÜŞÜNCESİ İLE KİŞİLERİN MAGDURİYETİNE NEDEN OLABİLİR.
BU DURUMU UMURSAMAYAN BORÇLU İÇİN ZATEN EV HACZİ ALACAKLI TARAFINDAN GERÇEKLEŞTİRİLMİYOR.ÇÜNKÜ EV HACZİNDEN DE NETİCE ALINMIYOR.

sorun menfaat çatışması ise , tacir olmayan alacaklının zararını, onun alacağını elde edememesinin psikolojik yansımalarını kanun nasıl telafi edecek. Yasa zaten haczi kabil olmayan malları belirlemişken ,tacir olmayan alacaklı için EV HACZİNİN YASAKLANMASINA karşılık ne önerilebilir.
Old 20-01-2012, 10:23   #83
tiryakim

 
Varsayılan

Bu kurum vaukatları paraları nasıl tahsil edecekler...Tedaş telkom banka vb.... avukatları ne yapacaklar...Kurumlar avukat parayı tahsil edemiyor diye avukatların sözleşmelerinide feshederler...
Ben inanıyorum ki menkul haczi durumu meclisten geçmez...Umarım!!!
Old 20-01-2012, 13:25   #84
Av. Seda Üstün

 
Varsayılan

Yargı yükü hafifletilmek ve yargı süreci hızlandırılmak istenirken neden hep avukatların yetkisi dahilindeki işlerde tasarrufa gidiliyor, anlamış değilim. Önce arabuluculuk, sonra bu düzenleme..

Neden avukatlık mesleği ve yetkilerinde böylesine düzenlemeler yapılmak isteniyor!Borçlunun menfaatinde duygusal davranılırken, avukatlar nasıl görülmemezliğe gelebiliyor?
Old 20-01-2012, 17:35   #85
Avukat Kamuran Emre

 
Varsayılan Her göz yaşı mağduriyet belirtisi değildir. Sizleri adalete çağırıyorum

Gün geçtikçe cebri icranın etkinliğini zayıflatan düzenlemeler yapılmaktadır. Emeklilerin maaşlarının haczedilmemesi, mal beyanı, taahhüdü ihlal gibi cebri icranın etkinliğini artıran ek yaptırımlar ve çek yasasındaki menfi düzenlemeler cebri icranın etkinliğini zayıflatmıştır. Borçlu lehine düzenlemeler adeta hukukun kuralı haline getirilmiştir.

Oysaki cebri icranın etkin bir şekilde yürütülmesi esastır. Cebri icranın etkin ve etkili bir şekilde yürütülmesi kamu düzenini sağlamaya yöneliktir. Kamu düzeninin sağlanması ve kamu otoritesinin korunması ancak etkin ve etkili bir cebri icra ile mümkündür. Aksi takdirde alacağına icra mekanizması ile yani kamu otoritesi aracılığıyla kavuşmayanlar, illegal yolara çek senet mafyası gibi örgütlere başvurma yolunu tercih etmek zorunda kalırlar. Bu durum ise “sosyal barışı” her hal ve cihette bozmuştur ve bozacaktır.

Borçlunun malları ve alacakları üzerinde cebri icra yoluyla alacağına kavuşamayanlar, oluşan bu güvensiz ortam nedeniyle ticari ve insani ilişki gerçekleştirmekten kaçınırlar. Bu da ekonomik hayatın bitmesine neden olur. Alacağını etkili bir icra mekanizması ile kavuşamayanlar, bir noktadan sonra ticari hayatlarını sonlandıracaklardır. Bu durumda da ekonomimiz kaybeder, ülkemiz kaybeder, huzur ve refah yok olur.

İnsani ve ticari ilişkinin bitmesi ile de “kamu düzeni” bozulur ve ”kamu otoritesi” sarsılır. Kamu düzeni; alacaklı ile borçlu menfaati karşı karşıya geldiğinde, alacaklı borçlu dengesi alacaklı yararına üstünlük tanımakla ancak sağlanabilir. Aksine borçlunun menfaatine üstünlük tanımakla kamu düzeni sağlanmaz. Kamu düzenin sağlanması, kamu otoritesinin korunması toplumun refah, huzur ve güvenliğinin sağlanması ile ancak mümkündür. Toplumun huzur ve güvenliğinin sağlanması, Anayasamızın 5. Maddesine göre devletin temel amaç ve görevlerindendir.

Alacaklı ile borçlu arasında, yasayla gözetilmesi gereken denge, borcun ödenmesi hususunun borçlunun arzu ve takdirine bırakılmayıp, cebri icra güvenceleri ile alacaklı yararına takdir edilmesidir. Anayasa mahkemesi kararları ve yargısal içtihatlar bu yöndedir. Ev eşyalarının haczinin kaldırılması, hapis gibi cebri icranın diğer yaptırımlarının kaldırılması, karşılıksız çeke bağlanan hapis cezasının kaldırılması, alacaklı ile borçlu arasındaki yukarıda zikredilen dengeyi bozacak, genelin menfaatini zedeleyecektir. Zaten emekli maaşlarının haczedilmezliğii bazı hapis cezalarının kaldırılması gibi düzenlemeler bu dengeyi çoktan bozmuştur.

Yargı yükü, mahkemelerin yoğunluğu gibi nedenler, kamu güvenliği ile yakından alakalı bir değişikliğe gidilmesinin bahanesi ve gerekçesi olamaz. Yargı yükü idari bir sorundur. Çözümü de idari sınırlar içersinde olmalıdır. Oysa her ihtilaf hukukun konusunu teşkil etmektedir. Bunun çözümü ise etkili bir yargıya mekanizması ile mümkündür. İhtilafa konu hakları büyük, küçük; önemli, önemsiz gibi kategorilere ayırmak ve bunlara bağlanan yaptırımları etkisizleştirmek zulümdür.

Karşılıksız çeklerde hapis cezasının kaldırılması,ev eşyalarının haczinin kaldırılıması borçluların ekonomik ve sosyal hayatını korumaktan öte, kamu düzenini bozacaktır. Zira borçlu ile alacaklı dengesi borçlu lehine bozulduğunda kamu düzeni bozulmuş olacaktır. Korunmaya değer olan, haklı olan, alacaklının menfaatidir. Kamu vicdanına uygun olan da budur. Böyle bir çalışmanın kanunlaşması halinde, hak kaybına uğrayan, mağdur olan ve alacağını alabileceği en önemli yollardan birinden mahrum kalan, alacaklı olacaktır.
Burada genelin menfaatinin korunması ve kamu düzeninin sürekliliğinin sağlanabilmesi esas olmalıdır. Mevcut bazı hapis, haciz ve benzeri yaptırımlar, kamu düzenini korumaya matuf olup, sosyal adalet ilkesini korumaya yöneliktir. Bu yaptırımlara aykırı veya bu yaptırımların kaldırılmasına dönük düzenlemeler, alacaklı borçlu dengesini borçlu lehine bozacaktır ve bozmuştur da. Borçlanma özendirilecek, cebri icranın etkinliğinin zayıflaması ile birlikte, borç ödememe alışkanlık haline gelecektir. Bu durum aynı zamanda sosyal adalet ilkesini de zedelemektedir. Esas olan, hakkaniyete, adalete, sosyal barışa uygun düzenlemeler yapmaktır. Her gözyaşı bir mağduriyet belirtisi değildi
Old 22-01-2012, 19:37   #86
mehmetsahsimsek

 
Kitap 2012 yılı İcra Kananu tasarısı

İCRA VE İFLAS KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN TASARISI TASLAĞI
MADDE 1- 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 1 inci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“İcra daireleri
Madde 1- Her asliye mahkemesinin yargı çevresinde yeteri kadar icra dairesi bulunur.
Her icra dairesinde Adalet Bakanlığınca atanacak bir icra müdürü, yeteri kadar icra müdür yardımcısı, icra kâtibi ile adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonları tarafından görevlendirilecek mübaşir ve hizmetli bulunur.
İcra müdür ve icra müdür yardımcıları, Adalet Bakanlığınca yaptırılacak yazılı sınav ve Adalet Bakanlığınca yapılacak sözlü sınav sonucuna göre atanırlar. İcra kâtipleri arasında Adalet Bakanlığınca yaptırılacak yazılı sınav ve Adalet Bakanlığınca yapılacak mülakat sonucuna göre de icra müdür veya icra müdür yardımcılığı kadrolarına atama yapılabilir.
İcra katipliğine ilk defa atanacaklar, kamu görevlerine ilk defa atanacaklar için yapılacak merkezi sınavda başarılı olanlar arasından Adalet Bakanlığının bu konuda yetki vereceği adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonları tarafından yapılacak uygulama ve sözlü sınav sonucuna göre; unvan değişikliği suretiyle atanacaklar ise uygulama ve sözlü sınav sonucuna göre atanırlar. Unvan değişikliği suretiyle icra katipliğine atanacaklar tahsis edilen kadronun yüzde ellisini geçemez.
İcra müdür ve icra müdür yardımcıları ile icra katiplerinin, sınav, mülakat, görevlendirme, nakil, unvan değişikliği, görevde yükselme ve diğer hususları yönetmelikle düzenlenir.
İcra dairelerinde, gerektiğinde, Adalet Bakanlığınca belirlenecek esaslar çerçevesinde, adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonunca zabıt kâtibi, mübaşir ve hizmetli görevlendirilir.
İcra müdürü, icra müdür yardımcısı veya icra katibinin herhangi bir nedenden dolayı yokluğu durumunda görev ve yetkileri, adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu tarafından görevlendirilecek yazı işleri müdürü veya zabıt kâtibi tarafından yerine getirilir.
Adalet Bakanlığı icra dairelerini bir arada bulundurmaya ve aynı icra mahkemesine bağlamaya yetkilidir.”
MADDE 2- 2004 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş ve diğer fıkralar buna göre teselsül ettirilmiştir.
“İcra ve iflas dairelerince verilen kararlar gerekçeli olarak tutanaklara yazılır.”
MADDE 3- 2004 sayılı Kanunun 8 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
“Elektronik işlemler
Madde 8/a - İcra ve iflas daireleri tarafından her türlü icra ve iflas iş ve işlemlerinde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kullanılır; her türlü veri, bilgi, belge ve karar, UYAP vasıtasıyla işlenir, kaydedilir ve saklanır.
Usulüne göre güvenli elektronik imza ile oluşturulan elektronik veriler senet hükmündedir. Güvenli elektronik imza, elle atılan imza ile aynı ispat gücünü haizdir. Güvenli elektronik imza, kanunlarda güvenli elektronik imza ile yapılamayacağı açıkça belirtilmiş olan işlemler dışında, elle atılan imza yerine kullanılabilir. Güvenli elektronik imzayla oluşturulan belge ve kararlarda, Kanunda birden fazla nüshanın düzenlenmesi ve mühürleme işlemini öngören hükümler uygulanmaz.
Zorunlu nedenlerden dolayı fizikî olarak düzenlenen belge veya kararlar, yetkili kişilerce güvenli elektronik imzayla imzalanarak UYAP’a aktarılır ve gerektiğinde UYAP vasıtasıyla ilgili birimlere iletilir. Bu şekilde elektronik ortama aktarılarak ilgili birimlere iletilen belge ve kararların asılları, gönderen icra ve iflas dairesinde saklanır, ayrıca fizikî olarak gönderilmez. Ancak, belge veya kararın aslının incelenmesinin zorunlu olduğu hâller saklıdır.
Elektronik ortamdan fizikî örnek çıkartılması gereken hâllerde, icra müdürü veya görevlendirdiği personel tarafından belgenin aslının aynı olduğu belirtilerek, imzalanır ve mühürlenir.
Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda biter.
Elektronik işlemlerin UYAP vasıtasıyla yapılmasına dair usul ve esaslar, Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.”
MADDE 4- 2004 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Paranın ödenmesi ve değerli eşyanın muhafazası
Madde 9 – İcra ve iflas dairelerine yapılacak her türlü nakdî ödeme, Adalet Bakanlığınca uygun görülecek bankalarda icra ve iflas dairesi adına açılan hesaba yapılır. Haciz sırasında, borçlu veya üçüncü kişiler tarafından yapılan ödeme nedeniyle tahsil edilen paralar, en geç tahsilatın yapıldığı günü takip eden ilk iş günü çalışma saati sonuna kadar banka hesabına yatırılmak üzere icra veya mahkeme kasalarında muhafaza edilir.
İcra ve iflas dairelerince yapılması gereken her türlü nakdi ödeme, ilgilisinin talebi üzerine gösterdiği banka hesabına aktarılmak üzere verilecek talimat gereği yapılır.
İcra ve iflas daireleri aldıkları kıymetli evrak ve değerli şeyleri kasalarında, zorunlu hallerde ise kiralanacak banka kasalarında muhafaza ederler.”
MADDE 5- 2004 sayılı Kanunun 13/a maddesinin birinci fıkrasında yer alan “, diğer örneğinin ise en geç o ayın sonunda Adalet Bakanlığına gönderilmesi” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
MADDE 6- 2004 sayılı Kanunun 42 nci maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
“Haciz yoluyla ilamsız takiplere başlanmadan önce, asıl alacak tutarı Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından on altı yaşından büyükler için her yıl belirlenen aylık en yüksek brüt asgari ücret tutarının altında ise alacaklı, borçlunun bilinen en son adresine iadeli taahhütlü posta yoluyla meşruhatlı ödemeye davet yazısı göndermek zorundadır. Bu ödemeye davet yazısında;
1. Alacaklının adı soyadı, varsa Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarası, adresi,
2. Talebe konu alacak veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda talep edilirse faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi,
3. Alacak, belge veya senede dayandırılıyor ise sureti, yoksa borcun sebebi,
4. Bu ödemeye davet yazısı için harcanan posta gideri,
5. Ödemenin yapılması istenen banka adı ile alacaklıya ait hesap numarası,
6. Tebliğ tarihinden itibaren beş iş günü içinde (2) numaralı bent gereği belirlenen tutar ile ödemeye davet yazısı için harcanan posta giderinin ödenmesi gerektiği,
7. Beş iş günü içinde (6) numaralı bent gereği ödenmesi gereken tutarın ödenmemesi halinde cebri icra yoluna başvurulacağı,
Hususları bildirilir.
Ödemeye davet yazısının tebliğ edilememesi veya bu davete rağmen beş iş günü içinde ödeme yapılmaması halinde icra takibine başlanabilir.
Bu maddede düzenlenen hususları incelemek görev ve yetkisi icra müdürüne aittir.”
MADDE 7- 2004 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin birinci fıkrası ile ikinci fıkrasının (1) ve (2) numaralı bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş; üçüncü fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“Takip talebi icra dairesine yazılı veya sözlü olarak ya da elektronik ortamda yapılır.”
“1. Alacaklının ve varsa kanuni temsilcisinin ve vekilinin adı, soyadı; alacaklı veya vekili adına ödemenin yapılacağı banka adı ile hesap bilgileri; varsa Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarası; şöhret ve yerleşim yeri; alacaklı yabancı memlekette oturuyorsa Türkiye’de göstereceği yerleşim yeri (Yerleşim yeri gösteremezse icra dairesinin bulunduğu yer yerleşim yeri sayılır);
2. Borçlunun ve varsa kanuni temsilcisinin adı, soyadı, alacaklı tarafından biliniyorsa Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarası, şöhret ve yerleşim yeri;
Bir terekeye karşı yapılan taleplerde kendilerine tebligat yapılacak mirasçıların adı, soyadı, biliniyorsa Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarası, şöhret ve yerleşim yerleri;”
“Kanunun 42 nci maddesinin ikinci ve devamı fıkralarında düzenlenen ödemeye davetle ilgili, bilgi ve belgelerin takip talebi anında icra dairesine tevdii zorunludur.”
MADDE 8- 2004 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrası ile ikinci fıkrasının (1) ve (2) numaralı bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“İcra müdürü takip talebinin Kanunda öngörülen şartları içerdiğine karar verirse ödeme emri düzenler. Talebin kabul edilmemesi halinde verilen karar tutanağa yazılır.”
“1. Alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58 inci maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtları,
2. Borcun ve masrafların yedi gün içinde icra dairesine ait banka hesabına ödenmesi, borç teminat verilmesi mükellefiyeti ise teminatın bu süre içinde gösterilmesi ihtarını,”
MADDE 9- 2004 sayılı Kanunun 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (2) ve (3) numaralı bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş; birinci fıkrasına aşağıdaki (13) ve (14) numaralı bentler ile maddeye aşağıdaki son fıkra eklenmiştir.
“2. Ekonomik faaliyeti, sermayesinden ziyade bedenî çalışmasına dayanan borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya,
3. a) Para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler,
b) aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması durumunda bunlardan biri,
hariç olmak üzere, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu her türlü eşya;”
“13. Öğrenci bursları,
14. Diğer kanunlarda haczi yasaklanan mal ve haklar.”
“İcra memuru, haczi talep edilen mal veya hakların haczinin caiz olup olmadığını değerlendirir ve talebin kabulüne veya reddine karar verir.”
MADDE 10- 2004 sayılı Kanunun 88 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Diğer taşınır mallar, masrafı peşinen alacaklıdan alınarak muhafaza altına alınır. Alacaklı muvafakat ederse, istenildiği zaman verilmek şartıyla, muvakkaten borçlu yedinde veya üçüncü şahıs nezdinde bırakılabilir. Üçüncü şahsın elinde bulunan taşınır mallar haczedilince, alacaklının muvafakati ve üçüncü şahsın kabulü hâlinde üçüncü şahsa yediemin olarak bırakılır. Haczedilen taşınır malların toplam değeri Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından on altı yaşından büyükler için her yıl belirlenen aylık en yüksek brüt asgari ücret tutarının beş katından az ise muhafaza altına alınmaz, borçlu veya üçüncü kişiye yediemin olarak bırakılır. Mallar satış mahalline getirilmediği takdirde yediemin değişikliği yapılabilir.”
“Hacizli mallar, Adalet Bakanlığı tarafından yetki verilen gerçek veya tüzel kişilere ait lisanslı yediemin depolarında muhafaza edilir. Yetki verilen gerçek veya tüzel kişiler, bu yetkilerini Adalet Bakanlığının onayıyla alt işleticilere aynı standartları sağlamak koşuluyla devredebilirler. Bu devir, yetki verilen gerçek veya tüzel kişilerin sorumluluklarını ortadan kaldırmaz. Bu depoların yönetmelikte belirlenen nitelik ve şartlara uygunluğunun saptanması sonucunda işletme belgesi Adalet Bakanlığı tarafından verilir. Haczedilen malların muhafaza işlemleri; lisanslı yediemin depolarının kuruluşuna, bulunması gereken asgarî niteliklere, depo için alınacak teminata, mallar için muhtemel rizikolara karşı yapılacak sigortaya; işletici olma niteliklerine, işletici lisansına, Adalet Bakanlığı tarafından bu lisansın verilmesine; Adalet Bakanlığının lisanslı işletmelerle ilgili görev ve yetkilerine; faaliyetin durdurulması ya da iptali gibi idarî tedbir ve tasarruflara; bu depoların denetimine ve diğer hususlara ilişkin esas ve usuller, Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikte düzenlenir. Haczedilen malların muhafazası aşamasındaki ücretler Adalet Bakanlığınca düzenlenecek tarifeyle belirlenir.”
MADDE 11- 2004 sayılı Kanunun 99 uncu maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Üçüncü şahsın zilyetliği
Madde 99 - Haczedilen şey, borçlunun elinde olmayıp da üzerinde mülkiyet veya diğer bir ayni hak iddia eden üçüncü kişi nezdinde bulunursa, bu kişi yedieminliği kabul ettiği takdirde bu mal muhafaza altına alınmaz. İcra müdürü, üçüncü kişi aleyhine icra mahkemesinde istihkak davası açması için alacaklıya yedi gün süre verir. Bu süre içinde icra mahkemesine istihkak davası açılmaz ise üçüncü kişinin iddiası kabul edilmiş sayılır. Alacaklı tarafından süresinde açılan dava sonuçlanıncaya kadar, hacizli malın satışı yapılamaz. Haczin, üçüncü kişinin yokluğunda yapılması ve üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunulması halinde de bu fıkra hükmü uygulanır.”
MADDE 12- 2004 sayılı Kanunun 106 ncı maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Alacaklı, haczolunan mal taşınır ise hacizden itibaren altı ay, taşınmaz ise hacizden itibaren bir yıl içinde satılmasını isteyebilir.”
MADDE 13- 2004 sayılı Kanunun 110 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Madde 110 - Bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmez veya icra müdürünce verilecek karar gereği gerekli gider onbeş gün içinde depo edilmezse veya talep geri alınıp da kanuni müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar. Hacizli malın satılması yönündeki talep bir defa geri alınabilir.
Haczedilen resmi sicile kayıtlı malların, icra dairesiyle yapılacak yazışmalar sonucunda haczin kalktığının tespit edilmesi halinde, sicili tutan idare tarafından haciz şerhi terkin edilir; işlem ilgili icra dairesine bildirilir.
Birinci fıkra gereğince haczin kalkmasına sebebiyet veren alacaklı o mala yönelik olarak, haczin konulması ve muhafazası gibi tüm giderlerden sorumlu olur.”
MADDE 14- 2004 sayılı Kanunun 114 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Madde 114 – Satış, açık artırma ile yapılır. Birinci ve ikinci ihalenin yapılacağı yer, gün ve saat önceden ilan edilir.
İlan, birinci ihale tarihinden en az on beş gün önce yapılır. İlan edilen metnin esasa müessir olmayan maddi hatalar nedeniyle tekrarlanması gerektiğinde, ihale tarihi değiştirilmeksizin hata ilanen düzeltilir. Ancak bu düzeltme ilanının tarihi ile ihale tarihi arasında beş günden az zaman kalmış ise daha önce ilan edilen günden beş iş günü sonrası için tespit edilecek günde satış yapılacağı düzeltme ilanında belirtilir. Bu düzeltme ilanı ilgililere ayrıca tebliğ edilmez.
Satış ilanı, elektronik ortamda yapılır. İlan sureti, icra dairesinde herkesin kolayca görebileceği bir yere de asılır. Elektronik ortamda yapılacak ilana ilişkin esas ve usuller, Adalet Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Yapılacak ilana, satılacak şeyin cinsi, mahiyeti, önemli vasıfları, tahmin edilen kıymeti, bulunduğu yer; birinci ve ikinci ihalenin yapılacağı yer, gün ve saat; artırmaya iştirak edeceklerin hacizli malın tahmin edilen kıymetinin yüzde yirmisi nispetinde pey akçesi veya milli bir bankanın teminat mektubunu tevdi etmeleri gerektiği; diğer bilgilerin nereden ve ne suretle öğrenilebileceği hususları yazılır. Satış şartnamesi, elektronik ortamda hazırlanan ilana eklenir.
Satılığa çıkarılan taşınır üzerinde hakkı olan alacaklının alacağı yukarıdaki fıkrada yazılı nispet raddesinde ise artırmaya iştiraki halinde ayrıca pey akçesi ve teminat aranmaz.
Taraflar masrafı kendilerine ait olmak üzere, diledikleri vasıtalarla da ilân yaptırabilirler. Ancak özel mahiyetteki bu ilân, resmî muameleye tesir etmez.
Açık artırmaya elektronik ortamda teklif verme yoluyla başlanır.
Elektronik ortamda teklif verme, birinci ihalede satış ilanının yapıldığı günü takip eden ilk iş günü başlar, ihalenin tamamlanacağı günden önceki gün sonunda sona erer; ikinci ihalede ise elektronik ortamda teklif verme birinci ihaleden sonra beş günü takip eden ilk iş günü başlar, en az onbeş gün sonrası için belirlenecek ikinci ihalenin tamamlanacağı günden önceki gün sonunda sona erer. Elektronik ortamda verilecek teklifler hacizli malın tahmin edilen kıymetinin yüzde ellisinden az olamaz; teklif vermeden önce, hacizli malın tahmin edilen kıymetinin yüzde yirmisi nispetinde teminat gösterilmesi zorunludur.”
MADDE 15- 2004 sayılı Kanunun 115 inci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“İhalenin yapılması
Madde 115 – Birinci ve ikinci ihale icra memuru tarafından, ilanda belirlenen yer, gün ve saatte, elektronik ortamda verilen en yüksek teklif üzerinden başlatılır. Satılığa çıkarılan mal üç defa bağırıldıktan sonra, elektronik ortamda verilen en yüksek teklif de değerlendirilerek, en çok artırana ihale edilir. Şu kadar ki, artırma bedelinin malın tahmin edilen bedelinin yüzde ellisini bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan diğer alacaklar o malla temin edilmişse bu suretle rüçhanı olan alacakların mecmuundan fazla olması ve bundan başka paraya çevirme ve paraların paylaştırılması masraflarını aşması gerekir.
Birinci ihalede, alıcı çıkmazsa veya bu maddede yazılı miktara ulaşılmazsa satış icra memuru tarafından geri bırakılır.”
İkinci ihalede, alıcı çıkmazsa veya bu maddede yazılı şartlar gerçekleşmezse satış talebi düşer.”
MADDE 16- 2004 sayılı Kanunun 116 ncı maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
MADDE 17- 2004 sayılı Kanunun 118 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinden sora gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiş, fıkranın son cümlesi madde metninden çıkarılmıştır.
“Daire dışında tahsil edilen paralar en geç tahsilatın yapıldığı günü takip eden ilk iş günü çalışma saati sonuna kadar banka hesabına yatırılmak üzere, icra veya mahkeme kasalarında muhafaza edilir.”
MADDE 18- 2004 sayılı Kanunun 123 üncü maddesinde yer alan “iki ay” ibaresi “üç ay” olarak değiştirilmiştir.
MADDE 19- 2004 sayılı Kanunun 124 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Elektronik ortamda yapılan satış ilanına eklenen şartname, icra dairesinde herkesin görmesi için açık bulundurulur.
Artırmaya iştirak edeceklerin taşınmazın tahmin edilen kıymetinin yüzde yirmisi nispetinde pey akçesi veya milli bir bankanın teminat mektubunu tevdi etmeleri, elektronik ortamda teklif vererek artırmaya katılacakların teminat göstermeleri gerektiği; elektronik ortamda verilen tekliflerin taşınmazın tahmin edilen kıymetinin yüzde ellisinden az olamayacağı, elektronik ortamda teklif vermeye ilişkin hususlar şartnameye yazılır.”
MADDE 20- 2004 sayılı Kanunun 126 ncı maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Artırmanın ilanı, artırma hazırlıkları ve ilgililere ihtar
Madde 126 - Satış, açık artırma ile yapılır. Birinci ve ikinci ihalenin yapılacağı yer, gün ve saat önceden ilan edilir.
İlan, birinci ihale tarihinden en az bir ay önce yapılır. İlan edilen metnin esasa müessir olmayan maddi hatalar nedeniyle tekrarlanması gerektiğinde, ihale tarihi değiştirilmeksizin hata ilanen düzeltilir. Ancak bu düzeltme ilanının tarihi ile ihale tarihi arasında yedi günden az zaman kalmış ise daha önce ilan edilen günden yedi iş günü sonrası için tespit edilecek günde satış yapılacağı düzeltme ilanında belirtilir. Bu düzeltme ilanı ilgililere ayrıca tebliğ edilmez.
Satış ilanı, elektronik ortamda yapılır. İlan sureti, icra dairesinde herkesin kolayca görebileceği bir yere de asılır. Elektronik ortamda yapılacak ilana ilişkin esas ve usuller, Adalet Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Yapılacak ilana, satılacak şeyin cinsi, mahiyeti, önemli vasıfları, tahmin edilen kıymeti, bulunduğu yer; birinci ve ikinci ihalenin yapılacağı yer, gün ve saat; artırmaya iştirak edeceklerin hacizli malın tahmin edilen kıymetinin yüzde yirmisi nispetinde pey akçesi veya milli bir bankanın teminat mektubunu tevdi etmeleri gerektiği; diğer bilgilerin nereden ve ne suretle öğrenilebileceği hususları yazılır. Ayrıca, ipotek sahibi alacaklılarla diğer ilgililerin taşınmaz üzerindeki haklarını, hususiyle faiz ve masrafa dair olan iddialarını evrakı müsbiteleri ile onbeş gün içinde icra dairesine bildirmeleri yazılır; aksi halde, hakları tapu siciliyle sabit olmadıkça, satış bedelinin paylaşmasından hariç kalacakları da ilave edilir. Bu ihtar irtifak hakkı sahiplerine de yapılır. Satış şartnamesi, elektronik ortamda hazırlanan ilana eklenir.
Taraflar masrafları kendilerine ait olmak üzere, diledikleri vasıtalarla da ilân yaptırabilirler. Ancak özel mahiyetteki bu ilân, resmî muameleye tesir etmez.
Açık artırmaya elektronik ortamda teklif verme yoluyla başlanır. Elektronik ortamda teklif verme, birinci ihalede satış ilanının yapıldığı günü takip eden ilk iş günü başlar, ihalenin tamamlanacağı günden önceki gün sonunda sona erer; ikinci ihalede ise elektronik ortamda teklif verme birinci ihaleden sonra beş günü takip eden ilk iş günü başlar, en az bir ay sonrası için belirlenecek ikinci ihalenin tamamlanacağı günden önceki gün sonunda sona erer. Elektronik ortamda verilecek teklifler hacizli malın tahmin edilen kıymetinin yüzde ellisinden az olamaz;teklif vermeden önce, hacizli malın tahmin edilen kıymetinin yüzde yirmisi nispetinde teminat gösterilmesi zorunludur.”
MADDE 21- 2004 sayılı Kanunun 127 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Madde 127- İlanın birer sureti borçluya ve alacaklıya ve taşınmazın tapu siciline kayıtlı bulunan alakadarlarının tapuda kayıtlı adresleri varsa bu adreslerine tebliğ olunur. Adresin tapuda kayıtlı olmaması halinde, varsa adres kayıt sistemindeki adresleri tebligat adresleri olarak kabul edilir. Bunların dışında ayrıca adres tahkiki yapılmaz, elektronik ortamda yapılan satış ilanı tebligat yerine geçer.”
MADDE 22- 2004 sayılı Kanunun 129 ncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Madde 129- Birinci ve ikinci ihale icra memuru tarafından, ilanda belirlenen yer, gün ve saatte, elektronik ortamda verilen en yüksek teklif üzerinden başlatılır. Taşınmaz üç defa bağırıldıktan sonra, elektronik ortamda verilen en yüksek teklif de değerlendirilerek, en çok artırana ihale edilir. Şu kadar ki, artırma bedelinin malın tahmin edilen bedelinin yüzde ellisini bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan diğer alacaklar o malla temin edilmişse bu suretle rüçhanı olan alacakların mecmuundan fazla olması ve bundan başka paraya çevirme ve paraların paylaştırılması masraflarını aşması gerekir.
Birinci ihalede, alıcı çıkmazsa veya bu maddede yazılı miktara ulaşılmazsa satış icra memuru tarafından geri bırakılır..”
İkinci ihalede, alıcı çıkmazsa veya bu maddede yazılı şartlar gerçekleşmezse satış talebi düşer.”
MADDE 23- 2004 sayılı Kanunun 150/e maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Alacaklı, taşınır rehnin satışını ödeme veya icra emrinin tebliğinden itibaren altı ay içinde, taşınmaz rehnin satışını da aynı tarihten itibaren bir yıl içinde isteyebilir.”
MADDE 24- 2004 sayılı Kanunun 168 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“1. Alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, takip talebine yazılması lazım gelen kayıtlar,”
MADDE 25- 2004 sayılı Kanunun 171 inci maddesinin ikinci fıkrasının (1) numaralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“1. Alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, takip talebine yazılması lazım gelen kayıtlar,”
MADDE 26- 2004 sayılı Kanunun 243 üncü maddesinin ikincin fıkrasında yer alan “116 ve” ibaresi metinden çıkartılmıştır.
MADDE 27- 2004 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici maddeler eklenmiştir.
MADDE 28- 02/07/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“İcra takibinden veya icra takibine konu alacağın tamamı ile bir kısmının tahsilinden vazgeçildiğinin zabıtnameye yazılması için vazgeçilen miktara ait tahsil harcının onda biri alınır.”
MADDE 29- Bu Kanuna ekli (1) sayılı listede yer alan kadrolar ihdas edilerek 13/12/1983 tarihli ve 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (1) sayılı cetvelin ilgili bölümüne eklenmiştir.
MADDE 30- Bu Kanunun 1 inci maddesi yayımı tarihinde, diğer maddeleri yayımı tarihinden itibaren altı ay sonra yürürlüğe girer.
MADDE 31- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
Old 22-01-2012, 20:25   #87
tiryakim

 
Varsayılan

Aşağıdaki linkte karşılaştırmalı olarak yapılmak istenen değişiklikleri inceleyebilirsiniz.

http://www.kgm.adalet.gov.tr/yargita...020-1-2012.pdf
Old 22-01-2012, 23:31   #88
Avrasya

 
Varsayılan

Sadece eveşyasının haczi kalkmamış arkadaşlar, ek olarak;

1-Muhammen bedeli 4.432 tl altında kalan hacizlerde muhafaza yapamayacağız.

2-1 yılda satış istenmemesi halinde menkul haczi 6 ayda gmenkul haczi düşer.

3-Satış düştüğünde haciz, yediemin ve muhafaza masrafları borçludan istenemez.

4-Fergat harcı tahsil harcının 10'da 1'ine düşmüş.

5-Satışlarda muhammen bedelin %50 si bulunamazsa satış düşer.

6-İstihkak iddiası halinde zinhar muhafaza yok. 7 gün içinde alacaklı dava açmazsa istihkak iddiası kabul edilmiş olacak.

Bu şartlar altında eğer TC Kimlik No üzerinden sicil takibi getirilmezse(yani borçlunun borcu siciline işlenir ve icralık borçlar ödenmediği takdirde kişi tasararufta bulunamaz) avukatlık işi bitmiştir.
Old 23-01-2012, 08:48   #89
gorkemgg

 
Varsayılan

bence icrayı bırakıp ceza yönelmeli
sonuçta alacağını tahsil edemeyen başka yollara başvuracak bence haklıda olacak
Old 25-01-2012, 14:19   #90
Av.F.Büyükkeçeci

 
Varsayılan

Ben yeni tasarıyı inceledim ama ev eşyası haczi yapılamaz diye bir ibare göremedim arkadaşlar ben mi kaçırdım yoksa başkaca maddelerin yorumundan yola çıkarak mı ev eşyası haczedilemiyor anlayamadım yardımcı olursanız sevinirim.
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
İcra ve İflas Kanunu Değişikliği Yasa Tasarısı Avukat Hakan Eren Hukuk Sohbetleri 4 10-07-2012 15:30
İcra İflas Kanununda yapılacak değişiklik Av.Necati Yaşbey Medeni Usul, İcra ve İflas Hukuku Çalışma Grubu 7 31-03-2009 13:34
5728 S.K. İle Avukatlık Kanunu'nda Değişiklik Seyda Avukatlık Hukuku Çalışma Grubu 0 18-02-2008 10:06
İcra İflas Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Tasarı süleyman zengin Hukuk Haberleri 0 27-02-2007 21:39


THS Sunucusu bu sayfayı 0,20905995 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.