Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Davanın Açılmamış Sayılması Vekalet Ücreti

Yanıt
Old 27-04-2009, 16:44   #1
av.sinem

 
Varsayılan Davanın Açılmamış Sayılması Vekalet Ücreti

Karşı taraf tapu iptali ve tescil davası açmıştır.Ancak davayı takip etmemiş ve 3 aylık sürenin sona ermesinden sonra davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.Lehimize hükmedilen vekalet ücretini icraya koyabilmemiz için kararın kesinleşmesine gerek var mıdır?
Old 27-04-2009, 21:32   #2
justicewarior

 
Varsayılan

T.C. YARGITAY
14.Hukuk Dairesi

Esas: 2007/2427
Karar: 2007/3486
Karar Tarihi: 02.04.2007

ÖZET: Davanın görevsizlik, yetkisizlik nedeniyle reddine veya davanın nakline ya da açılmamış sayılmasına karar verildiğinde, yargılama giderleri ve yargılama giderlerinden olan vekalet ücretine dair istemlerinde görevsizlik ve yetkisizlik kararı veren mahkemece hüküm altına alınması zorunludur. Vekalet ücretinin hangi esaslara göre belirleneceği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde gösterilmiştir. Somut olayda, da mahkemece görevsizlik kararı verilmiş ancak, davalı vekili yararına vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.


(1086 S. K. m. 423, 426) (Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m.7)

Dava: Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 23.01.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; mahkemenin görevsizliğine dair verilen 06.06.2006 günlü hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

Karar: Davanın görevsizlik, yetkisizlik nedeniyle reddine veya davanın nakline ya da açılmamış sayılmasına karar verildiğinde, yargılama giderleri ve yargılama giderlerinden olan vekalet ücretine dair istemlerinde görevsizlik ve yetkisizlik kararı veren mahkemece hüküm altına alınması zorunludur. (25.04.1945 tarih, 1944/7-1945/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, HUMK. m.423, 426, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m.7)

Vekalet ücretinin hangi esaslara göre belirleneceği de yine, 4667 sayılı Avukatlık Kanununda değişiklik yapılmasına dair Kanunun 81/son maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7. maddesi ve 21.06.1966 tarih 1966/9-9 sayılı İçtihadı Birleştirme kararında gösterilmiştir.

Somut olayda, da mahkemece görevsizlik kararı verilmiş ancak, davalı vekili yararına vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Bu husus HUMK m. 438/VII. gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.

Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile, yerel mahkeme kararının hüküm fıkrasına bent olarak <Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı vekili yararına takdir edilen 200 YTL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine> cümlesinin eklenmesine, hükmün bu düzeltilmiş şekliyle onanmasına, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 02.04.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)


Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programları
Old 28-04-2009, 08:30   #3
av.sinem

 
Varsayılan

Lehimize vekelat ücretine hükmedildi.Benim sorum bu vekalet ücreti alacağını icraya koyabilmek için kararın kesinleşmesini beklemek gerekir mi?Dava davacı tarafından takip edilmemiş ve 3 aylık sürede yenilenmemiş.Ancak davacı şimdi kararı temyiz etmek istiyor.Nihai bir karar olduğu için temyizi mümkün.Davayı takip etmeyip sonrada vekalet ücretini geç ödemek için temyiz etmek son derece kötüniyetli bir tutum kanımca.
Old 28-04-2009, 09:13   #4
rcakmak

 
Varsayılan

Bence kesinleşmesini beklemeksizin icraya koyabilirsiniz. Zira Baki Kuru hocanın kitabında da şöylesi bir cümle geçiyor ( 434, dip.1) "...ancak hükmolunan vekalet ücretleri, davanın sonucu beklenmeden bağımsız olarak icraya konabilir. Çünkü mahkeme sonucu ne yönde değişirse değişsin, Yargıtay'ın hükmettiği vekalet ücreti değişmez."
Old 28-04-2009, 10:49   #5
sultanahmet

 
Varsayılan

Davanın niteliği itibariyle ilamın icrası için kesinleşmesi gerekiyor. Feriler bakımından da bu kural geçerlidir. Meslektaşımızın belirttiği ifade, Yargıtay' ın duruşmalı olarak yaptığı incelemelerde hükmettiği vekalet ücretiyle ilgilidir.
Old 28-04-2009, 11:16   #6
Avsibel

 
Varsayılan

Sayın Sultanahmet dava tapu iptal ve tescil davası olduğu için mi kesinleşmesi gerekir?saygılarımla
Old 28-04-2009, 11:49   #8
Avsibel

 
Varsayılan

Sayın Sultanahmet olayda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş.Dolayısıyla bu durumun temyiz edilemeyeceğini ve kesleşmenin de söz konusu olmayacağını düşünüyorum.Yanılıyorsam düzeltin lütfen.SAYGILARIMLA.
Old 28-04-2009, 12:16   #9
TRINITY

 
Varsayılan Cevap

Alıntı:
Yazan Avsibel
Sayın Sultanahmet olayda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş.Dolayısıyla bu durumun temyiz edilemeyeceğini ve kesleşmenin de söz konusu olmayacağını düşünüyorum.Yanılıyorsam düzeltin lütfen.SAYGILARIMLA.
Sayın Meslektaşım,
Davanın açılmamış sayılmasına dair kararlar temyiz edilebilir (duruşmanın saatinden önce alınması, mazeretin gözden kaçması gibi sebeplerle)fakat sonucun değişmesi çok düşük bir olasılıktır. Bence burada dava tapu-iptal davası olsa da HUMK 433 te sayılan taşınmazın aynına ilişkin bir karar yoktur. Dava takip edilmediği için dava açılmamış sayılmıştır. Karşı tarafın temyizi yüksek bir olasılıkla kötü niyetli olarak değerlendirilir fakat vekalet ücreti açısından temyiz sonucu değiştirmeyecektir. Bu nedenle vekalet ücreti gönül rahatlığıyla icraya konu olabilir.
Saygılar...
Old 28-04-2009, 12:25   #10
sultanahmet

 
Varsayılan

Önemli olan burada, mahkemenin kararının nihai karar olup olmadığıdır. Davanın açılmamış sayılmasına dair karar nihai karardır ve temizi kabildir. Gayrımenkulün aynına ilişkin tüm nihai kararlar kesinleşmedikçe (hükmün ferileri de dahil) infaz edilemezler. Hatırlatmakta yarar vardır ki usul esastan önce gelir.
Old 28-04-2009, 12:48   #11
Avsibel

 
Varsayılan

Davanın açılmamış sayılması kararı gayrimenkulün aynına ilişkin değildir.Sayın Trınıty'in de dediği gibi vekalet ücreti gönül rahatlığıyla icraya konulabilir düşüncesindeyim.SAYGILARIMLA
Old 28-04-2009, 13:01   #12
Avsibel

 
Varsayılan

Davanın açılmamış sayılması kararı temyiz edilebilir fakat karar düzeltme yoluna gidilemez.Sayın Trınıty açıklamanızdan dolayı çok teşekkür ederim.SAYGILARIMLA
Old 28-04-2009, 13:10   #13
av.sinem

 
Varsayılan

Soruma cevap veren tüm meslektaşlarıma teşekkür ediyorum.Tapu İptali ve Tescil davasına ilişkin kararların ve ferilerinin kesinleşmeden icraya konulamayacağı konusunda hemfikririz.Davanın açılmamış sayılması kararı nihai bir karar olduğu için temyizi kabildir.Ancak kesinleşmesinin gerekip gerekmediğine yönelik bir içtihat halen bulabilmiş değilim.
Old 28-04-2009, 14:48   #14
Mehmet Fikri Ateş

 
Varsayılan

"...Davanın açılmamış sayılmasına ilişkin karar kurucu değil, açıklayıcı niteliktedir.Yani davanın açılmamış olduğu hususu kararla değil, 409/5 deki sürenin geçmesi ile kendiliğinden ortaya çıkar..
Davanın açılmamış sayılması kararı ile mahkeme işten el çektiği için bunun usuli bir nihai karar olması itibariyle temyiz edilebileceği de kabul edilmektedir.Mahkemenin dosyanın işlemden kalkması şartları gerçekleşmeden bu yolda bir karar vermesi halinde bu kararı temyiz hakkı olacaktır.."
(Yavuz Alangoya-Nevhis Deren Yıldırım-Kamil Yıldırım hocaların kitabından alıntıdır)

Sy.TRINITY'nin de bahsettiği gibi,söz konusu karar temyiz edilebilir;fakat temyiz sebepleri sınırlıdır(işlemden kalkma şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği incelenir)

Sonuç itibariyle davanın açılmamış sayılmasına ilişkin karar nihai bir karardır(yanlış bilmiyorsam karar metninde temyiz edilebileceği de zaten belirtiliyor.) ve gayrımenkulün aynı söz konusu olduğu için somut olayda kesinleşmenin beklenmesi gerekir diye düşünüyorum. Hernekadar kötü niyetle temyiz edilebilme olasılığı da olsa tam tersi de olasılık dahilindedir.
Old 28-04-2009, 15:46   #15
Mehmet Fikri Ateş

 
Varsayılan

Ayrıca kötüniyetle temyiz söz konusu ise HUMK 434ü kullanabilirsiniz.
Fakat iyiniyetli ise ve temyiz sebebi de aşağıya eklediğim karar gibi kabul edilip "davanın açılmamış sayılmasına" ilişkin karar bozulursa, vekalet ücretinin akıbeti ne olacak? (kesinleşme beklenmeden icraya konulmuşsa)

HD 21 <> E: 2003/6012 <> K: 2003/6521 <> T: 08.07.2003

* DOSYANIN İŞLEMDEN KALDIRILMASI
* DURUŞMA GÜNÜNÜN BİLDİRİLMESİ

Dosyanın işlemden kaldırılması için duruşmaya çağrılmış olmak sair bir deyişle duruşma tarihinden haberdar olması gerekir. Oysa davacı adına çıkartılan duruşma davetiyesine gideceği İl ve ilçe isimleri yazılı olmadığından duruşma davetiyesinin adres yetersizliğinden bahisle iade edildiği dosya içindeki davetiye parçasının incelenmesinden açıkça anlaşılmaktadır. Bu halde duruşma tarih ve saatinden haberdar olmayan davacının duruşmaya gelmediğinden bahisle dosyanın işlemden kaldırılmasına ve giderek 3 ay içinde yenilenmediğinden bahisle, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.

(1086 sayılı HUMK. m. 409)

Davacı ödeme emrinin iptal edilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir.

Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi B.Mustafa Şimşek tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

KARAR

Mahkemece 25.12.2002 günlü celsede taraflarca takip edilmediğinden işlemden kaldırılan davanın 3 ay içinde yenilenmediğinden bahisle HUMK.nun 409/5 maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de varılan bu sonuç isabetli olmamıştır. HUMK.nun 409 maddesinde de açıkça ifade edildiği üzere dosyanın işlemden kaldırılması için duruşmaya çağrılmış olmak sair bir deyişle duruşma tarihinden haberdar olması gerekir. oysa davacı adına çıkartılan duruşma davetiyesine gideceği İl ve ilçe isimleri yazılı olmadığından duruşma davetiyesinin adres yetersizliğinden bahisle iade edildiği dosya içindeki davetiye parçasının incelenmesinden açıkça anlaşılmaktadır. Bu halde duruşma tarih ve saatinden haberdar olmayan davacının duruşmaya gelmediğinden bahisle dosyanın işlemden kaldırılmasına ve giderek 3 ay içinde yenilenmediğinden bahisle, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ : Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 8.7.2003 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
davanın açılmamış sayılması kararı ve birden fazla vekile ayrı ayrı vekalet ücreti JULY_83 Meslektaşların Soruları 5 07-02-2008 16:08
Görevsizlik-davanın açılmamış sayılması... gugule Meslektaşların Soruları 4 10-12-2007 14:49
davanın açılmamış sayılmasında vekalet ücreti goldie Meslektaşların Soruları 7 22-03-2007 22:56
davanın açılmamış sayılması KAANKAL Meslektaşların Soruları 1 28-02-2007 17:55
Davanın Açılmamış Sayılması - Temyiz Edilmeyen ek davanın Bozul aeyesilkaya Hukuk Soruları Arşivi 1 08-09-2005 21:28


THS Sunucusu bu sayfayı 0,11387205 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.