Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

kime tebliğ edeceğiz?

Yanıt
Old 01-02-2008, 21:58   #1
üye14072

 
Varsayılan kime tebliğ edeceğiz?

Takip yaptım, borçlu avukatı eliyle itiraz etti
itirazın iptali davasını açtım.

istanbuldaki hakim, tarafa tebliğ etmen gerekir sen avukata tebliğ etmişsin olmaz dedi

ankaradaki hakim avukata tebliğ etmen gerekir sen avukata tebliğ etmişsin olmaz dedi.

sizce hangisi
NOT İki ayrı olaydır.

av. m. emin öztürk
kocaeli
Old 01-02-2008, 22:16   #2
Adli Tip

 
Varsayılan

Emin Bey,

Benim de aklımda benzer bir soru var. Müsadenizle, aynı forumda ben de cevap aramak istiyorum. Zira sorunuza verilecek cevapların GEREKÇESİ benim için de cevap olacak.

Karşılıklı bir davamız olan şahsa karşı icra takibi başlattık. Borçlunun, davadaki avukatıyla karşılıklı duruşmalara katılıyorum ancak, borçluya tebligat yapamıyorum. Benim de aklımdan davadaki avukatına tebligat yapmak geçti ama -sizin deyiminizle- istanbul hakimi ile ankara hakiminin- görüşleri arasında bir tercih yapamadım.
Old 01-02-2008, 22:58   #3
avercan38

 
Varsayılan

Bildiğim kadarıyla, avukatın karşı tarafın sürekli avukatı yani hukuk müşaviri olsa bile, her işlemin ilk tebligata asıl tarafa yapılır. Olayınızda, borçlu avukat aracılığıyla itiraz etmiş olsa bile, itirazın iptali davasında dava dilekçesinde sadece borçlunun adına yer vermelisiniz avukatın adını yazamazsınız ve tebligatı da buna göre asıl borçluya yapmalısınız. İstanbuldaki hakimin görüşü doğrudur. Staj sırasında, staj eğitim merkezinde bu konu anlatılmıştı, aklımda kalmış. İcra dosyası ile itirazın iptali davası ayrı ayrı hukuki işlemler olduğu için asile tebliğ etmelisiniz.

Sayın Uygar, sizin olayınızda eğer yapacağınız tebligat borçlunun avukatı ile birlikte girdiğiniz dosya ile ilgiliyse zaten sorun yok, avukatın vekaleti var demektir, avukata tebligat yapabilirsiniz. Ama sanırım sizinki tersi bir durum. Borçlunun avukatı ile birlikte girdiğiniz dosya ile değil başka bir konuyla ilgili tebligat yapmanız gerekiyorsa bu durumda asile tebligat yapmanız gerekir. Eğer yapacağınız tebligat icra dosyası ile ilgiliyse, mesela itirazın iptali, kaldırılması, icra kanalıyla tahliye gibi icra dosyasına dayanan bir dava ise icra dosyasındaki adresine tebligat yaptrabilirsiniz. Bila tebliğ dönerse 35. maddeye göre tebligat yapılmasını isteyin. Başıma bu tür bir olay gelmişti. İcra kanalıyla tahliye davasında borçlu tebellüğden kaçınmıştı, 35. maddeye göre tebligat yaptırmıştık.
Old 02-02-2008, 01:41   #5
Av.H.Sancar KARACA

 
Varsayılan

Tebligat asile yapılır.



T.C. YARGITAY
15.Hukuk Dairesi
Esas: 2004/2041
Karar: 2004/5550
Karar Tarihi: 02.11.2004

ÖZET : Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Bir kimsenin umumi vekil olması müvekkilin talimatı olmadan bütün davaları takip etme zorunluluğunu ona yüklemez. İcra takibine maruz kalan borçlu vekil marifetiyle takibe itiraz etmiş olsa dahi, itiraz üzerine duran icra takibine devam için alacaklının açtığı itirazın iptali davası bakımından borçlunun itiraz aşamasında tayin ettiği avukatın itirazın iptali davası için de yetkili olup olmadığı davanın açıldığı sırada belli olmadığından, itirazın iptali davası dilekçesinin vekile değil asile tebliği gerekir. Somut olayda dava dosyasına vekaletname ibraz etmeyen, itirazın iptali davasını takip konusunda yetkilendirildiği belli olmayan, icra dosyasına itiraz dilekçesi veren avukata yapılan tebligatla taraf teşkili usulen sağlanmamıştır. Kabul şekline göre de; itiraz dilekçesinde akdi ilişki inkar edilmiş ve yazılı delil de sunulmamıştır. Dava dilekçesinde vs. delil denilmek suretiyle yemin deliline de dayanıldığı halde davacıya yemin hakkı hatırlatılıp sonucuna göre akdi ilişkinin varlığı konusunda karar verilmesi yerine dinlenen tanık beyanları ile akdi ilişkinin varlığının kabul edilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır.
(818 S. K. m. 355, 364) (2004 S. K. m. 67) (7201 S. K. m. 11)
Karar: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle yapılan ilamsız icra takibine itiraz üzerine açılmış itirazın iptali istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Bir kimsenin umumi vekil olması müvekkilin talimatı olmadan bütün davaları takip etme zorunluluğunu ona yüklemez. İcra takibine maruz kalan borçlu vekil marifetiyle takibe itiraz etmiş olsa dahi, itiraz üzerine duran icra takibine devam için alacaklının açtığı itirazın iptali davası bakımından borçlunun itiraz aşamasında tayin ettiği avukatın itirazın iptali davası için de yetkili olup olmadığı davanın açıldığı sırada belli olmadığından, itirazın iptali davası dilekçesinin vekile değil asile tebliği gerekir. Somut olayda dava dosyasına vekaletname ibraz etmeyen, itirazın iptali davasını takip konusunda yetkilendirildiği belli olmayan, icra dosyasına itiraz dilekçesi veren avukata yapılan tebligatla taraf teşkili usulen sağlanmamıştır. Bu nedenle borçluya usulen tebligat yapılıp taraf teşkili sağlanmadan ve davalının savunma hakkı kısıtlanarak karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Kabul şekline göre de; itiraz dilekçesinde akdi ilişki inkar edilmiş ve yazılı delil de sunulmamıştır. Dava dilekçesinde vs. delil denilmek suretiyle yemin deliline de dayanıldığı halde davacıya yemin hakkı hatırlatılıp sonucuna göre akdi ilişkinin varlığı konusunda karar verilmesi yerine HUMK.nun 288 ve 289. maddelerine aykırı olarak dinlenen tanık beyanları ile akdi ilişkinin varlığının kabul edilmesi doğru olmamıştır. Yine takipten önce temerrüt ihtarının varlığı kanıtlanmadığı halde işlemiş faize hükmedilmesi, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirip likit olmadığı halde icra inkar tazminatına hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 2.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.


Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programları

(02.08.2007 de Av.Can DOĞANEL eklemiş. http://www.turkhukuksitesi.com/showthread.php?t=18280)


Tebligat vekile yapılır.


T.C.
YARGITAY
11. HUKUK DAİRESİ
E. 2002/13116
K. 2003/5466
T. 26.5.2003
• İTİRAZIN İPTALİ DAVASI ( İcra Takibine Vekil Vasıtasıyla İtiraz Edilmişse Dava Dilekçesinin de Vekile Tebliğ Edileceği )
• İCRA TAKİBİNE VEKİL TARAFINDAN İTİRAZ EDİLMİŞ OLMASI ( İtirazın İptali Dava Dilekçesinin Vekile Tebliğ Edilmesi Gereği )
• VEKİL VASITASIYLA İCRA TAKİBİNE İTİRAZ EDİLMESİ ( İtirazın İptali Dava Dilekçesinin Vekile Tebliğ Edilmesi Gereği )
• BORÇLUNUN VEKİLİ VASITASIYLA İCRA TAKİBİNE İTİRAZ ETMESİ ( İtirazın İptali Dava Dilekçesinin Vekile Tebliğ Edilmesi Gereği )
• ASİLE TEBLİGAT YAPILARAK İTİRAZIN İPTALİ DAVASININ VEKİLİN YOKLUĞUNDA BİTİRİLEMEYECEĞİ ( Borçlunun Vekili Vasıtasıyla İcra Takibine İtiraz Etmiş Olması )
ÖZET : Balıkesir 1.İcra Müdürlüğünün 2002/1987 sayılı takip dosyasında borçlu ( davalı ) vekili aracılığıyla itiraz etmiş, mahkemece,itirazın iptali davasında ,dava dilekçesi ve karar davalı asile tebliğ edilmiştir. Borçlu vekil aracılığıyla ödeme emrine itiraz etmiş ise, duruşma davetiyesinin vekile tebliği gerekir. Asile ( borçluya ) tebliği ile duruşmanın vekilin yokluğunda görülüp bitirilmesi, HUMK.62-68. ve Avukatlık Kanunu 41. ve yine, Tebligat Kanunu 11. maddelerine aykırıdır.

DAVA : Taraflar arasında görülen davada Balıkesir 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 13.09.2002 tarih ve 2002/624 - 2002/1027 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Mustafa Özinan vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortası ile sigortalı aracın, davalıların maliki ve trafik sigortacısı olduğu aracın tam kusuru ile çarpması sonucu hasarlandığını, sigortalılarına ödedikleri miktarın davalılardan tahsili için yapılan takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek davalıların itirazlarının iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar, davaya yanıt vermemiştir.

Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından takibin 280.000.000 TL asıl alacak ve temerrüt tarihinden işleyecek faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı Mustafa Ö. vekili temyiz etmiştir.

Davacı vekili, müvekkiline kasko sigorta poliçesi ile sigortalı araca davalıların malik ve trafik sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucu oluşan hasarın tazmini için yapılan icra takibine olan itirazın iptalini talep ve dava etmiştir. Balıkesir 1.İcra Müdürlüğünün 2002/1987 sayılı takip dosyasında borçlu ( davalı ) vekili aracılığıyla itiraz etmiş, mahkemece,itirazın iptali davasında ,dava dilekçesi ve karar davalı asile tebliğ edilmiştir. Borçlu vekil aracılığıyla ödeme emrine itiraz etmiş ise, duruşma davetiyesinin vekile tebliği gerekir. Asile ( borçluya ) tebliği ile duruşmanın vekilin yokluğunda görülüp bitirilmesi, HUMK.62-68. ve Avukatlık Kanunu 41. ve yine, Tebligat Kanunu 11. maddelerine aykırıdır. Bu itibarla mahkemece, davalı vekiline tebligat çıkarılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Mustafa Özinan vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.05.2003 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

(14.06.2006 da Jackal14 eklemiş (http://www.turkhukuksitesi.com/showthread.php?t=5522)




Sn Öztürk
Dosyanız temyizen 15.HD'ne gidecek işlerdense Ankara hâkiminin,11.HD'ne gidecekse İstanbul hâkiminin kararı doğru gözüküyor.
Sizce de mi 15.HD'nin kararı isabetli?
Kolay gelsin.
Old 02-02-2008, 15:01   #6
üye14072

 
Varsayılan

iflas davası
19ncu hukuk dairesi inceleyecek
bu daire, ne diyor acaba

not
bence tarafa tebliğ gerekir
Old 02-02-2008, 16:14   #7
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

Asile veya tarafa tebliğden çok taraf teşkilinin sağlanıp sağlanmamış olmasının önemli olduğunu düşünüyorum. Vekile tebliğ ettiniz ve vekil gelip dosyaya vekalet koyarak katıldı ise taraf teşkili sağlanmıştır. Daha sonra asilin "benim haberim yoktu" gibi bir itirazı olursa davaya vekaleten katılan Avukatı ile aralarındaki meseledir. Bu durumda o avukatın müvekkiline karşı sorumluluğu doğabilir. Bunun dışında hiçbir mahkeme asilin duruşmaya katılma yönünde bir talimatı olup olmadığını veya arada avukatlık hizmet sözleşmesi vb. bir sözleşmenin olup olmadığını araştırma hak ve yetkisi yoktur. Eğer yalnızca vekile tebliğ ettiniz ve vekil buna karşı vekalet koymak cevap vermek veya tebligatı iade etmek gibi hiçbir eylem yapmamışsa, taraf teşkili sağlanmamıştır. Bu durumda derhal asile tebliğ imkanlarının araştırılması gerekir.
Old 02-02-2008, 18:51   #8
üye14072

 
Varsayılan

sanırım hem asile hem vekile tebliğ en ustaca çözüm yolu
bu gün görüştüğüm meslektaşlardan da aynı tavsiyeyi aldım.

saygılar sevgiler
Old 02-02-2008, 22:29   #9
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

Sn. Karaca,
Yazım hatası düzeltildi.. Sağolun..
Old 04-02-2008, 09:36   #10
krizantem

 
Varsayılan

Özür dileyerek bir soru da ben sormak istiyorum;Nafaka borcu ile ilgili bir takibimiz var fakat borçlunun adresi belli değil.Dava şu an derdest ve avukatı adresini vermek istemiyor.Takibe koyduğumuz ara kararı ise icra müdürü, "avukata tebliğ etmemiz gerektiğinden bahisle" borçlu asile tebliğe çıkartmamıştık.Şimdi ise nafaka borcunu ödememek suçundan ceza davası açabilir miyiz?
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Belediyelerden "hizmet kusuruna dayalı tazminat alacaklarını" nasıl tahsil edeceğiz? ibreti Meslektaşların Soruları 3 14-01-2011 12:43
Husumet Kime Yöneltilmeli? jurista Meslektaşların Soruları 15 02-12-2007 17:51
kime benziyorsunuz? tuval2310 Site Lokali 46 07-09-2007 21:08
Üstad Kime Denmelidir??? Staj.Av.Selçuk Hukuk Sohbetleri 20 21-06-2007 20:44
Miras Kime Kalır? yukselz Hukuk Soruları Arşivi 1 27-02-2002 03:25


THS Sunucusu bu sayfayı 0,10338593 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.