Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Nisbi harç binde ellidört değil midir?

Yanıt
Old 24-01-2008, 13:05   #1
Adem Uçar

 
Varsayılan Nisbi harç binde ellidört değil midir?

Dava açılırken , hesaplanan nisbi harcın 1/4' dü alınıyor. Dava karara çıktığında, bakiye harç olan 3/4' ü alınıyor ve harç tamamlanmış oluyor. Ancak bundan sonra temyiz aşamasında gelindiğinde, temyiz eden davacıdan bir daha 1/4 alınıyor.Bu yetmiyor temyiz eden davalılardan da 1/4 er daha alınıyor. Davalı sayısı üç ise nisbi harç iki defa alınmış oluyor. Bu durum yanlış değil mi. Bildiğim kadarıyla Harçlar kanununda binde 54 şeklinde tek bir nisbi harç mevcuttur. Bunu binde 108 veya daha fazlasına çıkarmanın kanuni bir mesnedi var mıdır. Yardımcı olacak arkadaşlara şimdiden teşekkür.
Old 24-01-2008, 17:43   #2
ISIL YILMAZ

 
Varsayılan

Sn Uçar,

Harçlar Kanununda bahsi geçen 1 sayılı tarifeyi inceleme şansınız oldu mu?
Old 24-01-2008, 23:07   #3
Av.Şehper Ferda DEMİREL

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Adem Uçar
Dava açılırken , hesaplanan nisbi harcın 1/4' dü alınıyor. Dava karara çıktığında, bakiye harç olan 3/4' ü alınıyor ve harç tamamlanmış oluyor. Ancak bundan sonra temyiz aşamasında gelindiğinde, temyiz eden davacıdan bir daha 1/4 alınıyor.Bu yetmiyor temyiz eden davalılardan da 1/4 er daha alınıyor. Davalı sayısı üç ise nisbi harç iki defa alınmış oluyor. Bu durum yanlış değil mi. Bildiğim kadarıyla Harçlar kanununda binde 54 şeklinde tek bir nisbi harç mevcuttur. Bunu binde 108 veya daha fazlasına çıkarmanın kanuni bir mesnedi var mıdır. Yardımcı olacak arkadaşlara şimdiden teşekkür.

T.C. YARGITAY
İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu
Esas: 1965/1
Karar: 1965/1
Karar Tarihi: 10.05.1965
ÖZET: Temyiz yoluna başvurmada peşin harç ve başvurma harcı; karar düzeltme isteklerinde başvurma harcı; davanın reddine ilişkin kararlarla değeri belli olmayan davalar sebebiyle davanın kabulüne ilişkin hükümlerin onanması halinde ilam harcı alınmayacaktır.
(492 S. K. m. 9)
492 say
ılı Harçlar Yasasının yürürlüğe girmesinden sonra; temyiz yoluna başvurmada peşin harç ve başvurma harcı; karar düzeltme isteklerinde başvurma harcı; davanın reddine ilişkin kararlarla değeri belli olmayan davalar sebebiyle davanın kabulüne ilişkin hükümlerin onanması halinde ilam harcı alınıp alınmayacağı konularında Yargıtay İkinci Hukuk Dairesinin 26/2/1965 tarihli, 674/976 sayılı, aynı tarihli, 497/961 sayılı, 18/2/1965 tarihli, 492/736 sayılı ve Yargıtay Dördüncü Hukuk Dairesinin 28/12/1964 tarihli, 689/6231 sayılı, 3/12/1964 tarihli, 15346/5701 sayılı ve Yargıtay Sekizinci Hukuk Dairesinin 25/2/1965 tarihli, 730/770 sayılı ve Yargıtay Dokuzuncu Hukuk Dairesinin 12/1/1965 tarihli, 10221/ 294 sayılı ve Yargıtay Ticaret Dairesinin 9/3/1965 tarihli, 3674/843 sayılı, 18/3/1965 tarihli ve 3710/999 sayılı ilamları arasında içtihat aykırılığı bulunduğu bildirilmiş ve içtihadın birleştirilmesi yolu ile bu aykırılığın giderilmesi istenilmiş olmakla, Yargıtay içtihadı Birleştirme Hukuk Bölümü Genel Kurulunca ilamlar arasında birbirlerini tutmazlık bulunduğuna oybirliği ile karar verildikten sonra, durum incelendi, gereği konuşulup düşünüldü :
I) Yargıtay İkinci Hukuk Dairesi; - hükümlerin ve kararların temyiz yolu ile incelenmesi ve Yargıtay kararının düzeltilmesinin istenmesi halinde başvurma harcı alınması gerektiğini karar altına almış iken, Yargıtay Sekizinci Hukuk Dairesi; temyiz yoluna gidilmesi halinde başvurma harcı alınmayacağına ve Yargıtay Dokuzuncu Hukuk Dairesi ise karar düzeltme isteğinde bulunulması halinde başvurma harcı alınmasına karar vermişlerdir.
Başvurma harcı, 492 sayılı Harçlar Yasasıyla yeni getirilmiş bir harç türüdür. Bu harç, hukuk ve ticaret davaları ile idari davalarda ve ihtilafsız yargı konularında ve icra dairesine başvurmalarda alınmaktadır.
Yürürlükten kaldırılan 5887 sayılı Harçlar Yasasında yer alan (kaydiye, tebliğ, tezkere, zabıt harçları gibi) çeşitli işlemlerden alınmaları sebebiyle harç yükümlülerini sıkan ve yorgunluklar yaratan harçlar yerine diğer deyimle bu harçların kaldırılmasından doğan gelir azlığını karşılamak düşüncesiyle, yeni Harçlar Yasası ile başvurma harcı konulmuştur.
Yargıtaya dava açılması veya açılmış davaya müdahale edilmesi halinde, otuz lira başvurma harcı alınacağı, (l) sayılı Yargı Harçlarına Ait Tarifenin Mahkeme Harçlarına ilişkin bölümünde gösterilmiştir. Bu (1) sayılı tarifenin mahkeme harçlarına ilişkin A bölümünün I inci maddesindeki hükümlerin incelenmesinden anlaşıldığına göre, başvurma harcı, başlı başına açılan davaları veya bu davalara katılma (müdahale) istemlerini, başka deyimle bir mahkemeye ilk mahkeme olanak açılan davaları veya böyle davalara katılma istemlerini hedef tutmaktadır; demek ki, mahkemelere karşı herhangi bir başvurmadan (örneğin, ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz istemi ile başvurmadan) başvurma harcı alınacak değildir, ancak ve ancak dava açma veya davaya katılma (müdahale) amacıyla başvurma durumlarındandır ki mahkemelerce başvurma harcı alınması gerekecektir. Anayasanın 139 uncu maddesi uyarınca; kanunla gösterilen belli davalar Yargıtaya açılır ve Yargıtay bu davalara ilk ve son yargı yeri olarak bakar. Söz konusu davalarda Yargıtayca bir kez başvurma harcı alınır. Anayasanın aynı maddesi uyarınca Yargıtay, ayrıca adliye mahkemelerince verilen karar ve hükümlerin son inceleme yeridir ve Yargıtayın esas kuruluş nedeni de budur. Herhangi bir mahkemenin kararına karşı Yargıtaya başvurulması halinde, Yargıtaya açılmış başlı başına bir dava da yoktur. Mahkemeye açılmış, dava sebebiyle taraflar mahkemece verilen hükmün Yargıtayca incelenmesini istemekle temyiz yoluna ilişkin haklarını kullanmış olurlar. Temyiz incelemesinin istenmesi, o davanın içinde bir işlemdir ve ayrıca bir dava değildir. Başvurma harcının bir kez alınacağı, yasanın Hükümetçe hazırlanan tasarısının gerekçesinde açıklandığı gibi, bu harcın tarifedeki yerinde (mahkemenin yetkisizlik veya görevsizlik kararı vermesi sebebiyle, yetkili veya görevli mahkemeye yeniden başvurulması halinde bu harcın) alınmayacağının açıklanmasından da anlaşılmaktadır. Bundan, temyiz yoluna başvurma halinde ayrıca başvurma harcı alınmayacağı sonucu dahi çıkmaktadır.
Yargıtay kararının düzeltilmesinin istenmesi, temyize başvurmaya ilişkin yasa yolunun tamamlayıcısı olan bir yasa yoludur; bu istekler için de, yukarıdaki gerekçeler, olduğu gibi, tekrarlanabilir. Bundan dolayı, karar düzeltme isteklerinde dahi başvurma harcı alınması yoluna gidilemez.
Her ne kadar Hukuk Usulü Yasasının 444 üncü maddesindeki (Temyiz davasının suiniyetle vukuu halinde Mahkemei Temyiz, 422 inci madde hükmünü tatbik eder) hükmüne dayanılarak, Yargıtaya başvurmanın dahi bir dava olduğu ve bundan dolayı başvurma harcının bir kararın temyiz edilmesi durumunda da alınması gerekeceği ileri sürülebilir; ancak, az yukarıda açıklandığı gibi, başvurma harcı bir mahkemeye, ilk mahkeme olarak, bir davanın açılması veya bir mahkemenin ilk mahkeme olarak bakmakta olduğu bir davaya bir kimsenin katılma (müdahale) isteminde bulunması durumları için öngörülmüştür; o halde, bir kararın temyiz edilmesinin usul yönünden bir dava sayılacağı farz edilse dahi, bu dava, başvurma harcına konu olamaz.
II) Yargıtay İkinci Hukuk Dairesi değeri belli olmayan davalar sebebiyle davanın kabulüne ilişkin hükümlerin onanması veya davanın reddine ilişkin hükümlerin onanması halinde 30 lira maktu harç alınmasına karar verdiği halde; Yargıtay Ticaret Dairesince bu gibi hallerde 15 lira maktu harç alınması yoluna gidilmiş ve Yargıtay Dördüncü Hukuk Dairesi ise hiç harç alınmaması gerektiği içtihadında bulunmuştur.
1 - Mahkemelerce verilen hükümlerin bozulması halinde harç alınmayacağı konusu, tereddüde yer bırakmamaktadır; zira kararların bozulması halinde harç alınacağını gösteren bir hüküm, yasada yoktur.
2 - Yargıtayca hukuk ilamlarının onanması halinde; onanan karar muhtevası Yargıtayca hüküm altına alınmış gibi, tarifede gösterilen harçların alınacağı, gerek 492 sayılı Harçlar Yasası ve gerekse eski 5887 sayılı Harçlar Yasasında kabul edilmiş bir ilkedir. Eski Harçlar Yasasında bu ilke 25 ve 26 ıncı maddelerde yer almakta ve yeni Harçlar Yasasında bu ilkeye (9 uncu madde ile 1 sayılı Yargı Harçlarına ilişkin tarifenin mahkeme harçları bölümünün III karar ve ilam harcı kısmının 1/e bendinde) yer verilmektedir. Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalar sebebiyle davanın kabulüne ilişkin hükümlerin onanmasında mahkemece bu hüküm dolayısıyla verilen harç kadar harç alınacağı konusunda bir uyuşmazlık yoktur ve bu yön, kesin olarak (1 sayılı tarifenin sözü geçen yerinde) belli edilmiştir.
Harçlar Kanununun 9 uncu maddesinde. (tashihi karar talebinin kabulü üzerine temyiz olunan hüküm tasdik edilirse, temyiz olunan hükümden alınmış bulunan harç kadar yeniden harç alınır) denilmektedir.
(1) sayılı tarifenin (A. III - Karar ve ilam harcı, 1. Nispi harç, e) bölümünde, nispi harca bağlı hükümlerin onanması halinde Yargıtayca alınacak harç açık şekilde gösterildiği halde, aynı bölümün (2. Maktu harç) kısmı bu açıklığı taşımamakta ve anlaşmazlık bu kısımdan doğmaktadır. Doğru bir çözümün bulunması için, bu konudaki yasa hükümlerinin yorumlanmasına gidilmiştir. Yorum, bir hukuk kuralının gerçek anlamını belli ve tespit etmek demektir. Başka bir deyimle, yorumun ödevi, hukuk kurallarından yasanın bütününde hakim olan ruh ve ilkelere uygun en iyi ve en eksiksiz hukuk düşüncesini meydana çıkarmaktır. Şu halde, yasanın bir kuralı yorumlanırken, o kural tek başına değil, onunla diğer kurallarla ve bütün kanunda hakim olan ana ilkelerle birlikte ele alınmalıdır; bu yapılmazsa o kuralın gerçek anlamı bulunamaz. Bir maddeyi yorumlarken, onun ruhunu meydana çıkarmak için, yasada onunla ilgili diğer maddelerin anlamın da göz önünde tutmak zorunluluğu vardır.
Harçlar Yasasında, Yargıtayca hukuk ilamlarının onanması halinde; onanan karar muhtevası, Yargıtayca hüküm altına alınmış gibi, tarifede gösterilen harçların alınacağına ilişkin ilke hem nispi ve hem de maktu harçlarda uygulanacaktır. Çünkü, bu konuda her ikisi bakımından kabul edilen ilkenin başka başka olması için hiç bir sebep düşünülemez. Bundan başka az yukarıya yazılan 9 uncu madde hükmü ile karar düzeltme isteğinin kabulü üzerine ilamın onanması halinde, onanan karardan alınmış bulunan harç kadar harç alınacağı, maktu veya nispi harçlar arasında, herhangi bir ayının gözetilmeksizin kabul edilmiş olması dahi, temyiz incelemesi sonunda ilamın onanması halinde de aynı esasın kabul edilmiş bulunduğunu göstermektedir. Nitekim, bir yandan maktu harcın 15 lira olarak kabul edilmesi ve öte yandan nispi harçların da hiç bir zaman 15 liradan az olamayacağının kabulü (1 sayılı tarife A, III, 1, e), harçların en aza ilişkin sınırında dondurulduğunu ve bu yönden de bu iki harç arasında aynı ilkenin uygulandığını belirtmektedir.
Yukarıda gösterilen gerekçeler karşısında, konusu belli bir değerle ilgili bulunmayan davalarda dahi, nispi harçlarda konuları ilkeye uygun olarak, hükmün onanması halinde o hüküm ve karar için mahkemece alınan harç kadar harç alınacağı sonucuna varılır ve bu harç ta mahkemede alındığı gibi maktu 15 liradır; gerçekten 1 sayılı tarifenin A bölümünün maktu ilam harcına ilişkin kısmının (2. b) fıkrasında gösterilen 30 lira maktu harç, esas üzerinde Yargıtayın karar verdiği işler için (yani ilk mahkeme olarak hükme bağladığı işler için) öngörülmüştür; bu fıkranın temyiz yoluna başvurma hali ile bir ilgisi yoktur.
3 - Davanın reddine ilişkin hükümlerden 15 lira maktu harç alınacağı tarifede, açıkça yazılıdır. Böyle bir hükmün Yargıtayca onanması halinde (2) numarada gösterilen gerekçe ve ilkeye uygun olarak 15 lira harç alınması gerekir.
III) Yargıtay İkinci Hukuk Dairesi temyize başvurma halinde peşin harç alınması içtihadında olduğu halde, Yargıtay Sekizinci Hukuk Dairesi bu gibi hallerde peşin harcın alınmayacağını kararlaştırmıştır,
492 sayılı Harçlar Yasasının 2 inci maddesiyle, (Yargı işlemlerinde bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanları, yargı harçlarına tabidir) ilkesi konulmakta, Yargı Harçları arasında Yargıtayca alınacak harçlar da gösterilmekte ve yargı harçlarına ilişkin yasanın birinci kısmındaki hükümler, mahkemeler ve Yargı tay ayırt edilmeksizin, genel kurallar olarak düzenlenmiş bulunmaktadır. İstisna ve muaflıklar, harcın ödenmesi bölümleri buna birer örnektir. Harçlar Yasasının 26 inci maddesi uyarınca yargı harçları, harca konu olan işlemleri yapan mahkeme veya daire tarafından alınır. 27 inci madde uyarınca (1) sayılı tarifede yazılı maktu harçla ilgili bulunduğu işlemin yapılmasından önce peşin olarak ödenir; nispi harçlarda ise, karar ve ilam harçlarının dörtte birinin peşin, geri kalanının, kararın verilmesinden başlayarak iki ay içinde ödeneceği; karar ve ilam harcı verilmedikçe ilgiliye ilamın verilmeyeceği, bu yasanın 28 inci maddesinde açıklanmıştır. Yargıtay harçlarının da (1) sayılı tarifede yer aldığına ve sözü edilen maddeler hükümlerinde geçen karar ve ilam deyimlerinin Yargıtay ilamlarını dahi kapsadığına göre, Yargıtaya gönderilecek temyiz dilekçesini kabul eden mahkemece, maktu harcı taşıyan hükümlerin temyizinde 15 lira maktu harcın ve nispi harcı taşıyan hükümlerin temyizinde ise, kararda gösterilen nispi harcın dörtte birinin peşin alınması gerekecektir.
Karar düzeltme istemlerine ilişkin dilekçelerden peşin karar harcı alınmaz; zira, düzeltilmesi istenilen karar, mahkeme kararının onanmasına ilişkin ise ve istek reddedilirse, böyle bir karar için harç öngörülmüş değildir; düzeltilmesi istenilen karar, bozma kararı ise bunun da reddi ihtimali daha kuvvetli olduğundan yine harç ve dolayısıyla peşin harç söz konusu olmaz. Sonuç :
1 - Temyiz yoluna başvurmada başvurma harcı alınmayacağına,
2 - Yargıtay kararlarının düzeltilmesi isteğinde bulunulması halinde başvurma harcı alınmayacağına,
3 - Değeri belli olmayan davalar sebebiyle davanın kabulüne ilişkin hükümlerin onanması halinde onbeş lira maktu harç alınacağına,
4 - Davanın reddine ilişkin hükümlerin Yargıtayca onanması halinde 15 lira maktu harç alınacağına,
5 - Temyiz yoluna başvurmada, maktu harca bağlı kararlarda onbeş lira maktu ilam harcının tümünün peşin, nispi harca bağlı kararlarda ise, mahkemece alınmasına karar verilen nispi ilam harcının dörtte birinin peşin alınacağına;
Kurulda bulunanların üçte ikisini geçen oyçokluğu ile, 10.05.1965 günlü ilk toplantıda karar verildi.
AYKIRI GÖRÜŞLER
N. Ülgenalp :
(Birinci ve ikinci oylamada bulunmadı). Üçüncü oylamada "alınmaz" dedi ve miktar üzerinde oy kullanmadı. Dördüncü oylamada peşin harç alınmaz dedi.
N. Karkazan :
Onamalarda harç alınmaz, peşin harç alınmaz.
H. Genya :
Onama harcının otuz lira olarak alınması. Peşin harç alınmaz.
N. Tüzünkan :
Onama harcının otuz lira olarak alınması.
Z. Dokumacı :
Onamalarda otuz lira alınması.
A. Özoğuz :
Onama harcının otuz lira alınması.
M. F. Alperen :
Başvurma harcı alınır. Onama harcının otuz lira alınması.
H. S. Tırpan :
Başvurma harcı alınır.
M. O. Akçakayalıoğlu :
Başvurma harcı alınır. Onama harcının otuz lira olarak alınması ve peşin harcın alınmaması.
K. Reisoğlu :
Onama harcının otuz lira olarak alınması.
Ş. Kitapçı :
Başvurma harcı alınır.. Onama harcının otuz lira olaraik alın ması.
S. Kurtuluş :
Onama harcının otuz lira alınması.
A. N. Ozanalp :
Onamalarda harcın otuz lira alınması.
M. Akan :
Onamalarda harç alınmaz, alınırsa otuz lira alınması.
D. Turhan, N. Renda :
Onamalarda harcın otuz lira alınması.
K. Terzioğlu, M. Ceyhan, İ. K. Malatyalıoğlu :
Onama harcı alınmaz.
N. Gürsel, E. S. Erman :
Başvurma harcı alınır.
H. Ertem, N. Okurer :
Peşin harç alınmaz.(¤¤)
Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programları
**************************************
Old 24-01-2008, 23:12   #4
Av.Şehper Ferda DEMİREL

 
Varsayılan

Harçlar K., Tarife 1 ve İBK açık. Ama kişisel fikrimi söylemem gerekirse, temyiz başvuruda 1/4, onama üzerine yeniden 3/4 ve yine karar düzeltmenin de onanması halinde aynı harcın tümüyle bir kez daha alınması, özellikle dava değeri yüksek uyuşmazlıklarda, "ya onanırsa" endişesini bünyesinde barındırarak, kanun yoluna müracaatı caydırıcı bir nitelik taşıyor ve kanımca hak arama hürriyetini kısıtlıyor.

Saygılarımla...
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
hem maktu hem de nisbi vekalet ücreti mi vermeliyiz? akarsu Meslektaşların Soruları 1 28-09-2007 10:14
zarar ziyan teminatı karşılığı alınan senet kambiyo senedi vasfında değil midir? DEVİN Meslektaşların Soruları 0 16-09-2007 17:09
"O erkek değil" iddiası evliliği sarsmaya yeter sebep değil. Özgür DİKTAŞ Hukuk Haberleri 0 02-07-2007 14:21
davanın husumetten reddi-davacının feragati-vekalet ücreti maktu mu nisbi mi? Av.Bülent Özkan Meslektaşların Soruları 3 04-03-2007 13:58
İrade Sakatlığı Nedeniyle Nisbi Butlanla Malül Temsil Yetkisi knight_law Hukuk Sohbetleri 4 27-04-2002 10:41


THS Sunucusu bu sayfayı 0,09954906 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.