Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Tapu İptalİ Ve Tescİlİ Davasi AÇilabİlİr Mİ?

Yanıt
Old 07-01-2008, 10:00   #1
fatoskayaismi

 
Varsayılan Tapu İptalİ Ve Tescİlİ Davasi AÇilabİlİr Mİ?

Müvekkil 1976 yılında tapulu bir taşınmazı köy senedi ile satın almış olup, hala bu taşınmazı nizasız ve fasılasız olarak kullanmaktadır. Elimizde bulunun 1976 tarihli köy senedi ve tanık beyanlarına dayanarak Kadastro Kanunu 13/B-b maddesine göre ( "..Zilyet taşınmaz malı kayıt maliklarenden veya mirasçılarından veya mümessillerinden tapu dışı bir yolla iktisap ettiğini, onların beyanı veya herhangi bir belge ile veya bilirkişi veyahut tanık sözleri ile ispat ettiği ve ayrıca 10 yıl müddetle çekişmesiz, aralıksız ve malik sıfatıyla zilyet bulunduğu takdirde zilyet adına .... tespit olunur") tapu iptali ve tescil davası açılabilir mi ?

Yardımcı olan meslektaşlarıma şimdiden teşekkür ederim.
Old 07-01-2008, 19:08   #2
Yücel Kocabaş

 
Varsayılan

Kadastro K.nun 13. maddesi o taşınmaz için kadastro tutanağının düzenlenmesi ile tutanağın kesinleşme tarihi arasındaki Kadastro Mahkemelerinde açılan davalarda uygulanır.Açılacak dava bu tanıma uyuyorsa 13. madde hükmünden yararlanılabilir.

Bunun dışında yani kadastro tespitin henüz başlamadığı veya sonuçlandığı bölgelerde TMK.nun genel hükümleri uygulanır.13. madde Kad. K.nun 33. md.sinde her zaman uygulunacak hükümler arasında gösterilmemiştir. Genel hükümlere göre tapulu taşınmazların harici satışları geçersizdir. Ancak TMK 713 /2 maddesinde koşullar varsa kazandırıcı zamanaşımına göre tescili istenebilir. Diye düşünüyorum.

Saygılarımla.
Old 07-01-2008, 20:05   #3
advokat34

 
Varsayılan Katkı...

Bu durumu 3 ayrı aşamada ayrı değerlendirmek gerekir :
1-Bahsedilen yerden henüz kadastro geçmemiş ise, sonradan yapılacak kadastro çalışmalarında sözkonusu köy senedi+ bilirkişi beyanlarıyla satın alan kişi adına tespit yapılabilir,
2- Kadastro geçmiş ancak henüz bu tutanaklar kesinleşmemiş ise Kadastro K.13 md.'ne göre Kadastro mahkemesinde dava açılabilir,
3- Kadastro geçmiş ve yapılan tespitler kesinleşmiş ise 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde, kadastro tespitinden önceki malik sıfatıyla zilyetlik durumunun mevcut delillerine dayanarak genel mahkemelerde dava açılabilir.
Old 08-01-2008, 09:35   #4
fatoskayaismi

 
Varsayılan

SAYIN KOCABAŞ VE SAYIN EYLÜL ,
Öncelikle ilginiz ve ayırdığınız zaman için her ikinizi de teşekkür ederim.

Cevaplarınız konusunda kafama takılan bir kaç içtihat var. Bu kararların yorumunuda da yardımcı olursanız sevinirim. Soz konusu karar 'ın özet kısmını aynen yazıyorum.

" Dava tapulu taşınmaza el atmanın önlenmesi talebine ilişkindir. Kadastro Kanununda belli koşulların gerçekleşmesi halinde tapu dışı satıma değir ve geçerlilik tanınmıştır. Zilyet, taşınmazı kayıt maliklerinden veya mirasçılarından tapu dışı yolla iktisap ettiğini, onların beyanı veya bir belgeyle veyahut tanık sözleriyle ispat ettiği ve ayrıca en az 10 yıl süreyle çekişmesiz, aralıksız, ve malik sıfatıyla zilyet olduğu takdirde taşınmaz zilyet adına tespit edilir. açıklanan koşulların tümü birlikte gerçekleşmişse tapu dışı satım geçerli hale gelir.Somut olayda, davalı yararına koşullar oluşup tapu dışı satım geçerli hale geldikten sonra davacı taşınmazı tapu yoluyla satın almıştır. somut olayın özellikleri dikkate alındığında davacının zilyetlik ve tapu dışı satım olgusunu bilmemesi mümkün değildir. Tapu ile yapılan satış geçerli hale gelen tapu dışı satımı bozamaz." Yargıtay hukuk Genel kurulunun 2001/1-1067 E. ve 2002/20 K. sayılı kararı.

Bu kararı yorumladığımızda, tapulu taşınmazın tapuda satımı bile, geçerli hale gelen tapu dışı satımın yanında geçersiz kalmıştır.

Bu konuda ki değerli yorumlarınızı yazarsanız sevinirim.

Saygılarımla...
Old 08-01-2008, 18:38   #5
Av.Nesrin

 
Varsayılan

Sayın meslektaşım sizin bahsettiğiniz durum ile gönderdiğiniz yargıtay kararı aynı paralelliktedir. Sizin de belirttiğiniz gibi Yargıtay, koşulları oluşmuş tapu dışı satımı, sonradan tapuda yapılacak satımdan önce geçerli saymıştır. Sizin olayınızda K.K.13 maddesine göre koşulları oluşmuş satım için (daha önce bahsedilen süreler geçirilmemiş ise) dava hakkınız olduğunu destekleyen bir karar bu.
Old 08-01-2008, 19:35   #6
Yücel Kocabaş

 
Varsayılan

Sn. ( fatoskayaismi)
Değindiğiniz Yargıtay kararının tamamını okudum.Bu karardaki
dava konusu olayda tapu dışı satımın Kadastro Kanunu'nun bölgede yürürlüğe girmesinden sonra yapıldığı,fakat taşınmaz malla ilgili kadastro tespitinin henüz yapılmadığı, satım tarihinden dava tarihine kadar çekişmesiz, aralıksız ve malik sıfatıyla 13 yıl süre geçtiği ve resmi satışın 10 yıllık zilyetlik süresi dolduktan sonra yapıldığı anlaşılmaktadır.

Sizin olayınızdaki durumun açıklanabilmesi için, bence taşınmazın kadastro tespitinin yapılıp yapılmadığı ,yapılmışsa ne zaman yapıldığı kesinleşip kesinleşmediği 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçip gelmediği , taşınmazın kadastro tespit tutanağı henüz düzenlenmemiş ise , bölgede kadastro faaliyetine başlanıp başlanmadığı , harici satışın hangi tarihte , tapudaki resmi satışın hangi tarihte yapıldığının bilinmesi gerekir diye düşünüyorum.

Saygılarımla.
Old 13-02-2008, 09:10   #7
av.bengü bulut

 
Varsayılan ek soru

Sayın kocabaş,meslektaşın sorulardan verdiğiniz yanıtlar benim de benzer yönde ki sorunuma yardımcı olabileceğinizi anladım.Müvekkil,1971 yılında tapulu taşınmazı,taşınmaz kayıt malikinin tüm mirasçılarının imzaları ile köy senedi vasıtası ile satın almış.Halen de bahsi geçen yerde zilyet bulunmaktadır.1976 yılında yerden kadastro geçmiş.Yine yer,müvekkile satış yapan mirasçıların murisi adına tespit görmüş.Müvekkil söz konusu yerde zilyet olduğu ve bir sorun yaşamadığı için bugüne kadar dava açmamış.Şimdi tapu iptali davası açabilirmi?değerli görüşlerinizi bekliyorum
Old 13-02-2008, 10:21   #8
Yücel Kocabaş

 
Varsayılan

1971 yılında haricen satın alınmış 1976 yılında kadastro geçmiş olduğuna göre;
Kadastro K.nun 12/3 mad. göre kadastro tutanağının kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre geçmekle kadastrodan önceki nedenlere davalı olarak itiraz edilme nedeni ortadan kalkmıştır.

Kadastro tutanağının kesinleşmesi tarihinden itibaren 20 yıllık süre geçmiş olarak gözüküyor. Eğer tapu maliki 20 yıl veya daha fazla bir süre öncesi ölmüş ve tapu kaydı mirasçılarına intikal etmemiş ise TMK nun 713/2 maddesi uyarınca tescil istenebileceğini düşünüyorum.

Saygılarımla.
Old 13-02-2008, 22:46   #9
FYLOZOF

 
Varsayılan

Sayin Fatoskaya ismi, öncelikle dava konusu taşınmaz kadastro tespiti görmüşmü , eğer kadasatro tespiti görmüşse, kadastro tespiti hangi tarihte kesinleşmiş, eğer kadastro tespiti tarihinden itibaren 10 yıllık süre geçmiş ise, yapacağınız bir şey yok. eğer dava konusu yere henüz kadastro girmemiş ise, eldeki satış senedine dayanarak, taşınmazın değerine göre tapu tescil davası açabilirisniz. saygılar.
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
İtirazin İptali Davası Kısmi Dava Şeklinde Açılabilir mi ? erdal7 Meslektaşların Soruları 17 02-12-2012 21:07
Menfİ Tespİt Davasi Kismİ Olarak AÇilabİlİr Mİ ? Av.Kazım ÜSTÜN Meslektaşların Soruları 7 12-06-2012 15:47
Menfİİ Tespİt Ve Çek İptalİ Davasi Çekte ZamanaŞimi av.selcukacar Meslektaşların Soruları 2 26-03-2007 12:32
Kadastro Tesbİtİ Sirasinda SatiŞ Ve Muvazaa Nedenİ Tapu İptalİ Davasi NURHANOKURÖZCAN Meslektaşların Soruları 3 24-01-2007 10:04
husumet,tapu iptalı tescılı Av.mdogan Meslektaşların Soruları 9 15-12-2006 11:48


THS Sunucusu bu sayfayı 0,10630202 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.