Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Resmi Evrakta Sahtecilikte İğfal Kabiliyeti

Yanıt
Old 31-12-2007, 11:38   #1
Av. Abdulselam DURAN

 
Varsayılan Resmi Evrakta Sahtecilikte İğfal Kabiliyeti

Resmî evrakta sahtecilik suçunun oluşabilmesi için iğfal kabiliyetine sahip olması gerekir. Belgenin aslının olmadığı, fotokopisinin ve noter onaylı suretinin bulunması durumunda, bu suretler üzerinden iğfal kabiliyetinin olup olmadığı tespiti yapılabilir mi? Vereceğiniz yanıtlar için şimdiden teşekkürler!
Old 10-01-2008, 01:36   #2
Tractatus

 
Varsayılan

Ne tür bir belge olduğunu söylerseniz yorum yapmak daha kolay olacaktır.
Old 11-01-2008, 17:56   #3
Av. Hatun Olguner

 
Varsayılan

Resmi evrakta sahtecilik suçunun oluşması iğfal kabiliyeti(aldatıcılık yeteneği)nin bulunmasına bağlı olup iğfal kabiliyetinin olaysal ve eylemsel olarak bulunmaması halinde sahtecilik suçu oluşmaz. Bu itibarla onaysız fotokopiden ibaret belgelerin sözkonusu olduğu davalarda,belge aslının temin edilip üzerinde iğfal kabiliyeti yönünden bilirkişi incelemesi veya mahkemece gözlem yapılarak iğfal kabiliyetinin belirlenme imkanı bulunmayacağından delil yetersizliğinden ve onaysız fotokopi üzerinden inceleme yapılmasının mümkün olmamasından hareketle, sahtecilik suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı ve sonuçta beraat hükmü tesis edileceğine dair yerleşik Yargıtay görüş ve uygulamaları vardır.

Ancak Abdüsselam Bey"in sorusunda bir özellik var :Noter onaylı fotokopiden bahsedilmektedir,ki,noter onayı inandırıcılık için yeterli ve geçerli bir özellik yarattığından,bu tür bir belgede aldatıcılık yeteneğinin bulunduğunu kabul etmek gereklidir. Hatta noter onayı,inandırıcılığı çok yüksek kılan,sağlayan ve artıran bir işlem olduğundan sahtecilik suçunun oluştuğu kesin olarak düşünülebilecektir. Ve yine,noter onaylı fotokopi elde etmek,resmi evrakta sahteciliğin aksi sabit oluncaya kadar geçerli (geçerlilik ve inandırıcılığı güçlü) resmi evrakta sahtecilik suçunu oluşturacağı için,5237 S TCK m 204/3 e uyan suçu oluşturacağını düşünüyorum.

Konuya tam uyan içtihat aradım,ama,elimdeki örnekler onaysız fotokopiden ibaret belgeler ve bu durumda evrak aslının bulunmaması halinde iğfal kabiliyeti yönünden inceleme yapma imkanı bulunmadığına göre beraat kararı verilmesi gerektiğine dair(bizim de benzer davamız olmuştu,onaysız fotokopiden ibaret bir diploma sözkonusu idi,sanık bu gerekçe ile beraat etmişti),noter onaylı belgede sahtecilikle ilgili örnek yok,fakat uygulamanın temeli olan düşünce ve ilkelere göre,inandırıcılık baz alınacağı ve noter onayı inandırıcılığın kendisini ortaya koyduğu için,suçun oluştuğunu düşünmek rahatlıkla mümkündür.
Old 12-01-2008, 15:31   #4
Av. Abdulselam DURAN

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av. Hatun Olguner
Resmi evrakta sahtecilik suçunun oluşması iğfal kabiliyeti(aldatıcılık yeteneği)nin bulunmasına bağlı olup iğfal kabiliyetinin olaysal ve eylemsel olarak bulunmaması halinde sahtecilik suçu oluşmaz. Bu itibarla onaysız fotokopiden ibaret belgelerin sözkonusu olduğu davalarda,belge aslının temin edilip üzerinde iğfal kabiliyeti yönünden bilirkişi incelemesi veya mahkemece gözlem yapılarak iğfal kabiliyetinin belirlenme imkanı bulunmayacağından delil yetersizliğinden ve onaysız fotokopi üzerinden inceleme yapılmasının mümkün olmamasından hareketle, sahtecilik suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı ve sonuçta beraat hükmü tesis edileceğine dair yerleşik Yargıtay görüş ve uygulamaları vardır.

Ancak Abdüsselam Bey"in sorusunda bir özellik var :Noter onaylı fotokopiden bahsedilmektedir,ki,noter onayı inandırıcılık için yeterli ve geçerli bir özellik yarattığından,bu tür bir belgede aldatıcılık yeteneğinin bulunduğunu kabul etmek gereklidir. Hatta noter onayı,inandırıcılığı çok yüksek kılan,sağlayan ve artıran bir işlem olduğundan sahtecilik suçunun oluştuğu kesin olarak düşünülebilecektir. Ve yine,noter onaylı fotokopi elde etmek,resmi evrakta sahteciliğin aksi sabit oluncaya kadar geçerli (geçerlilik ve inandırıcılığı güçlü) resmi evrakta sahtecilik suçunu oluşturacağı için,5237 S TCK m 204/3 e uyan suçu oluşturacağını düşünüyorum.

Konuya tam uyan içtihat aradım,ama,elimdeki örnekler onaysız fotokopiden ibaret belgeler ve bu durumda evrak aslının bulunmaması halinde iğfal kabiliyeti yönünden inceleme yapma imkanı bulunmadığına göre beraat kararı verilmesi gerektiğine dair(bizim de benzer davamız olmuştu,onaysız fotokopiden ibaret bir diploma sözkonusu idi,sanık bu gerekçe ile beraat etmişti),noter onaylı belgede sahtecilikle ilgili örnek yok,fakat uygulamanın temeli olan düşünce ve ilkelere göre,inandırıcılık baz alınacağı ve noter onayı inandırıcılığın kendisini ortaya koyduğu için,suçun oluştuğunu düşünmek rahatlıkla mümkündür.




Hatun Hanım, size teşekkürlerimi sunuyorum öncelikle!
Verdiğiniz bilgiler epey aydınlattı ancak sizin de değindiniz gibi, benim bahsettiğim örnek biraz farklı. Bu nedenle konuyu biraz daha açmam gerektiği kanısındayım.
Bahsettiğim evrak da sizin davaya konu olan evrak gibi DİPLOMA. Ancak dosyada diplomanın ne aslı var ne de noter onaylı sureti... Sadece NOTER ONAYLI SURETİNİN FOTOKOPİSİ mevcut. Ben de bahsettiğiniz gibi, onaysız fotokopi ile ilgili İçtihat buldum ama Onaylı Suret veya Onaylı Suret Fotokopisi ile ilgili karar bulamadım. Ayrıca noter onayının inandırıcılık hususunda çok güçlü bir kanaat oluşturacağı yönündeki görüşünüze de katılıyorum. Ama sözkonusu onayın fotokopisi olunca durumun farklı olacağı kanaatindeyim.
Old 13-01-2008, 09:14   #5
Av. Hatun Olguner

 
Varsayılan

Bu durumda da fotokopi üzerinden iğfal kabiliyeti araştırılamayacağı için beraat kararı çıkma ihtimali yüksek.Ama noterlik işleminin numara ve tarihi gerçek ise,noterlik işlemi mevcutsa yine ceza verilebilme ihtimali doğar. Ve yine,belgedeki imzalar ve isimler,diploma düzenlemeye yetkili memurların ismi ve imzasını taşıyor ise belgenin gerçekliği ve inandırıcılığı tartışılabilir. Ancak diploma/resmi belgenin yasal prosedür ve memuriyet görevi olmayanların eseri olması halinde de belge aslı olsa bile,yine yetkisiz ve hayali kişilerin imza ve ismini taşıdığı,böylece inandırıcılğı olmayacağı ve araştırma yapılması halinde diplomanın sahte olduğunun ve resmi geçerliliğinin bulunmadığının,hukuki sonuç doğurmaya elverişli olmadığının ortaya çıkması mümkün olduğu için sahtecilik suçu oluşmaz. Olsa olsa diplomayı kullanan kişi bakımından kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak suçu oluşur.Bunların dışında,diploma sahteciliği eski TCK uygulamasında resmi belgenin özetinde sahtecilik suçunu oluşturuyordu.(765 S TCK m 341)Resmi evrakta sahtecilik suçunun özel bir şekli ve daha az cezayı gerektiren bir suç idi.Yeni TCK da,resmi evrakın özetinde sahtecilik suçunun yeralıp almadığını incelemedim. Eğer suç tarihi eski TCK zamanında ise ve/veya yeni TCK da da belge özetinde sahtecilik suçu düzenlenmiş ise ayrıca bu ayrımı da gözetmek,suç vasfının tayininde önem taşıyacaktır,
Tüm bu konularda yerleşik Yargıtay uygulaması var,örnek kararları da mevcut.Daha detaylı bir araştırma ile hepsine ulaşabileceğinize eminim.Bulamaz iseniz faks no bildirin,uygun zamanda fakslarım.

(Bu arada eski TCK muzdan farklı olarak,yeni TCK muzun,resmi evrakın aslı,sureti ve özeti farkı gözetmeksizin tüm sahtecilik şekillerini aynı madde kapsamına aldığını ve böylece asıl/suret/özet sahteciliği bakımından yeni TCK da fark gözetilmediğini,eski TCK m 339-348 arasındaki tüm hükümlere karşılık böylece yeni TCK m 204 ün derpiş edilmiş olduğunu gördüm. Bu durumda suret ve özet belge sahteciliği için daha az ceza öngören eski TCK nın (diploma,ehliyet,tapu belgesi,terhis belgesi,adli sicil fişi,ikametgah belgesi v.s.)bakımından sanıklar lehine olduğunu söyleyebiliriz. Yeni TCK da bu ayrımlara son verilmiş ve tek bir madde ile/m.204/ sahtecilik suçları cezalandırılmıştır.)
Old 16-01-2008, 11:42   #6
Av. Hatun Olguner

 
Varsayılan

765 SAYILI TCK UYGULAMASINDA DİPLOMA SAHTECİLİĞİ İLE İLGİLİ GENİŞ AÇIKLAMA İÇEREN BİR CGK KARARI :

" ... Uyuşmazlığın konusu sübuta ilişkin olmayıp suç vasfına ilişkindir.Uyuşmazlığın çözülebilmesi için TCK nun benimsediği sisteme göre belge türlerine göre sahtecilik suçları üzerinde durmak gerekir :

Bu sisteme göre ;

a) RESMİ BELGENİN ASLINDA SAHTECİLİK ;

Resme belgenin aslında sahtecilik eğer görevli bir memur
tarafından görevi nedeniyle (görevi kapsamında kalan bir iş/lemle ilgili olarak) işlenmişse TCK m 339/1-2;

Bu tür belgedeki sahtecilik görevli olmayan kimseler veya görevi dışında kalan iş/lemler için memur tarafından işlenmişse m 342/1-2 ;

b)ASLIN AYNISI OLAN SURET/ÖRNEK ÜZERİNDE SAHTECİLİK:

Aslın aynısı olan suret/örnek üzerinde ve görevli bir memur tarafından,görevi ile ilgili olarak işlenmişse TCK m 341/1 ;

Bu tür sahtecilik(aslı var olan suret/örnek üzerinde) görevli olmayan kişiler veya görevi dışında olarak memur tarafından işlenmişse m 342/3 ;

c) YİTEN ASIL YERİNE GEÇEN ONAYLI SURET/ÖRNEK ÜZERİNDE SAHTECİLİK :

Bu durumda sahtecilik resmi belgenin aslı yerine geçen onaylı suret/örnek üzerinde işlenmiş ise TCK m 339/son uyarınca asıl belge gibi sayılarak fail görevli memur ise ve görevi nedeniyle suçu işlemişse TCK m 339/1-2 ;
Bu tür belgede işlenen sahtecilik fail görevli memur değil de herhangibir kişi ise,m 342/1-2 ;

Esasen onaylı suretin aslı yoksa ve fail görevli memur ise m 341/1 -birinci cümlesi;

Bu tür sahtecilikte fail görevli memur dışında bir kimse ise m 341/3 -birinci cümlesi ; uygulanacaktır.

d) ASLIN ÖZETİ ÜZERİNDE İŞLENEN SAHTECİLİK :

Belge türlerine göre sahtecilik suçlarını bu şekilde ayırdıktan sonra olaya baktığımızda sanık sahte diplomayı kullanmıştır.Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki diploma terhis tezkeresi,adli sicil fişi,ikametgah kağıdı v.b. .. Yani bir memur tarafından sicil ve kayıtların veya sair belgelerin kapsam ve içeriğine dayanılarak oluşturulup bu içeriği özet olarak gösteren belgeler onaylı özet sayılmaktadır.O halde ilk olarak oluşturulmayan ve aslın içeriğini tamamen göstermeyen tüm resmi belgeler onaylı özet olarak kabul edilmelidir.

Bu tür onaylı özet belgeler üzerindeki sahtecilik suçları ancak görevli bir memur tarafından işlenebilir.Nitekim 341. maddenin bu suçla ilgili ikinci fıkrası fail bakımından 1. fıkraya yollama yapmaktadır,ki,bu fıkra memur tarafından işlenen sahtecilik suçlarını düzenlemiştir.Buna karşılık resmi belgenin aslında,memur olmayan kimseler tarafından işlenen sahtecilik suçlarını düzenleyen 342.maddede asıl ve suretler düzenlendiği halde onaylı özetler düzenlenmemiştir.

O halde onaylı bir özette memur olmayan bir kimse veya görevi dışında hareket eden bir memur sahtecilik yaparsa 341.maddenin ikinci fıkrasına uyan bu eylemden dolayı cezalandırılamayacaktır.(Fail ancak görevli memur olabileceği için)

Bu gibi durumda ne yapılacaktır? Bu konuda TCK da bir boşluk sözkonusudur.Nitekim yeni İtalyan Ceza Yasasının 482.maddesi onaylı özetlerde yapılan sahtekarlığın memur olmayan veya görevi dışında hareket eden memur tarafından işlenmesi halinde 478.maddeye yollamada bulunarak cezalandırmış ve boşluğu öylece doldurmuştur.

Buna göre onaylı özet belgede memur tarafından işlenen sahtecilik suçları m.341/2 uyarınca (m.342 ye göre daha az ceza gerektiren bir madde) daha hafif,üçüncü derecede bir yaptırıma bağlanmıştır.Zira onaylı özet asıldaki bilgilerin tümünü içermeyen,özet bilgi kapsayan,içeriği özetlenen bir aslın,sadece varlığını belgeleyen resmi belgelerdir.Bu itibarla onaylı özet belgede görevli memur olmayan bir kimsenin işlediği sahtecilik suçlarında ,bu suçu işlerken görevli memurla birlikte hareket edip etmediği araştırılıp işbirliği yaptığının anlaşılması halinde TCK m 64-65 dairesinde m 341/2 ye göre cezalandırılmalı,görevli memur ile işbirliği kanıtlanamayan fail,eğer üzerinde sahtecilik yapılan onaylı özet TCK m 355 te öngörülen belgelerden ise 356.maddeye göre cezalandırılmalı,aksi halde ceza tertip edilmemelidir.

Olayımızda sanığın sahte diploma düzenlettirerek kullandığı ileri sürülmektedir.Buna göre sanığın kendisine diploma sağlayan görevli kimselerle işbirliği yapıp yapmadığı araştırılmalı,yapmışsa TCK m 341/2 ye göre cezalandırılmalı,işbirliği yapmamışsa eyleminin TCK m 355 yollaması ile m 356 ya girip girmediği tartışılarak sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.

SONUÇ : Açıklandığı üzere sanık vekilinin temyiz itizları yerinde görüldüğünden
tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddi ile yerel mahkeme direnme hükmünün BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi.

CGK 24.4.1989 105-165
-------------------------------------------------------------------
AYNI DOĞRULTUDA :

6.CD 21.1.1998 11331/208
6 CD 18.3.1992 7589-2256
6 CD 19.10.1988 7062-11196
6 CD 14.4.1988 3270/5019

Yeni TCK , resmi belgede sahtecilik suçlarına ilişkin düzenlemeDE eski yasanın bu yapısından ayrılmış,asıl/suret/özet ayrımı yapmadan tüm sahtecilik türlerini tek bir madde ile cezalandırmıştır : 5237 S TCK m 204,eski TCK muzun m 339-348 arasındaki tüm maddelere tekabül etmekte ve o maddelerde düzenlenen tüm suçlara karşılık gelmektedir. Bu itibarla eski TCK zamanında işlenen suçlarla ilgili özellikle suret ve özette sahtecilik suçları yönünden eski TCK hükümlerinin lehe olduğu anlaşılmaktadır.Devam eden davalar yönünden bu husus önem taşıyacaktır.
Old 16-01-2008, 15:36   #7
Av. Hatun Olguner

 
Varsayılan

Yukarıdaki CGK kararı,diploma sahteciliği ile ilgili çok geniş uygulama alanı bulunan bu suç türüne ilişkin,uygulamayı yönlendiren ve geniş oranda tekrar eden daire kararları ile sürmüş,ancak bu uygulamaya ve kabule istisna teşkil eden bazı daire kararları ile,diploma sahteciliği eski TCK m 342 kapsamında cezalandırılmıştır. Genel kabul ve uygulama CGK kararı ile ortaya konan görüşler doğrultusundaydı.

5237 sayılı yeni TCK nun yürürlük sonrası içtihatlarını içeren iki ciltlik bir eserde,bu konuya ilişkin bir içtihada rastladım :

" Yurt dışı yüksek öğretim diplomaları denklik yönetmeliğinin 5.maddesinin a bendi uyarınca yabancı ülkeden verilmiş suça konu diplomanın geçerliliği araştırılıp saptanmadıkça sonuç doğurmayacağı ve YÖK tarafından da bu husus mutaden araştırılarak sanık tarafından Kırgız Devlet Milli Ünv.den alınmış gibi sunulan diplomanın sahteliğinin saptanmış bulunmasına göre ,yüklenen suçun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden mahkumiyet hükmü kurulması..."

11 CD 23.6.2005 2327/3785
------------------------------------------------------
Yukarıda yazılı 11.CD kararı,765 Sayılı TCK uygulamasındaki resmi evrakta sahtecilik suçunun oluşumunun iğfal kabiliyetine bağlı olarak gerçekleşeceğine dair kabul şeklinin,yeni TCK uygulamasında da sürdüğünü göstermektedir. Buna göre,evrakta sahtecilik suçunun oluşması olaysal ve eylemsel olarak iğfal kabiliyetinin bulunmasına ve tesbit edilmesine bağlıdır. Sahteciliğin görevli memurlarca farkedilmiş olması halinde iğfal kabiliyetinin bulunmadığı eylemsel olarak ortaya çıkmış olduğundan,bu hususta iğfal kabiliyeti bulunduğuna dair bilirkişi raporlarına rağmen,Yargıtay"ca,bilirkişi raporunun eylemsel gerçekliğe aykırı görüş içermesi karşısında itibar edilmeyerek eylemsel duruma bağlı olarak iğfal kabiliyetinin bulunmadığının kabulü ile suç unsurlarının oluşmadığına dair görüşü çok sayıda karar ile ortaya konmuştur.Bunun yanında sahtecilik suçlarına ilişkin Yargıtay uygulamalarında,birtakım resmi belgelerin doğruluğunun sunuldukları makamlarca araştırılmasının mutad olup olmadığının da önem arzedeceği,öyle bir araştırma yapılması mutad ise ve araştırma sonucunda sahteliğin anlaşılmış olması veya araştırma yapılsa idi anlaşılabilecek olması hallerinde de iğfal kabiliyetinin bulunmadığı ve buna göre sahtecilik suçunun oluşmayacağını (hukuki sonuç doğurmaya elverişsizliğin ortaya çıkması karşısında)kabul etmek gerekeceği yolundaki yerleşik uygulamanın bu yeni karar ile de sürdüğünü görmekteyiz.
Old 05-02-2008, 23:10   #8
bi1irkisi

 
Varsayılan

merhabalar, yeni bir üye olarak bu konuda bende birşeyler yazmak istiyorum... bahse konu suç oldukça karmaşıktır ve olayın işleniş detaylarına göre farklı kararlar çıkmaktadır... sn duran konuyla ilgili detay vermemiş ve sağlıklı yorum yapmak pek mümkün olmayacaktır ancak diploma olduğunu belirtmiştir satır arasında, diplomanın ne olduğu da önemlidir çünkü yargıtayın bir emsal kararında benzer bir olayda sahte düzenlenmiş diplomanın aslı ile yök'e denklik için başvurulduğunda, yök yönetmeliği gereği denklik istenen diplomaların araştırılması ile ilgili bir madde olduğu için yargıtay hukuki sonuç doğurması mümkün olmadığı gerekçesiyle "beraat yerine hüküm kurulması yasaya aykırı" diyerek yerel mahkeme kararını bozmuştur... bir başka örnekte kişi işyeri açabilmek için daha basit nitelikte bir diplomayı düzenleyip buna bağlı işyeri açma ruhsatı v.s temin etmiş olmakla resmi evrakta sahteciliğin oluştuğu kanısına varıldığı gibi sahtecilikle birlikte haksız menfaat sağladığı gerekçesiyle ayrıca dolandırıcılıktan da mahkum olmuştur... lütfen sahtecilikle ilgili görüş bekleyen arkadaşların konuya ilişkin daha detaylı bilgi vermeleri daha sağlıklı olacaktır düşüncesindeyim... sayın duran size nacizane tavsiyem şu olabilir; resmi evrakta sahtecilikten dava açılmışsa ve dediğiniz gibi onaylı suretler mevcut değilse, fotokopilerin aslına uygun olmadığına dair mutlaka bir itirazda bulunun ki yerel mahkeme aleyhinize sonuçlansa bile temyizde çok işinize yarayacaktır, lakin bir başka emsal kararda fotokopinin aslına uygun olmadığına dair bir itirazın bulunmadığı gözetilerek, hüküm istem gibi onanmıştır.
Old 06-02-2008, 12:23   #9
Av. Abdulselam DURAN

 
Varsayılan

Sayın bi1kisi,
Biraz daha açayım konuyu. Bahsettiğim diploma, lise diploması. Resmî bir kuruma Lise Diplomasının onaylı sureti veriliyor. Ancak Diplomanın aslı ortada yok. Bir süre sonra diploamanın sahte olduğu gerekçesiyle soruşturma başaltılıyor ve kamu davası açılıyor. Soruşturma aşamasında savcılık, diplomanın aslının bulunup bulunmadığı yönünden herhangi bir araştırma yapmamış. Sadece onaylı fotokopisiyle yetiniyor. Yargılama aşamasında biz de "aslının bulunmadığı, sadece onaylı suretin bulunduğu bir belgenin üzerinde iğfal kabiliyetinin tespit edilemeyeceğini, bu nedenle aslının olup olmadığının araştırılmasını, var ise iğfal kabiliyeti bakımından bilirkişi incelemesenin yapılmasını, bulunamaması halinde de (Suret üzerinden iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığı hususunun anlaşılamayacağı gerekçesiyle) beraat kararı verilmesi gerektiğini" talep ettik. Bizim davaya konu olan olay uç bir örnek olmakla birlikte, evrakta sahtecilik suçunda "iğfal kabiliyeti" maddî unsurdur. Fotokopi üzerinden iğfal kabiliyetinin anlaşılamayacağı kuşkusuzdur. Ancak onaylı suret olunca buna dair içtihat bulamadık.
Bu arada yeni bir gelişme de oldu davayla ilgili... Yargılamanın yürütüldüğü Asliye Ceza Mahkemesi, suç tarihinde (2004 Yılı) yürürlükte bulunan 765 Sayılı TCK uyarınca dosyanın Görevsizlikle Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verdi.
Old 06-02-2008, 23:00   #10
bi1irkisi

 
Varsayılan

sayın duran av hatun hanımın sunmuş olduğu son içtihat sizin konunuza benzer, asıl konu kuruma ibraz edilen diplomanın amacına ulaşıp ulaşamadığı ile ilgilidir, diploma muhakkak ki herhangi birşeyi sağlamak için sunulmuş olsa gerek... eğer diplomanın sahteliği sunduğunuz kurumun araştırması sonucu ortaya çıkmışsa başka bir deyişle hukuki bir sonuç doğurmadan farkedilmişse zaten iğfal kabiliyeti yok sayılacaktır... ama hukuki bir sonuca ulaşılıp mesela bir ihbar sonucu araştırmaya gidilip ortaya çıkmışsa ilgili kurum da davaya katılan konumunda olacaktır ve işlemi yapan memurun ifadesi de önem kazancaktır şöyle ki; işlem esnasında bana onaylı sureti ibraz edildi bende buna göre işlem yaparak dosyama örnek olarak fotokopisini alıp aslını iade ettim bile demesi sizi ciddi anlamda zor duruma düşürecektir

noter onaylı suretten bahsedilmesi de sahteciliğin nitelikli hali kapsamına girdiği için değerlendirme yetkisi yüksek dereceli ağır ceza mahkemesinindir onun için görevsizlik kararında anormallik yoktur
Old 12-03-2008, 23:56   #11
hta

 
Varsayılan Evrakta Sahtecilik

Alıntı:
Yazan Av. Abdulselam DURAN
Hatun Hanım, size teşekkürlerimi sunuyorum öncelikle!
Verdiğiniz bilgiler epey aydınlattı ancak sizin de değindiniz gibi, benim bahsettiğim örnek biraz farklı. Bu nedenle konuyu biraz daha açmam gerektiği kanısındayım.
Bahsettiğim evrak da sizin davaya konu olan evrak gibi DİPLOMA. Ancak dosyada diplomanın ne aslı var ne de noter onaylı sureti... Sadece NOTER ONAYLI SURETİNİN FOTOKOPİSİ mevcut. Ben de bahsettiğiniz gibi, onaysız fotokopi ile ilgili İçtihat buldum ama Onaylı Suret veya Onaylı Suret Fotokopisi ile ilgili karar bulamadım. Ayrıca noter onayının inandırıcılık hususunda çok güçlü bir kanaat oluşturacağı yönündeki görüşünüze de katılıyorum. Ama sözkonusu onayın fotokopisi olunca durumun farklı olacağı kanaatindeyim.

Belge her ne sıfat taşırsa taşısın Fotokopi evrakın iğfal kabiliyeti yoktur. Delil niteliği taşımaz ve yargılama konusu olamaz. Şayet olmuşsa dahi yargılama sonucu Beraatin dışında bir şey olmaz. Genelde bu tür durumlarla Yargı heyeti veya Yargıç Davayı zaman aşımına bırakmaktadır.
Old 12-03-2008, 23:59   #12
hta

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av. Abdulselam DURAN
Sayın bi1kisi,
Biraz daha açayım konuyu. Bahsettiğim diploma, lise diploması. Resmî bir kuruma Lise Diplomasının onaylı sureti veriliyor. Ancak Diplomanın aslı ortada yok. Bir süre sonra diploamanın sahte olduğu gerekçesiyle soruşturma başaltılıyor ve kamu davası açılıyor. Soruşturma aşamasında savcılık, diplomanın aslının bulunup bulunmadığı yönünden herhangi bir araştırma yapmamış. Sadece onaylı fotokopisiyle yetiniyor. Yargılama aşamasında biz de "aslının bulunmadığı, sadece onaylı suretin bulunduğu bir belgenin üzerinde iğfal kabiliyetinin tespit edilemeyeceğini, bu nedenle aslının olup olmadığının araştırılmasını, var ise iğfal kabiliyeti bakımından bilirkişi incelemesenin yapılmasını, bulunamaması halinde de (Suret üzerinden iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığı hususunun anlaşılamayacağı gerekçesiyle) beraat kararı verilmesi gerektiğini" talep ettik. Bizim davaya konu olan olay uç bir örnek olmakla birlikte, evrakta sahtecilik suçunda "iğfal kabiliyeti" maddî unsurdur. Fotokopi üzerinden iğfal kabiliyetinin anlaşılamayacağı kuşkusuzdur. Ancak onaylı suret olunca buna dair içtihat bulamadık.
Bu arada yeni bir gelişme de oldu davayla ilgili... Yargılamanın yürütüldüğü Asliye Ceza Mahkemesi, suç tarihinde (2004 Yılı) yürürlükte bulunan 765 Sayılı TCK uyarınca dosyanın Görevsizlikle Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verdi.


Merak ettiğim bir diğer konu ise şu sayın Meslektaşım, Diplomanın sahte olduğunu kanısına nereden varılmış, Ülkemizde böyle bir sorgulama sistemi yok.
Şayet Şikayete tabi ise yani bir 3. şahı şikayet etmişse size faydası dokunacağına inandığım Yargıtay İçtihatlarım mevcut.
Old 13-03-2008, 09:24   #13
Av. Abdulselam DURAN

 
Varsayılan

Sayın meslektaşım!
Diplomanın sahte olduğu konusu, Başbakanlık Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü'ne yazılmış bir ihbar dilekçesi ve Kurum yetkililerinin de savcılığa yaptığı şikâyet neticesinde ortaya çıkıyor. Davanın beraatle sonuçlanması gerektiği konusunda sizinle aynı fikirdeyim. Asliye Ceza Mahkemesi'nin de görevsizlik kararı verip dosyayı Ağır Cezaya göndermesi bende kuşku yarattı. Zira, yargılamanın 4.celsesinde biz fotokopiden iğfal kabiliyetinin anlaşılamayacağını, bu nedene diplomanın aslının araştırılmasını ve ona göre bir karar verilmesini talep ettik. 5.Celsede, diplomanın aslının olmadığı fotokopiyle işlem yapıldığı yönünde bir yazı geldi. Akabinde de Mahkeme görevsizlik kararı verdi.
Kanımca Mahkeme de talebimizin doğru olduğunu zımnen kabul etti ama işin içinden çıkamayacağını düşünerek dosyayı Ağır Cezaya gönderdi.
Old 13-03-2008, 11:03   #14
mertt_onn

 
Varsayılan

herkese selamlar.neden herkes fotokopi hakkında bişeyler bulmaya çalışıyor anlamadım.madem noter onaylı bu diploma o zaman nerede hangi noterde onaylandıgının araştırılıp ona göre hareket edilmesi kanısındayım.noterde kayıtlar vardır herhalde diye düşünüyorum?bu yoldan gitmek daha kısa gibi geldi bana..saygılar
Old 13-03-2008, 19:19   #15
hta

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan mertt_onn
herkese selamlar.neden herkes fotokopi hakkında bişeyler bulmaya çalışıyor anlamadım.madem noter onaylı bu diploma o zaman nerede hangi noterde onaylandıgının araştırılıp ona göre hareket edilmesi kanısındayım.noterde kayıtlar vardır herhalde diye düşünüyorum?bu yoldan gitmek daha kısa gibi geldi bana..saygılar

Sevgili Mert, Davaya konu olan Sahte evrak Noter tastikli bir suretin fotokopisi bu nedenle Fotoki evrakın üzerinde inceleme yapılamayacağı gibi inceleme talebinde dahi bulunulmayacağı hususunda içtihatlar var bu nedenle fotokopi evrakta hiç bir suretle dava konusu olamaz ve araştırmaya gidilemez.
Old 14-03-2008, 08:52   #16
mertt_onn

 
Varsayılan

sayın hta,bende fotokopi üzerinde inceleme yapılsın demiyorum ki,madem noter onaylı bu diploma o halde noterdeki kayıtlara bakılsın diyorum...anlatmak istediğim bu!
Old 14-03-2008, 12:08   #17
hta

 
Varsayılan

Sevgili kardeşim anltamıyorum galiba, Evrak fotokopi ise bu evrak üzerinde incelemeye gidilmez. Senin söylemek istediğin fotokopi evrakın üzerinde noter bilgileri vardır gidilsin incelensin diyorsun doğrumu? haklısın ama C.Savcılığı tahkikatını bitirmişsse ve Tevsii Tahkikat talebi yoksa yani birisi Noterden inceleme yapılmasını istemiyorsa Mahkeme bunu Reesen dikkate almaz. 2. olarakta önemli olan Araştırılsa dahi sonuca ulaşılmaz sanıyorum evrak eski tarihli Noter Ciltbentleri yıllık düzenlenir. Farzedelim ulaşıldı bulundu ve kanıtlandı yineden dosyadaki evrak fotokopi olduğundan kanıt niteliği taşımaz yani Sanık durumu kabul etmez sonuç BERATTİR. Unutmamak lazımki kişi suçu ispat edilene dek Sanık dahi değildir.
Old 17-03-2008, 03:57   #19
bi1irkisi

 
Varsayılan

sayın arkadaşlar olayı bu kadar da basite almayın bence, ben önceki yazımda olayın ciddiyetine biraz değinmiştim buyrun size benzer olayda bir yargıtay ilamı

T.C.
Y A R G I T A Y
6. Ceza Dairesi
Y A R G I T A Y İ L A M I
Esas No :2002/19822
Karar No :2003/8668
Tebliğname :6/2002005578

Sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından sanık Cemal hakkında yapılan duruşma sonunda: sanığın kısmen beraatine kısmen mahkumiyetine ilişkin ANKARA 7.Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18.10.2001 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili ile sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından bozma isteyen 16.10.2002 tarihli tebliğname ile 4.11.2002 tarihinde daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın sahte olarak düzenlediği noter vekaletnamesinin aslı ile bankaya başvurması, banka tarafından vekaletnamenin fotokopisi alınıp aslının sanığa iade edilmesi, dosyada bulunan sahte vekaletname fotokopisinin aslına uygun olmadığına dair bir itirazın bulunmaması ve tüm şekil şartlarını taşıması karşısında sanığın TCK.nun 342/2.maddesi ile cezalandırılması yerine beraatine karar verilmesi,
2-Sanık sahte vekaletnameyi kullanmak suretiyle bankayı dolandırdığından eylemine uyan TCK.nun 503/1.maddesi yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
3-Kabule göre ise;
TCK.nun 504/3.maddesinin uygulanması sırasında hüküm tarihinden sonra sonra yürürlüğe giren 4806 Sayılı Yasa ile TCK.nun 30.maddesinde yapılan değişiklik uyarınca para cezalarında bin liranın artıklarının hesaba katılamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, katılan Türkiye İş Bankası vekili ile sanık Cemal'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 13.11.2003 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Old 15-04-2008, 00:25   #20
hta

 
Varsayılan

Sayın Bilirkişi,

Mevcut Yargıtay İlamınızı inceledim haklı olunan kısımlar olmaklar beraber bir tek yargıtay ilamının geriden gelen bütün örnek davalara yön vermesi beklenemez. yukarıdaki ilamdan sanık aynı zamanda dolandırıcılık fiilini işlemiştir, bu nedenle bu fiilden ötürü cezalandırılması normaldir. Yargıtay Doladırıcılık değil Nitelikli Dolandırıcılık olarak değerlendirmiş ama Evrakta sahtecilikten Beraat vermiştir. İlamda yanlış olan bir husus ise şöyle Fotokopi olan Evrak resmi evrak fotokopisi olsa dahi Resmi evrak niteliği taşıyamaz. Bu nedenle 342/1 den değil 343 ten yargılanması gerekmektedir. Ayrıca bahse konu evrak Banka ya verildiği için yine Özel evrak niteliği taşır yükümlülük asıl belgeyi istemediği için Bankaya aittir. yukarıda saydığım nedenlerden ötürü Nitelikli Dolandırıcılık 504/3 ayrı Resmi- Özel evrakta sahtecilik ayrı ayrı değerlendirilir. HİÇ BİR SURETLE MESLEKİ GÖRÜŞÜM FOTOKOPİ EVRAK DELİL NİTELİĞİ Taşımaz. Ancak, şahitler ve veya iş verenler (diploma için) tarafından yapılacak tanıklık haricinde. Böyle durumlarda beyana göre Mahkemeler Takdiren Cezai işlem uygulayabiliri. Sevgiler
Old 19-05-2008, 21:26   #21
avukatmurat

 
Varsayılan

iyi günler.... üzerinde konuştuğunuz konularla ilgili, farklı olduğunu düşündüğüm bir davayla karşılaştığım için yazışmalarınızı ilgiyle takip ettim... Önemli ölçüde bilgi de edindim.Bu yüzden öncelikle teşekkür ediyorum..
Fakat yine de bazı soru işartlerinden kurtulamadım. Bizim olayımızda araç plakaları ile ilgili bir sahtecilik iddiası sözkonusu..Şöyle ki; müvekkil daha fiyakalı gözüksün diye; internet üzerinden reklam veren ve bu işle iştigal eden bir firmaya araç plakasının farklı karakterlerle yazıldığı bir plaka sipariş ederek aracına takmış. Plakanın numaralarında veya harflerinde herhangi bir değişiklik yok. Sadece yazı karakteri farklı. (Modifiye araç meraklısı gençler arasında oldukça yaygın bu uygulama application plaka olarak adlandırılıyor) Bu plaka üzerinde herhangi bir mühür veyahut resmi bir ibare de bulunmamakta. Müvekkil aracına bu plakayı takarken Trafik Tescilden almış olduğu gerçek plakayı da tedbiren araç bagajında taşımakta. Günün birinde; o an itibariyle görevli olmayan, mesai saati dışında tesadüfen müvekkilin aracının yanından geçmekte olan polis memuru ''araç plakasının sahte olmasından şüphelenmesi'' üzerine tutanak tanzim ederek suç duyurusunda bulunuyor.Savcılık aşamasında ''iğfal kabiliyeti olduğuna'' dair rapor alınarak müvekkil hakkında evrakta sahtecilikten dava açılıyor. Bu bağlamda PLAKANIN RESMİ NİTELİK TAŞIMADIĞI (MÜHÜRSÜZ OLDUĞU) GEREKÇESİYLE SUÇ UNSURUNUN OLUŞMADIĞI İLERİ SÜRÜLEBİLİR Mİ? MÜHÜRSÜZ PLAKANIN ONAYSIZ FOTOKOPİ NİTELİĞİNDE OLDUĞU İDDİA EDİLEBİLİR Mİ? MEMURUN ŞÜPHELENMESİNİN EYLEMSEL OLARAK İĞFAL KABİLİYETİNİN BULUNMADIĞINI ORTAYA KOYDUĞU İDDİA EDİLEBİLR Mİ?
Şimdiye kadar ki bilgileriniz ve bundan sonraki ilgi ve bilgileriniz için şimdiden teşekkürler...
Old 19-05-2008, 22:50   #22
hta

 
Varsayılan Değerli Meslektaşım,

Öncelikle bu detaylı anlatım için teşekkür ederim.

Bahsettiğiniz plaka şekli hiçbir suretle resmi evrakta sahteciliğe girmez ancak idari para cezasına tabi tutalbilirdi ve Emniyet tarafında plaka müsadere edilirdir. Soruşturma aşamasına dahi geçmesi olasılıksız bir konu nasıl oluyorda Kovuşturma aşamasına kadar geliyor buda üzücü tabiki. Araç sahibi kendine ait aracına farklı yazılar ile yazılmış plaka edinmiş burada bir suç unsuru yok. Sadece edindiği plaka Şöförler cemiyeti ve Trafik tarafından mühürlenmemiş. Mühürlü plaka ise bagajda ortada bir sahtecilik yok sahte plaka yok. Zaten asıl plaka ile aynı ruhsat sahibi aynı. racın her hangi bir suça karıştığını düşünelim, yine emniyetin ulaşabileceği yer ve kişi aynı bir yanıltma ve/veya aldatmaca yok. İnsanlar şahsi araçlarına istendiği takdirde gerçeceğni ibraz etmek üzere istedikleri plakayı takabilirler. Türkiyede bu şekilde 100.000 den fazla araç vardır bu dava örnek teşkil ederse mağduriyeti siz düşünün. Bence savunmanızda önemle üzerinde durmanız gereken plakaların ikiz değil orjinal olduğunu savumaktır. Normali ile aynı plaka ve aynı araç buda suç teşkil edecek bir durum bulunmamaktadır. Bahsettiğiniz konu Fotokopi evraktan daha geride bir konudur. Bence Suç yoktur. Kolay gelsin
Old 19-05-2008, 22:58   #23
avukatmurat

 
Varsayılan

ilginiz için teşekkürler.. belirttiğiniz hususları harfi harfine savcılık aşamasında savcıya bizzat izah ettim. Ancak bu meselenin olsa olsa para cezasını gerektiren bir eylem olduğunu anlatamadım. Israrla genel kastın yeterli olduğunu ve kullanılan plakanın gerçek olmayan bir plaka olduğundan bahisle suçun oluştuğunu iddia etti ve davayı açtı Umarım aynı sorunu yargılama aşamasında da yaşamayız... Konuya ilişkin yargıtay kararlarıyla karşılaştınız mı?
Old 23-06-2009, 11:15   #24
CEMOK

 
Varsayılan

olayın bir benzeride benim başımda,açık öğretim lisesi sahte çıkış belgesi noterden tasdik ettiriliyor.Noterlik yasası 96 madde ilgili getirdiği her çeşit kağısın tamamının veya bir kısmının örneğini istiyebilir,yönetmeliğinde 95 maddesine görede ibraz edilen aslının aynıdır.serhi konur ve ilgiliye imzalattırılır.
Şahıs bu suçtan yargılandı ve hükmün ertelenmesine karar verildi,bilikişi incelemesi yapılmadı.Sahte çıkş belgesinin aslı ortada yok.Noter hakkındada Adalet Bakanlığından izin alınarak Ağır Cezada Görevi ihmalden dava açıldı,TCK 257 ortada bir zarar oluşmamış zira optikçilik belgesi almak isterken olay ortaya çıkmış bu konuyla ilgili Yargıtay Kararları veya önerilerinizi paylaşırsanız sevinirim.Saygılarımla
Old 25-06-2009, 08:51   #25
Av. Abdulselam DURAN

 
Varsayılan

Bizim dosyada da Ağır Ceza Mahkemesi, dosyayı bilirkişiye göndermeden mahkûmiyet kararı verdi. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi ama sanırım bilirkişiye gitseydi beraatle sonuçlanabilirdi. Zira bilirkişice inceleme evrakın sadece aslı üzerinde yapılabileceği, evrağın aslı da ortada bulunmadığı için beraat çıkardı.
Hükmün açıklanmasını geri bıraktığı için Temyiz yolu da kapanmış oldu. Bildiğiniz gibi CMK'daki İTİRAZ yolu problemli bir düzenleme... Gerçi bu ayrı bir tartışma konusu ama kararın bir üst merci tarafından incelenmesi önemliydi sanırım...
Old 12-03-2012, 17:55   #26
sevda

 
Varsayılan Fotokopi belge

Merhaba.
müvekkil hakkında, çalıştığı kuruma sunduğu sağlık raporlarının bir kısmı, araştırma sonunda hastane kayıtlarına ulaşılamadığı, kayıt olmadığı için müfettiş soruşturması sonucunda sahtecilik suçlamasıyla suç duyurusunda bulunuluyor ve resmi belgede sahtecilik suçlaması ile dava açılıyor Mahkeme müşteki kurumdan belge asıllarını istediğinde, sahte olduğu söylenen beş adet raporun üç tanesinin aslı kurumda bulunamıyor ve mahkemeye fotokopilerini gönderiyorlar. SSK dan işgöremezlik ödeneği ya da ilaç alınmadığı için, oralarda da belge asılları yok. asılları olan iki sağlık raporuna dayanılarak resmi belgede sahtecilik suçu nedeniyle hüküm kurulur mu, ne dersiniz, teşekkürler.
Old 12-03-2012, 18:20   #27
hta

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan sevda
Merhaba.
müvekkil hakkında, çalıştığı kuruma sunduğu sağlık raporlarının bir kısmı, araştırma sonunda hastane kayıtlarına ulaşılamadığı, kayıt olmadığı için müfettiş soruşturması sonucunda sahtecilik suçlamasıyla suç duyurusunda bulunuluyor ve resmi belgede sahtecilik suçlaması ile dava açılıyor Mahkeme müşteki kurumdan belge asıllarını istediğinde, sahte olduğu söylenen beş adet raporun üç tanesinin aslı kurumda bulunamıyor ve mahkemeye fotokopilerini gönderiyorlar. SSK dan işgöremezlik ödeneği ya da ilaç alınmadığı için, oralarda da belge asılları yok. asılları olan iki sağlık raporuna dayanılarak resmi belgede sahtecilik suçu nedeniyle hüküm kurulur mu, ne dersiniz, teşekkürler.

Sevda Hanım,

Öcelikle eylemin suç oluşturabilmesi için Belgenin iğfal kabiliyetine haiz olması gerekmektedir. Fotokopi Belgeler aslına ulaşılamadıkça asla iğfal kabiliyetine haiz değillerdir, bunlarla alakalı yüzlerce yargıtay içtihadı mevcuttur. Yerel Mahkeme yargılama neticesinde cezaya hükmetse dahi, ki sanmıyorum YARGITAY tarafından dosya bozulur. Anladığım kadarı ile Elde bulunan raporların sadece 2 adedinin aslına ulaşılabilinmiş. Savunmanızı, belgelerin adlatıcılık yeteneği üzerine ve Yargıtay içtihatlarına göre "MUTAT bir incelemede Sahteliği hemen anlaşılabilinen belgelerin sahtecilik yeteneğine sahip olmadığı" hususunda kurmanız yerinde olacaktır.
Old 12-03-2012, 18:27   #28
sevda

 
Varsayılan

Yanıtınız için çok teşekkür ederim. Sözünü ettiğiniz Yargıtay kararlarından gönderirseniz, çok memnun olurum. tekrar teşekkürler.
Old 12-03-2012, 18:48   #29
hta

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan sevda
Yanıtınız için çok teşekkür ederim. Sözünü ettiğiniz Yargıtay kararlarından gönderirseniz, çok memnun olurum. tekrar teşekkürler.

Rica ederim,

Mail adresinizi gönderirseniz sie mail atabilirim.

İyi çalışmalar
Old 16-04-2012, 21:40   #30
müdür20

 
Varsayılan

Merhabalar, ben konuya biraz geç katıldım. Ancak "mutad bir incelemede sahteliği hemen anlaşılabilen evrakların aldatma yeteneğinin bulunmadığına" ilişkin yargıtay içtihatlarına benim de acilen ihtiyacım oldu. Bu tür içtihat bulunduran üyeler paylaşırlarsa sevinirim.
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Resmi evrakta sahtecilik evo09 Meslektaşların Soruları 7 17-03-2008 04:09
resmi evrakta sahtecilik Av.Aylin ARIKAN Meslektaşların Soruları 3 15-06-2007 08:59
Trafik Muayenesi-Resmi Evrakta Sahtecilik Uluc13 Hukuk Soruları Arşivi 12 20-01-2007 16:39
resmi evrakta sahtecilik xxxx Hukuk Soruları Arşivi 4 02-01-2007 19:32
Resmi evrakta sahtecilik taze mezun yalçın Meslektaşların Soruları 4 11-11-2006 14:13


THS Sunucusu bu sayfayı 0,17173100 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.