Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Kıymet takdirinin tebliğ 103 davetiyesi hükmünde olur mu?

Yanıt
Old 18-12-2007, 12:47   #1
Av. Canan Timur

 
Varsayılan Kıymet takdirinin tebliğ 103 davetiyesi hükmünde olur mu?

Değerli meslektaşlarım.
Kıymet takdiri raporunun borçluya tebliğ, 103 davetiyesi anlamında olduğunu hatırlıyorum. Ancak konu ile ilgili Yargıtay kararı bulamıyorum. Konu ile ilgili bilgisi olanların yardımına ihtiyacım var.
Old 18-12-2007, 12:54   #2
ygk1907

 
Varsayılan

sayın canan timur,
öncelikle kıymet takdiri yapılabilmesi için, borçluya 103 davet kağıdı gönderilmiş ve borçlunun hacizden haberdar edilmiş olması gerekir. çünkü kıymet takdiri, haczine itiraz edilmemiş taşınmazlar için mümkün olmaktadır. burada icra müdürünün gözünden kaçmış bir durum söz konusu. buna rağmen kıymet takdiri yapılmasına icra müdürü karar vermişse, haczedilen taşınmazların vasıfları da belirtildiği için kıymet takdirinin 103 davetiyesi yerine geçeceğini düşünüyorum.
Old 18-12-2007, 12:58   #3
Av. Canan Timur

 
Varsayılan

Sayın ygk1907, aynı şeyi söylemek istemiştim de, konu ile ilgili Yargıtay kararına ihtiyacım var. Kendim aramaya devam ediyorum çeşitli kitaplarda. İlginiz için teşekkürler.
Old 18-12-2007, 13:12   #4
Av. Canan Timur

 
Varsayılan

Borçlumun bir başka taşınmazı bir ay kadar önce başka bir dosyadan satıldı. O dosyada, bizim haczimiz de mevcut. Ayrıca kıymet takdiri de kendisine tebliğ edildi ve her hangi bir itirazı olmadı. Aşağıdaki karar da nazara alındığında, borçluya 103 davetiyesi göndermemiş olmam, ihalenin feshine neden olamayacağı düşüncesindeyim.


T.C.
YARGITAY
HUKUK DAİRESİ 12

Esas No.
2004/251
Karar No.
2004/5399
Tarihi
09.03.2004

2004-İCRA VE İFLAS KANUNU ( İİK )/103/82

KIYMET TAKDİRİ
ŞİKAYET SÜRESİ
HACZİN ÖĞRENİLDİĞİ TARİH
YÜZ ÜÇ DAVETİYESİ

ÖZET
BORÇLUYA AİT VE ŞİKAYETE KONU EDİLEN TAŞINMAZIN BORÇLUNUN DA HAZIR BULUNDUĞU TARİHTE KIYMET TAKDİRİNİN YAPILDIĞI GÖRÜLMÜŞ, ADI GEÇENİN BU TARİHTE HACİZDEN HABERDAR OLDUĞU TESPİT EDİLMİŞTİR. ŞİKAYET SÜRESİ HACZİN ÖĞRENİLDİĞİ TARİHTEN İTİBAREN BAŞLATILMALIDIR. SONRADAN 103 DAVETİYESİ GÖNDERİLMESİ SONUCU ETKİLEMEZ. BU DURUMDA BORÇLUNUN 17.4.2003 TARİHLİ ŞİKAYETİ SÜREDEN SONRA OLUP, İSTEMİN SÜREDEN REDDİ YERİNE İŞİN ESASI İNCELENEREK YAZILI ŞEKİLDE HÜKÜM TESİSİ İSABETSİZDİR.

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : İcra Mahkemesinin kararında da açıkça vurgulandığı üzere İİK.nun 82/12. maddesi gereğince haczedilmezlik şikayeti 7 günlük süreye tabidir. Borçluya ait ve şikayete konu edilen taşınmazın borçlunun da hazır bulunduğu 12.4.2002 tarihinde kıymet takdirinin yapıldığı görülmüş, adı geçenin bu tarihte hacizden haberdar olduğu tespit edilmiştir. Şikayet süresi haczin öğrenildiği 12.4.2002 tarihinden itibaren başlatılmalıdır. Sonradan 103 davetiyesi gönderilmesi sonucu etkilemez. Bu durumda borçlunun 17.4.2003 tarihli şikayeti süreden sonra olup, istemin süreden reddi yerine işin esası incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), 09.03.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 18-12-2007, 13:54   #5
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av. Canan Timur
Sayın ygk1907, aynı şeyi söylemek istemiştim de, konu ile ilgili Yargıtay kararına ihtiyacım var. Kendim aramaya devam ediyorum çeşitli kitaplarda. İlginiz için teşekkürler.

Sayın Av.Canan Timur,

Kitaplarda aramak yerine kütüphanede aramayı tercih edip THS'de arasaydınız, daha az yorulurdunuz. Forum İçi Arama butonunu tıklayıp; kavram olarak 'kıymet takdiri' yazdım aşağıdaki forum çıktı. Daha ilginci ise, sizin yukarıda sunduğunuz kararı da sunmuşum.

http://www.turkhukuksitesi.com/showt...FDymet+takdiri

THS sizin gibi değerli üyelerimiz sayesinde kütüphanenin ötesinde 'Hukuk Hazinesi' olmuştur.

Saygılarımla
Old 18-12-2007, 14:09   #6
Av. Canan Timur

 
Varsayılan

Sayın Suat Ergün, ilginiz için teşekkürler. Forumları taradım, ancak tam olarak istediğim gibi ve icra müdürünün tartışmadan kabul edeceği bir karar bulamadım. Biliyorsunuz, onlara anlatmak bir dert. Benim sunduğum kararın aynısını sizin sunduğunuz forumda daha sonra okudum. İyi çalışmalar.
Old 18-12-2007, 14:28   #7
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
12. HUKUK DAİRESİ
E. 2004/17013
K. 2004/21500
T. 11.10.2004
• 103 DAVETİYESİNİN TEBLİĞİ ( Hacizden Haricen Haberdar Olmuş Olsa Bile Borçlunun Hacizle İlgili Şikayetlerinde Sürenin Tebligatla Başlayacağı - Meskeniyet Şikayeti )
• HACİZDEN HARİCEN HABERDAR OLAN BORÇLU ( 103 Davetiyesi Muttali Olma Tarihinden Sonra Tebliğ Edilse Bile Hacze Karşı Şikayet Süresinin Tebligatla Başlayacağı - Meskeniyet Şikayeti )
• BORÇLUNUN YOKLUĞUNDA YAPILAN HACİZ ( Borçlunun Hacze Haricen Muttali Olması - Sonradan 103 Davetiyesi Tebliğ Edilirse Hacze Karşı Şikayetlerde Sürenin Tebligat Tarihinden Başlatılacağı )
• ŞİKAYET SÜRESİNİN BAŞLANGICI ( 103 Davetiyesinin Tebliğinden Önce Borçlunun Hacze Muttali Olmuş Olması - Meskeniyet Şikayetinde Sürenin Haricen Öğrenme Tarihinden Değil Tebligat Tarihinden Başlatılacağı )
• MESKENİYET ŞİKAYETİNDE ŞİKAYET SÜRESİNİN BAŞLANGICI ( Borçlunun Yokluğunda Yapılan Hacze Haricen Muttali Olan Borçluya Daha Sonra 103 Davetiyesi Tebliğ Edilmişse Şikayet Süresinin Ittıla Tarihinden Değil Tebliğ Tarihinden Başlayacağı )
2004/m.82/12,103
ÖZET : Kural olarak haciz sırasında bulunmayan borçlunun hacizden haberdar edilmesi gerekir. Haciz davetiyesinin tebliğ edilmediği durumlarda hacze muttali olan borçlunun hacizle ilgili şikayetlerinde süre, muttali olunan tarihe göre belirlenmelidir. Ancak, hacze haricen muttali olunsa dahi bilahare takip dosyasında borçlulara ( 103 ) haciz varakası tebliği halinde anılan maddedeki hakları kullanma açısından borçluya alacaklı tarafından yeni bir hak bahşedildiğinin kabulü gerekir. Hal böyle olunca; somut olayda da gözlendiği gibi bir başka dosyada tapu kayıtlarının okunması sırasında borçluların taşınmazları üzerine konulan hacze muttali olmaları, ( 103 ) haciz varakasının tebliğ edilmesi karşısında sonuca etkili olmaz. İcra mahkemesince taşınmaz üzerindeki ipoteğin borçluların murisleri tarafından verildiği nazara alınarak ( borçluların hakkını etkilemeyeceğinden ) mirasçı borçluların meskeniyet şikayetinin esasının incelenmesi gerekeceğinden mahkeme kararının bozulması sonucuna gidilmiştir.

DAVA : Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Kural olarak haciz sırasında bulunmayan borçlunun İİK'nun 103. maddesi gereğince hacizden haberdar edilmesi gereklidir. Ne var ki, uygulamada sıkça görüldüğü üzere ( 103 ) haciz davetiyesinin tebliğ edilmediği ahvalde hacze muttali olan borçlunun hacizle ilgili İcra mahkemesine yapacağı başvurunun süresinde olup olmadığı, muttali olunan bu tarihe göre tespit edilir. Ancak, hacze haricen muttali olunsa dahi bilahare takip dosyasında borçlulara ( 103 ) haciz varakası tebliği halinde anılan maddedeki hakları kullanma açısından borçluya alacaklı tarafından yeni bir hak bahşedildiğinin kabulü gerekir. Hal böyle olunca; somut olayda da gözlendiği gibi bir başka dosyada tapu kayıtlarının okunması sırasında borçluların taşınmazları üzerine konulan hacze muttali olmaları, ( 103 ) haciz varakasının tebliğ edilmesi karşısında sonuca etkili olmaz. İcra mahkemesince taşınmaz üzerindeki ipoteğin borçluların murisleri tarafından verildiği nazara alınarak ( borçluların hakkını etkilemeyeceğinden ) mirasçı borçluların meskeniyet şikayetinin esasının incelenmesi gerekeceğinden mahkeme kararının bozulması sonucuna gidilmiştir.

SONUÇ : Borçlular vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK. 428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), 11.10.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
gayrımenkullerde kıymet takdirinin geçerlilik süresi akgnc Meslektaşların Soruları 9 23-01-2013 14:38
Trafik ceza tutanağını imza etmeme halinde tebliğ tarihi ne olur? ares139 Meslektaşların Soruları 21 06-06-2010 17:32
103 davetiyesi gerekir mi? av.sgenc Meslektaşların Soruları 12 13-05-2009 12:46
103-davetiyesi-görevi ihmal seyitsonmez Meslektaşların Soruları 7 24-12-2008 12:54
Vekile Tebliğ Hangi Durumlarda Geçerli Olur stj.Ercan KILIÇ Meslektaşların Soruları 2 27-08-2007 17:41


THS Sunucusu bu sayfayı 0,08923602 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.