Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Menfi Tespit- İstirdat Davası

Yanıt
Old 20-11-2007, 12:41   #1
ad-hoc

 
Önemli Menfi Tespit- İstirdat Davası

A ile B arasında yapılan sözleşme uyarınca, A, B'ye karşı ilgili yükümlülüğü, B de A'ya karşı ödeme yükümlülüğü altına giriyor. B, ödemelere karşılık A'ya yaklaşık 150 adet münferit kambiyo senedi veriyor ve senet tarih ve bedelleri sözleşmeye derc olunuyor. B akdin inikadını müteakip aylarda vadeleri geldikçe senetlerin bedelini ödüyor fakat A üzerine düşen yükümü yerine getirmediğinden bir süre sonra ödememe kararı alıyor. Bu sırada A, senetleri üçüncü kişilere ciro ediyor ve B, protesto ve icra takibi konusu kimi senetleri cirantalara ödüyor, sonrakiler için ise tedbir talepli menfi tespit davası ikame ediyor, tedbir talebi kabul ediliyor . Buraya kadar ki süreç alışılagelen uyuşmazlık türlerinden, şimdi fikrinize danışmak istediğim bir kaç husus olacak:
1. B'nin A'ya ödemiş olduğu toplam 25 senet bulunmaktadır.
2. Yine B'nin cirantalara ödemiş olduğu 12 senet bulunmaktadır.
3. Diğer senetlerin ise menfi tespit davası kapsamında alınan ihtiyati tedbir kararı uyarınca takip konusu yapılamayacağı karar bağlanmıştır.

Bu durumda;
  • B, A'ya ve cirantlara karşı, ödemiş olduğu toplam 37 senet bedeli için istirdat davası açabilir mi? ( İstirdat davası açmanın şartı, borçlu olunmayan bir paranın cebri icra tehdidi altında ödenmek zorunda olunması, yasa ve doktrin gereği iken A bakımından istirdat davasının bu şartları taşımamasından red olasılığı nedir? Cirantaların sadece senet ihbarnamesi veya protesto düzenlemesi paranın cebri icra tehdidi altında ödenmesi durumunu yaratır mı? Aksi halde B'nin A'ya karşı açacağı davanın türü ( sebepsiz zenginleşme, alacak, tavsiyeniz ? ) ne olmalıdır? Bu davaların cirantalara karşı açılacak istirdat davası ile birleştirilmesi mümkün müdür? Zira cirantalara karşı açılacak istirdat davasında A'ya da husumet yöneltilmesi gerekmekte midir?)
  • B, almış olduğu ihtiyati tedbir kararına rağmen menfi tespit davası boyunca senetler için işleyen faiz, senetlerin ciro edilmesi halinde cirantların kötüniyetinin ispatının zor olması ve olası yüzde kırk tazminattan çekindiği için, senet bedellerini ihtiyati tedbire rağmen ödemesi halinde dava istirdat davasına dönüşür mü? ( İstirdat davasının cebri icra tehdidi altında ödeme koşulunu aramasından ve menfi tespitin istirdata dönüşmesi şartları içinde borçlunun tedbir kararını alamamasından ötürü ödemek durumunda kalmasına ilişkin düzenlemelere atfen ) Senetlere müteallik faizin işlemesini durdurma yolu mümkün müdür?
Saygılarımla,
Old 20-11-2007, 18:53   #3
sailor1981

 
Varsayılan

Sorunuz çok uzun ve kapsamlı ancak anladıgım kadarı ile yazayım..
Öncelıkle B tarafından A ya karşı verilen vadesi gelmemeiş snetler için borşçlu olmadığınzın tespiti davası açabılırsınız ancak bu davada alacağınız tedbir kararını senetlerin ciro edilmesi halinde 3 kişilere uygulayamayacağınız kesin.Bu durumda 3 kişilere (ciranta) karşı da dava açıp iki davanın birleştirilmesi talep edilebilir...ancak 3 kişler açısından bu davaları kazanmanız neredeyse ımkansın zira tek şart kötü niyetli iktisap yani borçlunun zararına bilerek senedi devir almak bu sebeple bence işiniz zor...Cirantalara karşı bu davaları kazanmanız çok zor...
Yapılacak şey açacağınız bu davada dava sırasında senet bedellerının ödenmesi halinde A dan istirdatını talep etmek ..
Gelelım vadesi geçmiş ve gününde ihtirazi kayıt düşülmeden ödenen senetler için...Benim kanım bu senetler için normal süresi içinde alacak davası ikame etmek zira ortada şartları mevcut biz sözleşme var ifa edilmemiş ödemelere karşı mal teslimi ispatı davalıya ait olacaktır...(senetlerin mal satımı için imzalandığı bu sözleşme ile ispatlanır kanaatındeyım malen kaydı olmaması önemlı degıl gıbı)
Old 20-11-2007, 19:46   #4
ad-hoc

 
Varsayılan

Senetlerde malen kaydı mevcut olmakla birlikte, düzenlenme sebeplerini ihtiva etmemekte fakat sözleşme metninden ilgili senetlerle ödeme yapılacağı ( tarih, miktar ) anlaşılmakta.
Old 20-11-2007, 20:23   #5
Av. Muzaffer ERDOĞAN

 
Varsayılan Menfi Tespit- İstirdat Davası

Olayı uzunca anlatmışsınız ama temel bazı noktalarda eksik var gibime geldi.

Ben sizin yerinizde olsam öncelikle BK. 106-108 temerrüt, özellikle borçlunun temerrüdü hükümlerini düşünürdüm.

Bu durumda akdin ifasını veya akdin feshi ile mahrum kalınan müspet ve menfi zarar istemlerinizi ileri sürme hakkınız var.

Buradaki ödemelerin geri işstenmesi de istirdat davasıdır. Ama bu dava İİK 72 de düzenenleneden farklı bir istirdat davasıdır.

Saygılar
Old 20-11-2007, 21:41   #6
Av. Bülent Sabri Akpunar

 
Varsayılan

Sayın Ad-Hoc,

Sorunuz oldukça kapsamlı, bu nedenle yanıtımı biraz uzun tutmak istedim. Malumunuz olduğu üzere emre muharrer bono soyut borç ikrarı içerir ve kayıtsız şartsız niteliktedir.Ama bono soyut borç içerse de, temel bir düzenlenme nedenine (asıl ilişki) dayanır . Bono, yazılı olduğundan, bonodan kaynaklanan bir hakkın yokluğunu iddia eden tarafın (MK.6, davacı; HMUK 287 vd. senete karşı senet)bonodaki asıl ilişkiyi yazılı belge ile ispatlaması gerekir.

Taraflar arasında karşılıklı borçları havi bir sözleşme bulunmaktadır.(A) vereceği hizmet / mal karşılığında (B)'den bedel alacaklısıdır.Taraflar işbu bedelin karşılığı olmak üzere (temel ilişki) kambiyo anlaşması oluşturmuşlar ve işbu karşı edimi (bedel) farklı vade ve tarihli bonolar düzenlemek suretiyle senetleştirmişlerdir.BK 114/2'ye göre varolan bir borç için kambiyo senedi tanzimi, borcun yenilenmesi (tecdit) anlamına gelmez.Bir diğer deyişle, esas ilişkideki borç için senet düzenlenmiş olması asıl ilişkideki borcu düşürmez; daha da önemlisi bonodaki soyut borç ikrarı yeni bir borç sayılmaz(hakların yarışması).Hakların yarışması halinde alacaklı taraf tahsil için istediği hakka dayanmakta muhayerdir, ne var ki tahsilde tekerrür hukukça korunmaz.

Temel ilişkinin bulunduğu sözleşmeye de her bono vade ve bedelleri ayrı ayrı dercedilmek suretiyle taraflar bonoların ihdas nedenini yazılı olarak ortaya koymuşlardır.Senete karşı senet kuralına göre davacı açacağı "senetlerin bedelsizliği" davasında işbu sözleşmeyi "yazılı belge" olarak kullanabilecektir.Senetlerin bedelsiz olup olmadığı da sözleşmedeki hak ve yükümlülüklerin yargılama çerçevesinde tespiti ile ortaya çıkacaktır.

BK. m. 81'e göre karşılıklı borçları içeren bir sözleşmenin yerine getirilmesini isteyen taraf, sözleşmenin gereklerine ya da niteliğine göre bir vadeden yararlanma hakkı olmadıkça, kendi borcunu ödemiş ya da ödemeyi önermiş olması gerekir.(ödemezlik).

Bonoda yazılı borcun ifasını isteyen alacaklının her şeyden önce kendi borcunu yerine getirmiş veya teklif etmiş olması gerekir.Ayrıca borçlu davacı sözleşmeyifeshetmediğinden senetlerin iptalinin isteyemez , ancak ödemezlik define dayanarak bono bedelini ödemekten kaçınmak hakkına sahip olduğu gibi bono bedeli haksız olarak tahsil edilmiş olduğu oranda bunun istirdatı talebe hakkı vardır(13 HD, 6129 E. 6615 K.24.12.1986 T)

Menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükü davacı borçludadır.Senetlerde "malen" kaydı bulunuyorsa, bu soyut borç mal teslimi için düzenlenmiş anlamına gelir ve taraflardan biri bu kaydı talil etmedikçe ispat yükü borçluya düşmektedir.Borçlu alıcı, işbu karinenin aksini kanıtlamalıdır.

Cebri icra tehdidi olmadan ödenen senet bedelleri konusunda keşideciye karşı sebepsiz zenginleşmeden dolayı, cebri icra tehdidi altında ödenenlerde ise süresi içinde istirdat davası açılmalıdır.Menfi tespit davasında senetler konusunda tedbir alınmaması veya alınan tedbirin kaldırılması nedeniyle borcun ödenmiş olması halinde menfi tespit davası otomatikman istirdat davasına dönüşecektir.Cirantaların iadeyle sorumlu olmaları ve aleyhlerine menfi tespit veya istirdat davası açılabilmesi için bonoyu borçlunun zararına kötüniyetle iktisap etmiş olmaları gerekldir.Ayrıca yalnızca lehdar (A) aleyhine açılan menfi tespit davasında alınan "tedbir" kararı davada taraf olmayan cirantaların elindeki senetler açısından geçerli değildir.
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
İcra Takibi - Yetkili İcra Dairesi- Menfi Tespit ve İstirdat Davası av.sinem Meslektaşların Soruları 5 21-11-2012 14:48
menfi tespit davası av.asen öznur Meslektaşların Soruları 12 02-03-2009 09:49
Menfi Tespit Davasının İstirdat Davasına Dönüşme(me)si- Tespit İlamının İnfazı Av.Adnan Koray Meslektaşların Soruları 9 14-10-2007 16:08


THS Sunucusu bu sayfayı 0,08189011 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.