Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

idari para cezasında zamanaşımı

Yanıt
Old 06-09-2007, 16:22   #1
nihanbil

 
Varsayılan idari para cezasında zamanaşımı

Merhabalar,
Müvekkilim şirkete SSK ile ilgili olarak 1998 - 1999 dönemi için 2000 yılında idari para cezası gönderilmiş, Kendisi süresinde itiraz etmiş sonra da bir daha bu konuda kendisine herhangi bir bildirim yapılmamış. SSK' dan borçsuzdur yazısı almak istediğinde karşısına bu ceza çıkmış. itiraz etmiş olduğunu söylediğinde itirazının komisyonca reddedildiğini öğreniyor. Ne var ki komisyonun red kararı kendisine tebliğ edilmiş değil. Tesadüfen şimdi öğreniyor.
1- Bu durumda zamanaşımı süresi nedir? 140. maddede yazılı olan zamanaşımı tebliğ edilemeyen idari para cezalarıyla ilgili. Burda tebliğ var. Cezaya itirazın reddine dair komisyon kararı tebliğ edilmemiş. 2000 yılının idari para cezasını hiçbir işleme sokmadan kaç yıl elinde tutabilir idare.
2- idare mahkemesinde cezanın iptali için 30 gün içinde dava açmak gerekir kanaatindeyim. Neticede komisyonun red kararını yeni öğrendim. Ne dersiniz? bu arada yürütmeyi durdurma alabilirmiyim?
Old 06-09-2007, 16:37   #2
Sinerji Hukuk Yazılımları

 
Varsayılan

5326 sayılı Kabahatler Kanunu m. 21:

Yerine getirme zamanaşımı

MADDE 21 - (1) Yerine getirme zamanaşımının dolması halinde idari para cezasına veya mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin karar artık yerine getirilemez.

(2) Yerine getirme zamanaşımı süresi;

a) Ellibin Türk Lirası veya daha fazla idari para cezasına karar verilmesi halinde yedi,

b) Yirmibin Türk Lirası veya daha fazla idari para cezasına karar verilmesi halinde beş,

c) Onbin Türk Lirası veya daha fazla idari para cezasına karar verilmesi halinde dört,

d) Onbin Türk Lirasından az idari para cezasına karar verilmesi halinde üç,

Yıldır.

(3) Mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin zamanaşımı süresi on yıldır.

(4) Zamanaşımı süresi, kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren işlemeye başlar.

(5) Kanun hükmü gereği olarak idari yaptırımın yerine getirilmesine başlanamaması veya yerine getirilememesi halinde zamanaşımı işlemez.
Old 06-09-2007, 23:31   #3
Av.Elvan Akkaya

 
Varsayılan

benim de aynı nitelikte, bu aralar üzerinde araştırma yaptığım bir davam var.

2002-2004 yılları arası işçilerin SSK'ya ödenmeyen prim borçları. borç faizle birlikte 45.000 YTL

(kollektif şirket ortaklarından birinin avukatıyım. o dönemde ortak şirketten ayrılmış ancak fesih 2003 de gerçekleştiğinden resmiyette o dönemin ortaklarından görünüyor ve haliyle borçlu olarak tebligat yapılıyor.)

önce kuruma itiraz edilmesi gerektiğini, komisyonun red kararının tebliğinden itibaren (eskiden olduğu gibi) Kabahatler Kanunu çerçevesinde idari para cezasına karşı Sulh Ceza Mahkemesine itiraz edildiğini öğrendim.Çünkü bir ara Sulh Ceza Mahkemeleri bu konularda görevsizlik kararı veriyormuş ve İdari Mahkemelerde dava açmak gerekiyormuş.
Ancak son değişiklikle eskisi gibi Sulh Ceza'da dava açılıyor.

yine de bunları tam olarak araştırmadım.umarım bir fikir verir...
bilgi ve tecrübe sahibi arkadaşların cevaplarını ben de bekliyorum
Old 07-09-2007, 05:59   #4
Muhsin KOÇAK

 
Varsayılan

Merhabalar
506 sayılı Kanunun 80'nci maddesinde 3917 sayıl Kanunla yapılan değişiklik uyarınca, Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Kanun hükümleri uygulanmıştır ( 8.12.1993-24.6.2004yılları arası ) 3917 sayılı Kanunla yapılan bu değişiklik aynı Kanunun 8. maddesi hükmüne göre 8.12.1993 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu durumda, zamanaşımı süresi bakımından; 3917 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 8.12.1993 tarihinden önceye ilişkin prim ve gecikme zamları yönünden, Sosyal Sigortalar Kurumunun alacak hakkı, Borçlar Kanunu madde 125'de öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. zamanaşımının başlangıç tarihi ise yine Borçlar Kanunu'nun 128. maddesi gereğince alacağın muaccel olduğu tarihtir ve zamanaşımının kesilmesi ve durdurulmasına ilişkin Borçlar Kanununun 132. ve ardından gelen maddeleri de burada aynen geçerlidir. 3917 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 8.12.1993 tarihi ve bundan sonraya ilişkin prim ve gecikme zamları yönünden ise; 6183 sayılı Kanunun zamanaşımına ilişkin 102. ve ardından gelen maddeleri geçerlidir. Bu yönde 102. madde hükmüne göre zamanaşımı süresi 5 yıl olup, zamanaşımı süresinin başlangıcı ise alacağın vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden yılbaşıdır.
24.6.2004 Tarih ve 5198 sayılı kanunun 11 maddesi ile 506 sayılı kanunun 80’inci maddesine eklenen hükümle anılan Kurum alacakları hakkında 6183 sayılı kanunun 51,102 ve 106 madde hükümleri hariç olmak üzere kurum alacakları hakkında hüküm ifade edeceği hüküm altına alınmakla zaman aşımı süresini 5 yıldan genel hükümler gereği olan BK 125 ve 128 madde hükümleri uygulamasına geri dönülmüştür. Bu düzenleme ile 24.6.2004 tarihinden itibaren tahakkuk edecek kurum alacakları için zamanaşımı süresi 10 yıl olarak dikkate alınacaktır.
İTİRAZ MERCİİ YÖNÜNDEN
20.05.2007 tarihli, 26527 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5655 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun ikinci maddesi ile 506 sayılı Kanunun 140 ıncı maddesinin dördüncü fıkrasında yapılan değişiklik uyarınca, 506 sayılı Kanunda öngörülen yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere uygulanacak idari para cezalarına karşı önceden olduğu gibi, tebligatın alındığı günü takip eden günden başlanarak 15 gün içinde ilgili Sigorta İl/Sigorta Müdürlüklerine itiraz edilebilecek ve bu itirazlar, kurum İtiraz Komisyonu tarafından değerlendirilerek alınacak komisyon kararları, 7201 sayılı Tebligat Kanununa göre ilgililere tebliğ edilecektir.
kurum İtiraz Komisyonu tarafından itirazı reddedilenler, itirazın reddine ilişkin komisyon kararlarının kendilerine tebliğ edildiği tarihi takip eden otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurabileceklerdir.
Yine 506 sayılı Kanunun 140 ıncı maddesinin beşinci fıkrasında, “Fiilin işlendiği tarihten itibaren beş yıl içinde tebliğ edilemeyen idari para cezaları zamanaşımına uğrar.” hükmü yer almaktadır.
Kanunda geçen “fiilin işlendiği tarih” ifadesinden kasıt, idari para cezasına konu olan suçun işlendiği tarihtir. Başka bir ifade ile, 506 sayılı Kanunda öngörülen yükümlülüklerini yerine getirmeyenler, idari para cezasına mesnet teşkil eden fiili, söz konusu yükümlüklerini yerine getirmeleri gereken sürenin son günü itibariyle işlemiş sayılmaktadırlar.


iyi çalışmalar diliyorum
Old 30-05-2009, 21:03   #5
Av.MyG

 
Varsayılan Sayın ararat;

sizin makaleniz ve araştırmalarım doğrultusunda sosyal güvenlik kurumuna ödeme emrinin iptali ve menfi tespit davası açtım. davalı vekili; kurumumuz alacakları zaman aşımı yönünden 6183 sayılı kanuna tabi olmayıp 5510 sayılı kanun hükümlerine tabidir ve bu doğrultuda zaman aşımı 10 yıldır demektedir. ben bu iddiayı destekler bir bilgi bulamadım ama yine de karşımdaki avukat çok deneyimli ve ben de yeni bir avukat olduğumdan dolayı içim rahat etmedi.
Old 30-05-2009, 22:37   #6
Muhsin KOÇAK

 
Varsayılan

24.6.2004 tarihinden itibaren tahakkuk edecek kurum alacakları için zamanaşımı süresi 10 yıl dır. kurum alacağı bu tarihten önceki dönemlere ilişkin ise 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Karşınızdaki avukatın çok deneyimli olması bir şey ifade etmez. sizin dayanağınız makalede atıf yapılan kanun hükümleridir.
Old 30-05-2009, 22:47   #7
Muhsin KOÇAK

 
Varsayılan

5510 sayılı kanunu 88 maddesinde ".....Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç, diğer maddeleri uygulanır......" şeklinde düzenlenen hükümle kurum alacakları 6183 sayılı kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilir. Dolayısıyla 6183 sayılı kanununda düzenlenen zamanaşımı süreleri kurum alacakları için geçerli olup olmama hususu ise daha önce de belirttiğim üzere, " ...3917 sayılı Kanunla yapılan bu değişiklik aynı Kanunun 8. maddesi hükmüne göre 8.12.1993 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu durumda, zamanaşımı süresi bakımından; 3917 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 8.12.1993 tarihinden önceye ilişkin prim ve gecikme zamları yönünden, Sosyal Sigortalar Kurumunun alacak hakkı, Borçlar Kanunu madde 125'de öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. zamanaşımının başlangıç tarihi ise yine Borçlar Kanunu'nun 128. maddesi gereğince alacağın muaccel olduğu tarihtir ve zamanaşımının kesilmesi ve durdurulmasına ilişkin Borçlar Kanununun 132. ve ardından gelen maddeleri de burada aynen geçerlidir. 3917 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 8.12.1993 tarihi ve bundan sonraya ilişkin prim ve gecikme zamları yönünden ise; 6183 sayılı Kanunun zamanaşımına ilişkin 102. ve ardından gelen maddeleri geçerlidir. Bu yönde 102. madde hükmüne göre zamanaşımı süresi 5 yıl olup, zamanaşımı süresinin başlangıcı ise alacağın vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden yılbaşıdır.
24.6.2004 Tarih ve 5198 sayılı kanunun 11 maddesi ile 506 sayılı kanunun 80’inci maddesine eklenen hükümle anılan Kurum alacakları hakkında 6183 sayılı kanunun 51,102 ve 106 madde hükümleri hariç olmak üzere kurum alacakları hakkında hüküm ifade edeceği hüküm altına alınmakla zaman aşımı süresini 5 yıldan genel hükümler gereği olan BK 125 ve 128 madde hükümleri uygulamasına geri dönülmüştür. Bu düzenleme ile 24.6.2004 tarihinden itibaren tahakkuk edecek kurum alacakları için zamanaşımı süresi 10 yıl olarak dikkate alınacaktır...." 5510 sayılı kanunun uygulanmaya başlnma tarihi itibari ile de 88 maddesinde düzenlenen hükümle kurum alacakları hakkında 6183 sayılı kanunun 51i106 ve 106 maddeleri hariç olmak üzere diğre hükümleri uygulanacaktır.
6183 sayılı kanunun
" MADDE 51 -
(5035 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle değişen madde; Yürürlük:02.01.2004) Amme alacağının ödeme müddeti içinde ödenmeyen kısmına vadenin bitim tarihinden itibaren her ay için ayrı ayrı % 4 (2006/10302 sayılı B.K.K. ile %2,5) oranında gecikme zammı tatbik olunur. Ay kesirlerine isabet eden gecikme zammı günlük olarak hesap edilir.
Gecikme zammı bir Yeni Türk Lirasından az olamaz.
Gecikme zammı; 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre uygulanan vergi ziyaı cezalarında bu madde uyarınca belirlenen oranda, mahkemeler tarafından verilen ve ceza mahiyetinde olan amme alacaklarında ise bu oranın yarısı ölçüsünde uygulanır. Bunların dışındaki ceza mahiyetinde olan amme alacaklarına gecikme zammı tatbik edilmez.
Bakanlar Kurulu, gecikme zammı oranlarını aylar itibarıyla topluca veya her ay için ayrı ayrı, yüzde onuna kadar indirmeye, gecikme zammı oranı ile gecikme zammı asgari tutarını iki katına kadar artırmaya, ayrıca gecikme zammı oranını aylar itibarıyla farklı olarak belirlemeye ve gecikme zammını bileşik faiz usulüyle aylık, üç aylık, altı aylık veya yıllık olarak hesaplatmaya yetkilidir."
MADDE 102- Amme alacağı, vadesinin rasladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Para cezalarına ait hususi kanunlardaki zamanaşımı hükümleri mahfuzdur. Zamanaşımından sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabul olunur.
MADDE 106- (4108 sayılı Kanunun 15'inci maddesiyle değişen fıkra) Yapılacak takip sonunda tahsili imkânsız veya tahsili için yapılacak giderlerin alacaktan fazla bulunduğu (5838 sayılı Kanunun 32/11-a maddesiyle değişen ibare. Yürürlük:28.02.2009) anlaşılan ve 213 sayılı Kanun kapsamına giren amme alacaklarında 10 Türk Lirasına (10 Türk Lirası dahil), diğer amme alacaklarında 20 Türk Lirasına (20 Türk Lirası dahil) kadar (*) amme alacakları amme idarelerince terkin yetkisini haiz olanlar tarafından tahsil zamanaşımı süresi beklenilmeksizin terkin olunabilir. (5838 sayılı Kanunun 32/11-a maddesiyle değişen ibare. Yürürlük:28.02.2009) Bakanlar Kurulu, bu tutarları topluca veya ayrı ayrı on katına (**) kadar artırmaya yetkilidir.(***)
(3505 sayılı Kanunun 25'inci maddesiyle eklenen fıkra) Maliye ve Gümrük Bakanı, yukarıdaki fıkra hükmüne göre terkin edilecek amme alacağının miktarını belirlemeye yetkilidir.
Terkin selahiyetini haiz olanlar bu selahiyetlerin tamamını veya bir kısmını mahalli makamlara bırakabilirler.




Gerek 24.6.2004 Tarih ve 5198 sayılı kanunun 11 maddesi ile 506 sayılı kanunun 80’inci maddesine eklenen hüküm ve gerek 5510 sayılı kanunun uygulanma tarihi itibari ile kurum alacaklarının zamanaşımı bakımından 6183 sayılı kanunun zamanaşımı hükmünün düzenlendiği 102 maddesinden ayrılmış olup BK 125 Md.de düzenlenen 10 yıllık zamanaşımına tabi tutulmuştur.



Özet olarak Kurum alacakları 8.12.1993-24.6.2004 Tarihleri arasına isabet eden süreçte 5 yıllık zamanaşımına tabidir. 24.6.204 tarihinden sonraki dönemlere ilişkin zamanaşımı ise 10 yıldır.
Kurum alacağının hangi döneme ilişkin olduğunu belirtmediğinizden genel bir yorum yapmak zorunda kaldım
selamlar iyi çalışmalar





Old 30-05-2009, 22:52   #8
Av.MyG

 
Varsayılan

çok teşekkür ederim sayın ararat. aklım takılmıştı herşeye rağmen. içim rahatladı...iyi çalışmalar
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
gürültü nedeniyle idari para cezası Av. Esra Elif Şener Meslektaşların Soruları 27 28-12-2009 08:50
idari para cezasında ödeme emri. avmeralarslan Meslektaşların Soruları 3 04-03-2009 09:40
TRT'nin bandrolsüz satış nedeniyle verdiği para cezası idari para cezası mıdır ? Selahattin Meslektaşların Soruları 20 16-01-2008 14:23
Eksik Gün Bildirimi ve idari para cezası Fatma KAPUÇAM Meslektaşların Soruları 6 12-06-2007 16:47
S.S.K. idari para cezaları gogolos Meslektaşların Soruları 14 28-05-2007 16:22


THS Sunucusu bu sayfayı 0,13310909 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.