Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Anket Sonucu: Eşlerden biri boşanmak istemediğinde, hakimin süre vermesi gerekli mi?
gerekli 14 58,33%
gerekli değil 10 41,67%
Oy Verenler: 24. Bu ankette oy kullanamazsınız. (Anket no : 38)

Boşanmak İstemeyen Eşin durumu

Yanıt
Old 29-08-2002, 10:57   #1
miracle

 
Mutsuz Boşanmak İstemeyen Eşin durumu

Merhaba Sevgili hukukçu dostlar,

benim sorum şu: Yeni Medeni Yasaya göre boşanmak istemeyen eşin durumu ne olacak? Yakın çevremde bunun bir örneğini yaşamaktayız. Hukukçu olduğum için kişileri yönlendirmem gerekli.Ancak ben bu konularda detaylı bilgiye sahip değilim. Karşı taraf henüz dava açmadı ama açacağını bildirdi. Dava açıldıktan sonra zaten bir avukat arkadaş görevlendirilecek. Ama ben şu anki mevcut durumu sizlerle paylaşmak ve yakınımın izleyeceği yol konusunda fikirlerinizi almak istiyorum.

Yakınım olan bayan 10 yıllık evli, çocukları yok. Bugüne kadar evlilik hayatlarında hiçbir problem sezinlenmedi. Çok iyi anlaşan bir çift görüntüsündeydiler. Ancak eşi boşanmak istediğini bir ay önce söyledi.Tabi bayan buna çok şaşırdı, inanamadı , halen de şokta. Boşanmak isteyen eşinin adına kayıtlı bir araba var, oturdukları ev de erkeğin annesine ait. Bir de yine erkeğin adına kayıtlı 5 ya da 6 yıl önce alınmış bir dükkan varmış. Yakınımız olan bayanın eşi, arabayı satıp parasını kendisine vereceğini başka bir şey de veremeyeceğini söylemiş. Yakın tarihte arabayı satıp bir miktar para getirmiş fakat bu para arabanın satış bedelinin tamamı da değilmiş. Ancak satış bedelinin yarısı olacak kadar bir para getirmiş ve boşanmaya razı olmasını istemiş.Paranın geri kalanını da boşanmaya razı olursa kendisine vereceğini söylemiş. Bayan da 10 yıllık evliliğin karşılığında bir miktar parayla boşanmalarının mümkün olmadığını, esasen de boşanmak istemediğini, kocasını halen sevdiğini belirtmiş. Ancak karşı taraf kararının kesin olduğunu , dava açacağını ve dava sonunda hiçbir şey alamadan ortada kalacağını söyleyerek bayanın yanından ayrılmış. Eşinin bu davranışı üzerine bayan gerçekten de eşinin ne kadar kötüniyetli ve boşanma konusunda ne derece kararlı olduğunu anlamış. Bunun üzerine tapuda dükkanın durumuna bakmış, bir de ne görsün? Eşi daha kendisine boşanmak istediğini bildirmeden bir kaç ay önce, zaten dükkanı satmış! Bundan sonra eşiyle ilgili araştırmalara başlamış ve sonuçta eşinin yaklaşık 1 yıldır dul bir bayanla ilişkisinin olduğunu öğrenmiş. Şu anda bütün dünyası başına yıkılmış bir şekilde.

Benim fikirlerinizi almak istediğim konular şunlar: Bildiğim kadarıyla yeni yasaya göre taraflardan birinin boşanmak istememesi halinde hakim, 3 yıl süreyle ayrılığa karar verebiliyor. Uygulamada bu sürenin verilebilmesi için ne gibi şartlar gerekli? Yani her evlilikte bu sürenin alınabilmesi mümkün mü ? Somut olayda bu süreyi kadın isteyecek, zira boşanmak istemiyor.10 yıllık evlilikten sonra baba evine dönmek istemiyor çünkü. Erkek ise boşanmak isteyecek ve bu sürenin verilmesini kabul etmeyecek.

Kadının eşinden talepleri ne olabilir? Yeni yasaya göre mal rejimi değişmiş durumda. Eşinin kendisinden habersiz satmış olduğu bir gayrımenkul var ortada. Bu kötüniyetinin bir göstergesi. Ama hukuken kadının bu gayrımenkule ilişkin bir talep hakkı doğabilir mi? Kadının çocuğu yok, çalışıyor ama asgari ücretle. Eşinin durumu ise çok daha iyi. O da bir şirkette çalışıyor ve ücreti yüksek. Nafaka talep edebilir mi? Çocuğunun olmayışı ve çalışıyor oluşu nafaka istemesine engel midir ? Tüm bunların dışında, mahkeme aşamasında, eşinin başka bir kadınla ilişkisinin olduğunu söylemesi yararına mı yoksa zararına mı sonuç doğurur? Ya da başka bir deyişle olay yargıya intikal etmeden, eşiyle aralarında bir konuşma zemini doğduğu taktirde, bu durumu bildiğini eşine söylemeli midir ? Yoksa bu konuyu yargılama sırasında, avukatı aracalığıyla mahkemeye ve karşı tarafa bildirmek üzere beklemeli eşine konuyu hiç açmamamalı mıdır?

Kadının evlendiğinden bu yana oturduğu ev eşinin annesine ait olduğuna göre, bu evden çıkması istendiğinde nasıl bir yol izlemelidir? Yasaya göre hakim, evlilik birliğinin kurulduğu ve eşlerin ortak oturduğu evde, taraflardan birinin kalmaya devam etmesi için süre verebiliyor. Bu konuda tedbir verebiliyor. Ancak bu süre neye göre belirleniyor?Örneğin davanın sonuçlanmasına kadar mı? Kadının çocuğu olmadığından, karşı taraf evden çıkmasını istediğinde hakim ne kadar bir süre verebilir? Ya da karşı taraf bu evi de satarak elden çıkardığında, hakim kadının evde kalabilmesi konusunda bir süre vermişse evi satın alana karşı bu sürenin ne derece geçerliliği olabilir? Sorularıma yanıt alabilirsem çok sevineceğim.Şimdiden herkese çok teşekkür ediyorum.

Sigorta hukuku ile ilgili konularda tüm site üyesi arkadaşlara yardımcı olmaya hazır olduğu belirtir , iyi çalışmalar dilerim.

Saygılarımla,

miracle
Old 21-11-2010, 14:35   #2
garani

 
Varsayılan

bence baan olan taraf boşanmayı istemiyorsa aldatma hususunu ispatlayıp evin de devredildiğini resmi belge ile delil olarak mahkemeye sunarsanız sanırım dava reddedilebilir,şu an elimde olmamakla beraber bazı birçok yargıtay kararları aldatmanın ispatlanmasını manevi tazminat yönünden önemli görmekte ve hükmeidlecek olan tazminat miktarının belirlenmesinde önem arz etmekte.boşanma hususunun olması durumun da az önce de söylediğim gibi tazminata yönelin ve yine eğer ki dükkan eşin rızası dışında satıldı ise muvaaza yolu ile tekrarda tescilini talep etmeniz mantıken olumlu gibi görünüyor ama burada devir tarihleri önem arz edecektir.orada da aldatmadan dolayı boşanma davasının açılacağın bilmesinden dolayı aleyhine hükmedilecek olan tazminatta zarara uğramamak adına malını kaçırmış cümlesinde yola çıkarsanız sanırım gayrimenkulu veya gayrimenkulleri geri döndürebilirsiniz.bu arada o açacağınız muvaaza davasında naçizane benim fikrim ki mutlaka biliyorsunuzdur yinelemek isterim,gayrimenkulun bulunduğu yerdeki aile mahkemesidir.saygılarımla
Old 22-11-2010, 13:59   #3
fatoskayaismi

 
Varsayılan

Bence bu durumda yapmanız gereken en iyi şey benim naçizane fikrime göre maddi ve manevi tazminat talepli dava veya karşı dava açmanızdır. Müvekkiliniz aldatıldığını öğrenmesine rağmen hala boşanmak istemiyorsa ve bu duruma rağmen eşini seviyor ve tekrar birlikte olmak istiyorsa bu durum zimni bir af şeklinde de düşünülebilir. ve müvekkilinizin daha sonradan talep edeceği manevi tazminat talebi riske girebilir.

Maddi ve manevi tazminat isteklerini içeren bir karşı dava ile evllik birliği içerisinde edinilmiş olan dükkanın satışından elde edilen paranın tasfiyesi için bir dava açılması uygun olur görüşündeyim.

Saygılarımla
Old 22-11-2010, 18:28   #4
garani

 
Varsayılan

meslektaşım fikriniz güzel ama bayan olan taraf boşanmak istememekte maalesef.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
tutarsız tanıkla boşanmak çok zor özge_law Hukuk Haberleri 0 28-10-2006 15:11
Boşanmak Nasıl Bir Yol İzlemeli NAZLI Hukuk Soruları Arşivi 0 12-12-2005 11:45
Boşanmak Çok Mu Zor ? ADNE Hukuk Soruları Arşivi 6 24-10-2002 18:11
Kocasından şiddet gören kadın ve boşanma sedakalyon Hukuk Soruları 4 02-03-2002 01:19


THS Sunucusu bu sayfayı 0,10249496 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.